Siyasi ve Ekonomik Açıdan Tarihi Liderlerin Yapmış Oldukları En Büyük 10 Hata


89 paylaşım
  Mert Can Ördek

Sevgili büyüklerimizin de dile getirdiği gibi hatasız kulun olmayacağı hepimizin bildiği acı bir gerçek. İş dünyasında, aile yaşantımızda, özel hayatımızda almış olduğumuz kararların hepsi bizi her zaman doğru sonuca ulaştırmayabilir. Bedeliniyse bazen ağır, bazen de hafif kayıplarla öderiz. Ama hata yapan kişi bir ülkenin lideriyse ve yaptığı yanlış, işiyle alakalıysa; o zaman bedelini herkes ödemek zorunda kalır. Hatta bu durum bütün dünyaya bile mal olabilir…

İnsanlık serüvenin bazı dönüm noktalarıyla şekil aldığını, yapılan doğru ve yanlışlarla bugüne kadar geldiğini tarih kitaplarından okumuşuzdur. Bu durum özellikle de hakimiyetin tek elde toplandığı yıllarda daha sık gözlenen bir gerçekti. Düşünsenize, imparatoru olduğunuz ülke sizin ağzınızdan çıkacak birkaç sözcükle büyük bir savaşın içine sürüklenebilir. Özellikle doğru olduğunu düşünerek aldığınız kararlar, binlerce kişinin hayatına mal olabilirdi. Neyse ki günümüzde bu durum biraz daha iyimser. Değişen siyasi mekanizma, ilerleyen insan dostu teknolojiyle birleşince; yapılan siyasi hataların da minimuma inmesini sağladı.

Tarih, insanların hatalardan ders alması için vardır. Bugün sizler için oluşturduğumuz listeyse belki de alınabilecek en büyük dersleri kapsamaktadır. Çünkü bu yanlışlar dünyanın kaderini şekillendirmiş, tarihin akışını değiştirmiştir. Şimdi dilerseniz tarihte yapılan hatalara doğru kısa bir yolculuğa çıkalım.

İşte karşınızda siyasiler ya da politik liderler tarafından yapılmış en yıkıcı 10 hata.

10 Gerard Schröder Soykırım Anıtı’nda Yanan Alevi Söndürdü

Gerard Schröder Soykırım Anıtı'nda Yanan Alevi SöndürdüYapmış olduğu hata: Başbakan Gerard Schröder, Kudüs’te bulunan Yad Vashem Anıt Müzesi’ndeki ebedi alevi yükseltmek isterken, yanlışlıkla düğmeyi ters tarafa çevirerek bu ateşi söndürdü. Sonrasında ise hafif bir gaz bu alevi tekrar yakmak için kullanıldı.

Olayın hikayesi: Schröder, 2000 yılında Başbakanlığı’nın ikinci senesinde Orta Doğu’ya bir tur düzenledi. Gideceği noktalardan biri olan İsrail’e vardığında, soykırım sırasında ölen 6 milyon Yahudi’ye saygılarını sunmak için Kudüs’teki Yad Vashem Anıt Müzesi’ne uğradı. Geçmişte de İsrail’e yolu düşen birçok yabancı devlet adamı aynı müzeyi ziyaret etmişlerdi. Schröder de bu müzeye ziyaret gerçekleştirdiğinde, ona zamanın İsrail Başbakanı olan Ehud Barak eşlik etti.

Schröder, soykırım sırasında kurban giden insanların küllerinin bulunduğu bronz kavanozun karşısında onları anmak için devamlı olarak yanan alevin nasıl yükselebileceğini sordu. Tören sırasında Schröder, düğmeyi yanlış tarafa çevirdi ve orada yanan alev bir anda sönüverdi. Barak ona yardım etmeye çalışsa da sigara çakmağı sayesinde tekrar alevin yanmasını sağlayan teknisyen olmadan alevi tekrar canlandıramadılar. Bu hata belki direkt olarak büyük sonuçlar doğurmamış olmasa da Almanya ile İsrail arasındaki kötü ilişkilerin ebedi miras kalmasında pay sahibi olmuştur.

