Yaptığınız için Pişman Olmamanız Gereken 13 “Hata”


100 paylaşım
  Nesrin Bayraktar

Başkalarını düşünerek aldığımız kararların sayısı ne kadar da çok öyle değil mi? Olumsuz bir şekilde yargılanmamak ya da bizim için değerli olan kişileri kırmamak için tercih ettiklerimizi diyorum. Gereksiz bir biçimde çok değiller mi? Nerdeyse hayatımızın tümü üzerinde etkili olan bu kararlar ne kadar da fazlalar! Bizim ağzımızdan çıkmalarına rağmen, tam anlamıyla bizim çıkardığımız seslerle cümleler haline gelmelerine rağmen aslında istediklerimizi yansıtmayan o kararlar ne kadar da çoklar! Efendim? Yoksa değiller mi?

Yoksa siz de başına buyruk hareket edip, sonra da etrafınızdakileri kırdığınız ya da yaptıklarınız yüzünden olumsuz denilebilecek sonuçlarla karşılaştığınız için pişman olanlardan mısınız? Diyorum ki; siz de kendi düşüncelerine göre davranan ama nedense sonradan hep özür dilemek ya da pişmanlık yaşamak zorunda kalanlardan mısınız? Yaptıklarınız karşısında aldığınız tepkiler yüzünden sık sık kendinizi suçlayıp, sürekli “neden hep hata yapıyorum” gibi düşünceler arasında boğuluyor musunuz? Peki, size o malum hatalarınız yüzünden kimseden özür dilemenize gerek olmadığını söylesem? Hatta biraz daha ileri gidip “bildiğinizi okumaktan vazgeçmeyin, gerekiyorsa hata yapın ama bunlardan pişman olmayın” desem? Evet evet, hiç şaşırmayın çünkü söyleyeceğim şey tam olarak bu!

Zira sadece bizi ilgilendiren, bizim başarımız ya da mutluluğumuz üzerinde etkili olan kararlarımızdan o kadar çok pişman oluyoruz ki bu durum bir süre sonra hayatımızın dizginlerini başkalarının eline vermemize neden oluyor. Çünkü ne aynı tepkilerle karşılaşmak istiyoruz ne de birileri tarafından yargılanmaya tahammül edecek gücümüz kalıyor. Biz de “hata” yapıyor olmamak için aslında almamız gereken kararlar yerine başkalarının düşüncelerini benimsemeye başlıyoruz. Tamam, sonra belki daha az özür dilemek ya da daha az pişman olmak durumunda kalıyoruz. Ama bu kez de sonunda en büyük özrü kendimizden diliyoruz. En büyük pişmanlığı da ancak çok geç olduktan sonra kendimize yaptıklarımız yüzünden yaşıyoruz. İşte siz bu durumlarla karşılaşmayasınız diye hata yapmanızı ve bunlardan pişman olmamanızı öneriyorum. Hem de bütün içtenliğimle!

Yaptığınız için ne özür dilemek ne de pişmanlık yaşamak zorunda kalmamanız gereken “hatalar”:

İşiniz için Özel Hayatınızdan Ödün Vermemek!

İşiniz için Özel Hayatınızdan Ödün Vermemek!İşiniz için hayatınızdan ödün vermiyorsanız, kesinlikle doğru yoldasınız demektir. Hırslarınız uğruna fazla fazla mesailer yapmıyor ve diğerlerinin önüne geçmek amacıyla gücünüzün son damlasına kadar çalışmıyorsanız, evet, kendiniz için doğru olanı tercih etmişsiniz demektir. Sonuçta; hayatta işten, paradan ve statüden çok daha önemli şeyler var, değil mi? Bu nedenle; seçmiş olduğunuz hayat tarzından dolayı pişman olmamalısınız. Bir işkolik olmadığınız için, sağlığınızı, hayatınızı ve ilişkilerinizi kariyerinizin önünde tuttuğunuz için hiç kimseden özür dilememelisiniz. Çünkü kimilerine göre “hata” olan bu yaklaşım, size hiçbir şey kaybettirmeyecek aksine pek çok yönden kazançlı çıkmanızı sağlayacaktır.

Riskli Fırsatları Değerlendirmekten Çekinmemek!

