Üretkenliğinizin Önündeki 9 Kötü Alışkanlık


61 paylaşım
  Nesrin Bayraktar

Siz de işlerini zamanında yetiştirmemekten hayıflananlardan biri olabilir misiniz? Yaptığınız planların sürekli olarak suya düştüğünü görüp kendinize olan inancınızı gitgide daha da çok kaybediyor musunuz? Başarıdan gittikçe uzaklaştığınızı, çabaladıkça işleri daha da batırdığınızı mı düşünüyorsunuz? Başkaları bir günde bir dizi iş yapmayı becerirken sizin neden toplasan 5 parmağı geçmeyecek kadar iş yapabildiğinizi merak mı ediyorsunuz? Yapılacaklar dağ kadar olmuşken içinizdeki tembellik yapma isteğinizin nedenini mi arıyorsunuz? O zaman bazı alışkanlıklarınızı gözden geçirmeniz gerektiğini bilmelisiniz.

Eğer ne iş ne de özel hayatınızda istediğiniz başarıyı ve üretkenliği yakalayamıyorsanız, değiştirmeniz gereken bazı kötü alışkanlıklarınız var demektir. Çünkü üretkenliğinizi baltalayacak kötü alışkanlıklarınızı sürdürmeye devam ettikçe hayalini kurduğunuz yaşama asla kavuşamazsınız. İşte bunun için de olaylara ve yapılacaklara karşı takındığınız bakış açılarını bir bir düşünmeniz gerekiyor. Nerede hata yaptığınızı, diğerlerinin 1 saatte yaptığı işi sizin neden iki katı sürede yapabildiğinizi anlamak için kesinlikle bunu yapmalısınız. Hatalı davrandığınız noktaları görmeli ve bunları değiştirmek için eski kötü alışkanlıklarınızdan vazgeçerek tamamen yenileriyle daha başarılı, daha mutlu bir hayata doğru yol almalısınız.

Evet, bugün yukarıda cevabını aradığınız sorular üzerine konuşacağız. Pek çok kişinin aslında kendini parçalarcasına çalışmasına rağmen neden hak ettiği başarıya ulaşamadığından bahsedeceğiz. Nitekim büyük ihtimalle aşağıda verimli çalışamamanızın ve günlerinizi boş işlerle geçirmenizin nedenlerini bulacaksınız diye düşünüyorum. İsterseniz, lafı daha fazla dolandırmadan konuya başlayalım ve çok daha üretken biri olabilmek için terk etmeniz gereken kötü alışkanlıkları tek tek incelemeye başlayalım.

Uyku Öncesindeki Zamanı Televizyon Karşısında Geçirmek!

Uyku Öncesindeki Zamanı Televizyon Karşısında Geçirmek!Sizin de böyle bir alışkanlığınız var mı? Eve döndükten sonra neredeyse bütün saatlerinizi televizyonun karşısında pinekleyerek geçiriyor olabilir misiniz? Daha da kötüsü sık sık televizyonun karşısında uyukluyor, boyun ağrısıyla uyanana kadar gecenin büyük bölümünü kanepede yatarak mı geçiriyorsunuz? O zaman hemen şimdi terk etmeniz gereken ilk alışkanlık bu! Çünkü siz farkında olmasanız bile bu davranışınız üretkenliğinizi inanılmaz derecede azaltıyor. Neden mi? Birincisi televizyon izlemek (tabii eğitici programlar dışında) size hiçbir şey katmıyor. Ülkemizde çoğu insanın yaptığı gibi o saçma yarışma programları ya da her hafta bir öncekinin aynı olan dizileri izlemek size hiç ama hiçbir şey kazandırmıyor. Televizyon izlemenin sizi dinlendirdiğini düşünebilirsiniz, ama emin olun o renkli ekranlar dinlenmenize bile yardımcı olamıyor. Aksine strese girmenize ya da üzülmenize neden oluyor.

