Zihinsel Olarak Yaşlandığınızı Gösteren 6 Üzücü İşaret


92 paylaşım
  Nesrin Bayraktar

Genç olduğunuzu düşünüyor musunuz? Kendinizi “benim ruhum hala çocuk” diyenler arasında görebilir misiniz? Takvim yaşınızdan değil kendinizi hissettiğiniz yaştan bahsediyorum. Onun hala genç olduğunu söyleyebilir misiniz? Yoksa önünüzde daha çok uzun yıllar olmasına rağmen, şimdiden yaşlı ve yorgun mu hissediyorsunuz? Diyorum ki ruhsal ya da zihinsel olarak tükenmiş gibi misiniz? İçinizdeki isteksizlik sizi canlı canlı mezara sokacak kadar güçlü mü? Eskiden keyifle yaptığınız pek çok şey şu an size anlamsız mı geliyor? İşiniz, aileniz, arkadaşlarınız bile sizi yeterince mutlu etmiyor mu? O halde yalnız değilsiniz. Zira günümüzde takvim yaşı genç olmasına rağmen ruhsal açıdan kendini yaşlanmış gibi hisseden sayısız insan olduğunu rahatlıkla tahmin edebiliriz.

Hatta bu kişilerden pek çoğu henüz böyle hissettiğinin farkında bile değil. İçinde bulunduğu durumdan bihaber olan sayısız insan, duygularının geçici olduğu, kısa zaman içinde toparlanacağı gibi kanılar içerisinde. Diğer bir deyişle, durumun ciddiyetinden haberleri bile yok. Oysaki kişi nasıl bir durumda olduğunu bilmezse, doğal olarak o durum için bir sonuç da üretemez. İşte bu nedenle size yukarıdaki soruları sordum. Genç hissediyor musunuz, ruhunuz hala çocuklar gibi şen mi diye? Çünkü zamanından önce gelen yaşlılık, kişiyi içten içte çürütür. Ta ki geriye mutluluk namına bir şey kalmayıncaya kadar sinsice tüm yaşam enerjisini alır. Bu yüzden neden böyle hissettiğinizi bilmeniz gerekiyor. Zihinsel olarak yaşlandığınızı gösteren işaretleri inceleyerek işe başlayabilirsiniz.

Nitekim aşağıdaki işaretlerin sizi yansıttığını anlarsanız, bu durumu değiştirebilmek için bir şeyler de yapabilirsiniz demektir…

Neredeyse Her Şey Hakkında Paranoya Yapıyorsunuz!

Neredeyse Her Şey Hakkında Paranoya Yapıyorsunuz!Zihinsel olarak yaşlandığınızı gösteren işaretlerden bir tanesi, her şey hakkında paranoya yapmanız olabilir. Mesela; bir yakınınız telefona cevap vermediğinde aklınıza en kötü senaryoyu getiriyorsunuz. Borcunuzu zamanında ödeyemeyeceğinizi düşünerek, kendinizi buhranlara sokuyorsunuz. Küçük bir soğuk algınlığı yüzünden yatak döşek yatıyor, ateşinizin çıkmasını ölümcül bir hastalık nedeni olarak düşünüyorsunuz. Başını sizin tarafınıza çevirmeye bile kalkışmayan sokak köpeğinin size saldırdığı anı zihninizde canlandırıyor, boş yere ecel terleri döküyorsunuz. Anlayacağınız her şey ama her şey hakkında paranoya yapıyorsunuz. Olabilecek en kötü durumu yaratıyor ve kendinizi hiç olmamış şeyleri defalarca yaşarken buluyorsunuz.

Önceden Çocuk Oyuncağı Olarak Düşündüğünüz Şeyler Artık Zor Geliyor!

Önceden Çocuk Oyuncağı Olarak Düşündüğünüz Şeyler Artık Zor Geliyor!Eskiden sizin için çocuk oyuncağı olan basit işlere bile imkansız gözüyle yaklaşıyorsunuz. Kendinizi aciz hissediyor ve bu duyguların sizi ele geçirmesine izin veriyorsunuz. Severek yaptığınız işiniz, heyecanla düzenlediğiniz toplantılarınız, hevesle katıldığınız seminerleriniz, kısacası hayatınızdaki pek çok şey artık sizin için çok zor geliyor. Kendinizi genel olarak parmağını bile kıpırdatamayacak enerjide hissediyor, değil koşmak adım atmaya bile zorlanıyorsunuz. İş ev arasındaki koşuşturmaca, hayatınızdaki insanların size karşı beklentileri, belki çocukların istekleri, patronun doymak bileyen gözü ve dahası içinizi daralttıkça daha çok daraltıyor. Ve “zor” sözcüğü giderek daha çok kullandığınız sıfatlardan biri haline geliyor.

Dinlemekten Vazgeçtiniz!