Riskli Fırsatları Değerlendirmekten Çekinmemek!Karşınıza çıkan riskli fırsatları değerlendirdiğiniz için de pişmanlık yaşamamalısınız. Elde edeceğiniz sonuçlar olumsuz olsa bile, en azından denediğiniz için kendinizle gurur duymalı, böyle bir deneyim yaşamaya fırsat bulduğunuz için kendinizi şanslı hissetmelisiniz. Sonuçta; etrafta risk almaktan çekinerek yaşayan o kadar çok insan var ki! Hayatlarını çok daha güzel yerlere götürebilecekken eldekilerle yetinen o kadar çok mutsuz insan var ki! İşte bu noktada pek çok kişinin yapamadığı şeyi yaparak, yani yeterince cesaret göstererek doğru adımı attığınızdan emin olabilirsiniz. Çünkü siz hayatın öyle pencerenizin camından izlenerek öğrenilebilecek bir şey olmadığını, gerektiği yerde risk almanın gerçek mutluluğun anahtarı olabileceğini biliyorsunuz.

Bütün Paranızı Deneyimlere Yatırmak!

Bütün Paranızı Deneyimlere Yatırmak!Evet, yıllardır biriktirdiğiniz parayı hiç düşünmeden deneyim elde etmek için harcamış olabilirsiniz. Evet, aileniz, eşiniz ya da arkadaşlarınız bu kararınıza karşı çıkmış olabilirler. Evet, siz sayısız insanın yaptığı gibi metalar için para harcamak yerine deneyimler için para harcamayı bir hayat felsefesi haline getirmiş de olabilirsiniz. Ama bu kararınızdan dolayı da pişmanlık yaşamamalısınız. Çünkü siz bütün paranızı deneyimlere yatırarak başkalarına göre “hata” sayılabilecek ama gerçekte öyle olmayan bir doğruyu hayata geçiriyorsunuz. Yani bütün paranızı hayalini kurduğunuz o yurt dışı seyahatine yatırdığınız ya da herhangi başka bir deneyim uğruna para harcadığınız için hiç ama hiç pişman olmamalısınız.

Size Zarar Veren İlişkilere Nokta Koymak!

Size Zarar Veren İlişkilere Nokta Koymak!Sizin için ömür törpüsü niteliğinde olan arkadaşlarınızı hayatınızdan çıkardığınız için veya mutluluğunuzdan çalan ilişkilerinize nokta koyduğunuz için de pişmanlık yaşamamalısınız. Onları tek başlarına bıraktığınızı düşünerek kendinizi suçlamamalı, başkalarını mutlu etmek amacıyla kendinize zarar vermemelisiniz. Sonuçta; her zaman öncelikli olan kişi sizsiniz, değil mi? O halde ayakta zar zor duran ilişkileriniz için çaba harcamaktan vazgeçin. Bırakın, inceldiği yerden kopsun. Ve asla ama asla son noktayı koyduğunuz ilişkileriniz için pişmanlık yaşamayın. Çünkü siz olması gerektiği gibi, önce kendi mutluluğunuzu düşünerek doğru olan şeyi yapıyorsunuz.

İnandığınız Şeylerden Ne Olursa Olsun Vazgeçmemek!

İnandığınız Şeylerden Ne Olursa Olsun Vazgeçmemek!Etrafınızdaki herkes düşüncenizin yanlış olduğunu düşünse de siz inandığınız şeyden vazgeçmeyin. Ne aileniz ne arkadaşlarınız ne de başkaları yanınızda olmasa da siz yürekten inandığınız şeyi savunmaya devam edin. Hem zaten kimseye inandığınız şeyin doğruluğunu kanıtlamaya ihtiyacınız da yok! Ya da kimseye benimsediğiniz hayat tarzının açıklamasını yapmak zorunda değilsiniz. Uzun lafın kısası; düşüncelerinizde bir keçi kadar inatçı olduğunuz ve doğru olduğunu düşündüğünüz şey için savaşmaya devam ettiğiniz için kimseden özür dilememelisiniz. Zira bu hayatta en çok özgür olabildiğiniz yer düşünce dünyanız. Onun da başkaları tarafından sınırlandırılmasına izin vermeyin.

Zaman Zaman Bencillik Yapmak!

