Paylaşım

Albert Einstein Kimdir? Hayatı, Sözleri ve Buluşları


 

Çocukluğunda geri zekalı olduğundan şüphelenilen dahi hakkında ne kadar bilgi sahibisiniz? Tüm zamanların en iyi fizikçisi olarak anılan Albert Einstein sahiden kimdir, biliyor musunuz? Aşağıdaki yazıdan dünyanın en büyük beyinlerinden biri Einstein hakkında merak ettiğiniz şeyleri öğrenebilirsiniz.

E=mc2 formülü ile tanınan, Nobel Fizik Ödülü’ne layık görülen ünlü dehayı hepimiz az çok tanıyoruz. Mesela; izafiyet Teorisi ne demek tam olarak bilmesek bile, bu kuramın Einstein tarafından ortaya konulduğunu biliyoruz. Ya da yüzyılın en önemli bilim insanlarından biri olan Einstein’ın zorlu bir eğitim hayatı olduğu bilgisini bir yerlerden hatırlıyoruz. Peki, daha başka neler biliyoruz?

Gelin, bu yazıda Albert Einstein kimdir, nasıl bir hayat sürdürmüştür, ne gibi zorluklarla karşılaşmıştır gibi konuların üzerinde detaylıca duralım. Sonuçta; insanlık için o kadar önemli adımlar atmış Einstein; hakkında mutlaka bilgi edinilmesi gereken kişilerin başında geliyor. Yani neredeyse bütün hayatını bilime adamış Einstein, kesinlikle daha yakından tanınmalı diye düşünüyor ve hemen konuya giriyorum.

Navigasyon

Albert Einstein Kimdir? Kısaca Bilgi

Albert Einstein Kimdir? Kısaca BilgiGeçtiğimiz yüzyılın dehası olarak da anılan Einstein, bütün dünyanın tanıdığı bir bilim insanı! Fizik alanında yaptığı çalışmalar ile bilim dünyasına büyük katkısı olan deha, bu niteliğinin yanı sıra bir aydın olarak da tanınmaktadır. Barışçı olan hümanist Einstein, hiçbir zaman savaş yanlısı olmamıştır. Hatta Nazilerin yükselişinden rahatsız olduğu için hem ülkesi Almanya’yı terk etmiş hem de Alman vatandaşlığından çıkmıştır.

Diğer çocuklara göre çok daha geç yaşta konuşan Einstein’ın ailesi onun bu durumundan şüphelenmiş, hatta geri zekalı olabileceğinden korkmuştur. Ancak hepimizin bildiği gibi ailenin şüphelerinin yersiz olduğu anlaşılmış, Einstein geriden ziyade, zekasının ne kadar ileri seviyede olduğunu bütün dünyaya göstermiştir.

Einstein’ın Bebeklik Fotoğrafı;

Einstein'ın Bebeklik FotoğrafıZorlanarak sürdürdüğü bir eğitim hayatı olmasına rağmen azmi ve aklı ile mezun olmayı başarmış, üniversiteler ağırlıklı olmak üzere farklı işlerde çalışmış, bir yere bağlı kalmamış, hayatı boyunca 4 farklı ülkenin vatandaşlığını almıştır. Ayrıca iki evlilik yapmış, ilk eşinden 3 çocuğu olmuştur. Çocukluğunun bir döneminde fazlasıyla dindar olan Einstein, bilim hakkında okuduğu kitapların kutsal kitaplarla çeliştiğini fark etmiş ve sonrasında hiçbir dine inanmadığını belirtmiştir.

76 yaşında hayatını kaybeden ünlü dahi, hayatının büyük bölümünü düşünmeye, sorgulamaya ve bilimsel çalışmalar yapmaya adamıştır. Otoriteyi hiçbir zaman sevmeyen Einstein’a eğitim döneminde bir öğretmeni “senden hiçbir şey olmaz” demiş ama Einstein bütün dünyanın tanıdığı bir fizikçi olmuştur. Evet, kısaca Einstein kimdir sorusuna bu şekilde cevap verilebilir. Ve özet niteliğindeki bu bilgilerden sonra tüm zamanların en iyi fizikçisi hakkında ayrıntılı anlatıma geçebiliriz diye düşünüyorum.

