“O Nasıl Yapıyor?” Diye Düşündüğümüz Başarılı İnsanların Sırları


98 paylaşım
  Nesrin Bayraktar

Hep merak eder dururuz, değil mi? Başarılı insanları diyorum! Bunu nasıl yapabildiklerini! Biz aynı çabayı belki de daha fazlasını gösterirken, onların nasıl olup da her zaman bizden bir adım önde olabildiklerini hep merak ederiz. Ta küçüklüğümüzde başlar bu hayranlık, kıskançlık, belki azıcık öfke; ama daha çok merak duygusu! Evet, onların nasıl bu kadar başarılı olabildiklerini istisnasız hayatımızın her döneminde merak ederiz. İlkokul sıralarında, üniversitede, iş hayatında, günlük yaşamda, evlilikte, ilişkilerde, kısacası hayatın her alanında başarılı olan bu insanlar seçilmiş midir? Nedir yani onların bu kadar ışıldamasını sağlayan? Tüm bakışların ister istemez üzerlerine çevrilmesine neden olan şey nedir?

Yüzleri genellikle gülen bu insanlara doğduklarında sihirli bir iksir falan mı içiriyorlar? Hiç zorlanmadan yapıyor gibi göründükleri o kadar işin üstesinden gizli güçleri sayesinde mi gelebiliyorlar? Ne yiyip ne içiyorlar, nerenin suyuyla yıkanıyorlar da parlak ışıklarıyla çoğu insanı gölgelerinde bırakmayı başarabiliyorlar? Gizli bir tılsımları yoksa nedir bunun sırrı? İşte biz bu sorulara cevap ararken, onlar başarı yolculuklarında istikrarlı adımlarla ilerlemeye devam ediyorlar. Çünkü başarılı olmak için ne yapılması gerektiğini biliyorlar. Şimdi büyük ihtimalle “ne yapılması gerekiyormuş?” diyeceksiniz. “Hadi söyle bakalım, başarı hakkında onların bilip de bizim bilmediğimiz şey neymiş?”

Aslına bakarsanız buradaki sorun onların bilip de sizin bilmediğiniz bir şey olduğu değil! Asıl problem, onların anlayıp sizin ısrarla anlamak istemediğiniz şeylerin varlığı! Mesela; başarı için çok çalışmanın gerektiği, ama bunun hayatı kaçırmak anlamına gelmediği gibi! Ya da başarının bir hedef olarak değil, bir süreç olarak düşünülmesi gerektiği gibi! Kişinin hayatını bir bütün olarak düşünüp, hayatının tüm dönemlerinde başarılı olma yolunda ilerlemeye devam etmesi gibi! Çünkü başarı sadece kariyerinizde, özel hayatınızda, arkadaş çevrenizde, çocuklarınızda ya da aile hayatınızda elde edeceğiniz başarı demek değildir.

Başarı ömürlüktür! Başarı bakış açınızdır! Başarı sizin kendinizi ne kadar başarılı hissettiğinize bağlıdır! Ve başarı bazılarının görmezden geldiği bazı küçük sırların içinde saklıdır! İşte bu nedenle, size bu yazıyı hazırlamak istedim. Çünkü birazdan öğreneceğiniz küçük sırlar sayesinde başarılı insanlar hakkındaki meramınızı az da olsa giderebileceksiniz diye düşünüyorum. O zaman hemen başlayalım, değil mi?

Ders Almak ama Geçmişe Bağlı Kalmamak!

Ders Almak ama Geçmişe Bağlı Kalmamak!Gerçekten başarılı olmak istiyor musunuz? O zaman yapmanız gereken ilk şey, geçmişin üzerine sünger çekmek olmalıdır. Önceki hatalarınızı ya da başarısızlıklarınızı unutmalı ve geçmişinizin geleceğinizi etkilemesine izin vermemelisiniz. Etkilemesine derken yalnızca olumsuz yönden etkilemesine demek istediğimi belirteyim. Çünkü arkanızda bıraktığınız, takılıp düşündüğünüz tüm engeller; sizin şu andaki siz olmanızda etkili olurlar. Ancak isterseniz, bu etkinin olumsuz değil olumlu yönde olmasını sağlayabilirsiniz. Ki yapmanız gereken şey de budur! Unutmayın ki engellere takılmak sizi başarısız biri yapmaz. Başarısızlığınıza neden olabilecek en büyük sorun, aynı engele bile bile ikinci defa takılmaktır. Yani diğer bir deyişle başarısızlıklarınızı lehinize kullanmayı bilirseniz, başarılı insanların küçük sırlarından ilkini çözmüş olursunuz.

Tutkuların Önemini Anlamak!

