Sadece Çalışan Annelerin Anlayabileceği 13 Durum


68 paylaşım
  Nesrin Bayraktar

Çalışan kadınların sayısının her geçen gün biraz daha arttığını biliyoruz. Bu kadınlar içerisinde, anne olanların sayısı da bir hayli çok. Yani etrafımızda süper kahraman rolünü üstlenmiş sayısız çalışan anne var. Evet, süper kahraman! Böyle dedim çünkü hem çalışıyor hem annelik görevini yerine getirmeye uğraşıyor hem de aynı anda başka zibilyon tane işle uğraşıyorsanız, hem süper hem de kahraman olmayı kesinlikle hak etmişsiniz demektir.

Çalışan anne olmak, kimilerinin gözünde kolay ya da doğal bir durum olsa da aslında hiç de öyle değildir. Evet, ne yazık ki karşıt cinste olanların ya da genç nesille aralarında kuşak farkı olan kişilerin çoğu çalışan annelerin bu durumu abarttığını düşünüyor. Hatta bazıları “zamane kadınları işte, bizim analarımız gibi olamıyorlar” gibi anlamsız yorumlar yapmaktan çekinmiyor. Anlamsız çünkü onların annelerinin yaşadığı zaman ile şimdiki annelerin yaşadığı zaman arasında dev gibi uçurumlar var. Anlamsız çünkü onların anneleri her şeyden haberdar, sürekli yeni bir şeyler öğrenen ve isteyen çocuklar yetiştirmemişlerdi. Anlamsız çünkü bu zamanda çalışan anne olarak değil, normal biri olarak yaşamak bile eskiye göre çok daha zor. Haksız mıyım?

İsterseniz bu sorunun cevabına aşağıdaki başlıkları inceledikten sonra karar verin. Neden mi? Çünkü bugün sadece çalışan annelerin anlayabileceği şeylerden bahsedeceğiz. Bu arada, sadece çalışan anneler dedim; ama birazdan okuyacaklarınızı gerçekten anlamaya çalışırsanız siz de bu süper kahramanların gerçekten büyük bir alkışı hak ettiğini görmüş olursunuz. İşte karşınızda hem annelik yapan hem de iş hayatında başarılı olmaya çalışan takdir edilesi kadınların sürekli karşılaştığı şeyler:

Herkesten Önce Uyanırsınız!

Herkesten Önce Uyanırsınız!Saçınıza fön çekmek ya da grand tuvalet giyinmek için değil! Sahip olduğunuz sorumlulukları yapabilmek için herkesten önce kalkarsınız. Elinizi yüzünüzü yıkadıktan sonra ilk iş olarak mutfağa gider, çayı demler ve kahvaltıyı hazırlarsınız. Sonra evin diğer üyelerini uyandırır, çocuğunuz ya da çocuklarınızın kahvaltısını yaptırır, belki beslenme çantalarını hazırlarsınız. Sonra giyinmelerine yardımcı olur, o sırada başınızda dikilmiş “bu gömlek bu pantolonun üzerine olur mu?” diye soran eşinizi cevaplar, son olarak da üstünüze bir şeyler geçirmeye çalışırsınız. Evden çıkma saatiniz gelmiştir çünkü! Büyük ihtimalle kendiniz dışındaki herkesi güne hazırlamışsınızdır. Bunu diğerlerinden çok daha erken kalkmanıza rağmen yine de ucu ucuna yetiştirebilmişsinizdir.

İş Yerindeki Bakımlı Arkadaşlarınıza Özenerek Bakarsınız!

İş Yerindeki Bakımlı Arkadaşlarınıza Özenerek Bakarsınız!Her gün işe podyumdan fırlamış gibi gelen, kuaförden yeni çıkmış gibi saçlarla ortalıkta dolaşan, tırnakları her daim manikürlü olan iş arkadaşlarınıza biraz kıskançlık biraz da hayranlıkla bakarsınız. Bakımlı olduğunuz eski günlerinizi düşünür, ama hemen kendinizi toparlarsınız. Tamam, belki diğerleri gibi düzgün bir fiziğiniz yoktur, belki dip boyanız dibi aşalı uzun zaman olmuştur, belki ellerinizdeki soğan kokusu hiç çıkmıyordur. Ancak sizin her şeyden daha değerli gül gibi evlatlarınız vardır. Bunu hatırlayarak, işinize yoğunlaşmaya çalışırsınız.

