Mutsuz Olmanıza ve Hayattan Bezmenize Neden Olan 40 Hatalı Yaklaşım


99 paylaşım
  Nesrin Bayraktar

Çağımızın en büyük dertlerinden bir tanesi de mutsuzluk. Hem birey hem de toplum olarak muzdarip olduğumuz bu durum, herkes tarafından fark edilebiliyor sanırım. İş hayatında, eğitim yaşantısında, kısacası hayatın her alanında hissedilir oranda artan mutsuzluk; sayısız insanın hayatını karartıyor, ocağını söndürüyor, yuvasını yıkıyor. Baksanıza, günümüzde çocuk denecek yaşta olan gençler bile prozac denen sözde “mutluluk” ilacıyla ayakta durabildiğini söylüyor. Yani antidepresanlar konusundaki uzmanlığımız gün geçtikçe artıyor. İnsanlar birbirlerine “ben şu ilacı kullandım, çok iyi geldi…” gibi anlamsız tavsiyelerde bulunuyor.

Mutsuz olan birini gördüğümüzde hemen “bir uzmanla görüştün mü?” gibi sorular soruyor, en yakınlarımızı kendi ellerimizle bir anlamda uçuruma sürüklüyoruz. Sanki mutsuzluk ölümcül bir hastalıkmış gibi davranıyor, iyileşmek için kendimizi beyin uyuşturan ilaçlara veriyoruz. Tabii, burada gerçekten ihtiyacı olan kişileri konu dışında tuttuğumu belirtmeliyim. Benim lafım, en küçük bir buhranda hemen psikolog ya da psikiyatristlerin kapısını çalanlara. Neden bu kadar kolaya kaçıyorsunuz, gerçekten anlam veremiyorum. Kendi kendinize halledebileceğimiz problemlerde neden hemen yerle bir oluyor, neden acizmişsiniz gibi davranıyorsunuz? Acaba bu da mı 21. yüzyılın insanoğluna empoze ettiği şeyler arasında! Mutlu olmak için bir takım ilaçlara mı muhtacız biz? Düştüğümüzde tek başımıza ayağa kalkamayacak kadar güçsüz müyüz?
Bu sorulara, tüm samimiyetinizle “hayır” diye cevap verdiğinizi ümit ediyorum. Çünkü gerçek tam olarak bu!

Her şeyden öte biz dünya üzerindeki en zeki varlıklarız. Düşüncelerimizle pek çok şeyi değiştirebilme ve keşfedebilme gücüne sahibiz. Şu an bu yazdıklarımın dünyanın dört bir yanından okunabiliyor olması sizce de insanoğlunun gücünün en basit örneklerinden biri değil mi? Peki, bu kadar üstün yeteneklere sahip olduğunuzu bilmenize rağmen neden mutsuzlukla bir türlü başa çıkamıyorsunuz? Elinizin altında onlarca kitap, onlarca mutlu olma yöntemi varken neden kolay olan yolu seçiyorsunuz? Şu üç günlük dünyada mutsuz geçirdiğiniz her bir dakikanın sizin için ziyan anlamına geldiğini göremiyor musunuz? Ya da şöyle söyleyeyim. Acaba siz mutlu olmaya çalışmak yerine önce mutsuzluğunuzun kaynağını mı bulsanız? Tıpkı bir çiçeğin köküne dolanan zararlı otları temizlemek gibi, belki siz de önce mutsuzluk nedenlerinizi ortadan kaldırmalısınız. Bunlardan kurtulduktan sonra geriye kalan tek şey çiçeğin gonca vermesini beklemek olacaktır. Emin olun uygun olan tüm koşulları sağladığınızda, içinizdeki çiçeğin açmak için ne kadar hevesli olduğunu görecek ve bu duruma siz bile şaşıracaksınız.

Unutmayın ki mutluluk içinizde açmaya hazır olan bir çiçeğe benzer! Çiçeğin yönünü güneşe doğru çevirir ve ona sevgiyle yaklaşırsanız, kısa zaman içinde size karşılık vereceğinden emin olabilirsiniz. İşte karşınızda zararlı otlarınızın nerede olduğunu görmeniz için hazırladığım liste. Bu listeyi gerçekten incelediğinizde, mutsuzluğunuzun nedenlerini görecek ve eğer isterseniz bu durumu rahatlıkla değiştirebileceğinizi siz de anlayacaksınız. Haydi, daha fazla mutsuzluğa hayır diyerek 1. maddeyle birlikte hemen başlayalım:

Habere Kim Ne Dedi?

0       0

Yorumları görmek için ;

Giriş yap!



Facebook'ta Paratic :

Benzer yazılar