Zor Dönemlerin Üstesinden Gelebilmek için 10 Etkili Öneri


94 paylaşım
  Nesrin Bayraktar

Hepimiz dönem dönem zor zamanlar yaşıyoruz, değil mi? Nedenler farklı olsa da ortak nokta, hayatın bazen hepimiz için katlanılamaz hale gelebildiği! Bazen işsiz kalıp aylarca zorluk yaşıyor, bazen borçlar yakamızı bir türlü bırakmadığı için neşemizi kaybediyor, bazen de bir yakınımızı yitirmenin acısıyla başa çıkamıyoruz. Ama nedeni her ne olursa olsun, istisnasız hepimiz zaman zaman zor durumlarla karşılaşıyoruz. Her şeyin üst üste geldiğini düşündüğümüz, çıkmak için uğraştıkça daha da dibe battığımız bu zamanlarda ne yapacağımızı bilemiyor, bu bilinmezlikle var olan durumu daha da kötüleştirmekten başka bir şey yapmıyoruz.

Evet, güçlü insanlarla diğerleri arasındaki farklılık da aslında tam olarak burada başlıyor. Çünkü bazıları içinde bulunduğu durumdan çıkmak için doğru yolu kullanırken, diğerleri ise sadece oturup hissedilen acının ya da çaresizliğin geçmesini bekliyor. Zamanın yaralarını iyileştirmesini bekleyen bu kişiler tıpkı uzun bir uykuya yatıp da uyandığı zaman her şeyin daha farklı bir hal almış olacağını umut eden insanlar gibiler. İçten içe istedikleri şeyin gerçekleşmeyeceğini bilseler de umutsuzca beklemeye devam ederler. “Zaman nasıl olsa iyileştirir” deyip de bir kenara çekilen, zamanın tüm sorumluluğu üstlenip her şeyi yoluna sokmasını bekleyen kişiler ne yazık ki bu yaklaşımlarıyla hata yaparlar. Nitekim zamanın onlar için yapabilecekleri şey açıkça ortadır. Akıp giden zaman ancak hissedilen acıyı azaltmaya yardım edebilecek kudrettedir. Ama geriye kalanlar konusunda yapılabilecek tek şey o kişinin elini taşın altına sokabilmesidir.

Zorluklarla başa çıkabilmek işte bu nedenle cesaret gerektirmektedir. Bazılarının başarısının sırrı onların bir kenarda oturan kişilerin yaptığı hatayı yapmamasından kaynaklanmaktadır. Düşen, düşmesine rağmen yine de yola devam etmeyi bilen bu kişileri diğerlerinden ayıran en önemli özellikleri de aslında budur. Herkesin zor zamanlar yaşayabileceğini, maddi problemlerin de, kayıpların da, içsel sıkıntıların da insanlar için olduğunu bilen bu kişiler, zorlukla karşısında yılmamak gerektiğini de kabullenmişlerdir. Çünkü ancak bu şekilde yaşamın tam anlamıyla kucaklanabileceğini, hayatın bir parçası olan zorlukların inkar edilmesinin hiçbir işe yaramayacağını anlamışlardır.

İşte bu nedenle de zor dönemlerin üstesinden gelmek için bir tek zamana değil sahip oldukları güçlere de sarılırlar. Eğer siz de o güçlü insanlar gibi zor dönemlerin üstesinden kolaylıkla gelmek istiyorsanız, o zaman yaklaşımlarınızda yapmanız gereken bazı değişiklikler var demektir. İşte hemen şimdi inceleyeceğimiz başlıklarda da bunlar hakkında bilgi sahibi olacaksınız. Sonuç olarak; zamanın sizi içinde bulunduğunuz durumdan kurtarmasını beklemek yerine harekete geçmek istiyorsanız, aşağıdaki önerileri kesinlikle dikkate almalısınız.

Nedenini Bulun!

