Patronunuzun Duymaktan Nefret Ettiği 13 Şey


84 paylaşım
  Onur Körükcü

Bazılarımız çalışma ortamını, patronlarını ve yaptığı işi çok seviyor olabilir. Ancak ülkemizde bu durum maalesef çok sıklıkla görülmüyor. Genel olarak, insanlar; çalışma ortamlarından ve patronlarından şikayetçi konumda. Hatta, birçoğu çalışma arkadaşlarından bile memnun değil.

Yaptığı işi sevmedikten sonra insanların verimli olmaları bir hayli zorlaşıyor. Bazen ise kendi kendilerine işten soğuyorlar. Dedikodu yaparak, diğer çalışma arkadaşlarının hatalarıyla eğlenerek de kendi can sıkıntılarını düzeltmeye çalışıyorlar. Bunlar olan şeylerdir. Yani, herkes böyle insanlara denk gelebilir. Bir de bu tarz insanların patronu olduğunuzu düşünün? Hiçbir şeyden memnun kalmayan, sürekli şikayet eden ve verimli olmayan insanlarla çalışan binlerce patron var. İnsanlar öyle davranıyorlar ki sanki zorla getirildiler. Sanki kafalarına silah dayanıyor çalışsınlar diye. İşte, kendinizi bu tarz insanlarla çalışan patronların yerine koyun. Acaba siz ne kadar dayanabilirsiniz? Patronların da işçiler gibi canını sıkan birçok konu var. Bunlar genellikle çalışanların söyledikleri şeylerdir.

Haydi, patronların duymaktan nefret ettiği ve canını sıkan 13 şeye beraber bir göz atalım:

  • Bu benim işim değil: İnsanlar bunu anlamakta zorluk çekiyor; ama o an patronunuz, yapılacak işin sizin olup olmadığını önemsemiyor. O sadece olabilecek en hızlı şekilde işin yapılmasını istiyor. Acelesi olmasa ya da bir bildiği olmasa; zaten kimse sizden işiniz dışında bir iş yapmanızı istemez.
  • Eğer böyle devam ederse, istifa edeceğim: Kusura bakmayın; ama kimsenin yeri doldurulamaz değil. İşten çıktığınızda ertesi gün eşyalarınızı toplamaya geldiğinizde yerinizde bir başkasını dahi görebilirsiniz.
  • Faturalarımı karşılayamıyorum: Kusura bakmayın; ancak bu kesinlikle patronunuzun sorunu değil. Çünkü siz o işi kabul ederken, alacağınız parayı ve başınıza neler gelebileceğini biliyordunuz.Ayağını, yorganına göre uzat” bu duruma ne kadar uyumlu değil mi?
  • Sadece maaş almak için buradayım: Bunu çok fazla dillendirmeyin. Çünkü patronunuzun sinirli anına denk gelerek işinizden olabilirsiniz. Yukarıda bahsettiğim gibi kimse vazgeçilmez değildir. Ayrıca dışarıda o kadar işsiz ve pozisyonunuzu doldurabilecek insan varken, bu tarz şeyler söylemek pek akıllıca değildir.
  • Benim hatam değil: Sizin hatanız olsun veya olmasın. Patronunuz, o an belki “kızım sana söylüyorum gelinim sen anla” mantığıyla sizi kullanıyordur veya yaptığınız işçilikten cidden memnun kalmamış olabilir. Kendinizi açıklamaya çalışmak, biraz yersiz oluyor.
  • Eski patronum şöyle yapardı: Eski patronunuzun ne yaptığı gram umrunda olmaz. Ayrıca her an “tamam o zaman git ve onunla çalış” cümlesini duyabilirsiniz. Bence böyle bir şey söyleyerek kariyerinizi riske atmayın.
  • Yapamam: Eğer patronunuz bir şey yapılmasını ve özellikle sizin yapmanızı istiyorsa bu; ya yapabileceğinizi bildiği için ya da sizi denemek içindir. Bu nedenle, direk “yapamam” diyerek olaydan sıyrılmaya çalışmayın.
  • Hatalısınız: Hiç kimse hatalı olduğunu duymak istemez, özellikle de patronlar. Bunun yerine; “yanılıyor olabilirim; ama bence şöyle yapabiliriz” tarzı cümleler kurarsanız, bu patronunuzu rencide etmez. Hatta böyle yaparak, onun ilgisini üstüne çekersiniz.
  • Kusura bakmayın, geç kaldım. Çünkü…: Patronlar, o çünkü kısmından sonrasını pek önemsemezler. Geç kaldım kısmından sonrası biraz boşa söylenmektedir. Ama geç kalacağınız zamanlarda patronunuzu arayarak, haber verirseniz, (geçerli bir sebep oldukça) hoş karşılama ihtimalleri oldukça yüksektir. Ama siz olan olduktan sonra patronunuzla konuşursanız, o konuşmanın sonunun iyi bir şekilde bitme ihtimali oldukça düşüktür.
  • Çok uykum var: İşten çıktıktan sonra yaptığınız aktivitelerden dolayı uykusuz kalır ve bunu da patronunuza belirtirseniz, tabii ki çıldırır. Uykunuzu almaya çalışın. Hiçbir patron sürekli sağda solda esneyen birini görmek istemez.
  • Adil değil: Maalesef; iş yerlerinde neyin adil neyin adil olmadığına karar verecek olan sadece patronlardır. Bu nedenle, karşı çıkmak çok mantıklı değil.
  • Sıkıldım: Peki, bundan patrona ne?
  • İstifa ediyorum: Patronunuzun yerinde olduğunuzu düşünsenize, ansızın bir elemanınız işi bırakıyor ve yerine geçebilecek birisi yok, hazırlıksız yakalandınız. O kişinin yerini doldurana kadar işlerde ister istemez aksama olacaktır. Bu nedenle, kendileri işten çıkarmadıkça başkasının çıkması; onları bir hayli kötü duruma düşürebilir. Eğer illa istifa edecekseniz de istifa ederken kullanmamanız gereken cümlelere olabildiğince dikkat edin. İyi bir referansı kaçırmak istemezsiniz, sanırım.

Patronlarınızla mümkün olduğunca iyi geçinmeye çalışın. Sonuçta onlar işverenleriniz. Düşük maaş, bitmek bilmeyen çalışma saatleri, fiziksel ve psikolojik yorgunluk… Bu işe girerken karşılaşacağınız şeyleri siz biliyordunuz. O yüzden işe girdikten sonra bu konular hakkında şikayetçi olmanın da pek bir anlamı yok açıkçası.

Habere Kim Ne Dedi?

0       0

Yorumları görmek için ;

Giriş yap!



Facebook'ta Paratic :

Benzer yazılar