Üretkenliğinizi Düşüren 10 Kötü İş Alışkanlığı


95 paylaşım
  Nesrin Bayraktar

Şimdi sıradan bir iş gününüzü düşünmenizi istiyorum. Mesai saatlerinizi nasıl geçirdiğinizi, verdiğiniz molaları, tamamladığınız ya da bütün gün uğraştığınız halde bir türlü bitiremediğiniz işleri… Evet, hepsini bir bir düşünün. Sabah uyandınız diyelim, artık rutininiz neyse nasılsa onu uyguladınız, hazırlanıp yola koyuldunuz ve sonunda işinizin başına geçtiniz. İlk olarak ne yapıyorsunuz? Hemen mutfağa, kafeteryaya koşup kahveye sarılıyor olabilir misiniz? Gün içinde kazan kazan kafein alarak mı ayakta kalmaya çalışıyorsunuz? Ya da çayla kahveyle zaman kaybetmeyip, bir an önce yapacaklarınıza odaklanmayı mı tercih ediyorsunuz? Peki, ya sonra?

Öğlene kadar olan zamanınızı nasıl geçiriyorsunuz? Uyuklayarak mı, en mühim işlerinizi yaparak mı, yoksa tamamen öylesine takılarak mı? Evet, demek istiyorum ki kazandığınız parayı gerçekten hak ediyor musunuz? Size verilen görevleri layıkıyla yerine getirdiğinizden tam olarak emin misiniz? Veya bir şeyler yapmaya çalışıyor, ama yine de istediğiniz verimi alamadığınızı düşünüyorsunuzdur. Yani siz belki kazandığınız parayı kuruşuna kadar hak ettiğinizi düşünüyorsunuzdur, ama patronunuz bu konuda sizinle aynı fikirde değildir. Kaldı ki patronunuzun çalışmanızdan yeterince memnun olmadığını anlamanın bundan başka daha bir sürü farklı yolu var. Mesela ne mi?

Mesela; yıllardır aynı iş yerinde çalışmanıza rağmen, hala aynı pozisyondaysanız patronunuzun sizden pek memnun olmadığını düşünebilirsiniz. Sizden çok sonra gelenler üstünüz olmuşsa, bunun nedenini sorgulayabilirsiniz. Açıkça söylenmese bile, sizinle aynı işi yapan takım arkadaşlarınızın daha yüksek maaşları varsa, yine rahatlıkla böyle bir çıkarımda bulunabilirsiniz. Başkaları işlerini bitirip mesaiyi sonlandırırken siz daha yapılacakların yarısına bile tamamlayamadıysanız, bir yerlerde hata yaptığınızı kabullenmelisiniz. Sonuçta; patronunuz sizden yeterince memnun değilse ve itiraf edemeseniz bile siz de çalışma tarzınızdan hiç hoşnut değilseniz, o zaman verimli çalışamıyorsunuz demektir. Büyük ihtimalle zamanınızı yanlış işler için enerji tüketerek geçiriyor, önceliklerinizi bilemiyor, çalıştığınızı sandığınız halde boş gözlerle etrafa bakarak oyalanmaktan başka hiçbir şey yapmıyorsunuzdur. Evet, üzgünüm; ama gerçekler bu yönde!

Pek çok kişinin iş hayatında başarılı olamamasının ve doğal olarak da işini sevmemesinin (zira insan başarılı olamadığı bir şeyi sevemez) nedeni aslında yanlış iş alışkanlıklarına sahip olmalarıdır. Tıpkı yanlış bir anahtarla kilidi açmaya çalışmaya devam eden insanlar gibi bu kişiler de ısrarla aynı hataları yapmakta, sonra da içine düştükleri durumun nedenini merak etmektelerdir. Hatalı iş alışkanlıkları yüzünden kendilerini başarısızlığa mahkum eden bu kişiler, tabiri caizse üretkenliklerini resmen baltalamaktalardır. İşte bu nedenle, bugün sizlerle hatalı iş alışkanlıkları hakkında konuşmak istedim. Belki de bu alışkanlıkları gördüğünüzde, nerede yanlış yaptığınızı anlayabilir ve hatalarınızı düzelterek verimli çalışmanın keyfine varanlardan biri olabilirsiniz. Evet, ne diyorsunuz? Hatalarınızın farkına varacak mısınız, yoksa alıştığınız kötü düzene mi devam edeceksiniz? Ama durun. Çünkü bu sorunun cevabını aşağıdaki başlıkları inceledikten sonra vermeniz, sizin için çok daha iyi olacaktır.

İşte üretkenliğinizi düşüren 10 kötü iş alışkanlığı:

Sosyal Medyada Takılmak!

