Sıklıkla Yapılan ve Modunuzu Olumsuz Yönde Etkileyen Hatalar


57 paylaşım
  Nesrin Bayraktar

Her gün yaptığınız şeylerin, sahip olduğunuz alışkanlıkların modunuz üzerinde ne kadar etkili olduklarını biliyor musunuz? Evet, hani o pek de önemsemediğiniz rutine dönüşmüş hareketlerinizin sizin mutluluğunuzda ya da mutsuzluğunuzda ne kadar etkili olduğunu diyorum. Acaba bunun farkında mısınız? Peki, içine düştüğünüz çıkmazların en büyük nedeninin gün içinde attığınız küçük adımlar olduğunu söylesem, ne derdiniz? Açıkça demek istiyorum ki sizin hep sorguladığınız mutsuzluğunuzun nedeni belki de sandığınız gibi başka şeyler değildir. Belki nefret ederek gittiğiniz işiniz değildir hayatınızdaki en büyük sorun. Ya da bir dargın bir barışık olduğunuz sevgiliniz değildir gözyaşlarınıza neden olan! Belki de düşündüğünüz hiçbir şey sizin asıl probleminiz değildir.

Boşuna dememişler, şeytan ayrıntıda gizlidir, diye! Belki sizin probleminiz de detaylarınızda gizlidir. Önemsizmiş gibi görünen hareketlerinizde, günlük alışkanlıklarınızdadır sorununuz ya da mutsuzluk kaynağınız. Enerjinizi sömüren şey belki de sizden başka hiç kimse değildir. Belki kendi kendinizi yiyip bitiriyor ama bu kötülüğü kendinizden beklemediğiniz için sorunu hep başkalarında arıyorsunuzdur. Diğer bir deyişle, kendi oturduğunuz dalı kesiyor ama baltayı tutan kişinin sizden başka biri olmadığını bilmiyorsunuzdur. Neden bahsettiğimi hala anlamadınız değil mi? Kendinizi mutsuzluğa sürüklediğinizi anlatmaya çalışıyorum. Gün içinde yaptıklarınızla kendinizi nasıl yorduğunuzu, nasıl üzdüğünüzü söylemeye çalışıyorum. Ama hala yeterince açık olamadıysam, aşağıdaki maddelere göz atmanızı öneririm. Belki bu maddeler nereye varmak istediğimi anlamanız için yardımcı olur.

İşte sıklıkla yaptığınız ve modunuz üzerinde olumsuz etki yaratan hatalar:

Rahatsız Edici Haberler İzlemek!

Rahatsız Edici Haberler İzlemek!Tamam, gündemden tabii ki haberdar olacaksınız. Dünyada olup bitenleri tabii ki takip edeceksiniz. Ancak burada birazcık seçici olmayı bilmelisiniz. Mesela; 3. sayfa haberlerine bakmadığınızda bir şey kaybetmezsiniz. Cinnet getirip ailesine kurşun yağdıranları, yeni doğmuş bebeğini sokakta bırakıp gidenleri, çocuğuna eziyet eden acınası ebeveynleri okumasanız da olur sanırım, öyle değil mi? Yani şahsen ben gözümü açar açmaz küçücük bir bebeği döven anne videosu izlemek istemem. Çünkü eğer izlersem bütün gün etkisinden kurtulamam. Kısacası, size duyarsız olun demiyorum ama okuduğunuz, izlediğiniz haberlerde birazcık da olsa seçici olmaya çalışın.

Negatif İnsanlarla Vakit Geçirmek!

Negatif İnsanlarla Vakit Geçirmek!Üzüm üzüme baka baka kararır, atasözünü daha önce duymuş olmalısınız. Peki, bu sözün ne kadar doğru olduğu hakkında bir fikriniz var mı? Yani birlikte vakit geçirdiğiniz insanların sizi nasıl etkilediklerini biliyor musunuz? O zaman şunu düşünün. Gerçekten pozitif arkadaşlarınız var mı? Yoksa genellikle melankolik takılan, hayatın bütün yükü omuzlarına yüklenmiş gibi davranan, her şeyin berbat olduğunu düşünen insanlar mı “dostlarım” dedikleriniz? Çünkü eğer hayalleri olmayan, olmadığı gibi sizinkileri de küçümseyen, olumlu düşünmeye saçmalık olarak bakan, kaybedenler kulübünden fırlamış gibi duran arkadaşlarınız varsa, kendinize büyük bir kötülük yapıyorsunuz demektir. İşte kendi kendinize yaptığınız bu kötülükten kurtulmak için etrafınızdaki insanları ölçüp tartmalı, sizi olumsuz etkileyen kişilerden uzaklaşabildiğiniz kadar uzaklaşmalısınız.