Albert Einstein Hayatı

Albert Einstein HayatıGüney Almanya’nın Ulm kentinde 14 Mart 1879’da dünyaya gelmiştir. Hermann Einstein ve Pauline Einstein’in ilk çocukları olarak dünyaya gelen Albert, hayatının ilk yıllarını Münih’te geçirmiştir. 1980 yazında taşındıkları Münih’te Albert’in babası ile amcası bir elektrik şirketi kurmuşlardır. Ünlü deha, iki buçuk yaşına geldiğinde kız kardeşi Maja da aileye katılmıştır.

Kafası büyük ve şişman bir bebek olan Einstein, konuşma konusunda hem kardeşinden hem de yaşıtlarından geride kalmıştır. Oğullarının durumundan endişe eden aile onda bir anormallik olup olmadığını anlamak için Albert’i doktora götürmüştür. Hatta bazı kaynaklarda Albert’in 9 yaşına kadar konuşma güçlüğü çektiği belirtilmektedir.

Einstein’ın bilime olan merakı ise henüz 4-5 yaşlarındayken babasının verdiği manyetik pusula ile başlamıştır. Kendisi de yetişkinlik döneminde o pusulanın üzerinde yarattığı etkinin büyüklüğünden bahsetmiştir. Babasının onu neşelendirmek için verdiği pusulanın fazlasıyla ilgisini çektiğini söylemiş, bu dünyada keşfedilmesi gereken bir şeyler olduğunu düşünmesini sağladığını belirtmiştir.

Einstein’ın Çocukluk Fotoğrafı;

Einstein'ın Çocukluk FotoğrafıYahudi kökenli olmasına rağmen dindar olmayan Pauline ve Hermann çifti, dinden ziyade çocuklarının eğitimine odaklanmışlardı. Albert’i 5 yaşında iken daha iyi eğitimi olduğunu düşündükleri Katolik Hristiyan okuluna göndermişlerdi. Ve Einstein hiçbir zaman sevmeyeceği eğitim sistemini daha en başındayken sevmediğini belli etmişti. Özellikle de disiplinden ve ezbercilikten hoşlanmamış ama yine de okula devam etmiştir. İçine kapanık bir çocuk olan Albert, öğretmenleri ile sıkıntı yaşamış, hatta bir öğretmeni babasına “oğlunuz hiçbir zaman başarılı bir insan olamayacak” demiştir.

Albert’in kültürlü ve müziğe sevdalı olan piyanist annesi Pauline, tıpkı kendisi gibi çocuklarının da müzikle uğraşmasını istemiştir. Bu nedenle; Albert’ı 6 yaşında iken keman derslerine, kardeşi Maja’yı ise piyano derslerine yollamıştır. Mozart ve Beethoven sonatları çalmaktan hoşlanan Einstein, başarılı bir amatör kemancı olmuştur. Katolik Hristiyan okulundan ayrılan Albert, 9 buçuk yaşında Luitpold Gymnasium isimli okula başlamıştır. Burada da sorun yaşamış, bazı derslerde üstün başarı gösterirken bazılarında düşük notlar almıştır. Örneğin; Latince ve Matematik, başarılı olduğu derslerin başında gelmiştir.

Einstein ve İkonik Pozu;

Einstein ve İkonik Pozu;Bu sıralarda, Max Talmud ismindeki gencin ziyaretleri başlamıştı. Max Talmud, ailenin eski bir Yahudi geleneği olan yoksul bir öğrenciyi yemeğe davet etme adetini yerine getirmek için ağırladıkları genç olmuştur. Albert 10 yaşında iken başlayan ziyaretler, 15 yaşına gelene kadar düzenli aralıklarla devam etmiştir. Kendisinden büyük bir üniversite öğrencisi ile sohbet etmekten hoşlanan Albert, Talmud ile bilim, felsefe ve matematik gibi konularda konuşmuştur. Hatta Einstein 13 yaşındayken Talmud’un getirdiği Kant imzalı bir kitabı okumuş ve pek çok yetişkinin anlamayacağı eseri çocuk denecek yaştayken rahatlıkla anlamıştır.