Her Şeyi Yarım Yaptığınızı Düşünürsünüz!

Her Şeyi Yarım Yaptığınızı Düşünürsünüz!Aklınızın bir köşesinde çocuklar, yapılmayı bekleyen ev işleri, gönlünün alınması gereken bir koca olduğu için işe bir türlü kendinizi veremezsiniz. Eve gittiğinizde de aklınızı kurcalayan şey, yarım kalan işleriniz olur. İşteyken evi, evdeyken işi düşünürsünüz. Diğer bir deyişle, her şeyi yarım yamalak yaptığınızı düşünürsünüz. Ne mükemmel bir anne ne mükemmel bir eş ne de mükemmel bir çalışan değilsinizdir. Ya da siz öyle zannedersiniz. Çünkü aslında bir sürü zorluğun üstesinden hakkını vererek geliyorsunuzdur. Bazen başınızı alıp her şeyden kaçmak istersiniz, ama saniyeler süren bu krizleri üstün yetenekleriniz sayesinde hemen atlatırsınız.

Eşine İlgi Göstermeyen Eş Olursunuz!

Eşine İlgi Göstermeyen Eş Olursunuz!Bir sürü şeyle uğraşmanıza rağmen ilgi beklenen kişi yine siz olursunuz. Aslında sizin yapmanız gereken triplere maruz kalır, sürekli “sen beni artık hiç sevmiyorsun” tarzında serzeniş cümleleriyle karşılaşırsınız. Karşınızdaki adamı bazen bir kaşık suda boğmak isteseniz de yine de yetebildiğiniz kadar gönlünü hoş tutmaya çalışır, çocuklarınıza gösterdiğiniz alakayı ona da göstermeye çalışırsınız. Çünkü karşınızdaki kişi çoğunlukla bir babadan ziyade küçük bir çocuk gibi davranmaktadır.

Çalışmak Zorunda Kalmayan Anneleri Kıskanırsınız!

Çalışmak Zorunda Kalmayan Anneleri Kıskanırsınız!Bazen işi bırakmayı düşünür, ama bunun sizi pek çok açıdan çıkmaza sürükleyeceğini bilerek dayanmaya çalışırsınız. İşi bıraktığınızda maddi sıkıntı çekeceğinizi, çocuklarınıza iyi bir gelecek hazırlayamayacağınızı ve yarınlarınızı riske atmış olacağınızı bilirsiniz. İşte bu nedenle hep sabır çekersiniz. Tek düşüneceğiniz şeyin o gün ne pişireceğiniz olacağı günlerin de geleceğini umut ederek, içinde bulunduğunuz hayat koşuşturmacasına istemsizce de olsa devam edersiniz.

Arkanızda Gözü Yaşlı Çocuklar Bırakırsınız!

Arkanızda Gözü Yaşlı Çocuklar Bırakırsınız!Belki küçücük bebeğinizi belki de okul çağına yeni gelmiş çocuğunuzu göz yaşları içinde ardınızda bırakarak işe gitmek zorunda kalırsınız. “Anne ne olur gitme, bugün işe gitmesen olmaz mı, neden çalışmak zorundasın, benim arkadaşımın annesi hep yanında, sen neden değilsin…” gibi sorularla karşı karşıya kalır, masum çocuğunuza en uygun dili kullanarak durumu açıklamaya çalışırsınız. Onun size ne kadar ihtiyacı olduğunu bilir, ama yine onun iyiliği için para kazanmaya çalışırsınız. Akşam eve geldiğinizde arkanızda kuyruk gibi gezen ve sizi ne kadar özlediğini göstermeye çalışan çocuğunuz için üzülür, bazen “ben böyle hayatın…” diye başlayarak bütün isyan bayraklarınızı havaya kaldırırsınız.