Sosyal Medyada Takılmak!Bilgisayar başında çalışıyorsunuz diyelim. Sosyal medya sayfalarını sürekli açık tutuyor olabilir misiniz? Siz de gelen her bildirimde, ister istemez konsantrasyonunuzu bozarak sanal dünyada ne olup bittiğine bakıyor musunuz? Ya da telefonunuzdan gelen her bip sesine kafanızı çevirip, dakikalar boyunca sosyal medyada mı takılıyorsunuz? Büyük ihtimalle öyle! Çünkü şu zamanda sosyal medya bağımlısı olmayan insan sayısı gerçekten çok çok az! Telefon kullanımı serbest olmayan çalışanlar bile, bir şekilde yolunu bulup Facebook, Instagram derken farkına varmadan mesailerini tüketiyorlar.

Bu nedenle, eğer siz de sosyal medyada takılarak çok fazla zaman kaybediyorsanız, bir an önce bu kötü iş alışkanlığından kurtulmanız gerektiğini bilmelisiniz. Hem kaldı ki sosyal medya takıntınız size yalnızca iş hayatınızda değil, özel hayatınızda da zarar vermektedir. Kimin hangi fotoğrafı beğenilmiş, kim nerede ne yapmış derken; kafanızı telefonlarınızın içine gömüyor ve bu sırada hayatı kaçırdığınızın farkına bile varmıyorsunuz. Neticede çalışıp çalışıp yine de yaptığınız işten verim alamıyorsanız, o zaman kendinize sosyal medyada takılmak için ne kadar zaman harcadığınızı sormalısınız. Ki emin olun, yalnızca bu kötü alışkanlıktan kurtulmak bile başarınız ve üretkenliğiniz üzerinde gözle görülür fark yaratmaya yetecek de artacaktır.

İkide bir Telefona Bakmak!

İkide bir Telefona Bakmak!Evet, üretkenliğinizi düşüren kötü iş alışkanlıklarınızdan bir tanesi de bu olabilir. Gün içinde sıklıkla telefonunuza gelen bildirimleri, mesajları, mailleri kontrol ediyorsanız o zaman başarısızlığınızın nedenini başka yerlerde aramamalısınız. Zira veriminizin bu kadar düşük olmasındaki ana neden ikide bir telefonunuzu elinize almaktır. Gelen her mesaja cevap vermeye çalışmak, önünüzde yapılacak dağ kadar iş varken kendinizi yazışmalara kaptırmak ve karşılaşabileceğiniz en muhtemel sonuç olan başarısızlıkla karşılaşmak! Nerdeyse her gün yaşadığınız durum bu ise mesai saatleri içinde telefonunuzla aranıza mesafe koymayı öğrenmelisiniz.

Sadece gırgır olsun diye gönderilen mesajlara cevap vermediğinizde emin olun bir şey kaybetmezsiniz. Sonuçta ikide bir telefona baktığınızda sadece telefonla geçirdiğiniz zamanı değil, bunun dışında bir de dikkatinizi tekrar toplayabilmek için harcadığınız zamanı da kaybetmiş olursunuz. Çünkü sosyal medyası, mesajları, bildirimleri derken aklınız iş dışında bambaşka yerlere gitmiş olur. Haliyle de yarım bıraktığınız işe tekrar odaklanabilmek için çaba harcamanız gerekir. İşte bu nedenle diyorum, mesai saatleri içinde sık sık telefona bakma alışkanlığınızdan vazgeçin diye! İşe başlar başlamaz telefonunuzun sesini tamamen kısın, hatta daha da iyisi sizi sürekli bölen teknolojik aletinizi kapatarak motivasyonunuzun engellenmesinin önüne geçin.

Haddinden Fazla Çay Kahve Tüketmek!

Haddinden Fazla Çay Kahve Tüketmek!Yukarıda ne söylediğimi hatırlıyor musunuz? Hani sormuştum ya, sabah iş yerinize gittiğinizde hemen çaya, kahveye mi koşuyorsunuz diye? Evet, siz de ana besin kaynağı olarak kafeini tercih edenlerden biri olabilir misiniz? Mesai saatleri içinde sürekli çay, kahve tüketiyor ve kafeinin üretkenliğinizi arttırmasını mı bekliyorsunuz? O zaman bir diğer hatalı iş alışkanlığınız da bu! Çünkü haddinden fazla çay, kahve tüketmek sizi daha verimli biri haline getirmez, aksine veriminizi düşürür. Tamam, günde 2-3 fincan kahvenin faydalı olduğunu hepimiz biliyoruz. Ama biz burada birkaç fincan çay ya da kahveden değil, kafein tüketiminin aşırısından bahsediyoruz. Zira kafeinin olumsuz etkileri arasında; stres, endişe, kalp çarpıntısı, mide sorunları, uykusuzluk gibi şeyler vardır. Ki tahmin edeceğiniz üzere bunların hiçbiri üretkenliğinizi arttırmaz. Neticede, gün içinde haddinden fazla çay kahve tüketiyorsanız, kafein alım miktarınızı bir an önce azaltmaya uğraşmalısınız. Tabii sağlığınızı ve kariyerinizi önemsiyorsanız!