Sosyal Medya Bağımlısı Olmak!

Sosyal Medya Bağımlısı Olmak!Gününüzün ne kadarını sosyal medyada vakit geçirerek harcadığınızı biliyor musunuz? Arkadaşlarınızın fotoğraflarına, ne yiyip içtiklerine, nerelere gittiklerine bakarken hayatı ne kadar kaçırdığınızın farkında mısınız? Renkli ekranlara kafanızı gömdüğünüzde, akıp giden dakikaların ziyan olmadığını söyleyebilir misiniz? Evet, belki bunu kabul etmiyorsunuz ama bu sanal dünyaya her geçen gün biraz daha bağlanıyor ve kendinizi mutsuz ediyorsunuz. Neden biliyor musunuz? Hem sahte mutluluklara yoğunlaştığınız için hem yaşamı kaçırdığınız için hem de gördüklerinizle kendi hayatınızı kıyasladığınız için! Zaten yapılan araştırmalar da sosyal medya kullanımı yüksek olan insanların depresyona daha meyilli olduğunu kanıtlıyor. Neden kendinize böyle bir kötülük yapıyorsunuz? Bırakın, elinizdeki şu telefonları ve “tbt” yapmaya çalışmak yerine o anı iliklerinize kadar yaşamayı deneyin. Emin olun, eskisine göre çok daha fazla mutlu olacaksınız.

Düzenli Olmamak!

Düzenli Olmamak!Ne kadar düzenlisiniz? Eviniz, ofisiniz, masanız, ya da şöyle söyleyeyim hayatınız ne kadar düzenli? Planlı programlı olmanın ne anlama geldiğini biliyor musunuz? Her adımınızı düşünerek attığınızı söyleyebilir misiniz? Yoksa düzenin yakınından uzağından geçmiyor musunuz? Hayatınızı tek kelimeyle anlatın deseler, aklınıza gelen ilk kelime “kaos” mu olurdu? Eğer bu dediklerim yaşadığınız durumu anlatıyorsa o zaman sizin acilen planlı olmayı öğrenmeniz gerekiyor. İşlerinizi sıralamaya sokmayı, önceliklerinizi belirlemeyi, zamanınızı nasıl yöneteceğinizi bir an önce öğrenmelisiniz. Çünkü karmaşa içerisinde yaşamak sizi mutsuzluktan başka hiçbir yere götürmez. İşte bu nedenle, hayatınızı düzene sokmak için hemen şimdi ilk adımınızı atmalısınız.

Uyku Rutini Oluşturmamak!

Uyku Rutini Oluşturmamak!Düzensiz uykunun ruh haliniz üzerinde ne kadar etkili olduğunu biliyor musunuz? Uykunuzu alamamanız durumunda kendinizi ne kadar yorgun ve mutsuz hissettiğiniz hakkında bir fikriniz var mı? Evet, bu gerçeklerin farkında olabilirsiniz. Peki, ama bunları ne kadar umursuyorsunuz? Her gün belirli bir saatte yatıp belirli bir saatte kalkmak sizin için ne kadar önemli? Tamam, bu zamana kadar uyku düzeninize gereken hassasiyeti göstermemiş olabilirsiniz. Ama artık bu kötü alışkanlığınıza bir dur demenin vakti geldi diye düşünüyorum. Tabii, mutsuz olmaktan, yeterince dinlenememekten ve kariyerinizle birlikte hayatınızın hiçbir alanında başarılı olamamaktan şikayetçiyseniz! Evet, eğer bu dediğim durumları değiştirmek istiyorsanız hemen şimdi kendinize bir uyku rutini oluşturmalısınız. Gece yarılarına kadar televizyon karşısında oturmaktan vazgeçmeli, yatmadan bir saat önce renkli ekranlarla olan iletişiminizi kesmelisiniz. Ayrıca yatağınıza asla ama asla telefonunuzla birlikte girmemelisiniz. Çünkü tüm bunlar modunuzu olumsuz yönde etkileyerek, sabah güne kötü uyanmanıza zemin hazırlıyor.

Yanlış Beslenme Alışkanlıklarına Sahip Olmak!

