Silikon Vadisi’nin İlk Milyarderi: Jon Oringer’in Hikayesi


60 paylaşım
  Aysun Bayhan

Teknoloji severlerin, New York veya Kaliforniya dendiği zaman akıllarına ünlü Silikon Vadisi gelir. Eminim aranızda, buraya gitmek için can atanlar vardır. İşte bu kişiler için önemli bir isimden daha bahsetmek istiyoruz. İşte karşınızda Silikon Vadisi'nin ilk milyarderi ve Shutterstock'un kurucusu Jon Oringer'in hikayesi…


Silikon Vadisi tahmin ettiğiniz gibi sadece Facebook, Google gibi dev isimler ve bunların kurucularının nasıl milyarder olduklarından oluşmuyor. Daha niceleri Silikon Vadisi’nde kendine bir yer edinip dünyaya ismini duyurdu. Fotoğraf depolama sitesi olan Shutterstock’un kurucusu Jon Oringer, bu isimlerden birisi ve kendisi Silikon Vadisi’nin ilk milyarderi olarak tanınıyor.

Shutterstock öncesinde 10 kadar şirket daha kuran Jon, fotoğraf depolama sitesiyle yakaladı ve adını duyurdu. Onun ismini pek bilmeseniz bile siteyi hepimiz biliyoruz, değil mi? Tam bir başarı ve azim hikayesi yazan Jonathan E. Oringer, başarısızlıktan yılmamış ve çabalamaya hep devam etmiştir. Shutterstock projesi için “daha önce defalarca başarısız olmuştum, yine başarısız olmaya hazırdım,” sözlerini kullanıyor. Ama vazgeçtiğinden hiçbir zaman bahsetmiyor.

Bugün 70 milyondan fazla stok fotoğraf, vektör, video ve müzik barındıran Shutterstock öncesinde Jon, fotoğrafçılık hakkında hiçbir bilgiye sahip olmadığını söylüyor. 2003 yılında start verdiği projesinde şu an itibariyle 79.764.184 telifsiz stok görseli ve hafta içinde eklenen 821,008 görsel olduğu istatistiklerini resmi web sitesinden alabiliyoruz. Jon Oringer’in ise 1,35 milyar dolarlık bir serveti buluyor. 2013 yılında 1 milyar dolarlık serveti ile Silikon Vadisi’nin ilk milyarderi olarak kabul edildi. 2012 yılının Ekim ayında borsaya açılan Shutterstock’un % 55’ten daha fazla hissesi Jon Oringer’de bulunuyor ve buradan yıllık 1 milyar doları geçen bir gelir elde ediyor.

Shutterstock Fikri Nasıl Ortaya Çıktı?

Shutterstock Fikri Nasıl Ortaya Çıktı?Jon Oringer’in Shutterstock fikrinden önce, internet tarayıcılarında istenmeyen pencerelerin açılmasını önleyen bir uygulama üzerinde çalışıyormuş. 2003 yılına geldiğinde ise fotoğraf depolama sitesi fikrinin aklına nasıl geldiğini şu şekilde anlatıyor; “O dönemde yazılım geliştiriyor ve insanlara aboneliklerini yeniletmeye çalışıyordum. E-postalarım için genel amaçlı görsellere ihtiyacım vardı ve bu tarz görselleri toplamanın ne kadar zor olduğunu fark ettim,” diyor.

Belki de birçoğumuzun henüz internet varlığından haberdar olmadığı zamanlarda, mekanları ve objeleri içeren görsel çeşitliliği çok azmış ve bu işi yapan birkaç şirket bulunuyormuş. Getty Fotoğraf gibi genel olarak haber ajansları için fotoğraf üreten birkaç şirket dışında örneğin bir elma resmi bulamıyorsunuz. Böyle bir fotoğrafa ihtiyaç duyduğunuzda ise oldukça maliyetli bir sonuçla karşı karşıya kalıyorsunuz. İşte bu noktada aklında hayat bulan Shutterstock fikri, Jon’u milyarder yapmaya yetmiş.