Dinlemekten Vazgeçtiniz!Bedensel olarak değil, ama zihinsel olarak kendinizi yaşlı hissedip hissetmediğinizi mi merak ediyorsunuz? O zaman iyi bir dinleyici olup olmadığınızı da düşünmelisiniz. Çünkü söylenenlere karşı kulaklarınızı ne kadar açtığınız da zihinsel yaşlılığın işaretleri arasında. Eğer ki insanları dinlemekten vazgeçtiyseniz, öğrenmeye, sorgulamaya ve anlamaya karşı kendinizi kapattıysanız, o zaman bu konuda bir kez da düşünmelisiniz. Sonuç olarak; ne kadar çok kendi kabuğunuza kapanırsanız, o kadar çok gerçek dünyadan uzaklaşır, o kadar çok görmez, duymaz ve bilmez olursunuz.

Peşinden Gidecek Ne Bir Tutkunuz Ne de Hedefiniz Var!

Peşinden Gidecek Ne Bir Tutkunuz Ne de Hedefiniz Var!Zihinsel olarak yaşlandığınızı gösteren işaretler arasında bu da var. Şöyle bir duru düşündüğünüzde, elinizde ne bir tutkunuzun ne de bir hayalinizin kalmadığını görüyorsunuz. Eskiden ulaşmak istediğiniz onca şey varken, şimdi hepsinin değerini kaybettiğini, hepsinin bir kenara atıldığını düşünüyorsunuz. Bu da sizi karşı koyamayacağınız bir biçimde kocaman derin bir boşluğa sürüklüyor. Kendi kendinize yarattığınız yerçekimi gücü olmayan bir dünyada oradan oraya süzülüyor, istemsizce bir bilinmeyene doğru gidiyorsunuz. Çünkü sarılıp peşinden koşabileceğiniz bir tutkunuz yok. Başarılı bir kariyermiş, mutlu bir aileymiş, statü sahibi olmakmış… Her şey gözünüze boş ve anlamsız görünüyor.

Duygularınızı Kontrol Edemiyorsunuz!

Duygularınızı Kontrol Edemiyorsunuz!Bir anda öfkeleniyor bir anda üzülüyor bir anda yaşama tekrar tutunmaya çalışıyorsunuz. Ama hepsi anlık duygular oluyor. Bir gün uyandığınızda “hayır” diyorsunuz “bu şekilde yaşamaya daha fazla katlanamam.” İçinizdeki gücün büyüklüğünü o kadar duyumsuyor, ona o kadar güveniyorsunuz ki, sizi içine sürükleyen kara boşluğun gittiğini zannediyorsunuz. Ancak ertesi gün yine o boşluk hissiyle uyanıyorsunuz. Yeniden başlamak ya da yola devam edebilmek için ihtiyacınız olan güçten eser kalmadığını görüyor, yenilgiyi kabullenerek yine aynı kısır döngüye devam ediyorsunuz. Çünkü duygularınızın üzerinde hakimiyet kuramıyorsunuz. Aslında yapmak istemediklerinizi yapıyor, yapmak istediklerinizi ise ilk adımı bile atamıyorsunuz. O kadar yaşlı hissediyorsunuz ki, kendinizde duygularınızı kontrol edecek gücü bulamıyorsunuz.

Hiçbir Şeyden Keyif Alamıyorsunuz!

Hiçbir Şeyden Keyif Alamıyorsunuz!İsteksizlik… Hissettiğiniz isteksizlik sizi gerçekten tüketiyor. Bunu görüyor ama yine de durumu değiştirmek için bir şey yapmıyorsunuz. Ne arkadaşlarınızla dışarı çıkmak, ne alışveriş yapmak, ne tatil yapmak, ne de başka bir şey size keyif vermiyor. Yaptıklarınızı öylesine yapıyor, etrafınızdaki insanları üzmemek için keyif alıyormuş gibi davranıyorsunuz. Belki gülüp eğleniyor, belki zaman zaman keyif almayı başarıyor ama o boşluğun geri gelmesiyle birlikte tekrar aynı halinize dönüyorsunuz. İnsanların nasıl bu kadar mutlu olabildiklerini merak ediyor, kendinizde yaşanan bu değişikliğin cevabını arıyorsunuz. Uzun lafın kısası, yaptığınız hiçbir şeyden tam olarak keyif alamıyorsunuz ve bu nedenle hissettiğiniz ruhsal yaşlılığa karşı savaşma yeteneğinizi her gün biraz daha kaybediyorsunuz.

Ne diyorsunuz? Yukarıdaki işaretler içinde bulunduğunuz duruma ne kadar uygun? Siz de bazen benzer durumlar yaşadığınızı düşünüyor musunuz? Yoksa kendiniz için durumun bu kadar da vahim olmadığı kanısında mısınız? Sonuçta öyle ya da değil! Her durumda şanslı olduğunuzu bilmelisiniz. Hatta yukarıdaki işaretlerden çok daha kötülerinin sizi yansıttığına inansanız bile şanslısınız diyebilirim. Neden mi? Çünkü bunun farkındasınız. Çünkü isterseniz hemen şimdi yaşantınızı değiştirebilirsiniz. Çünkü ne zihinsel ne de ruhsal olarak yaşlanmak zorunda değilsiniz.

Habere Kim Ne Dedi?

0       0

Yorumları görmek için ;

Giriş yap!



Facebook'ta Paratic :

Benzer yazılar