Talmud’un getirdiği kitapları inceleyen ve bilime duyduğu merakı gittikçe artan Albert, geometri ile bağdaşlaştırılan ünlü matematikçi Öklid’in eserini de okumuştur. Kitabı okuyup anlamakla kalmamış, ayrıca eserdeki bütün problemleri çözmüştür. Talmud’un ziyaretleri sırasında Albert’ın hayatındaki bir diğer önemli gelişme ise dine karşı gösterdiği aşırı ilgi olmuştur. 11 yaşında evde din dersleri almaya başlamış ve dini görevlerini eksiksiz bir şekilde yerine getirmeye çalışmıştır. Ancak bilim hakkında araştırma yaptıkça, kutsal kitapta yazanların saçma olduğunu düşünmüş ve bu meylinden bir daha geri dönmemek üzere vazgeçmiştir.

Einstein Heykeli;

Einstein Heykeli12 yaşındayken amcasının getirdiği cebir kitabını deyim yerindeyse hatim eden Albert, bu alanda ne kadar yetenekli olduğunu en karmaşık problemleri bile çözerek herkese göstermişti. Geometriden kalkülüse pek çok alanda gelişen Einstein, 16 yaşında iken kendi kendine analitik geometriyi öğrenmişti. Bu sıralarda babası ve amcasının kurduğu şirket iflas etmiş, aileler İtalya’ya taşınma kararı almıştır. 15 yaşında olan Albert’ın ise Almanya’da kalmasına ve Münih’teki okuluna devam etmesine karar vermişlerdir. Fakat Einstein burada tek başına bunalıma girmiş, 6 ay sürdürdüğü yalnızlığına doktordan aldığı raporla son vermiştir. Ailesinin haberi olmadan buradaki okulu ile ilişiğini keserek İtalya’ya gitmiştir.

Liseyi terk etmiş görünen Albert, ailesine eğitimini yarıda bırakmak istemediğini söylemiş ve onlardan İsviçre’de bulunan (lise diploması şartı yok) Federal Politeknik Okulu’na gitmek için izin almıştır. Bir yandan İsviçre’deki okula kabul edilmek için ders çalışmış, bir diğer yandan da İtalya’nın ünlü mekanlarını gezmiştir. Ayrıca zorunlu askerlik fikrini kabul etmeyen Albert, İtalya’da olduğu süre içerisinde babasını da ikna ederek Alman vatandaşlığından kendi rızasıyla ayrılmıştır. 1896’a vatandaşlıktan çıkan Einstein, 1901 yılına kadar başka bir ülkenin vatandaşlığını almamış ve 5 yıl boyunca vatansız kalmıştır.

Einstein’in İlk Eşi ve Çocukları;

Einstein'in İlk Eşi ve ÇocuklarıSonunda Politeknik Okulu’ndaki sınavlara girmiş ama hayal kırıklığına uğramıştır. Çünkü matematik ve fizikte yüksek notlar almasına rağmen diğer derslerde aynı başarıyı gösterememiştir. Okul yöneticilerinin de tavsiyesiyle lise eğitimine İsviçre’de tamamlamış ve 1896 yılında diplomasını almıştır. Ardından tekrar Politeknik’e başvurmuş ve kabul edilerek fizik bölümüne başlamıştır. İsviçre’de olduğu süre içerisinde, diğer üniversite öğrencileri gibi bir hayat sürdürmüş, kafelerde barlarda arkadaşları ile bilim, felsefe ağırlıklı olmak üzere çeşitli konular üzerine kafa yormuştur.

Asiliğinden vazgeçmemiş, öğrencilik yılları içerisinde bir sürü profesörün antipatisini kazanmıştır. İlgisini çekmeyen derslere girmemiş, genellikle başına buyruk davranmıştır. Ergenlik döneminin son zamanlarında olan Albert, okulda ilk eşi olacak Mileva Maric ile tanışmıştır. İsviçre’de vaktinin büyük bölümünü kendisi gibi fizik bölümünde olan Mileva ile birlikte geçirmeye başlamıştır. 1900 yılında mezun olan Einstein, asistan olmak istemiş ancak saygısız davranışları nedeni ile bunu başaramamıştır.

