Zenginleri Farklı Kılan 9 Düşünce ve Davranış Tipi


77 paylaşım
  Aysun Bayhan

Zengin dediğimiz insanların birçoğu, normal insanlardan daha farklı bir yaşam tarzına sahiptir. Bu farklılık hem rahat bakımından hem de hayata bakış açısından kaynaklanmaktadır. Aynı zamanda servetini kendi elde etmiş zenginlere baktığımız zaman hepimizden daha çok çalıştıklarını görürüz. Bu kişilerin hayatta karşılaştıkları güçlüklere bile bakış açısı bambaşkadır.

Küresel eşitsizlik hat safhaya ulaşmışken, zenginlerle fakirler arasındaki uçurumda gitgide artıyor. Dünyada en büyük servete sahip 80 kişinin denetimindeki paranın, neredeyse 2 trilyon dolar olduğu bilinmektedir. Bu 80 kişiye, zengin atalarından kalan mirasa konmuş kişiler olarak bakabilirsiniz. Ama yanılmış olacağınızı da söylemek isterim. Çünkü bu 80 kişinin çoğunluğu, kendi servetini kendi inşa etmiş kişilerdir. Yani çalışarak, başarılı girişimler ve yatırımlar yaparak, dünyanın en zenginleri unvanını almaya hak kazanmışlardır.

Peki, bu zenginliği elde eden kişiler, ne yaptı da koca bir servetin sahibi oldu? İşte bu sorunun cevabı onların düşünce ve davranışlarını izleyerek alınılabilir. Çünkü yapılan araştırmalar, normal insanlar ile zengin kişiler arasındaki davranış ve düşünce farklılıklarının büyük bir etkisi olduğunu bizlere gösteriyor. Şimdi sizlerle zenginlerin fark yaratan bu davranış ve düşünce tiplerinden bahsetmek istiyorum.

1 Sorunu Değil, Kendini Büyütmek

Sorunu Değil, Kendini BüyütmekBirçoğumuz herhangi bir işi yaparken karşılaştığımız sorunlar karşısında umutsuzluğu kapılırız ve yaşadığımız talihsizlik üzerine günlerce, belki haftalarca düşünürüz. Sorunun üzerine gitmek yerine, işe küsmeyi, kendimizi şanssız hissetmeyi ve vazgeçmeyi tercih ederiz. Oysaki zenginler böyle bir sorunla karşılaştıklarında, üzerine gitmeyi tercih ediyorlar. Bu sorun üzerine başları ağrısı bile vazgeçmek akıllarına gelmez. Çözüm bulana kadar da, sorunun üzerine gitmeyi tercih ederler. Sonuçta ise başarılı olur ve kazanırlar.

Karşılaştığınız sorunlar, sizi hiçbir zaman yıldırmamalı ve yapmayı planladığınız şeyi yapana kadar vazgeçmemelidir. Vazgeçmeyi tercih etmek, baştan kaybetmek demektir. Azimli olmalı ve denemekten vazgeçmemelisiniz. Edison’un dediği gibi “başarısızlık, yeniden deneyebilmek için fırsattır!”

2 Engellere Değil, Fırsatlara Odaklanmak

Engellere Değil, Fırsatlara OdaklanmakZenginler, engellere değil, karşılarına çıkabilecek fırsatlara odaklanırlar. Bu konuyu özetleyen süper bir hikaye vardır: Bir ayakkabı satıcısının yolu, daha önce uzak bir kasabaya düşer ve buradaki kişilere ayakkabı satmayı düşünür. Ama bir bakar ki, kasabada ayakkabı giyen kimse yok ve satış yapmak da oldukça zordur. Vazgeçer ve bölgeden ayrılır. Yolda bir başka ayakkabı satıcısı ile karşılaşır ve onu uyarır; “sakın o kasabaya gitme, orada kimse ayakkabı giymiyor” der. Bunu duyan diğer ayakkabıcının gözleri açılır ve “Ne! Kimsede ayakkabı yok mu? O zaman tüm kasabaya ayakkabı satabilirim” der.

Engeller karşısında sahip olabileceğiniz bir fırsat her zaman vardır. Önemli olansa o fırsatı görebilmeniz ve pes etmeden değerlendirebilmeniz.

3 Pozitif ve Başarılı İnsanlarla Arkadaşlık

Pozitif ve Başarılı İnsanlarla ArkadaşlıkZenginlerin yanında kendileri gibi pozitif ve başarılı insanları görürsünüz. Yani para parayı çeker lafı, bir nevi doğrudur. Davranış, her şeydir ve zengin kişiler bunun farkındadır. Ayrıca negatifliğin insandan insana geçeceğini bilirler ve sürekli şikayet eden, somurtan kişilerle zaman geçirdiklerinde kendilerinin de öyle olacaklarını bilirler. Bu nedenle başarılı ve pozitif insanlarla arkadaşlık ediyorlar.

Kötümser ve şikayetçi insanlar, enerjinizi her zaman düşürebilirler. Bu nedenle de hayata karşı bakışınız değişir ve durumlardan şikayetçi olmaya başlarsınız. Yanınızda her daim size arkadaşlık edecek pozitif ve başarılı insanlar olduğu zaman kendinizi geliştirmek için de çaba içerisinde olacaksınız.