9 Gordon Brown – Brown’s Bottom

Gordon Brown - Brown's BottomYapmış olduğu hata: İngiltere’nin Maliye Bakanı Gordon Brown, İngiltere’nin altın rezervinin yaklaşık olarak yarısını borsa yükselişte olup altın fiyatlarının fırlamasına rağmen, tarihin en düşük fiyatına satmıştır ve bu olay Brown’s Bottom olarak bilinmektedir.

Olayın hikayesi: 1999 yılında altının değeri durağandı, bu nedenle Brown ellerindeki altının yaklaşık yarısı kadarını yani 395 ton altını açık arttırmada satıp, oradan gelen para ile yeniden yatırım yapmanın iyi bir fikir olduğunu düşündü. O zamanlar bilgi veren bazı uzmanlar, halen daha Brown’ın aklının sesini dinlediğini söylemekteler. Bu şekilde meydana gelmiş olsun ya da olmasın, önceden müzayedeyi duyurmayı seçmek ile büyük bir hata yaptığı inkar edilemez. Altın fiyatlarının ihale nedeniyle düşmeye başlaması sürpriz olmamıştı ve İngiltere ons başına ortalama 275 dolara altın rezervinin yarısını satmış oldu. Şimdi altın fiyatlarını göz önüne aldığımızda değeri 1000 dolar civarındadır. Bu gerçekten İngiltere için yıkıcı bir anlaşma olmuştur.

Ayrıca gelir ile yeniden yatırım yapma planı da başarısız oldu. Altın satılmadan önce Brown, yatırım amaçlı 3.5 milyar poundunu Euro’ya yükseltti. Altın piyasasındaki dalgalanma Euro’nun değerini yükseltmiş olsa da bu yatırım başarılı olmadı. Eğer İngiltere biraz bekleyip, sonrasında altını satmış olsaydı yaklaşık olarak 2 milyar poundluk kar elde edecekti. 1999 yılından 2002 yılına kadar onun döneminde yapılan bu düşüncesizce hareketler, siyasi yorumcular tarafından “Brown’s Bottom” olarak adlandırıldı.

DÜNYANIN EN GÜÇLÜ 10 İNSANI İÇİN TIKLAYIN.

8 Dean Acheson Kore Savaşı’nın Önünü Açtı!

Dean Acheson Kore Savaşı'nın Önünü Açtı!Yapmış olduğu hata: Pasifik’te ABD’nin dış politikasını açıklarken, Savunma Bakanı Dean Acheson 1950 yılında Ulusal Basın Kulübü’nde vermiş olduğu demeçte alan savunmasında Kore’nin atlandığını açıklamıştı. Bu açıklama Rusya’nın ve Kim Il-Sung’un, Kore’de çıkan iç savaşa ABD’nin müdahalede bulunmayacağı düşüncesine inandırdı.

Olayın hikayesi: Acheson, “Savunma alanı Ryukyus’tan Filipin Adaları’na kadar yürütülmektedir,” cümlesini kullanmıştır. Ryukyu Adaları, Japonya’nın güneyindedir. Bu açıklamada Kore’de herhangi bir ihtilaf olduğunda ABD’nin müdahalesinin sınırlı olacağı belirtilmektedir. Bazı uzmanlara göre bu açıklama, çatışma ortamının ortaya çıkmasının nedenlerinden bir tanesidir.

7 Büyük İskender Varis Seçmeyi Reddetmiştir

Büyük İskender Varis Seçmeyi ReddetmiştiYapmış olduğu hata: Ölüm döşeğindeyken başarısını kimin devam ettirmesi sorulduğunda, Büyük İskender üstü kapalı bir şekilde “en güçlü olan” cevabını vermiştir. Ne demek istediği anlaşılmamış, ailesi ve danışmanları onun ölümünden sonra birbirlerine cephe almış ve Makedonya İmparatorluğu çökmüştür.

Olayın hikayesi: Bazıları Büyük İskender’in zehirlendiğini söyleseler de Babil’de bulunan mekanında iki hafta boyunca ölüm döşeğinde kalmıştır. İmparatorun son günlerinde, ölümünden sonra işleri kolaylaştırmak için danışmanları devamlı olarak ona varisinin ismini sormuştur. Ancak İskender bu konuda esrarengiz olmayı tercih etmiş ve direkt olarak bir isim vermemiştir. Ölümünden sonra, bütün imparatorluk yeni hükümdarının kim olduğundan emin olamamıştır. Sonrasında, Philip ve IV. İskender adındaki iki oğlunun da kral olması gerektiği yönün beyanda bulunulmuştur. Ama ikisi de henüz bebek olduğu için bir türlü huzur ortamı sağlanamamıştır.

Kısa bir süre sonra Makedonya’ya bağlı birçok bölge bağımsızlığını ilan etti ve Büyük İskender’in imparatorluğu böylelikle son buldu.

6 Almanya Vladimir Lenin’in Rusya’ya Dönüşüne Yardım Etti

Almanya Vladimir Lenin'in Rusya'ya Dönüşüne Yardım EttiYapmış oldukları hata: Almanya, Rusya’yı istikrarsızlaştırmak niyetiyle Vladimir Lenin’e yardım etti ve diğer Rus politikacı mülteciler İsviçre’deki sürgünden kaçıp anavatanlarına geri döndüler.

Olayın hikayesi: Almanya, Birinci Dünya Savaşı sırasında mücadele ettiği geçici Rus hükümetini zayıflatmaya çalışarak İsviçre’de sürgün edilen bir grup devrimci ruhlu insanı geri gönderme kararı aldı. Lenin ve yoldaşlarını bir tren içerisine gizledikten sonra yeniden Rusya’ya kaçırıldılar. Lenin, vatanına geldikten sonra da Almanya’dan para desteği almaya devam etti. Bolşevik Parti, Rusya’nın kontrolünü ele geçirdikten sonra Lenin başa geçti ve Almanya ile barış için arabuluculuk yaptı. Ancak, Ülkedeki endüstrilerin kamulaştırılmasından ve Çar’ı mağlup edip kontrolü ele geçirdikten sonra, 1922 yılında sosyalist rejim SSBC iktidara geldi ve İkinci Dünya Savaşı’nda Almanya’ya karşı mücadele etti.

DÜNYANIN EN ZENGİN 10 LİDERİ İÇİN TIKLAYIN.

5 Atahualpa Sarhoş Bir Şekilde İnka İmparatorluğu’nu Kaybetti

Atahualpa Sarhoş Bir Şekilde İnka İmparatorluğu'nu KaybettiYapmış olduğu hata: İspanyol fatihi Francisco Pizarro’yu karşılamak için Cajamarca şehrine davet ettikten sonra Atahualpa sarhoş oldu ve şimdiye kadar tasarlanan en bariz pusulardan birinde 6 Bin adamını kaybetti.

Olayın hikayesi: Pizarro, 1513 yılında birkaç yüz adamı ile İnka İmparatorluğu’na doğru ilerleyişe geçti. Atahualpa bu durumu öğrendi ve şehrin hemen dışında 80 bin askerinin kamp yatığı Cajamarca şehrine onları davet etti. Pizarro, 1532 yılında sadece 168 adamı ile şehre giriş yaptı ve bölgenin çoğunlukla boş olduğunu gördü. Atahualpa, Pizarro ve adamlarının bir tehdit oluşturmadığını düşündü ve onları bir şölen için şehre davet etti. 6000 hafif donanımlı birliğin takip ettiği 80 adamı tarafından kuru otlar üzerine taşınan Atahualpa, o gece fazlasıyla sarhoş olmuştu. Atahualpa onu Katolik yapmaya çalışan İspanyol tercüman ile mücadele ederken, Pizarro’nun emri ile askerleri saklandıkları yerden çıktı.

Atahualpa yüzlerce adamını kaybederken, Pizarro kayıp vermedi. Hapse atılınca Atahualpa, eğer kendisini serbest bırakırlarsa onlara altın dolu bir oda vereceğini söyledi. Pizarro altını aldı ve onu da idam etti.

4 Napolyon Kışın Rusya’yı İstila Etmeye Çalıştı

Napolyon Kışın Rusya'yı İstila Etmeye ÇalıştıYapmış olduğu hata: 1812 yılının kış mevsimi sırasında Napolyon, yarım milyon asker ile Moskova’ya Rusya’nın kraliyet ailelerini Fransa’ya karşı yürütülen ekonomik savaşı durdurmalarına ikna etmek için hareket etti. Ancak koşullar için yeterince hazırlıklı olmamasından dolayı bunu başaramadı.

Olayın hikayesi: Savaşı başlatmak için ekipman götürülmesi gerekiyordu, özellikle de kışın Napolyon’un bu eşyaları götürebilmesi fazlasıyla zordu. Treni ve atları buz ve kar yüzünden yavaşlıyordu. Bu nedenle ikmal hatları sürekli olarak kesintiye uğruyordu ve Rus Çarı erzakları ve araziyi tutuşturarak “yeryüzünü kavurma” planını uyguladı. Böylece Fransızlar etrafındaki ürünleri kullanamadı.

Aralık ayında başlayan sefer, aslında sayısal olarak Fransa’nın üstünlüğünü gösteriyordu. 250 bin civarındaki Fransız askeri Rusya’nın savaş sırasında başa çıkabileceğinden çok daha fazlaydı. Alexander Moskova’yı korumak yerine, şehrin bir parçasını yakıp Fransızları oradan geri çekilmeye mecbur kıldı. Napolyon’un güçleri az ve yetersiz ekipmanları ile Rus ordusunun peşine düştü, alevler nedeniyle şehrin etrafını dolaşmak zorundaydı. Napolyon da bu doğrultuda bir emir verdi. Yapılan büyük hata sonucunda Napolyon çok geçmeden sürgün edildi.

DÜNYANIN EN ZENGİN 10 DEVLET BAŞKANI İÇİN TIKLAYIN.

3 Kral II. Philip İspanyol Armadasını Yanlış Adama Emanet Etti

Kral II. Philip İspanyol Armadasını Yanlış Adama Emanet EttiYapmış olduğu hata: Bir mikro yönetici olan Kral II. Philip, gemi filosunu emirlerini harfi harfine yerine getirecek biri olarak yaltakçı Alonso Perez de Guzman, 7. Medina Sidonia Dükü’ne emanet etti.

Olayın hikayesi: İronik adıyla “Yenilmez Armada” İngilizler ile yapılacak savaşa hazırlanıyordu. Kral II. Philip’in ihtiyacı olansa bu orduya liderlik edecek bir komutandı. Daha yetenekli birçok insan olmasına rağmen Philip; karada çok az, denizde daha da az deneyim sahibi olan Guzman’ı seçti. İyi bir Hıristiyan olarak üne sahip olan Guzman, Philip’in hoşuna gitmişti. Guzman, Kralın emirlerini harfi harfine uygulayacağı için onun yetenekleri hakkındaki şüphelere kulak asmadan orduya başarılı bir şekilde liderlik edeceğini düşündü. İlk gezisinde Guzman’ın gemileri İngiliz toplu gemileri tarafından Kanal’dan geri püskürtüldü. Guzman sert fırtınalar ile eve döndü ve tekrar yelken açtı.

İkinci kez İngiltere’ye doğru yelken açan Guzman’ın gemileri, bu süreç boyunca dalgalı deniz tarafından parçalarına ayrıldı. Sonunda güney tarafına ulaşmayı başardı. İngiltere ise onun için fazlasıyla hazırdı ve “Yenilmez Armada”, yenilmişti…

2 Çin’in Kendisini İzole Etmesi

Çin'in Kendisini İzole EtmesiYapmış olduğu hata: 1525 yılında Çin hanedanı Ming, okyanus için tasarlanan gemilerin hepsinin yok edilmesini emretti. Bu ve diğer tecrit eylemleri, Çin’in dış dünya ile bağlantısını kopardı. Ekonomik, teknolojik ve politik açıdan gerilemesine neden oldu.

