Sahil Kenarında Yaşayan İnsanların Anlayabileceği Şeyler


54 paylaşım
  Onur Körükcü

Sahiller, birçoğumuz için yalnızca tatillerde veya ufak kaçamaklarımızda gidebileceğimiz yerlerdir. Oralarda yaşamak, hepimiz için neredeyse bir rüyadır. Gerek yerleşim yerlerine uzak olmaları gerekse pahalı olmaları nedeniyle buralarda yaşamak zor bir hal alıyor. Ancak oralarda kalan insanlar ise durumlarından bir hayli memnun gözüküyorlar. Sahilde yaşamak, şehirde yaşamakla kesinlikle kıyaslanamaz. Temiz hava ve o güzel manzarayla iç içe olmak, şehrin kalabalığından uzakta olmak yani kısacası; tam bir cennet.

Bazı insanlar, sürekli olarak yaşayamayacaklarını düşündükleri için yazlık satın almakla yetiniyor. Evet, kısa bir süre olsa da buralarda vakit geçirme şansı elde ediyorsunuz; ama sahil kenarları; sadece yazları değil, her mevsim güzel yerler. Yaşamayı bildikten sonra kışında buraların sefasını sürebilirsiniz. Sahil kenarlarında yaşayan insanlar, diğerlerine göre çok daha sakin olurlar. Çünkü çevrelerinde etkilenebilecekleri bir gürültü, trafik sorunu, anlaşılması zor insanlar bulunmaz. Tamam, bu kadar bahsetmek yeter.

Şimdi, kendimizi sahil kenarında yaşıyormuş gibi düşünüp, sadece oradaki insanların anlayabileceği şeylere bir göz atalım:

Sahillerin yaz aylarında olduğu kadar kış aylarında da güzel olduğunu bilirsiniz: Sahiller, yazın uzun yürüyüşler yapıp, denize girebileceğiniz; kışın ise sıcacık bir fincan kahve eşliğinde camdan denizin nasıl dalgalandığını izleyip, keyif yapabileceğiniz bir yer.

Birazcık kendinizi beğenmiş hissedersiniz: Bu, her ne kadar istemsiz de olsa doğru. Düşünsenize; arkadaşınızla gününüzün nasıl geçtiği hakkında konuşurken, “plaj bugün şöyleydi”, “deniz çok iyiydi”, “kumsalda yürüyüşe çıktım” gibi şeyler söyleyince, ister istemez kendini beğenmiş hissediyor insan. Siz ne kadar istemeseniz de karşınızdakine hava atıyormuşsunuz gibi gelebilir.

Kumların üstünde oturup, denize bakarak, sorunlarınıza çözüm bulabildiğinizi fark edersiniz: Aslında bütün olay, yalnız kalmak ve ortamdaki sessizlikten ibaret. Tabii, kum ve denizde yardımcı olmuyor değil.

İnsanlar, sahile çöp attıklarında sanki sizin evinize atıyorlarmış gibi hissedersiniz: Bir süre sonra evinizin önündeki sahili benimser hale geliyorsunuz. Gayet normal bir davranış. Sonuçta; her gün sahilde oturuyor, yürüyor ve uzanıyorsunuz. Neredeyse evinizde geçirdiğiniz kadar sahilde vakit geçiriyorsunuz. Bu nedenle; sahili sahiplenmeniz gayet yerinde bir davranış.

Sahil kenarında oturuyorsanız daima yapacağınız bir şeyler olur: En basitinden, çıkıp yürüyüş yapmak bile çok güzel bir aktivitedir. Arkadaşlarla bir araya gelip ateş yakmak, kumların üstüne uzanıp gökyüzünü seyretmek gibi yapılabilecek bir sürü aktivite mevcut. Bazı insanlar ise balkonlarında oturup, deniz manzarasına karşı “okey” oynamayı tercih ediyorlar.

Ne yiyor olursanız olun, sahilde oturarak yenilen her şey size daha lezzetli gelir: Hele bir de o yemek sahilde hazırlanıyorsa tadına doyum olmaz. Deniz manzarası, yanında sevdiklerin… Bu yemeğin tadı nasıl kötü gelsin ki insana? Tatil amacıyla gelenler, bu insanları gıpta ederek izlerler.

Manzaradan asla sıkılmazsınız: Yazları deniz, kum, güneş; kışları ise sahile vuran dalgalar, sağa sola uçuşan kumlar… Bundan daha güzel bir manzara olabilir mi?

Evin asla kumdan arınmayacağını kabullenirsiniz: Öyle ya da böyle, o kum bir şekilde evinizin içerisine girecektir. Siz ne kadar uğraşsanızda bu, sugötürmez bir gerçek.

Yalnızca tatil amaçlı gelmiş insanları, ayırt edebilirsiniz: Bir bakışta turisti nasıl anlaşılıyorsa, sahil kenarında yaşayanlar da aynı şekilde tatilcileri rahatlıkla anlayabilirler. Bunu; onlara çok görmemek gerek, değil mi?

Dünyanın hiçbir yerinde dalga sesi kadar güzel, bir sesin olmadığını bilirsiniz: Havadaki tuzlu deniz kokusunu da unutmamak gerek.

Tatilciler hakkındaki hisleriniz sürekli değişir: Bölgenin ekonomisi için tatilcilerin gelmelerinin çok iyi olduğunu bilirsiniz. Ama giderek artan sayıları da bir hayli rahatsız edici olur. Sonuçta; her ne kadar iyi de olsalar, sizin alanınızı işgal ediyorlar. Hal böyle olunca da onlara karşı olan düşüncelerinizin sürekli değişmesi makul olabilir.

Dolabınızın % 80’i sahilde giymelik şeylerden oluşur: Kışlık bir yere giderken alışveriş yapılması gerekir. Çünkü dolapta tişörtler, şortlar, ince hırkalardan başka bir şey bulmak bir hayli zordur.

Başka bir sahilin daha iyi olduğunu iddia edenlere karşı hemen savunmaya geçersiniz: Sizin şehrinizin kötü; ama komşu şehrin daha iyi olduğunu söylediklerinde nasıl savunuyorsanız, bu konuda da durum aynı. Sahil kenarlarında yaşayanlar da kendi yaşadıkları yerin, daima daha iyi olduğunu düşünürler.

Deniz kenarlarında yaşamaktan nefret ettiğini söyleyen insanları anlayamazsınız: “Sen şehrin kalabalığında mutluysan, ayrı tabii” diyesi geliyor insanın. Sahil bu, hani sahil. Aklına yaşamak için daha iyi bir yer geliyor mu ya da şöyle sorayım; şehirde yaşamak daha mı iyi?

Başka bir yerde yaşamayı dahi düşünemezsiniz: Evet, belki gün gelecek ve bazı insanlar ayrılacaklar ama bir gün mutlaka geri döneceklerdir. Çünkü hep dönerler. O rahatlığa alışan kişi, başka hiçbir yerde yaşayamaz.

Sahil kenarlarında yaşamak, her zaman bir ayrıcalık olmuştur. Bu konuda sanırım, hem fikiriz. Sinirli, stresli olduğunuz her an deniz ve kum size huzur verebilir. Peki, şehir gürültüsünde bu imkana sahip olabilir misiniz?

Habere Kim Ne Dedi?

0       0

Yorumları görmek için ;

Giriş yap!



Facebook'ta Paratic :

Benzer yazılar