Mutlu Olmak için Yapmanız Değil de Yapmamanız Gerekenler


60 paylaşım
  Nesrin Bayraktar

Mutluluk… İstisnasız herkesin ortak dileği! Hemen hepimiz mutlu olmak için bir şeyler yapmaya çalışıyor, hayallerimizin peşinden koşuyor, hayatı dolu dolu yaşamak için gücümüz yettiğince uğraşıyoruz, öyle değil mi? Ancak görünen o ki pek azımız bu dileğimizi gerçekleştirebiliyoruz. Yeterince şanslı olanlar dışında kalan kısım ise hayatını “neden mutlu olamıyorum?” sorunsalı üzerine düşünerek geçirmek zorunda kalıyor. “Neden mutsuzum, eksik olan şey ne, nerede hata yapıyorum?” ve benzeri gibi sorular içinde mücadele ederek hayatta kalmaya çalışıyor. Tabii, buna ne kadar hayat denilebilir orası kesinlikle tartışılır.

Evet, mutlu olmak isteyen herkes bunun için bir takım şeyler yapmaya çalışıyor. Hayatına renk katmak, diğerleri gibi içinden gelerek kahkaha atabilmek için yaşantısı üzerinde bazı değişiklikler yapıyor. Ama nedense, bazen hiçbir şey kişinin mutluluğu üzerinde olumlu etki yaratamıyor. Peki, bunun nedeni ne? Neden bazıları uğraşmasına rağmen yine de inanarak “evet, ben mutluyum!” diyemiyor? Neden etraflarından görüp duydukları önerileri uygulasalar bile istedikleri neşe ve tatmin onlar için hala ulaşılmaz oluyor? Neden, neden, neden?

Çünkü bazılarının mutlu olmak için yapması gerekenlerden ziyade yapmaması gerekenlere odaklanması lazım. Yani kişinin istediği doyuma ulaşabilmesi için hayatına bir şeyler katmadan daha önce, yaşamından çıkarması gerekenleri düşünmesi gerekiyor. Tıpkı elinde yanlış anahtar olan birinin ısrarla kapıyı açmaya çalışması gibi! Tıpkı inatla hatalı kodu girip kilidin açılmasını ümitsizce beklemek gibi! Kısacası diyorum ki belki de yapılması gereken şey, yapılmaması gereken şeylerin farkına varmaktır. Belki de yanlış şeylerin üzerine doğruları eklemeden önce güzel bir temizlik yapmak gereklidir. Çünkü bir şeyin temeli hatalıysa üzerine ne koyarsanız koyun her zaman devrilme tehlikesi olacaktır. Siz mutluluğunuzun ardı ardına devrilen domino taşları gibi yıkılmasını istemiyorsanız, öncelikle yanlışlarınızı düzeltmeye yoğunlaşmalısınız. İşte bunu yapmaya da aşağıdaki yanlışları öğrenerek başlayabilirsiniz. Buyurun, mutlu olmak için yapmanız değil de yapmamanız gerekenler nelermiş bir bir incelemeye başlayalım:

Gerçeğin Çok Üstünde Beklenti Sahibi Olmak!

Gerçeğin Çok Üstünde Beklenti Sahibi Olmak!Tamam hepimizin umutları, hayalleri, beklentileri var. Ancak görünen o ki bazıları bunun bir sınırı olması gerektiğini unutuyor. Hayata gerçekçi yaklaşmayarak hiç olmayacak düşler peşinde koşuyor ve doğal olarak da çoğunlukla hayal kırıklığı yaşamak zorunda kalıyor. Ya da çok fazla şey planlayarak, farkına varmadan işlerin çığırından çıkmasına neden oluyor. İnsanlardan, olaylardan, işten güçten, kısacası her şeyden bir şeyler bekleyen bu insanlar; büyük düşünmenin böyle bir şey olmadığını ne yazık ki anlayamıyor. Evet, hayallerini ve beklentilerini yüksek tutmak kişiyi başarıya götürebilir; ancak bu yalnızca gerçeklik sınırları içerisinde yapıldığı zaman olumlu sonuç vermektedir. İşte bazıları bu sınırı aştığından hiç olmayacak beklentilerinin altında ezilmekten kurtulamıyor.