Molaları Yanlış Kullanmak!

Molaları Yanlış Kullanmak!Molalarınızı yanlış kullanıyor olabilir misiniz? Nasıl mı? Mesela, işinizin başından haddinden fazla ya da gerekenden çok daha az kalkıyor olabilirsiniz. İhtiyacınız olduğu anlarda mola vermek yerine, tam da işe odaklanmışken ara veriyor olabilirsiniz. Kısacası, zamanlamayı yanlış yaptığınız için çalışmalarınızdan bir verim alamıyor olabilirsiniz. İşte bunun için de yapmanız gereken şey, molalarınızı daha bilinçli kullanmaya başlamak olmalıdır.

Örneğin, kendinize öğlene kadar iki kez mola verme hakkı verdiniz diyelim. Ancak konsantrasyonunuz fazlasıyla iyi ve işinizden keyif alarak çalışıyorsunuz. O zaman ara vermek zorunda değilsiniz. Hem belki öğleden sonra bu molalara daha çok ihtiyaç duyar ve hakkınızı o zaman kullanırsınız. Yani işe yoğunlaşmışken, ara vermemelisiniz. İş arkadaşınızın molaya gittiğini görüp, hiç yok yere konsantrasyonunuzu dağıtmamalısınız. Ya da aynı şekilde canınız sıkkınken çalışmak için kendinizi zorlamamalısınız. Tüm bunlara ek olarak daha çok iş yapacağım diye yemek molalarınızı iş başında geçirmemeli, bunun yerine iş verimini arttırmak için öğle tatilinde yapılması gerekenler neymiş bir bir öğrenmelisiniz.

Geç Saatlere Kadar Çalışmak!

Geç Saatlere kadar Çalışmak!Geç saatlere kadar çalışmak da üretkenliği öldüren hatalı alışkanlıklar arasında! Zaten genellikle geç saatlere kadar çalışanların işini zamanında bitiremeyenler olduğunu görürüz. Bütün gün bir iş yapmayıp, akşam olduğunda işi yetiştiremediği için herkesten çok çalışmak zorunda kalan bu kişiler, farkına varmadan kendilerini kısır bir döngüye sürüklerler. Zira geç saatlere kadar çalıştıkları için ertesi gün işe dinlenmiş olarak gelemez ve işlerini yine bitiremezler. Bu da onların hiç sonu gelmeyecek kötü bir çalışma sürecine düşmelerine neden olur. Kısacası, çok çalışacağım ya da işi yetiştireceğim diye sürekli gönüllü mesai yapıyorsanız, kendinize iyilik değil kötülük yaptığınızı bilmelisiniz. Zira bu üretkenliğinizi zerre kadar arttırmayacak tam tersine köküne köküne balta vuracaktır.

Kafanızı İşten Kaldırmamak!

Kafanızı İşten Kaldırmamak!Yoksa siz de gün boyunca işten kafasını kaldırmadığı halde yine de istediği başarıyı elde edemeyenlerden biri misiniz? Hani haftalar boyunca dersten başını kaldırmayıp, yine de 2 günlük çalışmayla tam puan alan arkadaşı kadar başarılı olamayan öğrenciler gibi! “İşte tam da benim durumum” diye düşünüyorsanız, o zaman kafanızı işe gömmekten vazgeçmeniz gerekiyor. Neden mi? Çünkü isteseniz de istemeseniz de saatler boyunca tam anlamıyla konsantre olarak kendinizi işe veremezsiniz. Yani arada sırada dinlenmeniz gerekir. İlaveten, bu durum bir süre sonra kendinizi kötü hissetmenize, hatta iş hayatında tükenmişlik sendromu yaşamanıza bile neden olabilir. İşte böyle sonuçlarla karşılaşmak istemiyorsanız, arada sırada kafanızı işten kaldırmalı işinizi daha eğlenceli hale getirmek için yapabileceklerinizi düşünmeli ve böylelikle de üretkenliğinizi düşüren hatalı bir davranıştan daha kurtulmuş olmalısınız.

Önceliklerinizin Farkında Olmamak!

