HSBC analistlerine göre altın, 2026 yılında alışılmış güvenli liman davranışından uzaklaşarak daha çok riskli varlıklar gibi hareket ediyor.
İran kaynaklı jeopolitik gerilime rağmen fiyatların yükselmek yerine sert şekilde gerilemesi, piyasa dinamiklerinde değişime işaret ediyor.
Analistler, Mart ayında altının yaklaşık yüzde 15 değer kaybettiğini ve güçlü dolar ile yükselen faiz beklentilerinin bu düşüşte belirleyici olduğunu ifade etti.
Artan faizler, getirisi olmayan altının elde tutulma maliyetini artırırken, güçlü dolar da küresel talebi sınırladı. HSBC’ye göre bu değişimin arkasında yatırımcı profili bulunuyor.
Piyasada bireysel ve kaldıraçlı yatırımcıların ağırlığının artması, stres dönemlerinde satış baskısını hızlandırarak altını riskli varlık gibi davranmaya itiyor.
Buna rağmen uzun vadeli görünümde iyimserlik korunuyor. Analistler, küresel de-dolarizasyon eğiliminin merkez bankalarını altına yönlendirdiğini ve bunun fiyatları destekleyen temel unsur olduğunu vurguladı.
HSBC Kıymetli Metaller Baş Analisti James Steel ise 2026’da altın piyasasında belirleyici temanın volatilite olacağını belirtti. Steel, geçmişte altın ile ABD tahvil faizleri arasındaki güçlü ilişkinin zayıfladığını, ancak merkez bankası alımları ve jeopolitik risklerin piyasayı desteklemeye devam ettiğini söyledi.
Uzmanlar, altının hâlâ portföy çeşitlendirmesi açısından önemli bir araç olduğunu ancak yatırımcıların artan oynaklığa karşı daha geniş ve dengeli bir strateji izlemesi gerektiğini ifade ediyor.