Herhangi bir fotoğraf geçmişi bulunmamasına rağmen Jon Oringer, bir fotoğraf makinesi satın almış ve Craigslist gibi sitelere konu olan konu mankeni için ilan vermiş. En büyük sermayesi olan fotoğraf makinesiyle New York sokaklarında dolanmaya başlamış ve birçoğumuzun ilgisini çekmeyen basit, sıradan olan her şeyin fotoğrafını çekmiş.

Shutterstock’un İlk Zamanları ve Dönüm Noktası

Shutterstock'un İlk Zamanları ve Dönüm NoktasıElinde bir fotoğraf makinesiyle sıradan şeyleri fotoğraflayan Oringer, ilk yıl 30 binden fazla fotoğrafı Shutterstock sitesine yüklemiş. Buraya müşteri çekmek içinse Google Reklamlar servisine ilan vermiş. Bu şekilde başlayan hikayesinin dönüm noktası ise fotoğraf taleplerine cevap vermekte zorlandığı sıralarda ortaya çıkıyor.

Jon Oringer, bu aşamaya kadar Manhattan’da faaliyet göstermiş ve Silikon Vadisi’ne gitmek istememiş. Bunun nedeni olarak da sermayeye ihtiyacı olmadığı için Silikon Vadisi’ne girerek bir girişimci modeline çevirmediğinden bahsediyor. Shutterstock’un, diğer teknoloji şirketlerinden farklı olarak dış yatırımla kurulmadığını dile getiriyor. Dış yatırımla bir iş kurmadığı için hem kontrolün tamamen kendisinde kaldığından hem de daha başlangıç aşamasında kar amaçlı bir strateji geliştirebildiğinden de bahsediyor. Yapması gereken tek şeyin ise birkaç bin dolarlık bir fotoğraf makinesi satın almak ve küçük bir ofis kiralamak olduğunu belirtiyor.

Shutterstock’un Bugün Geldiği Nokta

Shutterstock'un Bugün Geldiği NoktaKendi yağından kavrularak zirveye çıkan Jon Oringer; ilk başta fotoğraf çekmek, internet sitesini tasarlamak ve telefonlara cevap vermek gibi işleri hep kendi yapmış. İşi büyütme aşaması geldiğinde ise tahmin ettiğinizin aksine bir fotoğrafçıyla değil, mühendisle çalışmayı tercih etmiş.

Şimdilerde ise Shutterstock, 150’den fazla ülkede 750 binden fazla kullanıcıya fotoğraf satışı yapan bir depolama sitesi haline gelmiştir. Ciro ve büyüme hedefleriyle her geçen yıl biraz daha büyüyen Shutterstock; fotoğraf, vektör, illüstrasyon, ikon gibi hizmetlerin yanı sıra video ve müzik hizmetine de başlamıştır. Kendi kazandırdığı kadar sanatçılara da kazandıran Shutterstock, dünyaca geniş bir kullanıcı kitlesine sahip ve bu nedenle birçok sanatçının burayı tercih ettiğini okuyabilirsiniz.

Jon Oringer, kendi ihtiyacından doğan girişimiyle adını zirveye yazdıranlardan oldu. Ne demişler, tüm icatlar ihtiyaçtan doğar. Elde ettiği başarı ve servetten bahsetmekten hoşlanmayan Jon, konu ne zaman buraya gelse mevzuyu ustaca değiştiriyor. Ayrıca bilinenlerden birisi de Jon’un üniversitede gittiği staj dışında hiçbir geleneksek işe girmemiş olmasıdır. Bu konuda; “Galiba artık gerçek bir işim var,” sözlerini kullanıyor. Şimdi ise Shutterstock’un CEO’su olarak görev yapmaktadır.

Habere Kim Ne Dedi?

0       0

Yorumları görmek için ;

Giriş yap!



Facebook'ta Paratic :

Benzer yazılar