Zaman Zaman Bencillik Yapmak!Arkadaşlarınızla buluşmak için sözleştiğiniz halde canınız hiçbir yere gitmek istemiyor mu? Patronunuz sizden tatil gününüzü feda edip mesai yapmanızı istediği halde bu isteğe karşı çıkmak mı istiyorsunuz? Aileniz kazancı çok yüksek olan bir meslek edinmenizi istediği halde siz tamamen farklı bir iş mi yapmak istiyorsunuz? O zaman yapın! Bütün istediklerinizi yapın! Bırakın, size bencil desinler, dik kafalı desinler, istedikleri her şeyi desinler ama siz yine de istediğinizi yapın. Eğer kendi doğrularının peşinden gitmek başkalarının gözünde bencillik olacaksa, siz bencilliğin alasını yapın. Ve bu seçiminizden hiç ama hiç kuşku duymayın.

Kendinizi Ön Planda Tutmak!

Kendinizi Ön Planda Tutmak!Kendinizi ön planda tuttuğunuz için de kimseden özür dilememelisiniz. Başkaları için kendinizden fedakarlık yapmadığınız için pişman olmamalısınız. Ne aileniz ne arkadaşlarınız ne de arkadaşlarınız uğruna sizi mutsuz edecek kararlar almamalısınız. Uzun lafın kısası; ne olursa olsun kendinizi ön planda tuttuğunuz için suçluluk hissetmemelisiniz. Çünkü başkalarını mutlu etmek, birilerinin isteklerine boyun eğmek amacıyla her şeye evet derseniz, sonunda kendinizi uçurumun kıyısında bulursunuz. Ve oradan dönmek için bile tek başınıza karar veremeyecek hale gelirsiniz. Şayet böyle durumlar yaşamak istemiyorsanız, kendinizi ön planda tuttuğunuz için kimseden özür mözür dilememelisiniz.

Modayı Takip Etmemek!

Modayı Takip Etmemek!Son dönemlerde herkesin boy gösterdiği sosyal medya mecralarında zamanınızı harcamadığınız için de kimseden özür dilememelisiniz. Ya da herhangi başka bir modaya uymadığınız için kendinizi çağdışı hissetmemelisiniz. Kıyafetlermiş, saçlarmış, son dönemin en popüler markasıymış, çantasıymış, ayakkabısıymış, tweetiymiş; tüm bunlara karşı ilgi duymadığınız için kendinizi garip hissetmemelisiniz. Eğer bu noktada pişman olmanız gereken bir şey varsa o da istemediğiniz halde kendinizi modaya uymaya zorlamaktır. İşte bunu yaparsanız, ancak o zaman kendinizden büyük bir özür dilemeniz lazım. Çünkü sizin için gerçek hata bu sahte yaklaşımınız olacaktır.

Ne İş Yapacağınızı Bile Bilmeden İstifanızı Basmak!

Ne İş Yapacağınızı Bile Bilmeden İstifanızı Basmak!Tamam, bu davranışınız yüzünden bir süre işsiz kalabilirsiniz. Belki bir süre borçlarınızı ödeyemez, istediğiniz harcamaları yapmazsınız. Ama sizi içten içe tüketen işinizden ayrılmanın vereceği hafiflik tüm bunalar fazlasıyla değmez mi? Sürekli arkanızdan konuşan o insanlardan kurtulmak, ne yapsanız da gözüne giremediğiniz yöneticinizin bet suratını görmekten azat olmak, bir süreliğine çekeceğiniz bu sıkıntıları unutturmaz mı? Yani diyorum ki, ne iş yapacağınızı bile bilmeden sizi mutsuz eden işinizden ayrıldığınız için pişmanlık yaşamamalısınız. Aksine para için hayatınızı satmadığınızı düşünerek kararınızla övünmeli, pek çok kişinin gösteremediği cesareti gösterdiğiniz için bir kez daha kendinizi alkışlamalısınız.

İçinizden Geldiği Gibi Davranmak!

İçinizden Geldiği Gibi Davranmak!İçinizden geldiği gibi davrandığınız için de hiç ama hiç pişmanlık yaşamamalısınız. Mesela; kalabalık bir ortamda kahkahalara boğulduğunuz veya başkalarına göre garip olan herhangi başka bir şey yaptığınız için kimseden özür dilememelisiniz. Sonuçta; bu hayat sizin, öyle değil mi? O halde dilediğiniz gibi yaşamakta da özgürsünüz demektir. Her şeyinizi satıp paranızı hayalleriniz için harcamak da, istediğiniz işi yapmak için borca girmek de sizin tercihiniz. Ve tercihlerinizin sefasını da cefasını da çekecek olan sizsiniz. Bu nedenle günlük hayatınızda da uzun vadeli planlarınızda da içinizden geldiği gibi davranmanın “hata” anlamına gelmediğine inanmaya devam edin.