Sürekli Kıyaslama Yapmak!

Sürekli Kıyaslama Yapmak!Kendinize sürekli “neden mutsuzum?” diye soruyorsanız, düşünmeniz gereken bir diğer şey de kıyaslama yapıp yapmadığınızdır. Yani başkalarının hayatlarına bakarak kendinizi yetersiz görüyor musunuz, elinizdekileri başkalarınınkilerle kıyaslamaktan bir türlü vazgeçemiyor musunuz, işte önce bu soruların cevabını vermelisiniz. Çünkü ne kadar çok kıyaslama yaparsanız, kendinizi o kadar çok mutsuz edersiniz. Başarılarınızı, malınızı mülkünüzü, zekanızı, dış görünüşünüzü, çocuklarınızı, evinizi-arabanızı… Şayet sahip olduklarınızla yetinmeyi bilmiyor ve göüznüzü sürekli başkalarının hayatları üzerine dikiyorsanız, işte o zaman ne yapsanız da hiçbir zaman tam anlamıyla mutlu olmazsınız.

Etrafınızda Mutsuzluğunuza Neden Olan İnsanlara Yer Vermek!

Etrafınızda Mutsuzluğunuza Neden Olan İnsanlara Yer Vermek!Mutlu olmak için yapmanız değil de yapmamanız gereken şeylerden bir tanesi de etrafınızdaki olumsuz insanlardan bir bir kurtulmak olmalıdır. Evet, olumsuz insanlar! Yani negatif yaklaşımlarıyla sizi sürekli strese sokan, baykuşluklarıyla kafanızda hep olumsuz düşünceler yaratan, kısacası varlıklarıyla hayatınızı sabote etmeye çalışan insanlar! Belki farkında bile değilsiniz, ama gerçekten tarafsızca düşünmeyi başardığınızda hayatınızda ne kadar çok negatif insana yer verdiğinizi göreceksiniz. Hatta belki bu kişiler arasında en yakınlarınız vardır. Belki sürekli görüştüğünüz dostunuz istemeden de olsa mutsuzluğunuza neden oluyordur. Belki onlar bile bu özelliklerinin farkında değildir, ama kara gözlükleri yüzünden sizin dünyaya bakış açınızı kötü yönde etkiliyorlardır. İşte bu nedenle hayatınızdaki insanların farkına varmalı, eğer yapabiliyorsanız onların yaklaşımlarını değiştirmeli, yapamıyorsanız da aranıza mesafe koymalısınız. Çünkü her zaman dediğim gibi bu dünyadaki en önemli şey sizin mutluluğunuz!

Kin Tutmak!

Kin Tutmak!Yoksa siz de övünerek “ben çok kinciyimdir!” diyenlerden misiniz? Yok artık, daha neler mi? Kinci olmakla hiç gurur duyulur mu? Eğer böyle düşünüyorsanız, sıkıntı yok. Ama emin olun “bana yapılan hiçbir şeyi unutmam, önünde sonunda acısını çıkartırım!” diye saçma sapan düşüncelere sahip insanlar var. Kin tutmanın koltuk kabartılacak bir şey olduğunu sanan bu insanlar, nefret ettikleri kişiden ziyade aslında kendilerine zarar verdiklerini bir türlü göremezler. Hem zamanlarını hem enerjilerini hem de kafalarını kendilerine hiç yararı olmayacak biçimde kullanır, üstüne bir de bu durumla övünürler. Oysaki birinden nefret etmek kişinin oturduğu dalı kesmesinden farklı değildir. İşte bunu anlamayan insanlar, “neden mutsuzum?” demek yerine “neden içimde kin öfke ve nefretten başka hiçbir şeye yer vermiyorum?” diye düşünmeyi öğrenmeliler.

Fazla Egolu Olmak!