Sonuç olarak; size zaman kaybettirmekten başka hiçbir şey vermeyen bu alışkanlık yerine, yapabileceğiniz pek çok farklı şey olduğunu bilmelisiniz. Beyninizi ve bedeninizi aktif olarak kullanmadığınız bu alışkanlık yerine edinebileceğiniz bir sürü yeni alışkanlık bulabilirsiniz. Mesela; bir enstrüman çalabilir, yürüyüşe çıkabilir, arkadaşlarınızla buluşabilir, film izleyebilir, kitap okuyabilir, ertesi gün yapacağınız işleri gözden geçirebilir, çocuklarınızla vakit geçirebilir, evinizi toparlayabilir, kısacası o aptal kutusunun karşısında vakit geçirmek yerine daha farklı bir ton şey yapabilirsiniz. Nitekim kazanacağınız yeni alışkanlıklar sayesinde hem akşamlarınızı daha kaliteli aktivitelerle uğraşarak geçirmiş olacak hem de güne televizyon karşısında tembellik yaparak uyuyakalmış yorgun bir sizle başlamak zorunda kalmayacaksınız.

Multitasking Tuzağına Düşmek!

Multitasking Tuzağına Düşmek!Yoksa siz de aynı anda birden çok iş yapmakla gurur duyanlar arasında mısınız? Üzerinize fazla fazla yük almanın sizi başarıya götüreceğini falan mı düşünüyorsunuz? Multitasking konusunda uzman olduğunuzda üretkenliğinizi maksimum düzeyde kullanacağınızı mı zannediyorsunuz? O zaman bu yaklaşımlarınızda tamamen hatalı olduğunuzu bilmelisiniz. Çünkü multitasking zannettiğinizin aksine üretkenliğinizi arttırmayacak, aksine onu büyük oranda baltalacayacaktır. Zira aynı anda birden çok iş yapmaya çalıştığınızda en basit işleri bile doğru düzgün yapamaz, normalde hiç düşmeyeceğiniz hatalara düşer ve doğal olarak da hepsi için tekrar tekrar zaman ayırmak zorunda kalırsınız. Yani başarılı olacağım derken farkına varmadan başarısızlığa davetiye çıkartırsınız.

Düşünsenize; aynı anda hem telefonla konuşup hem müzik dinleyip hem çalışmaya çalışıyorsunuz. Aklınız ya sıradaki favori şarkınıza gider ya telefonda konuştuğunuz insanın ne dediğini doğru düzgün anlamaz ya da üzerinde çalıştığınız işte yanlışlıklar yaparsınız. Oysaki bunların hepsini aynı anda yapmaya çalışmak yerine sırayla yapsanız, tam olarak konsantre olacağınız için karşılaşabileceğiniz sorunları en aza indirgemiş olursunuz. İşte tam da bu nedenlerden dolayı, aynı anda birden çok iş yapma alışkanlığınızdan vazgeçmeli ve işleri sırayla yapmanın sizi çok daha üretken biri haline getireceğine inanmalısınız.

Önemli İşler için Gereğinden Fazla Zaman Biçmek!

Önemli İşler için Gereğinden Fazla Zaman Biçmek!Üretkenliğinizi baltalayan kötü alışkanlıklarınızdan bir tanesi de bu olabilir! Yani önemli işler için gereğinden fazla zaman ayırıyorsanız, büyük ihtimalle yarım kalmış ya da yapılması gerekip de ertelenen işlere çok tanıdıksınız demektir. Bunu çok önem verdiğiniz, ama yeterince zamanınız ya da enerjiniz olmadığı için bir türlü başlayamadığınız işler olarak da düşünebilirsiniz. Hani masanızdaki en önemli dosya akşama kadar öylece durur ya! Hani ona çok özenmek istediğiniz için üzerinde çalışmaya bir türlü başlayamazsınız ya! İşte aynen öyle bir şey! Tamam, önemli işler için diğerlerinden daha fazla zaman ayırmak doğrudur. Ama burada işi abartmamanız da lazım. Mesela; çok sevdiğiniz bir arkadaşınızla öğle aranızda buluşmak istemediğiniz için görüşmeyi haftalarca ertelemek hiç de doğru değildir. İşte aynı durum burada da geçerlidir. Uzun lafın kısası, önemli işlerinize daha çok zaman ayırmaya çalışın; ama bu o işe hiç başlayamamanız anlamına da gelmesin.

Gün Boyunca Verimli Olmaya Çalışmak!