Nedenini Bulun!Zor zamanların üstesinden gelebilmek için yapmanız gereken ilk şey sorunun nedenini bulmak. Şimdi içinizden bazıları “nedensiz zor zaman mı olur hiç” diye düşünecektir. Ama emin olun ki var. Daha doğrusu yaşadıklarının nedenini bilmeyen insanlar var. Etrafımız neden böyle kötü hissettiğini, içindeki büyük kara boşluğun nedenini bilmeyen sayısız insanla dolu. İşte bu nedenle diyorum ki, ilk olarak sorununuzun nedenini ya da nedenlerini bulmalısınız. Çünkü neden böyle bir durumda olduğunuzu bilmezseniz, doğal olarak sorununuzu nasıl çözeceğinizi de bilmezsiniz.

Kısacası, öncelikli olarak yapmanız gereken şey oturup detaylıca düşünmeniz. Kalabalıklardan uzaklaşıp kendinize doğru küçük bir keşif yolculuğa çıkmanız. Hayatınızın zor sürecinin nedenini bulmak için kendinize sorular sorup, bu sorulara dürüstçe cevap vermeniz. Çünkü bunu başarmanız aynı zamanda yolu yarılamış olmanız anlamına da gelecektir. O halde hemen şimdi canınızı sıkan şeylerin farkına varın, çözüm planınızı ona göre hazırlayın.

Sorun Yerine Çözüme Odaklanın!

Sorun Yerine Çözüme Odaklanın!Tamam, çok bir dönemden geçiyor olabilirsiniz. Ne iş ne güç sizin için bir şey ifade etmiyor olabilir. Arkadaşlarınız gülüp eğlenirken siz kendi iç savaşımınızla mücadele ediyor da olabilirsiniz. Peki, ama tüm bu yaptıklarınız bir işe yarıyor mu? Sürekli kötü hissettiğinizi düşünmek hisleriniz üzerinde bir farklılık yaratıyor mu? Soruna odaklanmak durumu sizin için daha da kötü bir hale getirmiyor mu?

İşte bu gerçeklerin farkına vararak, problem yerine onu nasıl çözeceğinize odaklanmalısınız. Önünüze kocaman bir engel çıktı diye ilerlemekten vazgeçip orada oturmanın ne kadar mantıksız olduğunu anlamalısınız. Bunun yerine yapmanız gereken şeyin ya engeli ortadan kaldırmak ya da ilerlemek için yeni bir yola yönelmek olduğunu bilmelisiniz. Kısacası, üzülmenize, canınızın sıkılmasına, daralıp bunalmanıza neden olan şeyi düşünmekle vakit kaybetmemeli, tamamen farklı bir şeye odaklanmalısınız.

Yaşamınıza Farklılık Katın!

Yaşamınıza Farklılık Katın!Biliyorum, böyle zamanlarda içinizden bir şey yapmak gelmez. Ancak hayata kaldığınız yerden devam edebilmek için uğraşmanız gerektiği gerçeğini kabullenmelisiniz. Gerekiyorsa kendinizi zorlamalı, mutsuzluğa ve başarısızlığa yenik düşmemek için yeteri kadar inatçı olmalısınız. Mesela; yaşamınıza yeni yeni renkler katarak, içine düştüğünüz durumdan kurtulma yolunda büyük bir adım atabilirsiniz. En basitinden, tatile gitmeyi düşünebilirsiniz. Hem hazır yaz da gelmişken, imkanınız el verdiğince tatil yapmanın nesi kötü olabilir ki? Eğer çok istiyorsanız da bunalımınızı farklı bir yerde devam ettirebilirsiniz. Ama emin olun, daha önce görmediğiniz yeni bir yere gittiğiniz anda kendinizi daha iyi hissetmeye başlayacaksınız.

