Kalp Atışlarımızı Hızlandıran Yarış Arabaları Hakkında İlginç Gerçekler


59 paylaşım
  Nesrin Bayraktar

Aracın motoru, iç organlarınızla birlikte yeri titreterek çalışır. Gaza yavaş dokunun, çünkü etrafınızdakilerin kulakları zarar görebilir. 0-50 km’ye ne zaman çıktığınızı anlamazsınız bile. 50-100 km gaza ilk dokunduğunuz andaki cesareti alır. 100-200 tutkudur, 250 korku. Ondan sonrasıysa gözünüzde ince bir ip kadar daralan; ama 3 koca tırın yan yana gidebileceği ufacık bir tünelden ibarettir. Şimdi derin bir nefes alın ve rahatlayın, bir F1 aracındasınız.

İlk yarış otomobilinin 1895 yılı Paris’te, saatte 24.15 km’lik hızıyla birinci olmasının üzerinden epey zaman geçti. Bu performans o tarihlerin en iyisiydi ve güçten öte başka bir şeyi ortaya çıkardı, insanlardaki araba yarışı tutkusunu! O yıldan sonra otomobil sektörü açısından pek çok durum değişti. İnsanların bu yarışlara gösterdiği ilgiyle birlikte her firmanın amacı damalı bayrağı ilk gören modele sahip olabilmekti. Şimdilerde popüler olan birçok markanın, yola ilk defa yarış arabalarıyla çıkmalarının başka nasıl bir izahı olabilir ki?

Araba sektöründeki gelişmeler ve teknolojinin ilerlemesi tabi ki yarış organizasyonlarını da etkiledi. Eskiden bir-iki türde karşımıza çıkan heyecan dolu yarışlara, zamanın ilerlemesiyle yenileri eklendi. Ama insandaki heyecan ve adrenalin sevdası, doymak bilmeyen yapısıyla sürekli mühendislerin fiziki şartları zorlamasını gerektirdi. Bu işin zirvesi F1 derken, karşımıza Dragster araçları çıktı. Hızın elbette ki bir sonu var; ama nerde biter, kim yapar orası meçhul. Bugün sizlerle hepimizin beğeniyle ve tutkuyla izlediği yarış arabaları hakkında bazı ilginç özelliklere göz atacağız. Bence bazılarına siz de çok şaşıracaksınız…

İşte karşınızda yarış arabaları hakkında bilmedikleriniz, görmedikleriniz, duymadıklarınız:

Habere Kim Ne Dedi?

0       0

Yorumları görmek için ;

Giriş yap!



Facebook'ta Paratic :

Benzer yazılar