Uykusuzluğun Vücut Bulmuş Hali Olarak Çalışmaya Çalışırsınız!

Uykusuzluğun Vücut Bulmuş Hali Olarak Çalışmaya Çalışırsınız!Gece boyunca belki kırk kez uyanır, uykusuzluğun dibine vurur; ama yine de toparlanarak işe gidersiniz. Kapatıcılarla morluklarınızı gizlemeye çalışır, kahve tüketiminizi ciddi miktarda arttırarak kendinize gelmeye çalışırsınız. Hem uykusuzluğun hem de bütün gece başında beklediğiniz hasta çocuğunuzun vermiş olduğu etkiyle ortalıkta ruh gibi dolaşır, mesainin bir an önce bitmesi için dua edersiniz. Gerçi bitse de büyük ihtimalle eve gittiğinizde vurup kafayı yatamayacaksınızdır, ama en azından evinizde olacaksınızdır.

Kendinize Zaman Ayırmak İster ama Bir Türlü Bunu Yapamazsınız!

Kendinize Zaman Ayırmak İster ama Bir Türlü Bunu Yapamazsınız!Kitap okumak, film izlemek, arkadaşlarla bir şeyler içmek, bütün gün alışveriş yapmak, eşle baş başa yemeğe çıkmak… Tüm bunları ister, ama vakit bulamadığınız için bir türlü yapamazsınız. Yeri gelir duş almak bile sizin için lüks olur. Çünkü işten eve döndüğünüzde uyku saatinize kadar sona ermeyecek rutin maratonunuza başlamak zorunda kalırsınız. Önce sabahtan kalan kahvaltı masasını kaldırır, bir yandan yemek hazırlamaya uğraşır, bu sırada bacağınıza yapışık gezen çocuğunuzla ilgilenmeye çalışır, çamaşır makinesini doldurur, durmadan çalan telefonunuzu cevaplamak için diğer odaya koşar ve daha bir sürü işle uğraşmaya çalışırsınız. Şöyle keyifli, uzun bir banyo yapmak tüm bunların arasında sizin için kesinlikle bir lüks olur.

Aynı Anda Bir Sürü İşe Yetişmek Zorunda Kalırsınız!

Aynı Anda Bir Sürü İşe Yetişmek Zorunda Kalırsınız!Bu ne gibi biliyor musunuz? Aynı anda hem yemek yapıp hem çocuğunun gönlünü eğleyip hem telefonla konuşup hem açık kalan musluğu kapatıp hem de eşinin sorduğu soruya cevap vermek gibi! Evet, aynen böyle! Yani eksiği hiç yok, ama belki fazlası var. Multitasking konusunda uzmanlaşan çalışan anneler, çoklu iş yapmanın gerçekten hakkını verirler. En başta da söylediğim gibi, çalışan anneler süper kahraman olarak anılmayı sadece bu özellikleriyle bile hak ediyorlar.

Çok Geç Olana Kadar Lekeli Kıyafetlerle İşe Gittiğinizi Anlamazsınız!

Çok Geç Olana Kadar Lekeli Kıyafetlerle İşe Gittiğinizi Anlamazsınız!Beyaz gömleğinizin üzerinde büyük bir reçel lekesi olduğunu bazen fark eder, bazen de bir arkadaşınızın uyarısıyla bunun farkına varırsınız. Çocuklarınızın ve aceleyle iş yapmış olmanın verdiği sakarlığın izlerini neredeyse büyün kıyafetlerinizde görebilirsiniz. Kalemlerle çizilmiş pantolonlar, ruj lekeleriyle mühürlenmiş eteklerle karşılaşmak sizin için olağan bir durumdur.

Çocuğunuzu Uyutmaya Gider ama İlk Uyuyan Hep Siz Olursunuz!