Fazla Egolu Olmak!Evet, mutlu olmak için yapmanız gereken değil de yapmamanız gereken şeylerden bir diğeri de fazla egolu olmaktır! Yani kendinize haddinden fazla değer veriyor, dünyanın sizin etrafınızda döndüğünü sanıyorsanız; mutsuz olmanız gayet normaldir diyorum. Çünkü karşılaştığınız herhangi olumsuz bir durum karşısında “bu benim başıma nasıl gelir, bana nasıl böyle bir hata yapılır, benim hakkımda nasıl böyle konuşulur?” diye düşünür ve kendinizi paralamaktan başka bir şey yapmazsınız. Bu nedenle kendinizi fazla önemsemekten vazgeçmeli ve egolarınızdan kurtulmalısınız. Çünkü ancak bu şekilde tam anlamıyla mutlu olabilirsiniz. Diğer bir deyişle; varlığınızın koca bir okyanustaki köpükten farksız olduğunu anladığınız zaman gerçekten gülümseyebilirsiniz. Eğer egolarınızın ne kadar yüksek olduğunu bilmiyorsanız, mutluluğunuzdan çalan narsist insanların özellikleri neymiş öğrenerek bu konuda net bir karara varabilirsiniz.

Duygularınızı Saklamaya Çalışmak!

Duygularınızı Saklamaya Çalışmak!Duygularınızı saklamaya çalışmak da mutlu olmak için yapmamanız gerekenler arasında! Zira üzüntülerinizi, mutluluğunuzu, kızgınlığınızı, kırgınlığınızı, coşkunuzu, sevginizi, kısacası hissettiklerinizi saklamaya çalışmak sizi mutsuzluk çukurunun en derinlerine atacaktır. İşte bu nedenle, içinizden geçenlerin sadece içinizden geçmekle sınırlı kalmamasına dikkat edin. Tabii ki duygularınızı içinizde saklamanız gereken bazı durumlar olacaktır. Mesela; patronunuza kızdığınız, mesai arkadaşınıza sinirlendiğiniz ya da banka kuyruğunda beklemekten sıkıldığınız anlar… Bu gibi durumlarda içinizden geçenleri söylememeniz yararınıza olacaktır. Ama siz benim ne demek istediğimi anladınız. Diyorum ki duygularınızı ifade etmekten çekinmeyin. İlişkilerinizde dikkate alacağınız en temel kural bu olsun. Sonradan pişman olmaktansa, aklınızdan geçenleri o an söyleyerek mutlu olma yolunda bir adım daha atın.

Endişelerin Esiri Olmak!

Endişelerin Esiri Olmak!Neden mutlu olamadığınızın cevaplarından bir tanesi de her şey için endişelenmeniz olabilir. İş hayatınız, ilişkileriniz, aileniz, sevdikleriniz, yani yarınlarınız için! Çünkü hayatınızdaki her şey yolunda gitse bile, siz yine de bir yerlerden kötü bir haber duymayı bekliyorsanız, mutlu olamamanız gayet normaldir. Bu nedenle, yapmanız gereken ilk şey endişelerinizden kurtulmak olmalıdır. Peki, bunu nasıl yapacağınızı bilmiyor musunuz? Ne yapsanız da yine de kara düşüncelerin beyninizi işgal etmesinden bir türlü kurtulamıyor musunuz? O zaman size endişelerden kurtulup gerçek yaşama başlamak için öneriler başlıklı yazıyı incelemenizi öneririm. Emin olun, gerçekten isterseniz siz de endişelerin esiri olmamış insanlar kadar özgür ve hafif hissedebilirsiniz.

Yardım Etmemek!