Önceliklerinizin Farkında Olmamak!Veriminizi azaltan hatalı iş alışkanlıklarından bir tanesi de önceliklerinizin farkında olmamak! Yapacağınız işleri bir sıraya koyamıyor, nereden başlayacağınızı bilemiyor ve hep yanlış kararlar veriyorsanız, o zaman siz de bu hatayı yapanlardan birisiniz demektir. Peki, ne yapmalısınız da yanlışınızı düzeltmelisiniz? Öncelikle planlı çalışmayı öğrenmelisiniz. Hangi işin ne zaman teslim edilmesi gerektiğini bilmeli, hangi zamanlarda daha iyi çalıştığınızı anlamalı ve zor işleri bu zamanlarda yapmalı, kendinize uygun bir rutin belirleyerek işleri sıraya koymanın avantajını kullanmalısınız. Çünkü önceliklerinizi belirleyemediğinizde, mesainin ilk birkaç saatini ne yapacağınızı düşünerek geçirir, çalışmaya ancak nereden başlayacağınıza karar verdiğinizde başlayabilirsiniz. Anlayacağınız, önceliklerinizin fakında olmanız gerçekten çok önemli ve bunun üretkenliğinizi arttırmada kesinlikle büyük bir rolü var diyebilirim.

Aynı Anda Birden Çok İş Yapmaya Çalışmak!

Aynı Anda Birden Çok İş Yapmaya Çalışmak!Yani multitasking! Eğer aynı anda birden çok iş yapmaya çalışıyorsanız da hata yapıyorsunuz demektir. Ki bu da bir şekilde plansız çalışmaktan kaynaklanmaktadır. Diğer bir deyişle önceliklerinizin farkında olmadığınız için, aynı anda birden çok işi yapmaya çalışıyor ve sonuç olarak da hiçbir işi tam olarak yapamadığınızı görüyorsunuzdur. Sonuçta, üretkenliğinizi arttırmak istiyorsanız işleri sırasıyla yapmayı öğrenmeli ve bu hatalı iş alışkanlığından bir an önce kurtulmalısınız. Zira işlere tam olarak kendinizi veremediğiniz için hepsini yarım yarım bırakır, daha sonra üzerlerinden geçmek zorunda kalır ve gittikçe daha çok dağılan dikkatinizi bir türlü toplayamazsınız.

Konsantre Olmadan İşe Başlamak!

Konsantre Olmadan İşe Başlamak!İş hayatında istediğiniz başarıyı bir türlü yakalayamamanızın nedenlerinden bir tanesi de budur. Çünkü konsantre olmadan işe başlamanız, üretkenliğinizi ciddi oranda düşüren hatalı bir davranıştır. Şayet siz de böyle bir alışkanlığınız olduğunu düşünüyorsanız, kafanızı toplamadan işe başlama alışkanlığınıza acilen bir son vermelisiniz. Diyelim ki mesai başladı ve masanıza oturdunuz. Dakikaların geçtiğini, ama hala işe başlamadığınızı düşünerek kendinizi bir işin ucundan tutmak zorunda hissederseniz, ister istemez strese girer ve yanlış yaparsınız. Bunun yerine, aklınızı toplamak için bir şeyler yapmalı ve gün içinde yapacaklarınızı zihninizde şöyle bir canlandırmalı ve ancak tam anlamıyla konsantre olduğunuzda işe başlamalısınız. Emin olun, bu sırada kaybettiğiniz dakikaların karşılığını odaklanmayı başardığınızda misli misli alacak ve kendinize birazcık zaman tanımanın üretkenliğiniz üzerinde ne kadar etkili olduğunu açıkça görebileceksiniz.

İstemediğiniz Halde Kendinizi Çalışmaya Zorlamak!

İstemediğiniz Halde Kendinizi Çalışmaya Zorlamak!İş veriminiz üzerinde olumsuz etki yaratacak kötü iş alışkanlıklarından bir tanesi de istemediğiniz halde kendinizi çalışmaya zorlamaktır. Çünkü bunu yapmak size yarardan çok zarar vermektedir. İşe bir türlü kendinizi veremediğinizde ve canınız hiç mi hiç çalışmak istemediğinde yapmanız gereken şey, işe değil başka şeylere odaklanmaktır. Hatta iş dışında başka her şeyi düşünebilirsiniz diyebilirim. Çünkü kendinizi zorladığınızda, üzerinizde gereksiz bir baskı yaratmış olur ve normalde kolaylıkla yaptığınız işleri bile yapamaz hale gelirsiniz. “Neden çalışamıyorum, saat kaç oldu daha hiçbir şey yapmadım” diye düşünmek yerine, çıkıp biraz hava almak ya da müzik dinlemek gibi enerjinizi yükseltecek şeyler denemelisiniz. Hatta burada size iş hayatında stresle baş etmenin yolları başlıklı yazıyı okumanızı önerebilirim. Zira istemediğiniz halde kendinizi iş yapmaya zorluyorsanız, bu yazıyı okumaya kesinlikle ihtiyacınız var demektir.

Habere Kim Ne Dedi?

0       0

Yorumları görmek için ;

Giriş yap!



Facebook'ta Paratic :

Benzer yazılar