Buralarda yeni insanlarla tanışacak, belki hayatınız boyunca sürdüreceğiniz dostluklar kuracak, belki hiç beklemediğiniz fırsatlarla karşılaşacak hatta belki de hayatınızın aşkını bulacaksınız. Sonuçta sizi neyin beklediğini bilemezsiniz, öyle değil mi? Tabii, yaşamınıza farklılık katmak için yapabileceğiniz tek şey seyahate çıkmak değil. Daha bir sürü farklı şekilde hayatınıza yeni renkler katabilirsiniz. Mesela; yeni hobiler edinebilir, ne zamandır aklınızda olan ama bir türlü fırsat bulamadığınız şeylere vakit ayırabilir, kurslar, gruplar, vakıflar gibi topluluklara katılara değişik ortamların iyileştirici gücünden faydalanabilirsiniz. Tüm bunlar hem dikkatinizi başka bir yöne vermenizi sağlayacak hem de içinde bulunduğunuz durumdan çıkmanızı kolaylaştıracaktır.

Eskisine Göre Daha Çok Hareket Edin!

Eskisine Göre Daha Çok Hareket Edin!Zor dönemlerin üstesinden gelebilmek için yapmanız gereken bir diğer şey de normalden daha çok hareket etmek. Etkisini göreceğinizin garantisini verebileceğim bu öneriyle kendinizi çok daha iyi hissetmeye başlayacak ve hem bedensel hem de mental açıdan daha güçlü hissetmeye başlayacaksınız. Sonuçta; birazcık hareket etmekle hiçbir şey kaybetmezsiniz, öyle değil mi? Şimdi “zaten içimden bir şey yapmak geliyor, parmağımı kıpırdatacak kadar bile enerjim yok” diye düşünüyor olabilirsiniz. Ancak bir kez harekete geçtiğinizde bu düşüncelerinizin ne kadar saçma olduğunu siz de göreceksiniz.

Çünkü bedeninizi birazcık hareket katmak sizi yormayacak tam tersine kendinizi daha enerjik hissetmenizi sağlayacaktır. Ayrıca egzersiz yaptığınızda geceleri de çok daha rahat uyumaya başlayacak, belki de bitkinliğinizin en büyük nedenlerinden biri olan uyku sorunuzu da çözmüş olacaksınız. Yapmanız gereken tek şey en çok sevdiğiniz sporla uğraşmanız İsterseniz ılık yaz akşamlarında yürüyüş yapın, isterseniz doğa sporlarıyla uğraşın, isterseniz de kendinizi masmavi sulara bırakın. Yeter ki motivasyonunuzu yükseltmek için bu öneriyi bir şekilde dikkate alın.

Bulduğunuz Her Fırsatta Sevdiklerinizin Yanına Koşun!

Bulduğunuz Her Fırsatta Sevdiklerinizin Yanına Koşun!Zor dönemlerde sevdiklerinize karşı bile kendinizi kapatabilirsiniz. Hatta bazılarının bunu bilerek yaptığını biliyorum. “Zaten kötü hissediyorum bir de onların mı canını sıkayım” diye düşünen pek çok kişi, zor geçen zamanlarını tek başına atlatmaya çalışmaktadır. Ama tahmin edebileceğiniz gibi bu davranış zor dönemlerde yapılabilecek en büyük hatalardan bir tanesidir. Yani siz de kendinizi kötü hissettiğiniz anlarda kabuğunuza çekilme gibi bir hata yapıyorsanız, bu yaklaşımınızdan bir an önce vazgeçmelisiniz. Çünkü yaptığınız şey tam anlamıyla çocukça ve yersiz bir harekettir.

Düşünsenize; sevdiğiniz biri kendini kötü hissettiği için sizinle görüşmüyor. Ne yaparsınız? Büyük ihtimalle ona kızar ve dostun ailenin böyle zor zamanlarda değil de başka ne zaman yan yana olacaklarını sorardınız. İşte bunu düşünmeli ve kendinizi sevdiklerinizden uzaklaştırmanın ne kadar anlamsız olduğunu görmelisiniz. Yapmanız gereken şeyin onlarla daha çok vakit geçirmek olduğunu anlamalısınız. Arkadaşlarınızla ve ailenizle sık sık vakit geçirmeli, iyileşme sürecinizde onlardan yardım almaya çekinmemelisiniz. Zira böyle dönemlerde size kendinizi en iyi hissettirecek şeylerden bir tanesi yakınlarınızın desteği ve onların sevgi dolu sözleri olacaktır.