Tutkuların Önemini Anlamak!Evet, çalışın! Başarılı olmak için gerçekten emek vererek çalışın! Ancak bu zaman zarfında tutkunuz veya hobiniz her ne ise onunla da uğraşın. Çünkü başarılı insanlar hobilerin ne kadar önemli olduğunu bilirler. Mesela, bir kitap kurdu musunuz? En sevdiğiniz yere gidin ve saatlerce kitap okuyun. Bir enstrüman mı çalıyorsunuz, sevdiklerinizle vakit geçirirken onlara harika bir müzik keyfi yaşatın. Tıpkı, dünyanın en zenginlerinden biri olan ukelele hayranı Warren Buffett gibi! Ya da Mike Tyson’un yaptığı gibi güvercin yarıştırın! Demek istiyorum ki hobiniz her ne olursa olsun onunla mutlaka uğraşın. Çünkü hobi bir zevk meselesidir. Siz de hem çalışıp hem hayattan keyif alarak başarılı olma yolunda büyük bir adım atabilirsiniz.

Hem Gülümsemeyi Bilmek Hem de Gülümseyebilmek!

Hem Gülümsemeyi Bilmek Hem de Gülümseyebilmek!Gülümsemenin başarıyla ne alakası var diye düşünüyorsanız, ilk hatanızı zaten bu bakış açınızla yapıyorsunuz demektir. Çünkü başarılı olmak ile gülümseyebilmek arasında etle tırnak gibi bir ilişki vardır. Gülümseyebilmek, mutlu olmayı bilmek, olumlu düşünebilmek… Tüm bunlar aynı kapıya çıkmaktadır. Çünkü hepsinin varacağı nokta mutlak başarıdır. Siz hiç okuduğunuz başarı hikayelerinde, dört bir tarafı olumsuz düşüncelerle kuşatılan insanlarla karşılaştınız mı? Hayır! Peki, duyduklarınızdan ve gördüklerinizden çıkartabileceğiniz ortak sonuç genellikle ne oldu? Umut? Ne olursa olsun karamsarlığa düşmemek? Cesaret? Her durumda gülümseyebilmek? Evet, bunları kesinlikle söyleyebilirsiniz değil mi? Çünkü başarılı insanların en büyük sırrı kendilerini pozitif düşüncelerle kuşatmalarıdır.

İnançlı Olmak!

İnançlı Olmak!“O nasıl yapıyor?” diye düşündüğünüz başarılı insanların küçük sırlarından bir tanesi de sahip oldukları inançlarıdır. Onlar, hem kendilerine hem yeteneklerine hem de istedikleri şeyi yapabileceklerine inandıkları için başarılı olurlar. Diğerleri gibi adımlarını tereddütle atmaz, bastıkları yeri görerek sağlam bir şekilde ilerlemeye devam ederler. Belki de eksik olan yönünüz budur. Belki sizin eksik olduğunuz tarafınız budur. İnançlı olmadığınız için hep yanlış kararlar alıyor, gücünüzü tam olarak göstermiyorsunuzdur. Elinizi kolunuzu bağlayan şey belki de ön yargılarınız oluyordur. Ayağınızdaki o görünmez zincirin kilidini açabilecek tek anahtar belki de kendinize inanarak söyleyeceğiniz bir “yapabilirim” sözcüğüdür. Ne diyorsunuz, yapabilir misiniz?

Sorumlulukların Farkında Olmak!

Sorumlulukların Farkında Olmak!Başarılı insanların merak ettiğiniz bir diğer küçük sırrı da onların gerçekten sorumluluk sahibi insanlar olmalarıdır. Kaldı ki sorumluluk bilinci gelişmemiş birinin başarılı olabileceği zaten düşünülemez! Yani aslında bu bir sır değil, ama çoğunluğun görmezden geldiği bir gerçek olarak da gösterilebilir. Çünkü herkes başarılı olmak ister, ama elini taşın altına sokabilecek cesareti çok az kişi gösterebilir. Başarılı olamayanlar da anlamsızca bunun nedeninini merak eder dururlar. Oysaki başarı gökten zembille falan inmemiştir. O sadece yeterince emek veren, yeterince uğraşanların sahip olacağı bir şey olmuştur ve sonsuza kadar da öyle kalacaktır. Uzun lafın kısası, sorumluluk sahibi olmak başarının olmazsa olmaz kuralları arasında baş sıralarda gelmektedir. Ertelemekten kaçınan, görev bilinci olan ve önünde sonunda istediklerine ulaşan bu kişiler hakkında daha fazlasını öğrenmek istiyorsanız buradan ulaşabilirsiniz.

Negatif Düşüncelerden ve İnsanlardan Uzak Durmak!

