Yıllardır Değişmeyen Tutku: Vespa ve Başarı Öyküsü


91 paylaşım
  Aysun Bayhan

2. Dünya Savaşı'ndaki stratejik öneminden sonra, şehir sokaklarında rahatça dolaşmayı sağlayan ve bir tutku haline gelen Vespa! İşte savaş yıllarından doğan ve sonrasında hemen herkesin cazibesine kapıldığı Vespa'nın başarı öyküsü sizlerle:


Tüm sevimliliği ile küçük – büyük herkesin ilgisini çeken bir scooter’den bahsediyorsak; kesinlikle Vespa konuşuluyordur. Vespa, rengarenk tasarımı, yuvarlak hatları ve eğlenceli duruşu ile herkese motosikleti sevdirmiştir. Zaten babası Enrico Piaggio‘nun amacı da budur. İkinci Dünya Savaşı sonrasında toparlanmaya çalışan İtalya’da oluşan sorunlardan birisi de bireysel taşımacılıktır ve Enrico bu duruma karşı Vespa’yı tasarlamıştır. Enrico’nun aklındakiler ise şunlardır; bireysel taşımacılığa çözüm, kadınların elbiselerini kirletmeden kullanabilecekleri ve sadece tek bir kişinin taşınabileceği bir ulaşım aracı…

Ekonomisi çökmüş olan İtalya’da toparlanma çalışmaları sürerken, Enrico’nun Vespa’sı büyük ses getirmeyi başarmıştır. Audrey Hepburn, Marilyn Monroe gibi birçok ünlünün, gerek filmlerde gerekse gerçek hayatta kullandığı bir scooter olmuştur. Günümüzde artan trafiğe çözüm olarak birçok kişi, Vespa gibi küçük ulaşım araçlarına yönelmiştir. Anlayacağınız Vespa, üretildiği ilk günden beri popülerliğini hiç yitirmemiş bir başarı öyküsünün velinimetidir. Bu nedenle tarihin en önemli ve iyi motosikletlerindendir.

Şimdi gelişim sırasına göre Vespa’nın başarılı tarihine göz atalım:

Vespa’nın Temeli Nasıl Atıldı?

Vespa'nın Temeli Nasıl Atıldı?Enrico’nın babası olan Rinaldo Piaggio, 1884 yılında 20 yaşındayken Cenova’da Piaggio şirketini kurdu. Şirket, talaşlı kereste imalatı ve gemi tertibatı üretimi ile işe başladı. Daha sonra Finale Ligur fabrikasında ve Pontedera’da (Toskana), tahta ile brandadan yapılan uçak ve deniz uçağı üretimine başladı. Böylece Piaggio şirketi, ülkenin en büyük uçak üreticilerinden birisi oldu. Bu konuma gelmiş olması ise 2. Dünya Savaşı sırasında üretim tesislerinin stratejik hedefler haline gelmesine neden oldu ve bombalandılar.

Vespa düşüncesinin temeli, 2. Dünya Savaşı öncesinde gelişti diyebiliriz. Çünkü Amerika’da üretilen Cushman scooterler, İtalya’da çok fazla bulunuyor. İtalyanlar bu scooterleri, paraşütlü birliklerin ve denizcilerin kara ulaşımında kullanması için satın almıştı. Amerikan ordusu da Cushman scooterleri, Nazi birliklerine karşı kullanıyordu. Nazi güçleri, işgal ettikleri bölgelerde müttefik devletlerin ulaşımını engellemişti ve Cushman scooterler sayesinde buralara giriş sağlanabildi.

1946 yılına gelindiğinde ise İtalya’nın yeniden inşası başladı ve Pontedera fabrikası yeniden yapıldı. Bu fabrika kişisel ulaşıma odaklanılarak yeniden inşa edildi ve baba Rinaldo, iki oğlundan biri olan Enrico’ya devretti. Enrico, en yetenekli havacılık mühendisi olan Corradino D’Ascanio‘nun gücünden de yararlanarak bireysel taşımacılık için pratik bir araç tasarlamaya başladı. İkisi baş başa vererek Vespa’nın ilk temellerini attılar.

