Mutluluğu Yeniden Yakalayabilmek için Yapmanız Gerekenler


60 paylaşım
  Nesrin Bayraktar

Çağımızın en büyük sorunlarından biri de mutsuzluk! Evet, her şeyin bollaştığı; ama hiçbir şeyin tam olamadığı şu zamanda, insanların her geçen gün biraz daha mutsuz olduğunu açıkça görebiliyoruz. Bu mutsuzluk hastalığına bazen biz de yakalanıyor, elle tutulur bir derdimiz olmamasına rağmen kendimizi dibe batmış biri olarak düşünüyoruz. Sanki başımızdan çok kötü bir şey geçmiş gibi, sanki çaresi olmayan bir hastalığa yakalanmışız gibi, sanki dünyanın bütün yükü omuzlarımıza bindirilmiş gibi hissederek kendimizi mutsuzluğun zalim ellerine teslim ediyor ve bu durumdan kurtulana kadar sadece hayati fonksiyonları çalışan biri olarak yaşamaya devam ediyoruz. Bazen kendiliğimizden yeniden hayata dönüyor, bazen birilerinin çabaları sayesinde tekrar nefes aldığımızı hissedebiliyor, bazense hayatımızı ömür boyu mutluluk orucu tutarak sürdürmeye çalışıyoruz.

Mutsuzluk… Maddeleşen dünyanın üzerimizde yarattığı en büyük olumsuz etkilerinden biri! Sahte yaşamlar, paranın her şeyi satın alabileceği düşüncesi, samimiyetsizlikler, çıkarcı düşünceler, sevgisizlik, aile değerlerinin gün geçtikçe biraz daha yıpranması, arkadaşlığın, dostluğun unutulması ve dahası! Tüm bunlar insanların her geçen gün biraz daha artan bir hasretle geçmişe özlem duymasına ve bugünden gittikçe uzaklaşmasına neden oluyor. Çoğunluk yarınlara umutla bakamadığını dürüstçe dile getiriyor. Gerçekleri görebilenler, dünyanın karanlık kısmının giderek büyüdüğünü, böyle bir zamanda mutlu olmanın delilik ya da umursamazlık olduğunu söylüyor. Bu düşüncelerinde haksız olduklarını söylemek pek mümkün görünmüyor!

Nitekim geçmişi özlemekte, eski günleri hasretle anmakta kesinlikle haksız değiller. Bir tek çocukların değil; yetişkinlerin de yüzünde umudun görülebildiği, insanların birbirine şüpheyle yaklaşmadığı günleri özlemekte hiç de haksız değiller. Çünkü o zamanla bu zaman arasında belki nitelik olarak değil, ama nicelik olarak dağlar kadar fark var! İnsanların birbirine yardım etmekten gocunmadığı, olanın olmayana verdiği, para hırsının insanların gözünü kör etmediği, çocukların bile daha başka olduğu zamanları bilenlere, “bugünün nesi var” demek yersiz olur çünkü! Zira bugünün çok fazla şeyi var! Bugünün insanları mutsuz eden kötücül bir enerjisi var. Bugünün iç karartan haberlerle dolu gazeteleri, bugünün savaşları, bugünün yok yere ölen masum insanları var. Ancak her şeye rağmen, bugün hala yaşam için bulunabilecek bir sürü güzel neden var!

Bu kadar olumsuzluğun yanında, az da olsa samimiyetine güvendiğiniz insanlar var. Zor anlarınızda elinizi elinizin üzerine koyup bütün içtenliğiyle “ben her zaman senin yanındayım!” diyen insanlar var. Kendi geçimini sağlayacak miktarda paradan daha çok kazanan ve zorunlu olmadığı halde ihtiyacı olan yoksul insanlara yardım etmek için uğraşan iyi kalpli kişiler var. Hiç tanımadığı biri için kendini riske atan, bütün trafiği durdurup yaralı bir kuşun hayatını kurtaran, sabahın erken saatinde kalkıp sokak kedilerinin karnını doyurmaya çalışan, yardım etmek dışında başka hiçbir amacı olmadan elini taşın altına sokan insanlar var. İyiliğin hala galip geleceğine inanan ve bu uğurda her şeyini ortaya koyanlar var. Uzun lafın kısası, diyorum ki mutsuzluk var; ama bunun yanı sıra mutlu olmayı bilen, her şeye rağmen yarınlara umutla bakabilen insanlar da var. Çünkü onlar küçücük bir kıvılcımın bütün dünyayı aydınlatabileceğine inanıyorlar. Eğer isterseniz siz de onlardan biri olabilirsiniz. Bir kıvılcımı körükleyerek sıcaklığının bütün dünyayı olmasa da ısıtabileceği kadar çok insanı ısıtması için gerekli olan ilk adımı atabilirsiniz. Peki, bu kıvılcımı nerede bulacaksınız? İşte bu sorunun cevabını da aşağıdaki başlıkları okuduktan sonra kendi içinizde bulmanız gerekiyor.