Çocuğunuzu Uyutmaya Gider ama İlk Uyuyan Hep Siz Olursunuz!Bütün gün o kadar yorulursunuz ki yatağa gittiğiniz anda sadece saniyeler içinde uyku evresine geçersiniz. Masal okumak ya da sallamak için gittiğiniz çocuğunuzsa, genellikle sizden dakikalar sonra uykuya dalar. Bazen yatağa gittikten bir saat sonra uyanır ve gözleri hala açık olan küçük bir canavarla karşı karşıya kalırsınız. Oysaki amacınız çocuğu bir an önce uyutarak birazcık yalnızlığın keyfini çıkarmaktır. Ya da eşinizle güzel bir film açıp, yan yana uzanarak huzurlu bir şekilde sinema keyfi yapmaktır. Ancak dediğim gibi işler genellikle bu şekilde ilerlemez ve neredeyse her zaman uykuya dalan ilk kişi siz olursunuz.

Çayınızı Kahvenizi Soğuk İçmeye Alışırsınız!

Çayınızı Kahvenizi Soğuk İçmeye Alışırsınız!Akşam eve gittiğinizde şöyle bir keyif çayı içmek ister, ama hep başka işlerle uğraşmak zorunda kaldığınız için çayınızı soğuk içersiniz. Yemeğin üstüne eşinizle biraz konuşabilmek umuduyla kendinize köpüklü birer kahve yapar, ama kahvenizden sadece bir yudum alabilirsiniz. Çünkü çocuğunuz sizin keyif yaptığınızı hissetmiş gibi, “anneee” feryatları koparmaya başlamıştır. İş yerinde de durum aynıdır. Öğle aranızda yemeğin üstüne bir bardak çay içmek ister; ama artık alışkanlıktan mı şansızlıktan mı bilinmez, çayınızı bir türlü sıcak içemezsiniz. Her neyse, zaten çok sıcak ya da çok soğuk içecek tüketmek sağlık için iyi değildir. Yani bilmeyerek de olsa, yine doğru bir şey yapıyorsunuz diyebilirim.

Her Şeye Rağmen Mutlusunuzdur!

Her Şeye Rağmen Mutlusunuzdur!Etrafınızdaki insanlara baktığınızda bunu çok daha iyi görebilirsiniz. Çok rahat yaşamları varmış gibi görünen; ama küçücük problemlerin bile üstesinden gelemeyen insanlara bakarak, ne kadar güçlü olduğunuzu düşünürsünüz. Düşünsenize, sabahın köründe kalkıp milyon tane iş yapıyor yine de işe en erken gelenlerden biri oluyorsunuz. Tek başınıza ailenin her üyesiyle ayrı ayrı ilgileniyor ve bunu bekar arkadaşlarınızdan çok daha iyi yapabiliyorsunuz. Bütün gün boyunca canınız çıkmış olsa da yine de çocuğunuzla oynamak için enerji buluyor, onun kahkahalarıyla yeniden hayat buluyorsunuz. İş yerinizde, mahallenizde, arkadaşlarınızın arasında, evinizde saçtığınız ışıkla her zaman fark ediliyor ve bunu bilmeseniz bile sürekli takdir ediliyorsunuz. Çünkü siz bütün zorluklara rağmen mutlu olmayı biliyorsunuz!

Evet, ne diyorsunuz sevgili çalışan anneler? Biraz da olsa yaşadıklarınızı dile getirebilmiş miyim? Kıyısından köşesinden de olsa her gün ne kadar çok şey başardığınızı anlatabilmiş miyim? Umarım, öyledir! Umarım, bu yazı size koşuşturmanıza devam etmeniz için güç verir ve ne kadar çok şeyin üstesinden geldiğinizi bir kez daha hatırlatır. Evet, koltuklarınızı rahatlıkla kabartabilirsiniz çünkü bunu kesinlikle hak ediyorsunuz.

Habere Kim Ne Dedi?

0       0

Yorumları görmek için ;

Giriş yap!



Facebook'ta Paratic :

Benzer yazılar