Einstein Gençlik Dönemi;

Einstein Gençlik DönemiDiplomasını aldıktan sonra 2 yıl boyunca işsiz kalmış, sonunda bir tanıdığı vasıtasıyla Bern’de bir patent ofisinde müfettişlik yapmaya başlamıştır. 1 sene sonra ise Mileva Maric ile evlenmiştir. 2 sene sonra, yani 1905 yılında ise Einstein’ın hayatında çok güzel gelişmeler yaşanmıştır. Ünlü dehanın yazdığı 4 makalesi yayınlanmış ve bu makaleler fizikte bir devrim niteliği almıştır. 7 yıl boyunca patent ofisindeki işine devam eden Einstein 1908’de tanınmış bir bilim adamı olarak Bern Üniversitesi’nde öğretmenlik yapmaya, ardından da Zürih Üniversitesi’nde kuramsal fizik profesörlüğü yapmaya başlamıştır.

Daha sonra çeşitli üniversitelerde görev yapmış, 1911 yılında ortaya attığı yeni genel görelilik kuramı, 1919 yılında Arthur Eddington’un güneş tutulması gözleminde doğrulanmış ve Einstein dünya çapında ün kazanmıştır. 1921 yılında ise ünlü fizikçi Nobel Fizik Ödülü’nü almıştır. 1933 yılında Amerika’da bulunduğu sırada Almanların Yahudileri bütün resmi kurumlardan uzaklaştırdığını öğrenmiş, kitaplarının yakıldığı gerçeğiyle karşılaşmış ve bir daha Almanya’ya geri dönmeyeceğini açıklamıştır. Aynı yıl birkaç ülkeyi daha ziyaret ettikten sonra Amerika’ya yerleşmiş ve hayatının geri kalanını burada geçirmiştir.

1939 yılında Einstein, ABD başkanı Roosevelt’e bir mektup yazmış ve ülkeyi Almanya’nın atom bombası tehlikesine karşı uyarmıştır. Bu mektubun etkisiyle Amerikan Hükümeti atom bombasına sahip ilk ülke olabilmek için çalışmalara başlamış ve savaş sırasında bombayı geliştiren tek ülke olmayı başarmıştır. Barışçı olan Einstein daha sonra ABD’ye bu fikri verdiği için pişman olduğunu söylese de bu hatasının tek nedeninin Almanya’nın atom bombası yapmaması için olduğunu sözlerine eklemiştir.

Tavsiye İçerik: Türkiye ve Dünyadan 65 Ünlü İsmin Çocuk Fotoğrafları

Albert Einstein Evlilikleri Hakkındaki Gerçekler

Albert Einstein Evlilikleri Hakkındaki GerçeklerAlbert Einstein ilk evliliğini, İsviçre Politeknik’te öğrenim gördüğü sırada tanıştığı Sırplı Mileva Maric ile yapmıştır. İlk başta eczacılık okuyan Maric, ardından fizik bölümüne geçmiş ve burada eşi olacak Albert Einstein ile tanışmıştır. Çift eğitim hayatları süresince birlikte çalışmış, farklı teoriler üretmiş, deneysel çalışmalar yapmıştır. Hatta daha sonra Einstein’in teorilerinde Mileva Maric’in katkıları olduğu ileri sürülmüş, fakat bu iddialar iddia olmakla sınırlı kalmıştır.

Albert Einstein’in mezun olduktan 2 yıl sonra 1902’de Mileva hamile kaldığı için okulu bırakarak, ailesinin yanına gitmiştir. Burada ismi Lieserl olan ilk çocuğunu doğurmuştur. Einstein ile Mileva’nın ilk çocuklarına ne olduğu hakkında kesin bir bilgi olmamakla birlikte, bu kız çocuğunun hastalanarak ölmüş ya da evlatlık verilmiş olduğu belirtilmektedir. Mileva, 1903’de Albert Einstein Bern’deki patent ofisinde çalışmaya başladığında, onun yanına gelmiş ve çift evlenmiştir. Tam da bu noktada size Einstein’in ilk eşi Mileva ile yaptığı bir anlaşmadan bahsetmek istiyorum.