Vespa’nın temellerinin atılmasında bir neden de sürekli yapılan hava bombardımanları nedeniyle yollar parçalanmış ve İtalya şehirlerindeki otomobiller kullanılmayacak hale gelmişti. Cushman scooterlerin sağladığı avantaj da göz önüne alınarak Piaggio şirketinin 2. nesil sahibi olan Enrico, Vespa’ları tasarlamaya başladı.

İlk Piaggio Scooterlerin Üretimi

İlk Piaggio Scooterlerin ÜretimiPiaggio şirketinin ürettiği ilk scooterler, 1945 yılında MP5 (Moto Piaggio no.5) kod adı ile tasarlandı. Diğer bir ismi ise İtalyancada Donald Duck karakterinin ismi olan Paperino’ydu. Bu ilk tasarım, Enrico’nun içine pek sinmedi ve yeni bir prototip için emir verdi. İlk prototip bu şekilde müze rafına kaldırıldı ve yeni tasarım 1946 yılında tamamlandı. 23 Nisan 1946 yılında saat 12’de Floransa’daki patent ofisi tasarından onaylanarak MP6 doğmuş oldu.

Paperino isimli modelden yola çıkarak bir dizi değişiklik yapıldı ve bu değişiklikler adeta bir devrim niteliği taşıyordu. Tekerlekler doğrudan şanzımandan çalıştığı için tahrik zinciri ortadan kaldırıldı. Vites kolu, gidona yerleştirildi ve monokok bir gövde tasarlandı. Sürücünün korunması için de kaporta eklendi. İşte bu değişikliklerle MP6 prototipi oluşturuldu.

Vespa’nın Gelişim Süreci

Vespa'nın Gelişim SüreciMP6 prototipini gören Enrico Piaggio, “Sembra una vespa!” yani “yaban arısına benziyor” şeklinde tepki verdi. Kilometre saati, yan sehpası ve şık beyaz şeritli tekerlekleri ile lüks opsiyonel özelliklerin bulunduğu MP6 prototipi, tam da istediği gibiydi. Böylece ilk Vespa 98 cc modeli, seri üretime geçti. 1946 yılının Nisan ayında 15 tane Vespa yollara çıkmıştı. İlk Vespa’ların üretimi kısa zamanda arttı ve ilk yıl, 2500’e yakın scooter üretildi. 1948 yılında yeni Vespa 125 modelleri ile toplamda 19.822 adet scooter üretilmiş oldu. Bu sayı 1949 yılının sonunda 35 binlere ulaşmıştı.

Vespa’nın Dünyaya Açılması

Vespa'nın Dünyaya AçılmasıVespa 98 cc ve 125 cc modelleri ile büyük bir başarı elde etti. Ardından 1950 yılında, ilk kez Almanya’da ruhsat almasıyla birlikte üretim sayısı 60 bin araca ulaştı. Bundan 3 sene sonra ise 171.200’e yükseldi. Amerika ve Asya dahil olmak üzere dünya çapında Piaggio servisleri açıldı ve sayısı 10 binin üzerindeydi. Bu ise sadece bir başlangıçtı.

Vespa kısa süre sonra 13 ülkede üretime geçti ve dünya çapında 114 ülkede satışa sunuldu. Bu sırada binlerce imitasyonu ve kopyası yapılmaya başladı. 1953 yılında “Roman Holiday” isimli filmde Audrey Hepburn ve Gregory Peck ile rol aldı. 500.000’inci modelin üretimi de bu filmle kutlandı. 1956 yılına gelindiği zaman sevkiyatlar 1 milyon seviyesine geldi. 1960 yılına kadar 2 milyon, 1970 yılında 4 milyona ve 1988 yılında 10 milyonun üzerine ulaştı. Bugüne kadar da Piaggio’nun 18 milyondan fazla Vespa sevkiyatı yaptığı biliniyor. Bu başarıda, 1963 yılında üretilen Vespa 50 modelinin büyük bir katkısı olduğunu söyleyebilirim.