Gün Boyunca Verimli Olmaya Çalışmak!İstediğiniz verime ulaşamamanızın nedenlerinden bir tanesi de gün boyunca üretken olmaya çalışmanız olabilir. Eğer gününüzün her dakikasını üretken bir şekilde geçirmeye çalışıyorsanız, doğal olarak bunu başaramaz ve başarısızlığınızı gördükçe modunuzu daha da aşağıya çekersiniz. İşte bu nedenden dolayı, gün boyunca üretken olmaya çalışmaktan vazgeçmelisiniz. Zira her anınızı tam konsantre olarak geçirmeniz mümkün değil. Sonuçta bazıları günün ilk saatlerinde üretkenliklerini maksimum seviyeye çıkartırken bazıları akşam saatlerinde yaptıkları işlerden tam anlamıyla verim alıyor.

Dolayısıyla yapmanız gereken şey öncelikle hangi zaman dilimleri içerisinde daha üretken olduğunuzu anlamak ve çalışma sisteminize bu doğrultuda karar vermek. Mesela; belki de siz tam bir gece kuşusunuzdur, ama henüz bunu bilmiyorsunuzdur? Ya da sabah saatlerinde neredeyse günün bütün işini tamamlayabilecek güce sahipsinizdir, ama gücünüzü yanlış zamanlarda kullanmaya çalışıyorsunuzdur. Neticede arada sırada dikkatinizin dağılmasının gayet normal olduğunu ve bunun kısa süre içinde geçeceğini bilmelisiniz. Siz yeter ki bütün gün aynı performansı gösteremeyeceğinizin farkında olun ve zaman yönetiminizi bu gerçeğe göre şekillendirin.

Her İşi Tek Başına Yapmaya Çalışmak!

Her İşi Tek Başına Yapmaya Çalışmak!İşleri bir türlü yetiştirememenizin nedenlerinden biri de her işi tek başına yapmaya çalışmanız olabilir. Eğer yardım istemeyi bilmiyor ve sizi zorlayacak işlerde bile yalnız başınıza hareket etmeye çalışıyorsanız, başarılı olamamanız kuvvetle muhtemeldir. Sonuçta herkesin yetenekleri farklıdır ve hiç kimse her konuda dört dörtlük başarıyı yakalayamaz. İşte bu nedenle, zayıf olduğunuz noktalarda başkalarından yardım istemekten çekinmemelisiniz. Zira bu sizin güçsüzlüğünüzü ya da başarısızlığınızı ifade etmeyecektir. Aksine akıllıca davrandığınızı ve zayıf olduğunuz konularda yardım alacak kadar başarıyı istediğinizi gösterecektir. Unutmayın, siz üstün yeteneklere sahip olan bir süper kahraman değilsiniz ve her zaman yanınızda desteğini alabilecek birilerini bulundurmalısınız.

Kusursuzu Aramak!

Kusursuzu Aramak!Aslına bakarsanız, istediğiniz kadar üretken olamamanızın nedenlerinden biri de mükemmeliyetçi yaklaşımınız olabilir. Her işte kusursuz olmaya çalışıyor, tamamladığınız işleri beğenmediğiniz için sil baştan yapmaya uğraşıyorsanız doğal olarak verimli olamazsınız. İşte bu nedenle, kusursuzu aramaktan bir an önce vazgeçmelisiniz. Saçma takıntılarınızdan kurtularak kendinize güvenmeli ve aslında doğru işaretlediğiniz şıkkı geri dönüp dönüp yanlışa çevirmemelisiniz. Tamam, yaptığınız her işin mükemmel olmasını isteyebilirsiniz. Ama bu demek değil ki bir virgül hatası yüzünden koca romanı yakacaksınız! Evet, bu şekilde davranan ve mükemmeli aradığı için kendini başarısızlığa mahkum eden sayısız insan var. Eğer siz onlardan biri olmak istemiyorsanız, ufak tefek kusurları görmezden görmeyi bilmeli ve yeteneklerinize güvenmelisiniz.

Yetiştirememe ya da Yapamama Korkusuyla Strese Girmek!

Yetiştirememe ya da Yapamama Korkusuyla Strese Girmek!Siz de sık sık işleri yetiştirmeme ya da yapamama gibi korkular yaşıyor musunuz? Bir şeyler yapmadan geçirdiğiniz her dakika sırtınızdaki yükün biraz daha ağırlaşması durumunu yaşıyor musunuz? Başarılı olamama korkusuna yenik düşerek kendinizi gereksiz yere strese sokuyor musunuz? Öyleyse bu kötü alışkanlık da kurtulmanız gerekenler arasında! Yani bir an önce kendinize eziyet etmekten vazgeçmeli ve işleri yetiştirememe yüzünden stres yaşamak yerine yapacağınız işe odaklanmalısınız. Çünkü ne kadar çok stres yaşarsanız o kadar çok başarısız olur, normalde başaracağınız işleri bile yapamaz hale gelirsiniz. Bir anlamda eliniz ayağınıza dolaşır ve bu kısır döngü battıkça daha çok battığınız bir kara deliğe dönüşür.