Einstein ve İkinci Eşi;

Einstein ve İkinci EşiPek çok farklı kaynaktaki bilgilere göre; Einstein Mileva ile evlenmeden önce ona bir anlaşma imzalatmıştır. Anlaşmanın maddelerine göre Mileva eşi istemediği sürece onunla konuşmayacak, odasında her gün 3 çeşit yemek olacak, çalışma alanına ve yatak odasına girilmeyecek, onun izni olmadan kimseyle konuşmayacak, kimseyi tanımayacaktır. Ve Mileva tüm bu maddeleri kabul ederek Einstein ile evlenmiştir.

Çiftin evliliğinden 2 yıl sonra Hans Albert, ilk oğullarının doğumundan 4 yıl sonra da Eduard ismini verdikleri iki oğulları olmuştur. Fakat çiftin evliliği uzun sürmemiş, Einstein’ın teyzesinin kızı olan Elsa Lowenthal ile 1912 yılında yaşamaya başladığı ilişki onların ayrılığına yol açmıştır. 1914 yılında ayrı yaşamaya başlayan çift, 1919 yılında ise resmi olarak boşanmıştır. Boşanmasının ardından Albert Einstein kuzeni Elsa ile resmi olarak evlenmiştir. Çiftin hiç çocuğu olmamış ancak Elsa’nın daha önceki evliliğinden olan iki kızını kendi kızları olarak benimsemişlerdir. Ve Elsa eşi Albert Einstein’den 19 yıl önce 1936 senesinde New Jersey’de kalp ve böbrek sorunları nedenleriyle yaşamını yitirmiştir.

Albert Einstein’in Beynine Ne Oldu?

Albert Einstein’in Beynine Ne Oldu?Albert Einstein’ın beyninin çalındığı iddialarını bir yerlerden duymuşsunuzdur. Ya da onun normal insanlardan çok daha büyük bir beyni olduğu yönündeki söylentileri! Peki, bunların ne kadarının doğru olduğunu biliyor musunuz? Gelin, Einstein’ın ölümü ve beyni hakkındaki detayları bir bir inceleyelim.

Einstein, 17 Nisan 1955’de yani 76 yaşındayken, göğüs ağrısı ile New Jersey’de bulunan Princeton Hastanesi’ne gitmiştir. Fakat ünlü fizikçi kurtarılamamış ve geçirdiği iç kanama nedeniyle hayatını kaybetmiştir. Ölümünün ardından Einstein’a rutin bir uygulama olarak otopsi yapılmıştır. Hastanedeki patoloji uzmanı Dr. Thomas Harvey, dünyaca ünlü bir ismin otopsisini yapacağı için çok heyecanlanmış, hatta Einstein’ın beynini daha fazla araştırma yapabilmek için evine götürmüştür.

Bunun yanında Einstein’ın gözlerini de çalmış ve fizikçinin göz doktoru olan Henry Abrams’a vermiştir. Otopsi kayıtlarına göre ünlü ismin beynine dair bulgular ise şu şekildedir. Söylentilerin aksine Einstein’ın beyni normal insanlardan daha büyük falan değil, yetişkin bir erkek için gayet normal büyüklükte ve 1230 gram ağırlığındadır.

Einstein’ın beynini çalan Harvey, Dr. Harry Zimmerman’a ünlü fizikçinin beyni üzerinde araştırma yapmayı teklif etmiştir. Ve Zimmerman, Einstein’in beynini inceleyeceklerine dair bir açıklama yapmış, bu haber gazetelerde yer almıştır. Durumdan bihaber olan Einstein’ın ailesi diğer insanlarla birlikte haberi gazeteden öğrenmiş ve çok sinirlenmiştir. Fizikçinin oğlu Hans Albert hastaneye gitmiş ve yöneticilerle tartışmıştır. Ancak sonunda cenaze töreni çoktan yapıldığı için ikna edilmiş ve babasının beyninin bilim adına incelenmesine istemeyerek de olsa izin vermiştir.