Vespa’nın Gelişmesini Sağlayan Modelleri

Vespa'nın Gelişmesini Sağlayan ModelleriVespa 98 cc ve 125 cc ile üretim bir süre yapıldıktan sonra 1955 yılında Vespa 150GS üretildi. Bu model, saatte 100 kilometreye çıkan ilk spor model olmuştu. Ardından 1965 yılında 180GS‘ler geldi.

1968 yılında ise 125 Primavera modeli ile dünya tarihinde iz bırakan bir jenerasyonun sembollerinden biri oldu. 1968 yılındaki 180 Rally ile model geliştirildi ve daha güçlü ön far ile piyasaya sunuldu.

1970’lerde de 50 Elestart modeli, elektrikli marş sistemi ile tanışmanızı sağladı. 1972 yılında üretilen 200 Rally ise dünyayı keşfetmeye çıkan gezginlerin Vespa’sı olmayı başardı.

Piaggio şirketi, yıllarca Vespa’yı şehir yaşamına ve trafiğine adapte etmeye çalıştı. 1976 yılında üretilen 125 Primavera ET modelinde elektronik ateşleme sistemi ve 3 emme deliği kullanıldı.

1978 model P 125 X‘lerde ise kaporta yeniden tasarlandı ve P 200 E modelinde ayrı yağlama ile ilk kez gövdeye gömülü yön göstergeleri kullanılmaya başladı.

1984 yılına gelindiğinde ise PK 125 modeli, 1946 yılından bu yana görülen en radikal değişime söz konusu oldu. Otomatik şanzıman lansmanına bu model ile aracılık edildi.

1985 yılında T5 Pole Position modeli, “ilk süper sport” model oldu. Bu modelde, scooterin yüksek gücünden kaynaklı ısının daha iyi dağıtılabilmesi için içi alüminyum silindirle piyasaya sürüldü.

1989 yılında 50 PK N modeli ile en performans gösteren “Vespino” (küçük Vespa) modeli yaratılmış oldu.

1996 yılında ET5 125 modeli, 4 zamanlı merkezi motor ve otomatik şanzımana sahip olan ilk Vespa oldu. Vespa’nın jübilesi onuruna bu model piyasaya sürüldü ve tam 2 yıl boyunca Avrupa’nın en çok satan arkalı iki tekerli aracı oldu.

2000 yılına gelindiğinde ise ET4 50 modeli ile ilk 4 zamanlı motora sahip “Vespino” yaratıldı. Deposu tamamen doluyken 500 kilometreden fazla yol yapan bu model, Vespa’nın dijital evrimine damga vurdu. Bundan sonra da Vespa, ABD pazarına geri döndü. 10 yıllık bir aradan sonra Vespa LX/S modeli, ABD pazarına girdi ve en çok satan iki tekerlekli araç oldu.

2000 yılında Vespa akımı dünyada yeniden alevlendi. Volkswagen Beetle’den New Beetle üretimi gibi Vespa’nın en çok ün kazandığı ET – 4 Cento 50 isimli modeli yeniden tasarlandı. Opak renklerde ve sele renklerinde orijinal kombinasyonlar kullanılarak üretildi. 150 cc, 4 zamanlı ve otomatik olan ET-4’lerin kullanımının klasik Vespa’dan daha kolay olmasıyla hemen sevildi.

Vespa birçok modelinde de yenilgilere uğradı. Bu modeller ise; 2005 yılında üretilen GTS 250 i.e, 2008 yılında üretilen GTS 300 Super, 2009 yılında üretilen S 50 ve LX 50 4V, LX 3V ve Vespa S 3V isimli modellerdir.

Habere Kim Ne Dedi?

0       0

Yorumları görmek için ;

Giriş yap!



Facebook'ta Paratic :

Benzer yazılar