Endişelerinizi Bir Kenara Bırakmayı Öğrenin!

Endişelerinizi Bir Kenara Bırakmayı Öğrenin!Çok borcunuz olduğu için, aylardır bir işe giremediğiniz için, ilişkilerinizde sorun yaşadığınız için zor bir süreçten geçiyor olabilirsiniz. Ama sürecin bu kadar zor olmasındaki bir diğer etkenin sizin kendi hüsn-i kuruntularınız olabileceğini de düşünmelisiniz. Çünkü insan bir kere zorluğa düşmeyegörsün. Yerli yersiz neredeyse dünyadaki tüm endişeler ardı arkasına insanın beynine üşüşüverir. Kişinin zayıf noktasını fark etmişlerdir çünkü. İçeriye sızılacak bir çatlak görmüşlerdir. İşte bu nedenle de aklınıza üşüşen endişelere dikkat etmelisiniz.

Zor durumunuzu daha da zorlaştırabilecek endişelere yenik düşmemeli, bunun yerine endişelerin esiri olmaktan kurtulmak için yapmanız gerekenleri öğrenmelisiniz. Sonuçta endişelenmek sizin için var olan durumu daha da kötüleştirmekten başka bir işe yaramayacak, öyle değil mi? O halde henüz olmamış şeyler için kendinizi strese sokmaktan vazgeçin. Eğer beklediğiniz o kötü şey gerçekleşirse, işte ancak o zaman ne yapmanız gerektiğini düşünün. Daha öncesinde, zihninizi olumsuz düşüncelerle doldurmak size sadece zarar verecektir.

Cesur Olun!

Cesur Olun!Evet, başınıza gelen şey gerçekten çok kötü olabilir. Evet, kaldıramayacağınızdan çok daha büyük bir dertle boğuştuğunuzu düşünüyor olabilirsiniz. Ancak gerçeklerin hiç de öyle olmadığını bilmelisiniz. Hiç kimsenin sorununun kendisinden büyük olmadığına inanmalı, sahip olduğunuz gücün o zor durumla başa çıkmak için gayet yeterli olduğunu görmelisiniz. Kısacası kendinize olan inancınızı kaybetmemeli ve cesaretinizi korumalısınız. Durum ne kadar içinden çıkılmaz görünse de önünde sonunda bir çıkış yolu bulacağınızı bilin. Bunun için de elinizdeki tüm seçenekleri değerlendirmeye çalışın. Zorluklar karşısında pes etmek yerine adımlarınızı cesurca atmaya devam edebilirseniz, inanın bana sonunda kazanan siz olacaksınız.

Kendinizi İfade Edin!

Kendinizi İfade Edin!Bu konuda isterseniz yakınlarınızdan isterseniz uzmanlardan isterseniz de kendi yöntemlerinizden faydalanabilirsiniz. Hangi seçeneği tercih ederseniz edin önemli olan kendinizi ifade edebilmenizdir. Çünkü yaşadığınız zor durumu paylaşmadığınızda onun kaldıramayacağınızdan daha ağır hale gelmesine neden olursunuz. Bunun için de paylaşmayı denemeli, hissettiklerinizi anlatarak yükünüzü hafifletmeyi öğrenmelisiniz.