Gerçekleri Görün Ama İyi Şeylerin Farkına Varmayı da Bilin!

Gerçekleri Görün Ama İyi Şeylerin Farkına Varmayı da Bilin!Size her zaman iyi düşünün, tozpembe gözlükler takın ve kör olana kadar onları gözünüzden hiç çıkarmayın demeyeceğim. Olan kötü şeylere karşı üç maymunu oynayın falan da demeyeceğim. Mutluluğu yeniden yakalayabilmeniz için diyebileceğim tek şey, etrafta olup biten iyiliklere karşı gözünüzü açıp tutmanız. Sürekli olumsuzlukları görmek yerine, dünyadaki küçük güzelliklerin farkına varmak için uğraşmanız! Çünkü neyi nasıl görmek istediğiniz tamamen size bağlı! İnsanların ne kadar kötü olduğunu düşünüp durur ve bakış açınızı buna göre belirlerseniz, bir süre sonra iyi olan insanları bile kötü olarak görmeye başlarsınız.

Biri sizi üzdü diye herkesin aynı olduğunu düşünürseniz, hayatınıza renk katabilecek insanlara hiç şans vermemiş olur ve yaşamınızı korkak biri olarak devam ettirirsiniz. İşte bu nedenle dünyada hala iyi insanlar olduğuna, bir gün sizin gibi düşünen kişilerle karşılaşacağınıza inanarak sabırla beklemeyi bilmelisiniz. Her şeyden öte, bu dünyada olmasa bile başka bir hayatta herkesin hak ettiğini alacağına inanmalı ve bu inancınızı hiçbir zaman yitirmemelisiniz.

Her Gün Birine Yardım Etmeyi Alışkanlık Haline Getirin!

Her Gün Birine Yardım Etmeyi Alışkanlık Haline Getirin!Mutluluğu yeniden bulmak, kafanızı yastığa koyduğunuzda eskisi gibi huzurla uykuya dalmak mı istiyorsunuz? O zaman her gün birine yardım etmeyi alışkanlık haline getirin. Bu tanıdığınız ya da tanımadığınız biri olabilir. Hatta insan olmasına da gerek yok! Hayvanlara ya da bitkilere de yardım edebilirsiniz. Yolun ortasında duran bir taşı da kaldırabilirsiniz. Buradaki asıl mesele, dünya için minik bir iyilik yapmanız! Emin olun, yardım ettikçe bunun üzerinizde yarattığı o mucizevi gücü hissedecek ve daha çok yardım etmek için her yerde fırsat aramaya başlayacaksınız. Uzun lafın kısası; belki süper kahraman değilsiniz, belki kötüleri yok edecek kadar gücünüz yok; ama iyilikleri arttıracak güce sahip olduğunuza yürekten inanabilirsiniz.

Çocuklar ve Yaşlılarla Daha Çok Vakit Geçirin!

Çocuklar ve Yaşlılarla Daha Çok Vakit Geçirin!Evet, yeniden mutluluğu yakalamak için bu öneriye kesinlikle kulak vermelisiniz. Bir tek yeğeniniz, çocuğunuz ya da büyükanne, büyükbabanızla da değil! Hiç tanımadığınız çocuklarla ve yaşlılarla vakit geçirin diyorum. Mesela; kimsesizler yurduna, huzur evlerine ziyarete gidebilirsiniz. Hatta kendi imkanlarınızla yardım toplayarak, onların yüzünü güldürmeye çalışabilirsiniz. Çocukların umut dolu bakışlarından, yaşlılarınsa tecrübelerinden faydalanarak sevginin gücünü içinizde hissedebilirsiniz. Ufacık bir hareketinizle dünyanın en mutlu insanı yapabileceğiniz bu insanlar emin olun ki size yaşama sevinci ve inancı verecektir. İşte bu nedenle diyorum, çocuklarla ve yaşlılarla vakit geçirme önerisini gerçekten dikkate almalısınız.

Sevdiklerinizin Kıymetini Bilin!