Yanlış Beslenme Alışkanlıklarına Sahip Olmak!Yanlış beslenme alışkanlıklarına sahip olmak da modunuzu kötü etkileyen şeyler arasında! Neredeyse hepimizin düştüğü bu hata hemen o an olmasa da zaman içinde bizi tüketiyor. Fast food ve paketli market gıdaları üzerine kurulmuş hayatlarımız, tükettiğimiz yiyecek ve içecekler neticesinde gittikçe kötüleşiyor. İnanmıyor musunuz? O zaman sağlıklı beslenen insanlara bir bakın. Kötü alışkanlıkları olmayan, aynı zamanda ne yiyip içtiğini bilen kişilerin ne kadar canlı, ne kadar enerjik olduklarına bir bakın. Sonra bir de hamburgerlerle, pizzalarla, asitli içeceklerle midesini dolduran size bir bakın. Arada ne kadar fark olduğunu göreceğinizden eminim. İşte bu nedenle bedeninize ve ruhunuza işkence etmekten vazgeçin diyorum. Evinizde hazırlayacağınız sağlıklı yiyecekler ve içeceklerle beslenmeye başlayın. Çok geçmeden daha mutlu bir insan olduğunuzu göreceksiniz.

Başkalarına Boyun Eğmek!

Başkalarına Boyun Eğmek!Aslında burada hayatınızı başkalarına göre yaşayarak hata yaptığınızı söylemek istiyorum. Kendi isteklerinize göre değil de eşinizin, arkadaşlarınızın, ailenizin, çocuklarınızın isteklerine göre yaşadığınızı, bu yüzden de kendinizi kötü hissettiğinizi söylüyorum. Peki, neden mi? Nedeni o kadar açık ki! Mesela; bir gününüzü nasıl geçirdiğinizi düşünün. Sabahtan akşama kadar yaptığınız işler arasında kaç tanesi için “canım öyle istedi öyle yaptım” diyebilirsiniz? Hayatınızda kaç defa sadece kendinizi düşünerek karar aldığınızı söyleyebilirsiniz? Hiç mi? Yoksa parmakla gösterilecek kadar az mı? Evet, ne demek istediğimi anladınız mı? Sanki bileklerinize zincir vurulmasına boyun eğmişsiniz de bile isteye başkalarının üzerinizde söz hakkına sahip olmasına izin veriyorsunuz. Sonuçta, gerçekten mutlu olmak istiyorsanız, hayatınız üzerinde baskı kurmaya çalıştıran insanlara dur demeyi bilmeli ve özgürlüğünüzü ilan etmekten korkmamalısınız.

Kendinizi Sevmemek!

Kendinizi Sevmemek!Evet, sıklıkla yaptığınız ve modunuzu kötü yönde etkileyen hatalardan biri de bu. Yani kendinizi sevmemek! Neden böyle söylediğimi biliyor musunuz? Çünkü farkında olmasanız bile açıkça bunu belli ediyorsunuz. Kendinizi sürekli başkalarıyla kıyaslıyor, daha zayıf, daha kaslı, daha sarışın, daha uzun, daha bilmem ne olmak istiyorsunuz. Ve bu durum üzerinde hiç şüphesiz şu malum sosyal medya çılgınlığı var. Filtrelerle güzelleştirilmiş, üzerlerinde oynamalar yapılmış fotoğraflara bakıp bakıp ne kadar çirkin olduğunuzu düşünüyorsunuz.

Aslında o hayranlıkla baktığınız kişilerin de başkalarına benzemenin hayalini kurduğunu bilmiyorsunuz. Kısacası siz kendinize gereken özeni göstermiyorsunuz. Kendinizi sevdiğinizde dünyanın çok daha güzel bir yer olacağını ve hayata çok daha farklı bir açıdan bakacağınızı anlayamıyorsunuz. Yanılıyor muyum? O zaman bir düşünün derim. Bir şansınız daha olsa bu dünyaya yine siz olarak mı gelmek isterdiniz, yoksa bir başkası olarak mı? Bu soruya içtenlikle cevap verdiğinizde kendinizi ne kadar sevip sevmediğinizi de anlamış olacaksınız. Şayet sevmiyorsanız, kendinizi sevmek için çaba harcayın ve göremediğiniz güzelliklerinizi ortaya çıkartın.

Habere Kim Ne Dedi?

0       1

Yorumları görmek için ;

Giriş yap!



Facebook'ta Paratic :

Benzer yazılar