Olayın hikayesi: Çin, deniz keşfi ve diğer kültürler ile ticaret açısından zengin bir kültüre sahipti. Ancak 1400’lü ve 1500’lü yıllarda her şey değişti. Konfüçyüs değerleri kültür için oldukça önemli hale geldi. Bu da kendine yeterlilik ve üstünlük anlamına geliyordu. Yani Çin İmparatorluğu artık gerekli olan her şeyin evlerinde, Çin’de olduğuna inanmaya başladı. Böylece dünya keşiflerini, diğer kültürler ile alışverişi durdurma kararı aldı.

Bu kültür kayması Çin’in çıkarları için hiçte iyi olmadı. Çünkü diğer ülkeler sadece dünya ticaretine katılarak Çin’e göre ekonomik ve teknolojik açıdan daha üstün oldular. Çin ise almış olduğu kararlar ile yabancı düşmanı seçkinciler olarak algılandı. Eğer Çin keşiflere ve diğer ülkeler ile alışverişe devam etseydi; şu anda var olan ekonomik, politik ve teknolojik açıdan çok daha iyi yerlere gelebilirdi.

1 Neville Chamberlian’ın Münih Anlaşması’nı İmzalaması

Neville Chamberlian'ın Münih Anlaşması'nı İmzalamasıYapmış olduğu hata: İngiltere Başbakanı olarak hizmet veren Neville Chamberlain, Almanya’nın Çekoslovakya topraklarından bir kısmını aldığını ilan ettiği anlaşmanın yapıldığı Münih’te düzenlenen konferansa katıldı. İkinci Dünya Savaşı, kısa bir süre sonra patlak vermesinden dolayı bu alttan alma politikası açık bir şekilde başarısızlıkla sonuçlandı.

Olayın hikayesi: Chamberlain’in yabancılarla ilişkilere gelindiğinde, milyonlarca insanın hayatını kurtarmak anlamına gelmese bile asla savaşa gitmeyen bir politika izledi. Bu durum onu, Nazi Almanya’sının zorla almış olduğu “Sudetenland” olarak adlandırılan bölgeyi kabul ettiği anlamına geliyordu. Kısacası Çekoslovakya’nın bir parçasının Almanya’ya ait olduğu kabul ediliyordu.

Naziler, bölgedeki kötü muamele gören halkın Nazi Almanya’sına katılması gerektiğini savunuyordu. Chamberlain hem bu durumun saçmalıktan ibaret olduğunu biliyor hem de bu konuda mücadele etmek istemiyordu. Sonuçta da Münih anlaşması Nazilere istediklerini verdi ve onları orada durduramadılar. Hitler, Çekoslovakya’nın geri kalanını da talep etti ve ülkeler bu isteğini geri çevirdiğinde güçlerini devreye soktu. Bunun yanı sıra faşist İtalya, Almanya’nın ne istediğini gördü ve kısa bir süre sonra ayrıcalıklar için kendi taleplerini oluşturdu.

Bir ülkenin lideri ya da siyasetçileri, o ülkenin geleceği ve hatta dünyanın kaderi ile oynayıp tarihin seyrini bir anda değiştirebilir. Ülke için alınan kararların neredeyse tamamı dünyayı ve o oranın gelecekteki gidişatını ilgilendirmektedir. Bazen küçük hatalar olarak görmüş olduğumuz yanılgılar, dünyayı değiştirebilir ve bizleri geri dönülmez bir kaosun içerisine sürükleyebilir. Bu nedenle, yaşadığımız ülkeyi yönetecek insanları iyi tanıyıp ona göre seçmeli ve alınan kararları dikkatle takip etmeliyiz. Bu öneriye uyup uymamayı sizlere bırakırken, asıl sorumuza gelelim. Sizce bu liderlerin yapmış oldukları dünyanın seyrini değiştiren hatalardan hangileri sizlerin de şaşırmasına neden oldu?

Habere Kim Ne Dedi?

0       0

Yorumları görmek için ;

Giriş yap!



Facebook'ta Paratic :

Benzer yazılar