Einstein ile Elsa;

Einstein ve ElsaBir süre sonra işinden kovulan Harvey, Einstein’ın beynini de alarak başka bir hastaneye gitmiştir. Yardım alarak beyni 240 parçaya bölmüş, bunları çeşitli uzmanlara göndermeyi planlamıştır. Ancak işler istediği gibi gitmemiş, evliliği bozulmuş ve işsiz kalmıştır. Uzun yıllar boyunca Einstein’ın beynini yanında gezdirmiş, 1985 yılında ise Marian C. Diamond isimli uzmanla iletişime geçmiştir. Diamond yaptığı incelemeler sonuncunda bir makale yazmış, ilk başta dikkat çeken bulgular daha sonra araştırmanın yetersizliği nedeniyle kayda değer görülmemiştir.

Pek çok bilim insanının inceleme yaptığı Einstein’ın beyninin parçaları yıllarca farklı yerlere gönderilmiştir. Beyin hakkında elde edilen bulgulara göre Einstein’ın beyni ile diğer insanların beyni arasında büyük bir farklılık yoktur. Ancak beynin bazı bölgelerindeki girintilerin daha derin olduğu ve sağ taraftaki pre-frontal korteks bölgesinin kısmen daha geniş olduğu yönünde açıklamalar da yapılmıştır. Bu durum da Einstein’ın bilişsel zekası ile matematikteki başarısına yorulmuştur. Ve sonunda Harvey, 2007’de hayatını kaybetmeden önce beyinden geri kalan parçaları Princeton Üniversitesi’ne vermiştir. Buradan da 2010 yılında Ulusal Sağlık ve Tıp Müzesi’ne bağışlanan beynin uzun yolculuğu nihayete ermiştir.

Albert Einstein ile İlgili Şaşırtıcı Bilgiler

Albert Einstein ile İlgili Şaşırtıcı BilgilerGelin bir de Einstein hakkında bilinmeyenler üzerinde duralım. Gerçi ünlü fizikçinin hayatını incelerken birkaç tanesinden bahsettik ama Einstein hakkında öğrenilmesi gereken daha bir sürü şaşırtıcı bilgi bulunuyor. İşte o bilinmeyenler:

  • Kafası kocaman ve şişman bir bebek olan Einstein Ulm kasabasında saat 11.30’da dünyaya gelmiştir.
  • Ölümünün ardından beyni incelenmiş ve çalınmıştır. Aile bu haberi duyduğunda çok sinirlenmiştir.
  • Albert Einstein’ın 18 Mart 1955’te son vasiyetini yazmış ve her şeyini Kudüs’te bulunan Yahudi Üniversitesi’ne bağışlamıştır.
  • Einstein ikinci evliliğini teyzesinin kızı yani kuzeni olan Elsa Löwenthal ile yapmıştır.
  • Minyon tipli bir erkek olarak nitelendirilebilecek Einstein’ın boyunun kaç olduğu hakkında kesin bri bilgi bulunmamakla birlikte, 1.71 ile 1.75 olduğu yönünde kayıtlar vardır.
  • Annesi bir piyanist olan Einstein kemanın yanı sıra piyano da çalabiliyormuş. Hatta bir açıklamasında bir fizikçi olmasaymış bir müzisyen olabileceğini söylemiştir.
  • Doğduğu ve çocukluğunun büyük bölümünü geçirdiği Almanya’da Nazilerin bilim adamlarına yaptığı baskı üzerine Einstein, Atatürk’e bir mektup yazmıştır. Atatürk Einstein’ın ricasını geri çevirmemiş ve yüzlerce insanın ülkemizdeki üniversitelere gelerek, buralarda çalışmalar yapmalarını sağlamıştır.
  • Yüzme bilmeyen Einstein’ın Tümmler isimli bir teknesi varmış.
  • Sigara ve pipo içme alışkanlığı olan Einstein, doktorların yasaklamasına rağmen yine de alışkanlıklarından vazgeçmemiştir.
  • 18 Nisan 1955’te iç kanama geçiren Einstein, gece 01.55’te hayata veda etmiştir.
  • İsrail’in kuruluşuna destek veren Einstein’a ülkenin devlet başkanlığını yapması teklif edilmiştir.
  • Einstein, Nobel Fizik Ödülü’nü ünlü İzafiyet Teorisi ile değil Fotoelektrik Etkisi Kuramı ile almıştır.
  • Star Wars serisinin ünlü karakteri Master Yoda, Einstein’ın yüzünden esinlenerek yaratılmıştır.
  • Einstein, Mileva Maric’den doğan ilk kızı Lieserl’i hiçbir zaman görmemiştir. Zaten bu çocuğun doğumu o kadar gizli tutulmuş ki varlığı; Einstein ve Mileva öldükten sonra birbirlerine yazdıkları mektuplar aracılığıyla ortaya çıkmıştır.
  • Einstein, Elsa ile evlilik hazırlıkları içerisindeyken, kuzeninin büyük kızı Ilse’ye aşık olmuş ve ona evlilik teklifi etmiştir. Ancak Ilse bir baba olarak gördüğü Einstein’ın teklifini kabul etmemiştir.