Sevdiklerinizin Kıymetini Bilin!Yaşlı anne babanızın, her zaman yanınızda olacağını bildiğiniz kardeşlerinizin, önünde daha çok uzun yıllar olan çocuklarınızın, değerli dostlarınızın kıymetini bilin. Onlara gereken özeni gösterdiğinizden ve hayatınızdaki en değerli varlıkları kırmadığınızdan emin olun. Çünkü farkında olmasak da 21. yüzyılın şu bitmek bilmeyen telaşı içerisinde onları unutuyor, gereken alakayı göstermiyoruz. Aile değerlerinin eskisi gibi olmadığından sürekli şikayet ediyor, ama şikayet ettiğimiz bu büyük hatayı istemesek bile biz de yapıyoruz. Bir telefon uzağımızda olan sevdiklerimizin halini hatırını sormaya fırsat bulamıyor, kendi dünyamıza kapanıyor ve sonra “neden?” diyoruz. “Neden mutlu olamıyoruz?” Oysaki mutsuzluğumuzun nedenini hep başka şeylerde aramak yerine birazcık kendimize bakmayı öğrensek, belki de yarınlara çok daha umutla bakabiliriz. Mutluluğun bir anne dizine yatmakta, bir baba kokusunu içe çekmekte, bir dostun yüzünü güldürmekte saklı olduğunu belki de görebiliriz.

Ne İstediğinizi Bilin ya da Bulun!

Ne İstediğinizi Bilin ya da Bulun!Bu hayatta ne istediğinizi tam olarak biliyor musunuz? Evet mi? Peki, o zaman şunu yapmanızı rica ediyorum. Hemen şimdi yaşadığınız hayat ile hayalini kurduğunuz hayat arasındaki farkları düşünün. Düşlediğiniz yaşamdaki siz ile gerçekteki siz arasında ne gibi farklılıklar var? En basitinden sevdiğiniz işi yapıyor musunuz? Sevgisinden emin olduğunuz biriyle birlikte misiniz? Gerçekteki aile hayatınız ile çocukken düşledikleriniz arasında ne kadar büyük farklar var? İşte bu soruların cevabını verdiğinizde belki de sizi mutsuz eden şeyleri bulmuş olacaksınız. Her zaman kötümser olmanızın ardında yatan gizli nedeni anlayacak ve ilk iş olarak bu sorunu halletmeniz gerektiğini görebileceksiniz. Sonuç olarak; bir şeyleri istemekle onları gerçeğe dönüştürmek arasındaki ayrımın farkına varmalısınız diyorum. Hala fırsatınız varken yaşamınızın dizginlerini elinize almak için harekete geçmeli ve yönünüzü istediğiniz tarafa doğru çevirerek umutla seyretmeye başlamalısınız.

Mutluluğunuzu Bir Şeylere Bağlamayın!

Mutluluğunuzu Bir Şeylere Bağlamayın!Yeniden mutluluğu yakalamak istiyorsanız, o zaman aramaktan vazgeçmelisiniz. Evet, doğru duydunuz; aramayın dedim. Bunun yerine görmeye çalışın! Düşünün! Sahip olduklarınızı, başarılarınızı, dünyadaki iyi insanları, arkadaşlarınızı, her şeye rağmen yaşamanın ne kadar güzel olduğunu düşünün. Çünkü 80 yaşına gelmiş bir dede hala umutla fidan dikebiliyorsa, bunu siz de yapabilirsiniz. Ama bunu yaparken, mutluluğunuzu bir şeylere bağlamadığınızdan da emin olun. Başka biri için değil, kendiniz için yaşamanın ne demek olduğunu anlayın. Yani kendinize gereken değeri verin! Yok terfi almakmış, yok lüks bir evde yaşamakmış, yok daha genç daha güzel olmakmış, yok yeni model arabaya binmekmiş, tüm bunların sizi mutlu edemeyeceğini artık görün.

Ne demek istediğimizi şimdi anladınız mı? Hani yukarıda kıvılcımı nerede bulacağınızı sormuştum ya! Şu an bunun cevabını verebiliyor musunuz? Yeniden mutluluğu yakalayabileceğinize artık inanıyor musunuz? Ama durun, kararınızı hemen vermeyin. Çünkü en doğrusu, yukarıdaki önerileri uyguladıktan sonra düşüncelerinizi ifade etmek olacaktır. Yani önce kendinize bir şans verin, daha sonra isterseniz “mutlu değilim!” demeye devam ederseniz. Ama umarım böyle demez ve bundan sonra yarınlarınıza daha umutlu biri olarak bakmaya başlarsınız.

Habere Kim Ne Dedi?

0       0

Yorumları görmek için ;

Giriş yap!



Facebook'ta Paratic :

Benzer yazılar