Başkalarına için Korkunç Bir Fikir Olan Düşüncenizi Hayata Geçirmek!

Başkalarına için Korkunç Bir Fikir Olan Düşüncenizi Hayata Geçirmek!Evet, bunu için de kimseden özür dilememelisiniz. Mesela; hali hazırda size iyi para kazandıran işinizden vazgeçip çocukluk hayalinizi gerçeğe dönüştürmek için riskli bir alana girme kararınızdan pişmanlık yaşamamalısınız. Herkesin gözünde bir melek olan sevgilinizden ayrılıp, insanların “o yola gelmez” dedikleri kişiyle bir ilişkiye başladığınız için de aynı şekilde!

Ya da sizin için doğru olan ama başkalarının gözünde saçmalığın daniskası olan kararlarınızın peşinden gittiğiniz için de! Tüm bunlardan hiçbir şekilde pişman olmamalısınız. Unutmayın ki siz bildiğinizi okuyarak doğru olan şeyi yapıyorsunuz. Hem tarihe adını yazmayı başarmış bir sürü insana bile ilk başta herkes sırtını çevirmemiş miydi? Ama onlar doğrularından vazgeçmeyerek sonunda herkese davalarında haklı olduklarını görmeyi başardılar. Eğer isterseniz siz de bunu başarabilirsiniz.

Öyle Mutlu Olacağınızı Düşündüğünüz için Diğer Seçeneğe Yönelmek!

Öyle Mutlu Olacağınızı Düşündüğünüz için Diğer Seçeneğe Yönelmek!Arkadaşlarınızdan tutun da en yakınlarınıza varana kadar herkes size diğer seçeneğe yönelmenizi söylemesine rağmen, siz yine de bildiğinizi mi okuyorsunuz? Öyleyse vereceğiniz karardan da pişman olmamalısınız. Başkalarının sizin hayatınız üzerinde söz sahibi olmasına izin vermiyorsunuz diye ne etrafınızdakilerden özür dilemeli ne de ufacık bir tereddüt yaşamalısınız.

Verdiğiniz karardan sonra “acaba onları dinlese miydim” gibi sözlerle kendinizi boş yere suçlamamalı, seçtiğiniz yolda karşınıza ne çıkarsa çıksın bunun başkalarının değil sadece sizin seçiminizle ortaya çıktığını düşünerek pişmanlık yaşamamalısınız. Neticede siz öyle mutlu olacağınızı düşündüğünüz için inandığınız seçeneğe yöneldiniz. İşin sonu hüsranla bitse de en azından bir başkasını yönlendirmesiyle değil de kendi kararınızla mutsuz olduğunuzu bileceksiniz. Ve bu durum size yeniden başlamanız için gereken gücü vermeye yetecektir.

Bile İsteye “Ben Sana Söylemiştim” Cümlesi ile Karşılaşmak!

Bile İsteye “Ben Sana Söylemiştim” Cümlesi ile Karşılaşmak!Değil mi ama? Bir karar verirsiniz. Nitelim bu hep etrafınızdakilerin onaylamadığı bir karar olur. Ama siz yine de kararınızın arkasında durup, onun gereğini yaparsınız. Ne bileyim, ailenizin onaylamadığı biriyle evlenir, eşinizin istemediği bir iş teklifini kabul eder, arkadaşınızı uzak dur dediği biriyle yakınlaşır, ya da benzer şeyler yaparsınız. Diğer bir deyişle; kararınız sizin için düşündüğünüz gibi sonuçlanmazsa, çevrenizdeki insanlara “ben sana demiştim ama değil mi” deme hakkı verirsiniz.

Ve çoğunlukla da bu durumu yaşarsınız. En başta size karşı çıkan herkes sırayla yanınıza gelip adeta bu cümleyi söyleme keyfini yaşayabilmek için karşınıza dikilir. İşte bu durumlarda onlardan etkilenip de pişmanlık yaşamayın. Tamam, söyledilerse de söylediler. Ne olmuş ki? Sonuçta siz doğru olduğunu düşündüğünüz şeyi yaptınız ama işler istediğiniz gibi gitmedi. Ve kimilerine göre hata olan bu davranışınızla kaybettiğinizden çok daha fazlasını kazandınız. Çünkü kendinize tecrübe ederek öğrenme şansı yarattınız!

Habere Kim Ne Dedi?

0       0

Yorumları görmek için ;

Giriş yap!



Facebook'ta Paratic :

Benzer yazılar