Yaşadığınız zorlukları paylaştıkça kendinizi daha iyi hissedecek, içinizi daraltan o büyük sorunların gitgide deha da küçüldüğünü anlayacaksınız. Ama yok “sıkıntılarımı kendimden başka hiç kimseyle paylaşamam” diyorsanız o zaman da yazmayı düşünmelisiniz. İçinizden geçen her şeyi ama her şeyi en ince ayrıntısına varana kadar yazmalı, kaleminizden çıkan her bir kelimenin sizi biraz daha özgür kılmasına izin vermelisiniz. Sonuçta, nasıl yaparsanız yapın ama bir şekilde kendinizi ifade etmeyi öğrenin. Emin olun; rahatlamakla kalmayacak aynı zamanda yaşadıklarınıza başka açılardan bakmayı da öğrenmiş olacaksınız.

İmajınızı Değiştirin!

İmajınızı Değiştirin!Evet, tastamam imajınızı değiştirmeniz gerektiğini söylüyorum. Yukarıda da dediğim gibi yaşamınıza farklılık katmanız gerektiğini, bunun en etkili yollarından birinin de imajınızda ufak tefek değişiklikler yapmak olduğunu savunuyorum. Tabii, bu tavsiye bazılarına klişe ya da saçma gelebilir. Ancak kendinizi iyi hissetmek için dış görünüşünüzde değişiklik yapmanın gerçekten etkili bir yöntem olduğuna inanmalısınız. Bu nedenle; imajınızı değiştirme fikrini hemen kestirip atmayın derim.

Birazcık saçlarınızla oynamanın, tarzınızdan daha farklı kıyafetler satın almanın, makyajınızı değiştirmenin nesi çok kötü olabilir ki? Hem bunlarla uğraşırken kafanızı dağıtacağınız için bir nebze de olsa sıkıntılarınızdan kurtulmuş olacaksınız. Uzun lafın kısası, imajınızda nasıl değişiklikler yapabileceğinizi düşünmeye hemen şimdi başlamalısınız. Hatta ne yapın biliyor musunuz? İnternetten beğendiğiniz isimlerin imajlarına bakın ve bugünün sonunda nasıl biri olarak görünmek istediğinizin kararını verin.

Hayatın Üzülmek için Fazla Kısa Olduğunu Hatırlayın!

Hayatın Üzülmek için Fazla Kısa Olduğunu Hatırlayın!Tüm bu önerileri dikkate alırken yapmanız gereken bir diğer şey de hayatın üzülmek için fazla kısa olduğunu hatırlamak. Yani geçirdiğiniz çok zor bir süreç olsa da, o sırada harcadığınız zamanı asla geri alamayacağınızı bilmelisiniz. Kendinizi harap etmekle geçirdiğiniz değil ayları günleri; bir dakikayı bile geri getiremeyeceğinizi anlamalısınız. Sonuçta; ağlamak da bizim için gülmek de. Ama boş yere vakit öldürmek bize uygun, bize yaraşır bir şey değil. Bu nedenle de; zorluklar karşısında pozitif kalabilmek için kendinize sürekli neye neden vakit harcadığınızı sormalısınız. Uğraşsanız çözüm bulabileceğiniz bir sorun için mi yoksa gerçekten ne yapacağınızı bilemediğiniz için mi bu halde olduğunuza karar vermelisiniz.

Sizce de hayat zor bir duruma çözüm bulabilecek güçteyken üzülmeyi tercih etmek için fazlasıyla değerli ve fazlasıyla kısa değil mi? Geriye dönüp baktığınızda, geçmiş günlerinizin karaları bağlamakla geçtiğini görmek ister misiniz? Peki, ya bir bunalımdan çıkıp diğerine girerek günlerinizi, aylarınızı, belki de yıllarınızı çöpe attığınız için pişmanlık yaşamak ister misiniz? Eminim hiçbiriniz zamanınızı boş yere geçirmiş olmak istemezsiniz. O halde şu anda hissettiklerinize odaklanmayı bırakıp, olaylara birazcık daha geniş açıdan bakmayı deneyin. Bu şekilde hatalarınızı daha rahat fark edebileceksiniz.

Habere Kim Ne Dedi?

0       0

Yorumları görmek için ;

Giriş yap!



Facebook'ta Paratic :

Benzer yazılar