Albert Einstein Buluşları

Albert Einstein BuluşlarıModern bilimin gelişimine önemli katkılar sağlayan Albert Einstein’ın buluşları bilim dünyasında büyük yankı uyandırmış ve pek çok yeni buluşun temelleri için kullanılmıştır. Gerçi aşağıda bu buluşlarla ilgili kısa bilgilerle karşılaşacaksınız ama isterseniz konularla ilgili detaylı bilgilere farklı kaynaklardan pekala ulaşabilirsiniz.

İzafiyet Teorisi (Özel Görelilik Kuramı): Yer çekimi kuvveti göz önünde bulundurularak ortaya atılmış kuramdır. 1905 yılında Einstein tarafından ileri sürülen Özel Görelilik Kuramı’na göre cisim zamanla, zaman cisimle, hareket mekanla, mekan hareketle, kısacası hepsi birbiriyle bağlantılıdır. Bu teoriye göre ışık hızı her yerde aynıdır. Işık hızından daha hızlı bir cisim olamayacağını savunan Einstein, bu hıza ulaşıldığına zamanın durması gerektiğini savunmuştur.

İzafiyet Teorisi (Genel Görelilik Kuramı): Genel Görelilik Kuramı’nda ise Newton’un kütle çekim yasası ile Özel Görelilik göz önüne alınmış, uzay; zamanı da içine alan, yoğun kütle etkisiyle eğrilmiş, dört boyutlu bir yapı olarak belirtilmiştir. Yapılan tüm deneylerle doğrulanan Genel Görelilik Kuramı’na verilebilecek bir örnek ise ömrünü dolduran bir yıldızın içine çökerek kara delikler oluşturması olayıdır.

Kütle Enerjisi Denkliği: E = MC2 formülünü bulan Einstein, kütle ile enerji arasında kurduğu bağ ile enerjinin maddenin kütlesi ile ışık hızının karesinin çarpımının eşit olduğunu savunmuştur. Ve bu formül ile modern bilimin temellerini atmıştır.

Kuantum Fiziği ve Belirsizlik İlkesi: Bu ilkede ise Einstein, zaman ve enerjinin aynı anda doğru bir şekilde saptanamayacağı fikrini savunmuştur.

Brown Hareketi ve İstatistiksel Fizik: Polenlerin su içerisindeki sıçramaları üzerine çalışan Robert Brown’un gözleminden yola çıkan Einstein, molekül büyüklüğüyle hareket arasındaki matematiksel ilişkiyi bulmuş ve atom ile moleküllerin büyüklüğünü hesaplamayı mümkün kılmıştır.

Bose-Einstein Yoğuşması (İstatistiği): Einstein’ın Hint fizikçi Satyendra Nath Bose ile yaptığı çalışması ise parçacıkları bozonlardan oluşan maddelerin en alt seviyede yoğunlaştığı, kuantum etkilerinin gözlendiği maddenin bir halidir. Bu kuramda etkileşime girmeyen parçacıklardan meydana gelen bozon gazı tek bir kuantum haline yoğuşabileceği saptanmıştır.

