Sivilceleriyle Yaşamaya Alışmış İnsanların Anlayabileceği Şeyler


86 paylaşım
  Onur Körükcü

Ergenlik döneminde başlayan ve büyüdüğümüzü gösteren sivilceler, ileri yaşlarda tam bir baş belası haline gelir. Birçok insan, sivilcelerinden inanılmaz derecede utanıyor. Tabii, bunların dışında onları umursamayan arkadaşlar da var. Sivilceleri, bu kadar büyük sorun haline getirmeye gerek yok. Günümüzde milyonlarca krem ve hap bulunuyor, sırf sivilcelerden kurtulmak için. Ne kadar işe yaradıkları ise muamma.

Sivilceleriyle yaşamaya alışmış olan insanlar, bu konu hakkında kendileri bile dalga geçerler. Alışamayan insanlar ise genelde orayı gizlemeye çalışırlar. Sırf sivilcesi çıktı diye insan içine çıkmayan, kadın arkadaşlarınız illa vardır. O kadar büyütülecek bir mevzu değildir. Sonuçta birkaç gün sonra ortadan kaybolacak bir şey için mevzu çıkarmaya gerek yok. Buna rağmen, (isim vermeye gerek yok, herkes tarafından bilindiğini düşünüyorum) insanlar kendilerine zararı olan ilaçları kullanmakta ısrarcılar. Bu ilaçların bazıları inanılmaz bir derecede cildinizde kuruma yapıyor ve karaciğerinizi zorluyor. 2 – 3 sivilceden kurtulmak için tüm bunlara değer mi? Bence değmez. Her neyse, dönelim onlarla yaşamaya alışmış olan insanlara;

İşte, sivilceleriyle yaşamaya alışmış insanların anlayabileceği şeyler:

“Yetişkin değil miyim ben?” diye düşündürüyor: Ergenlik döneminde çıkmış sivilceleri pek de yadırgamıyorsunuz; ama yetişkinlikte çıkması da nedir yani? Şu an alnımda koloni kurmaya başladılar. Umarım, bir güne bedenimi işgal etmezler.

Sivilcelerden kurtulmaya çalışmak, çok para harcamaya sebep olabilir: O ilaçlara verilen paralarla neler yapabilirdiniz, bir düşünsenize. Çoğunun da işe yaramadığını düşünürsek, çöpe baya bir para gitmiş olsa gerek.

Cilt temizleme reklamlarının hepsine inanır hale gelirsiniz: Gördüğünüz her reklama kanarsınız. Sanki daha öncesinde aldığınız 2364 tanesi işe yaramış gibi! Bu aslında daha çok “boşver, daha ne kadar kötü olabilir, hem belki bu işe yarar” kafasıdır. Yaptığınız onca şeye rağmen, geçmediğinde ise sivilcelerinizle yaşamaya mahkum olduğunuzu düşünürsünüz.

İnsanlar, sürekli neler yapmanız gerektiğini söyler: Çünkü sizin çok sivilceniz var ve onlardan o sayede kurtuldunuz değil mi? Bizlere boşa ümit vermeyin. İnsanlar öyle şeyler söylüyorlar ki inanılacak cinsten değil. Bebek pudrası, elma sirkesi, yumurtanın sarısı, bal, limon, sarımsak, kil… Bu tarz şeylerin sivilce üzerine uygulandığında onu kurutacağına inanılır. Tüm bunlar; yalnızca şehir efsaneleri. Seneler boyunca bu tarz saçmalıklarla kandırdılar bizi. Denemekten de hiç vazgeçmedik ama söylemem gerek; arkadaşlar hiçbiri işe yaramıyor.

Yapılan esprilere alışıp, bir süre sonra kendinizde dalga geçmeye başlarsınız: Sivilcelerle ilgili çok güzel espriler var aslında. “Sinemaya giderken onun bilet parasını sen mi veriyorsun?”, “yorulduysa şöyle oturabilir”, “arkadaş yeni mi?”, “ne yiyeceğinize beraber mi karar veriyorsunuz?” gibi bir sürü orijinal esprilerle karşı karşıya kalabiliyorsunuz. Bir süre sonra zaten bunlara siz de dahil olup “bir dal ver de oda içsin”, “senin sivilcene aynısını yapsalar hoş mu?” tarzı şeylerle karşılık verebiliyorsunuz.

Patlatmak mı, patlatmamak mı? İşte bütün mesele bu: Kafanızdaki en çılgın sorulardan bir tanesi haline gelebilir. En iyisi patlatmayın, bırakın olduğu yerde kalsın. Patlatınca daha mı iyi gözüküyor sanki.

Sivilcesi olan insanlara iyi davranın. Çünkü o sivilceler büyük bir ihtimalle stresten dolayı çıkmaktadır. Zaten stresli olan bir insanla sivilceleri hakkında konuşmak çok da doğru değil. Stresten çıkmamış bile olsa, o insanın kendisine olan öz güvenini aşağılamak; doğru bir davranış biçimi değil. Evet, şakası yapılır ve gülünecek ise beraber gülünür. Fakat bu, bazı sınırlar çerçevesinde olmalıdır. Sivilceli olan insanların suratına tiksinerek bakmayın. Belli mi olur belki bir gün sizde de o kadar çok sivilce çıkar? Kim bilir?

Habere Kim Ne Dedi?

0       0

Yorumları görmek için ;

Giriş yap!



Facebook'ta Paratic :

Benzer yazılar