Yardım Etmemek!Bazıları ise birilerinin mutsuzluğundan kendisine pay çıkartmaya çalışarak mutsuzluk uçurumuna sürüklenir. Eğer sizin de böyle bir düşünce tarzınız varsa, bir an önce bu yanlış tutumunuzdan vazgeçmelisiniz. Birilerinin başarısızlığının sizin başarılı olmanız anlamına gelmediğini görmeli, birilerinin gözyaşlarının sizin kahkahalarınıza yer açacağını düşünmemelisiniz. Bunun yerine insanlara el uzatmayı denemeli, düşen birini ayağa kaldırmak için gerekiyorsa yarışı yarıda bırakmalısınız. Eğer gerçek anlamda birinci olmak istiyorsanız, bu dediğimi kesinlikle yapmalısınız. Çünkü kim olursa olsun birine yardım ettiğinizde bir bakıma kendinize de yardım etmiş olursunuz. İçinizi ısıtacak bu duygunun ne kadar güçlü ve etkili olduğunu görmek istiyorsanız, hemen bugün ihtiyacı olan birine yardım eli uzatmayı denemelisiniz.

Suçlamak!

Suçlamak!Mutlu olmak için yapmanız değil de yapmamanız gereken şeyler arasında birilerini suçlamak da yer alıyor. Eğer başarısızlıklarınızı ve mutsuzluklarınızı kendini dışında birilerine ya da bir şeylere mal ediyorsanız, bu yaklaşımın ne kadar yanlış olduğunun farkına varmalısınız. Mutlu olmak için hatalarınızı kabullenmeyi öğrenmeli ve kabullenmenin mutluluğun vazgeçilmez anahtarlarından biri olduğunu anlamalısınız. Sürekli bahaneler üretmek yerine, kendinize dürüst olmayı öğrenmeli ve göğsünüzü gere gere “evet, benim suçumdu” diyebilmelisiniz. Çünkü emin olun ki gerçeklerden hayatınız boyunca kaçamazsınız. Bu nedenle, sorumluluğu üzerinize almalı ve içinde bulunduğunuz durumdan dolayı suçlayacak birini arıyorsanız ilk önce kendinizi suçlamalısınız.

Acele Etmek!

Acele Etmek!Gerçekten gülümsemek mi istiyorsunuz? O zaman koşuşturup durmaya bir ara vermelisiniz. Arada bir nefes almayı öğrenmeli, kendinizi binlerce parçaya bölerek her işi yetiştirmeye çalışmamalısınız. Çünkü ev, iş, arkadaşlar, aile, çocuklar derken kendinize dair hiçbir şey yapamıyorsanız; muhtemel sonucunuz mutsuzluk olur. Tamam, çağımız yürümeyi değil koşmayı gerektiriyor. Ancak bir ömür boyunca koşarsanız, arkanıza dönüp baktığınızda yarım bıraktığınız ya da istediğiniz gibi yapamadığınız bir dizi şeyle karşılaşırsınız. Sonra “neden” dersiniz? Ne için bu kadar acele ettim ki? Neden kendimi bu kadar unuttum? İşte bu durumla karşılaşmamak için, acele etmekten artık vazgeçmelisiniz. Hem zaten nereye yetişeceksiniz ki? Zamanın hızına yetişmek için kendinizi daha ne kadar parçalayacaksınız ki? Sonuçta neden yaşadığınızı hiçbir zaman unutmamalı ve işleri ağırdan almanın verdiği keyfi tatmayı öğrenmelisiniz.

Bu dünyada sahip olunabilecek en büyük zenginlik… Evet, mutluluk! Ve siz de dünyanın en varlıklı insanlarından biri olmak istiyorsanız, servetinizin önündeki engellerden bir bir kurtulmayı öğrenmelisiniz. Öncelikle yolunuzdaki taşların kaynağını bulmalı, daha sonra da bunlardan tek tek kurtulmalısınız. Mutluluğa giden yolda daha hızlı koşmaya çalışmak yerine, sizi yavaşlatan şeylerin neler olduğunu öğrenmelisiniz. Evet, belki de bunu yapmalısınız. Yani bu kez mutlu olmak için yapmanız gerekenleri değil de yapmamanız gerekenleri düşünmelisiniz. Kim bilir, belki de hayalini kurduğunuz yaşama sizi mutsuz eden yanlış tutumlarınızın farkına vararak başlayacaksınız. Neden olmasın ki ama değil mi?

Habere Kim Ne Dedi?

0       0

Yorumları görmek için ;

Giriş yap!



Facebook'ta Paratic :

Benzer yazılar