Fotoelektrik Etkisi: 1921 yılında Albert Einstein’a Nobel Fizik Ödülü kazandıran kurama göre ise belirli bir kaynaktan yayılan ışık veya elektromanyetik dalgalar, bir maddenin yüzeyine düştüğünde elektronlar yaymaktadırlar. Ve yayılan bu elektronlara fotoelektron denilmektedir.

Albert Einstein Sözleri

Albert Einstein SözleriBir fizikçi ve filozof olan Alman Carl Friedrich von Weizsacker’in Einstein hakkında söylediği şu sözle başlamak istiyorum. “Einstein felsefeci değil, fizikçiydi. Ama sorularının saflığı felsefiydi.” Evet, fizikçi kimliğinin yanı sıra düşünceleri ve sözleri ile de etkili olan Einstein, ölümünden yıllar sonra bile cümleleriyle pek çok gerçeği vurgulamakta ve bazıları için ilham kaynağı olmaktadır. Ve Einstein hakkında bu kadar konuştuktan sonra birkaç ünlü sözüne yer vermezsek olmazdı diye düşünerek sizlerle aşağıdaki sözleri paylaşıyoruz.

Albert Einstein Sözleri Otorite ve KaderOtoriteyi hiçbir zaman sevmeyen Einstein, çocukluğunun ilk yıllarında bunu fark etmiş ve sergilediği isyankar tavırlarıyla da kurallardan hoşlanmadığını her zaman açıkça belli etmiştir. Ve bu durumu yukarıdaki cümlesiyle muzip ve alaycı bir şekilde dile getirmiştir.

Albert Einstein Sözleri IrkçılıkBir Yahudi ailesinin ilk çocukları olan Einstein, çocukluğunun bir döneminde dine merak salıp, görevlerini eksiksiz bir şekilde yerine getirse de kısa süre bu tavrından vazgeçmiştir. Ve yalnızca din değil ırkçılıktan da uzak durmuştur. Hatta Nazi Partisi yükselişe geçtiği için kendi ülkesini terk etmiştir ve vatandaşlıktan çıkmıştır.

Albert Einstein Sözleri MutlulukEpey ünlü olan bu sözü ile pek çok kişiye ilham veren Einstein, hayatını bilime ve düşünmeye adamıştır. Her zaman bir amacı olan ünlü kişilik, yukarıdaki cümlesinde mutlu olmak için eşyalar ya da insanlara bağlanmaktan çok daha fazlasının gerektiğini vurgulamıştır.

Albert Einstein Sözleri MotivasyonYaşıtlarına göre çok daha geç yaşta konuşan Einstein’ın yukarıdaki sözü de en popüler sözleri arasındadır. Öğretmenlerinin Einstein hakkında “ondan hiçbir şey olmaz, Albert hiçbir zaman başarılı bir insan olamayacak…” gibi sözler ettiği, hatta çocukluğunda geri zekalı olduğundan şüphelenildiği ünlü fizikçi, kendini bütün dünyaya kanıtlamıştır.

Albert Einstein Sözleri Sınırlar Kendisini diğer insanlardan daha zeki biri olarak görmeyen Einstein, onlarla arasındaki tek farkın hayal gücünü kullanış şeklinden kaynaklandığını belirtmiştir. Her zaman sorgulayan, çocukluğunda başlayan evrenin sırlarına dair merakını hiçbir zaman kaybetmeyen Einstein, yukarıdaki cümlesinde de bu durumu açıkça vurgulamıştır. Kısacası; amacınıza ulaşmak ve gerçek anlamda başarıyı yakalamak için aklınızı zorlamanız gerektiğini bilmelisiniz. Çünkü ancak daha derine indikçe gerçekleri görebilir, ufkunuzu açarak istediğiniz noktaya varabilirsiniz.




Yorumları Görmek İçin Tıklayın

Diğer yorumlar ( 0 )

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir