Sizden Mutluluğunuzu Çalan 5 Hatalı Düşünce Tarzı


92 paylaşım
  Nesrin Bayraktar

“Ne yapsam da mutlu olamıyorum, her şeyi denedim; ama mutsuzluk benim yaradılışımda var…” Evet, siz de bazen ya da çoğu zaman böyle şeyler düşünüyor musunuz? Mutluluk üzerine yazılıp çizilen her şeyi okuyor, uyguluyor; ama yine de üzerinizdeki kara bulutlardan kaçamıyor musunuz? O zaman belki de izlediğiniz yöntemin yanlış olduğunu düşünmelisiniz. Yani diyorum ki belki sizin edinmeniz gereken alışkanlıklardan ziyade hayatınızdan çıkarmanız gereken alışkanlıklarınız vardır. Belki doğru hedefe doğru yol alıyorsunuzdur, ama yanlış aracı seçerek en başta hata yapmışsınızdır.

Evet, sürekli mutsuz olduğunu söyleyen insanların çoğu ne yazık ki bu hataya düşmektedir. Değiştirilmesi ya da bırakılması gereken alışkanlıklardan kurtulmak yerine üstüne yenilerini eklemekte ve doğal olarak hiçbir sonuca ulaşamamaktadırlar. Bu durumu, sağlam olmayan bir zemin üzerine bina dikmeye benzetebiliriz. Ya da en alt sıradaki kartları düzgün dizilmemiş bir iskambil kulesine! Sonuçta üzerine eklediğiniz şeyler ne kadar düzgün ve doğru olursa olsun bir şeyin temelinde sorun varsa, önünde sonunda yıkılacaktır, değil mi?
İşte siz de mutlu olmak için en doğru tavsiyeleri dikkate alsanız bile eğer temel düşünce biçiminizde ve yaklaşımınızda hata varsa, ne yapsanız da bir türlü mutlu olamazsınız. Zamanla mutlu olmaya uğramaktan vazgeçer ve mutsuzluğun üzerinize yapışıp kaldığını, ondan asla kurtulamayacağınızı düşünmeye başlarsınız. Diğer bir deyişle, kendinizi kronik mutsuzlar arasına dahil etmiş olursunuz.

Tabii, bunların hepsi birer varsayımdı. Çünkü siz ne mutsuzluğun üzerinize yapışıp kaldığını düşünecek ne de kendinizi kronik mutsuz olarak adlandıracaksınız. Evet, bunların hiçbirini yapmayacaksınız. Peki, ne yapacaksınız? Olması gerekeni! Yani aslında en başında yapmış olmanız gerekenleri yapacaksınız. Hatalı olan bütün düşünce tarzlarını öğrenecek ve bunlardan kurtulmak için çalışacaksınız. Mutsuzluğunuzun nedeni olabilecek bu yaklaşımlardan kurtulduğunuz zaman, mutluluğun kendiliğinden geleceğini göreceksiniz. Evet, biliyorum şu anda bu dediklerim bazılarına boş laf olarak gelebilir. Ama zaten değiştirmeniz gereken özelliklerden bir tanesi de açıkçasu bu! İnançsızlık! Tam da bu nedenle, aşağıdaki hatalı yaklaşımları öğrenmelisiniz. Ya da siz bilirsiniz. Kendinizi mutsuzluğa mahkum etmek istiyorsanız, ona diyecek lafım yok.

Başkaları için Yaşamak

Başkaları için YaşamakGerçekten mutlu olmak istiyorsanız, bütün kararlarınızı kendi iradenizle verip vermediğinizi düşünmelisiniz. Şimdi diyeceksiniz ki “başıma silah mı dayıyorlar, tabii ki kendim karar veriyorum.” Ama benim demek istediğim bu değil! Üzerine basmak istediğim konu bu hayatta başkalarını düşünerek değil, sadece kendiniz istediğiniz için bir şey yapıp yapmadığınız! Para kazanmak için işe gitmek, çocuğunuzu mutlu etmek için onunla oyun oynamak, arkadaşlarınızı kırmamak için tekliflerini kabul etmek, başkaları tarafından yargılanmamak için gerçek düşüncelerinizi söylememek… Evet, bunlar dışında diyorum. Kendiniz için ne yapıyorsunuz?

Gün içinde aklınızda bir şeyler olmadan kaç tane karar alıyorsunuz. Sonuçlarını düşünmeden kaç büyük adım atıyorsunuz? Bu sorulara dürüstçe cevap verdiğiniz takdirde belki mutsuz olma nedeninizi de bulabilirsiniz. Çünkü başkaları için yaşamaya devam ettiğiniz sürece hiçbir şekilde mutlu olamazsınız. Anlayacağınız, belki hiç farkında değilsiniz; ama siz hayatınızın kumandasını başkalarının eline çoktan vermişsiniz. Yaşama sevincinizi geri kazanmak istiyorsanız, hayatınızın size ait olduğunu bir an önce tüm dünyaya ilan etmelisiniz.

Kontrol Manyağı Olmak

Kontrol Manyağı OlmakHayatınızdaki her şeyi veya herkesi kontrol etmeye mi çalışıyorsunuz? Karşınıza çıkan beklenmedik durumlar karşısında ne yapacağınızı bilemeyip, öfke nöbetleri mi geçiriyorsunuz? O zaman siz de bir kontrol manyağı olabilirsiniz. Nitekim farkına bile varmadan tüm mutluluğunuzu sizden çalabilen kontrol manyaklığı gerçekten çok tehlikelidir. O yüzden bu kötü takıntıdan bir an önce kurtulmaya çalışmalısınız. Yaşamınızdaki her şeyi yönetemeyeceğinizi anlamalı, iradeniz dışında gelişen şeylere karşı bu kadar sert bir tutum sergilememelisiniz. Tesadüflerin veya beklenmedik sürprizlerin mutluluklarla dolu olabileceğine inanmalı, iradeniz dışında gelişen her şeye karşı korku dolu gözlerle bakmamalısınız. Uzun lafın kısası; kendinize her gün, gerekiyorsa her saat “bırak dağınık kalsın” demeli, mükemmeliyetçi yaklaşımınızın size daha fazla zarar vermesine izin vermemelisiniz.

İlişkilerinizin Her Zaman Sizi Mutlu Edeceğini Düşünmek!

İlişkilerinizin Her Zaman Sizi Mutlu Edeceğini Düşünmek!Ne yazık ki mükemmel ilişki yoktur. Siz büyük ihtimalle bu gerçeği kabul etmiyorsunuz. Hayatınıza giren herkesin sizi mutlu etmek gibi yüce bir görevi olduğunu zannediyor, bu nedenle de sürekli hayal kırıklığı yaşıyorsunuz. Eşinizin, sevgilinizin, ailenizin ya da arkadaşlarınızın sizi üzmesine katlanamıyor; her zaman iyi ilişkileriniz olması gerektiğini düşünüyorsunuz. İşte bu bakış açısı yüzünden de hiçbir zaman mutlu olamıyorsunuz.

Peki, bu hatalı yaklaşımınızdan kurtulmak için ne yapmalısınız? Öncelikle etrafınızdaki kişilerin de sizin gibi zor dönemleri olabileceğini ve bazen hiç istemedikleri halde başkalarını kırabileceklerini kabul etmelisiniz. Yani eşiniz ya da sevgilinizle bir gün boyunca çok mutlu olabileceğinizi, ama bir diğer gün işlerin pek o kadar da yolunda gitmeyebileceğini anlamalısınız. Dünyadaki en mutlu çiftlerin bile zaman zaman sorunlar yaşayabileceğini bilmeli, aile üyelerinin de birbirini kırabileceğini görmelisiniz. Kabullenmeyi öğrendiğiniz zaman kötü ilişkilerinizden çok daha az etkilenmeye başlayacak; ilişkilerinizin nasıl olsa düzeleceğini, düzelmese bile inceldiği yerden kopacağını kendinize rahatlıkla söyleyebileceksiniz.

Harekete Geçmek için Doğru Zaman Olmadığını Düşünmek!

Harekete Geçmek için Doğru Zaman Olmadığını Düşünmek!Bu tıpkı şey gibi! Hani otobüs durağında dakikalarca beklersiniz de geçen dolmuşların hiçbirine dur diyemezsiniz ya! İşte tam da onun gibi bir durum! Sizden mutluluğunuzu çalan hatalı düşünce tarzlarından bir tanesi de bu olabilir. Yani harekete geçmek için doğru zaman olmadığını düşünmek! Evet, günümüzde çoğu insan bu yanlış yaklaşımdan dolayı mutlu olamamaktadır.

“Henüz zamanı değil işi bırakamam, çocukların okulu var bir yere gidemem, yalnız yolculuğa çıkamam” diye diye zamanla her şeyi ertelemeye başlarsınız. İstediğiniz bir şeyi yapmak için uygun zamanın gelmediğini düşünür ve kendinizi görünmez bir kafese kapatırsınız. Peki, siz ne için doğru zamanı bekliyorsunuz? Tamam, doğruda bir sıkıntı yok; ama kime göre neye göre doğru olduğunu biliyor musunuz? Büyük ihtimalle sizin inisiyatifiniz dışında kalan her şey için doğru! Ancak görünen o ki siz bunun farkında bile değilsiniz.

Hayatın Her Zaman Mükemmel Olmasını Beklemek

Hayatın Her Zaman Mükemmel Olmasını BeklemekSizi mutsuzluğa sürükleyecek yanlış düşünce tarzlarından bir tanesi de budur. Eğer hayatın her zaman mükemmel olması gerektiğini düşünüyorsanız, kendinizi üzmekten başka hiçbir şey yapmazsınız. Bazen işlerin yolunda gitmeyebileceğini, gündüzün yanında gecenin de olduğunu ve bazen yaşananlarla alakalı elinizden bir şey gelmeyeceğini kabullenmelisiniz. Kabullenmek! Aslında söylemek istediğim tam olarak bu!

Sonuç olarak; hayattan güzel şeyler beklemeli, ama aynı zamanda kendinizi olabilecek kötü şeylere karşı da hazırlamalısınız. Kısacası gelecek her şeyi sakince karşılamayı öğrenmelisiniz. Ağlamanın en az gülümsemek kadar doğal olduğunu anlamalı, gözyaşlarınızı da sevebilmelisiniz. Bununla beraber yukarıdaki hatalı düşünce tarzlarından kurtulduğunuz zaman “neden sürekli mutsuzum” cümlesini de hayatınızdan çıkarmış olacaksınız.

Habere Kim Ne Dedi?

0       0

Yorumları görmek için ;

Giriş yap!



Facebook'ta Paratic :

Benzer yazılar