Negatif Düşüncelerden ve İnsanlardan Uzak Durmak!Evet, emin olun onların etrafları da zaman zaman olumsuzluklar tarafından kuşatılıyor. Ama başarılı kişiler bu karanlığın onları yutmasına izin vermiyor. Zihinlerinin ya da çevrelerinin negatiflikler tarafından sarıldığını hissettiler mi, bunun için hemen bir şeyler yapıyorlar. Mesela, umutsuzluğa düştüler. Hemen motivasyon kaynaklarına başvuruyorlar. Soluğu ilham aldıkları akıl hocalarının yanlarında alıyorlar. Ya da kendi kendilerini telkin etmek için uğraşıyor, gerekiyorsa çalışmaya biraz ara veriyor; ama geri döndüklerinde çok daha enerjik ve odaklanmış bir biçimde işlerinin başına geçebiliyorlar.

Çevrelerinde onların hayallerine inanmayan daha da kötüsü ne yapsa da başarılı olamayacağını söyleyen insanların olmasına müsaade etmiyorlar. Bu en yakınları bile olsa, iş isteklerine ve inançlarına geldiğinde kimseye tahammül etmiyorlar. İnanın bana bu tutumlarıyla, şu an en doğrusunu yapıyorlar. Çünkü “onlar konuşsun umurumda değil” deseniz de, etrafınızda negatif insanların sözlerine bir süre sonra istemeseniz bile siz de inanmaya başlarsınız. Sonuçta ucunda başarınız var değil mi? O zaman riske atmaya da gerek yok sanırım, öyle değil mi?

Saat İbresinin Hiç Durmadığının Farkında Olmak!

Saat İbresinin Hiç Durmadığının Farkında Olmak!Evet, hep merak ettiğiniz başarılı insanların bir diğer küçük sırrı da onların zamanın değerini gerçekten bilmeleridir. İçinde bulunduğumuz hayatın kısacık olduğu ve zamanın boşa harcanmayacak kadar kıymetli olduğunu anlarlar. Şimdi içinizden bazıları “o zaman neden yaşamaya bakmayıp, sürekli çalışıyorlar” diye düşünecekler. İşte zaten hata tam da bu noktada yapılmaktadır. Yani başarılı insanların çalışmaktan başka bir hayatları olmadığı, yaşamlarının aşırı sıkıcı olduğu düşünüldüğü için çoğu kişi kendini başarısızlığa mahkum etmektedir.

Oysaki gerçekler hiç de böyle değildir. Çünkü başarılı insanlar ne istediklerini bilirler ve o uğurda çalışırlar. Bu da onların gece gündüz çalışsalar bile işini sevmeyerek yapan insanlara göre neredeyse hiç yorulmamaları anlamına gelmektedir. Düşünsenize, dünyanın en ünlü ressamları şaheserlerini yaparken ne kadar yorulmuşlardır? Başarılı bir doğa fotoğrafçısının güzel bir kare yakalayabilmek için saatlerce güneşin altında beklemesi ona ne kadar zor, ne kadar zahmetli gelir ki? Hayatı rakamlar üzerine kurulmuş bir mühendis için yeni bir proje üzerinde çalışmak ne kadar sıkıcıdır? Ne demek istediğimi anladınız değil mi? Onlar belki size göre çok fazla çalışıyorlar, ama bu durumdan gayet hoşnutlar. Zira boşa harcadıkları her bir saniyenin aleyhlerine işlediğinin kesinlikle farkındalar.

Gerçekçi Olmak!

Gerçekçi Olmak!Başarılı insanların diğerleri arasından sıyrılarak ön plana çıkmalarını sağlayan bir diğer özellikleri de gerçekçi olmaları! Evet, bu nitelikleri sayesinde kendilerini hiçbir zaman kandırmazlar. Eğer bir şey yapabilirim diyorlarsa, onu yapabileceklerini biliyorlardır. Yani bunun anlık verilmiş bir karar olmadığından emin olabilirsiniz. Emin olun, bu güçlü karar daha önce uzun süre boyunca düşünülmüş, ölçülüp tartılmış ve sonunda yapılabileceğine karar verilmiştir. Diğerleri gibi; deyim yerindeyse gaza gelerek “evet, bence bu işi yaparım” demezler. Yeteneklerini küçümsemezler, ama kendilerini dev aynasında görmekten de kaçınırlar. İşte bu sayede de ne bir hayal kırıklığı yaşarlar ne de bir şeyi yapabilecek güce sahipken onu denemeye bile korkarak sonradan pişmanlık yaşarlar. Çünkü onlar her ikisinin de kişiyi başarısızlığa sürükleyeceğini bilir, bu nedenle kendilerine her zaman dürüst davranırlar.

Korkuların Üstüne Gitmek!