4 Kendini ve Değerlerini Pazarlamak

Kendini ve Değerlerini PazarlamakZenginler hangi alanda başarılı ise bunu anlatmaktan çekinmezler. Mükemmel bir şekilde yaptıkları işlerden, karşı tarafa bahsederler ve bunu abartmadan, olduğu gibi anlatırlar. Yoksul kişiler genellikle başardıkları konuları, abartarak anlatırlar ve bunu farkında olmadan yaparlar. Dünyayı kurtarmışçasına anlattıkları hikayeleri de başkaları pek fazla umursamaz. Çünkü abartıldığının farkına varırlar. Kendinizi ve becerilerinizi iyi bir şekilde pazarlamayı öğrenmelisiniz!

5 Tercih Yöntemleri

Tercih YöntemleriZenginler genellikle “her ikisini” derken, yoksullar, “ya o, ya bu” derler. Bu konuda ekonomistler tarafından ‘fırsat maliyeti’ olarak adlandırılıyor. Bu kelime de, bir tercih yapmanız gerektiğinde, mecburen bir tanesinden vazgeçmeniz anlamına geliyor. Yoksul insanlar, böyle düşünürlerken, zengin insanlar her ikisini de diyerek seçimi kolaylaştırmakta ve kökünden çözmektedir. Tercih yapmak için vakit harcamak yerine en kısa çözüm olarak her ikisine de para öderler. Böylelikle tercih için harcayacakları vakitte, daha fazla para kazanabilirler.

6 Çalışma Ücreti Yerine, Net Değere Odaklanmak

Çalışma Ücreti Yerine, Net Değere OdaklanmakYoksul kişiler genellikle aylık ve saatlik ücretlere odaklanır ve bunun üzerine konuşurlar. Zengin kişiler ise ücretlerin net değeriyle ilgilenirler. Bir saatlik ücret, yüksek olabilir; ama bunu biriktirmeyi bilmiyorsanız, bir işe yaramayacaktır. Zenginler ise büyük miktarda nakit paranın pek çok fırsat kapısını açabileceğine ve gelecekte daha büyük bir servetin temellerini oluşturacağına inanırlar.

Günlük veya aylık kazandığınız paraya bakmak yerine, bu parayla gelecekte elde edebileceğiniz servete odaklanmanız gerekiyor. Bunun içinse, kazandığınız paranın yönetimini iyi bir şekilde sağlayabilmeniz…

7 Sürekli Öğrenmek ve Gelişmek

Sürekli Öğrenmek ve GelişmekZenginler, tahmin ettiğiniz gibi “10 dönüm bostan, yan gel yat Osman” şeklinde bir hayat felsefesine sahip değiller. Kendilerini her geçen gün biraz daha geliştirmenin, sürekli yeni bir şeyler öğrenmenin peşindedirler. Yani zenginlerin en önemli hayat felsefelerinden birini, sürekli öğrenmek ve gelişmek oluşturmaktadır. Birçoğumuz günün birinde zengin olacağımızı ve o saatten sonra elimizi bir işe sürmeyeceğimizi söyleriz. Ama sahip olduğunuz serveti bu şekilde korumanız, pek mümkün değildir.

Bilgiye her zaman aç olan kişiler, zenginliğin sağlam temellerini atarlar. Ne kadar çok kazanırlarsa kazansınlar, çalışmaktan vazgeçmezler. Elde ettikleri başarıyı her zaman birkaç seviye daha yukarı taşımayı hedeflerler. Bir milyoner ayda 1 tane kurgusal olmayan bir kitap olur ve hedeflediği, olmak istediği adam olma yolunda ilerler.

8 Zorlu Yollar

Zorlu YollarKestirme ve kısa yolları seçmenin, yoksulların işi olduğu söyleniyor. Zenginlerin ise zorlu yollarla karşılaştıkları zaman hiç çekinmeden ilerledikleri bilinmektedir. Yoksulların, kolay yolu seçtiği için yoksul kaldığı; zenginlerin ise zorlu yolları seçtiği için koca bir servet inşa ettiği söylenir. Çünkü zorlu atılan her adım, sizi daha dayanıklı ve başarılı bir iş adamı yapar.

Bir başka bakış açısına göreyse; zenginler uzun vadeli düşündükleri için zorlu yollara girmekten kaçınmazlar. Hayat şartlarının zor olabileceğini; ama bugün attıkları bir adım sayesinde gelecekte koşulların iyileşeceğine inanırlar. Zenginlerin gözü sürekli olarak gelecekte alacakları ödüllerdedir.

9 Gelir Hukukuna İnanmak

Gelir Hukukuna İnanmakZenginler, pazara sağladıkları katkı kadar kazanacaklarına inanırlar. Yani girdikleri pazarda, herkesin ihtiyacına yönelik bir ürünü sunmayı ve buna göre para kazanacaklarını düşünürler. Yine uzun vadeli bir düşüncenin, bu davranış üzerinde de etkili olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü pazardan bugün elde edilecek para yerine, insanların her zaman ihtiyaç duyacakları, modası geçmeyen ürünler sunarak sürekli bir gelir elde etmeyi hedeflerler.

Yoksullar ise ürettikleri ne olursa olsun, aynı oranda ödeme yapılmasını düşünürler. Bu nedenle de herhangi bir yenilikten bahsetmek söz konusu olamaz. Yenilik olmadıkça da değişen dünyada, kalıcı olmak mümkün olmayacaktır.

Habere Kim Ne Dedi?

0       0

Yorumları görmek için ;

Giriş yap!



Facebook'ta Paratic :

Benzer yazılar