İşte bu nedenle; üretkenliğinizin düştüğü anlarda endişelerin esiri olmak yerine kendinizi rahatlatmak için farklı yöntemler denemelisiniz. Nitekim siz baskı altında oldukça ne bedeniniz ne de zihniniz beyninizin verdiği komutlara göre hareket edemeyecek ve doğal olarak da hiç istemediğiniz başarısız sonuca ulaşacaksınız. Uzun lafın kısası; üretkenliğinizi arttırmak istiyorsanız, öncelikle stresle mücadele etme yollarını öğrenmeli ve bu olumsuz duygunun sizi karşılaşmak istemeyeceğiniz surumlar içerisine düşürmesine izin vermemelisiniz.

Akışına Bırakmak!

Akışına Bırakmak!Hani bazıları da “işleri akışına bıraktım” diyerek bir kenara çekilirler ya! Sonra da neden başarısız olduklarını düşünürler. İşte siz onlardan biri olmayın. Üretkenliğinizi baltalayacak bu kötü alışkanlıktan olabildiğince çok uzak durun. Aranıza o kadar büyük bir mesafe koyun ki akışına bırakmayı değil, hayatınıza uyarlamayı aklınızdan bile geçirmeyin. Çünkü bu da sizi verimsizliğe ve başarısızlığa sürükleyecektir. Akışına bırakmak yerine yapmanız gereken şey her güne planlı bir şekilde başlamak ve zaman yönetimi konusunda ustalaşmak olmalıdır. O gün ne yapacağınızı, hangi görevleri tamamlayacağınızı bilmeden yola çıkar ve “ne çıkarsa bahtıma” yaklaşımıyla hareket ederseniz, zamanınızın çoğunu çöpe atmış olursunuz. Tamam, bazen doğaçlama yapmak en iyi seçenektir; ama bunu bir hayat tarzı haline getirmeden önce başarısızlığı ne kadar istediğinizi de gözden geçirmelisiniz derim. Çünkü risk edeceğiniz şey sadece o gün değil, aslında bütün yaşamınızdır.

Sosyal Medyada Çok Fazla Zaman Harcamak!

Sosyal Medyada Çok Fazla Zaman Harcamak!Başkalarının ne yiyip içtiklerine, giydiklerine, kısacası yaşamlarına bakarken ne kadar zaman harcadığınızı gerçekten biliyor musunuz? Siz hiçbir şey katmayan, hatta kıyaslama yapmanıza neden olarak size zarar veren sosyal medya alışkanlığınız için diyorum; gün içinde ne kadar vakit ayırıyorsunuz? Sevdiklerinize ayıracağınız zamandan ne kadar çalıyor, kariyerinizde terfi alma şansınızı ne kadar azaltıyorsunuz? Çok fazla mı? O zaman başarısızlığınızın nedenini başka yerlerde aramak yerine belki de şu an elinizde tuttuğunuz telefona bakın. Çünkü bu sanal dünya üzerinizde büyük bir hakimiyet kurmuş. Hem enerjinizden hem üretkenliğinizden hem mutluluğunuzdan çalan sosyal medya bağımlılığı sizi resmen esir etmiş.

Yani bu kötü alışkanlıktan hemen kurtulmanız gerekiyor. Size sosyal medya hesaplarınızı tamamen kapatın demiyorum, sadece ona ayırdığınız zamanın saatleri bulmasına izin vermemeniz gerektiğini söylüyorum. Sonuçta; siz başkalarının paylaşımlarını incelerken, onların yaşantıları hakkında yeni şeyler öğrenirken, bir yandan da kendi hayatınızı azaltıyorsunuz, zamanınızdan fırsatlarınızdan eksiltiyorsunuz. İşte bu gerçeğin farkına varmalı ve sosyal medya için ayırdığınız zamanın makul ölçüde olmasını sağlamalısınız.

Habere Kim Ne Dedi?

0       0

Yorumları görmek için ;

Giriş yap!



Facebook'ta Paratic :

Benzer yazılar