Korkuların Üstüne Gitmek!Başarılı insanlar, hiçbir şeyden korkmazlar demeyeceğim. Elbette onların da birtakım korkuları vardır. Onlar da zaman zaman endişe duymakta, ardı görünmeyen tepenin arkasında kendilerini neyin beklediğini merak etmektelerdir. Ama bu durum, onların ilerlemesine engel olmamaktadır. Ya da onlar bunun önlerine bir set çekmesine izin vermemektedir. Çünkü korkuların ancak üstüne gidildiği zaman azaltılabildiğini, onlardan kaçındıkça daha da büyük canavarlar haline geldiklerini bilmektelerdir. Başarılı insanlar, korkuların esiri olmaktan nasıl kurtulacaklarını anlamışlardır. Olumsuz sonuçlardan, olabilecek ya da olamayacak şeylerden, insanların düşüncelerinden, hayal kırıklıklarından, koca bir yolu kat edip de çıkış kapısını bulamamaktan… Tüm bunlardan herkes korkar. Ama başarılı kişiler bir fark yaratarak korkularının onları yönlendirmesine izin vermiyorlar. Siz de bunu yapmalısınız. Korktuğunuzu inkar etmek yerine kabul etmeli, ama bunun üstesinden gelmek için de çaba harcamalısınız.

Plana Sadık Kalmak!

Plana Sadık Kalmak!Büyük ihtimalle siz de plan yapıyor, ama daha yolun yarısına bile gelmeden pes ediyorsunuz. Ya da yönünüzü başka tarafa doğru çeviriyorsunuz. Önünüzdeki yol gözünüze o kadar uzun görünüyor ki bir yerlerde kestirme olabileceğini düşünerek farklı istikamette ilerlemeyi tercih ediyorsunuz. Büyük ihtimalle her seferinde kayboluyorsunuz. Nereye gideceğinizi bilemeden, öylece dünyanın tam ortasında kalakalmış gibi olduğunuz yere yığılıyorsunuz. Tam olarak böyle olmasa bile, eminim aranızda benzer durumlar içine düşen sayısız insan vardır. Peki, neden bu durumla karşılaşılıyor? Çünkü plana sadık kalmanın önemi yeterince anlaşılmıyor. Her yenilgide başka bir plan yapılıyor ve sonuçlar genellikle bir öncekinin aynı oluyor. Başarılı insanların farkı ise işte yine burada ortaya çıkıyor. Çünkü onlar hem doğru plan yapmanın hem de plana sadık kalmanın önemini kesinlikle çok iyi biliyorlar.

Düşünsenize, hiç bilmediğiniz bir yere gideceksiniz ve bunun uzun bir yolculuk olacağını biliyorsunuz. Ne yaparsınız? Yanınıza ihtiyacınız olabilecek her şeyi alırsınız, değil mi? İzleyeceğiniz güzergahı belirler ve tam olarak hazır olduğunuzda yola çıkarsınız. Yolun yarısına geldiğinizde ise sıkıldığınız için yönünüzü değiştirmezsiniz. Peki, bunu doğumla ölüm arasındaki yolculuğunuzda neden yapmıyorsunuz? Neden plana sadık kalamıyorsunuz? Yeterince güçlü olmadığınız için mi, ilerlemekten yorulduğunuz için mi, yoksa yolun sonuna hiçbir zaman ulaşamayacağınızı düşündüğünüz için mi? Bence buradaki zayıf noktanızı bulmalı ve açığınızı bir an önce kapatmalısınız. Tabii, gerçekten başarılı olmak istiyorsanız! Çünkü başarının olmazsa olmaz kurallarından bir tanesi kesinlikle budur! Hatta isterseniz, plana sadık kalan insanların neden daha başarılı olduğuyla ilgili ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Her Halükarda Yaşamayı Sevmek!

Her Halükarda Yaşamayı Sevmek!Son olarak değinmek istediğim konu bu! Başarılı insanların belki de en büyük küçük sırrı bu çünkü! Onlar yaşamayı gerçekten çok seviyorlar. Hem her an ölecekmiş gibi hem de hiç ölmeyecekmiş gibi yaşamanın ne demek olduğunu biliyorlar! Mutlu olmanın da ağlamanın da hayatın bir parçası olduğuna yürekten inanıyorlar. Evet, “o nasıl yapıyor?” diye düşündüğünüz insanlar tam olarak bunu yapıyorlar aslında. Onlar kahkaha atmayı da gözyaşı dökmeyi de göze alarak yaşıyorlar. Diğer bir deyişle, başarılı kişilikler hayatı gerçekten ciddiye alarak yaşamayı biliyorlar. Evet, tam da yeri geldi aslında. İzninizle, sözlerimi Nazım Hikmet’in anlamlı dizeleriyle bitirmek istiyorum:

Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,
hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
yaşamak yanı ağır bastığından…

Habere Kim Ne Dedi?

0       0

Yorumları görmek için ;

Giriş yap!



Facebook'ta Paratic :

Benzer yazılar