İşten Ayrılırken Açık Kapı Bırakmanın Yolları


86 paylaşım
  Nesrin Bayraktar

Açık kapı bırakmak! Hemen her konuda kullanılan, doğruluğu ya da yanlışlığı gayet öznel olan deyim… Ele alınan konu üzerinde kesin bir söz söylememek ve mevzunun tekrar masaya yatırılabilmesine olanak tanımak şeklinde açıklaması yapılabilecek deyimi, hepimiz pek çok yerde kullanıyoruz. Peki, bahsi geçen deyimi hayata geçirmenin, iş yaşamında bize ne kadar fayda sağlayabileceğini biliyor muyuz? Tamam tamam, biliyorum ki şu anda aklınızdan geçen şey “nasıl, ne gibi” ve türevleri sorular. İşte tam da bu nedenle hemen şimdi konunun ayrıntılarına geçiyorum.

İş hayatında açık kapı bırakmaktan kastımın; işten ayrılma konusunda, bütün gemileri yakmamak olduğunu söyleyerek merakınızı gidereyim. Diğer bir deyişle; işinizden istifa ederken ya da çıkartılırken, bir gün o gemiye tekrar ihtiyacınız olabileceğini hesaba katmalısınız. Kısaca; sular yükseldiğinde, -şayet solungaçlarınız yoksa ve boğulmak istemiyorsanız- ardınızda tutunacak bir dal bırakmalısınız. Peki, bunun için ne gibi noktalara dikkat etmelisiniz? Veya şöyle söyleyeyim. Sabrınız taşsa ve yöneticiniz sizi cinnet geçirme noktasına getirse bile, (hatta oraya bir daha asla geri dönmeyeceğinizden emin olsanız bile) ne yaparak arkanızda açık kapı bırakmayı başarırsınız? Gelin, hep birlikte aşağıdaki maddelerle sorunun hayati önem taşıyan cevaplarını inceleyelim.

Kural 1: Duygularınızın Sizi Yönetmesine İzin Vermeyin!

Kural 1: Duygularınızın Sizi Yönetmesine İzin Vermeyin!Aslına bakarsanız; bu kuralı hayatınızın her alanında uygulamalı, hatta kulağınıza küpe yapmalısınız. Tamam, elbette hislerinize güveneceğiniz anlar olacaktır. Ama yaşamınızda genel olarak mantığınızla hareket etmeyi bilmeli veya duygularınızla mantığınızı sentezleyebilmelisiniz. İşinizle ilişiğinizi keserken de sentezi falan bir kenara atmalı, yalnızca mantığınızın sesini duymayı öğrenmelisiniz. Kısaca; istifa etmeniz ya da kovulmanız fark etmez. Eğer ortada bir ayrılık varsa mantığınızın sesini açın, duygularınızınkini ise size zarar vermemeleri için bir süreliğine “muteleyin.”

Kural 2: Sakin Kalabilmeyi Öğrenin!

Kural 2: Sakin Kalabilmeyi Öğrenin!Size garanti ederim ki bunu başardığınızda, hayatınızı gözle görülür derecede kolaylaştırmış olacaksınız. Yani bir önceki maddede olduğu gibi bu kural da sizin için genel anlamda fayda sağlayacak nitelikte. Tabii, en çok da iş ayrılıklarınızda. Ve emin olun, bunun için sabır taşı rolü üstlenmenize falan gerek yok. Yalnızca pratik yapmalı ve sakin kalmayı öğrenmelisiniz. Peki, bahsettiğim meziyeti kendinize nasıl kazandıracaksınız? Mesela; işe kendinizi tanıyarak başlayabilirsiniz. Sonrası mı? Sakin kalabilmeyi öğrenmek için yapmanız gereken diğer şeylere de hemen buradan ulaşabilirsiniz.

Kural 3: Bunu Kendiniz için Yaptığınızın Farkında Olun!

Kural 3: Bunu Kendiniz için Yaptığınızın Farkında Olun!Tamam, haksızlığa uğradığınızı düşünüyor olabilirsiniz. Hatta düşünmekten ziyade durum, açık ve net biçimde haksızlığa uğramak olabilir. Örneğin; hiç yapmadığınız, kıyısından köşesinden bile geçmediğiniz bir suçtan dolayı çıkışınız verilebilir. Veya yöneticinizin hakaret denilebilecek sözlerine maruz kalabilirsiniz. Ancak yine de arkanızda açık kapı bırakmanız gerektiğini bilmelisiniz. Çünkü bunu kendiniz için yapacaksınız. Diğer bir deyişle; gemileri yakmazsanız iş yerinize, ortağınıza, arkadaşınıza veya yöneticinize iyilik yapmış olmayacaksınız. Sadece ama sadece kendinize iyilik yapacaksınız, bu davranışınızın olumlu olan geri dönüşünü fazlasıyla alacaksınız.

Kural 4: İyilikten Maraz Doğmayacağını Anlayın!

Kural 4: İyilikten Maraz Doğmayacağını Anlayın!İyilikten maraz doğar! Evet, bu sözü atalarımız söylemiş olabilir. Hatta “iyiliğe iyilik olsaydı, kara öküze bıçak çalmazlardı” ve “iyilik et kele, duyursun seni ele” gibi daha birçok atasözümüzün olduğu da doğru. Ancak bu sözler ne kadar doğru, işte orası açık ve net olarak tartışılır. Zira iyiliğin karşılığı, o an içinde olumlu olarak alınamasa bile, bunun önünde sonunda karşımıza çıkacağı kesin. Tamam, bu konularda hemfikir olduğumuza göre dönelim bizim konumuza. Yani işten ayrılırken arkada açık kapı bırakmaya!

Evet, istifa ederken ya da önünüze uzatılan iş çıkış kağıdınızı imzalarken yapmanız gereken şey, iyi tavır takınmak. Zira bunun yararınıza olacak geri dönüşünü o an alamasanız bile, nihayetinde meyvesini toplarsınız. İşte bunu aklınızdan hiç çıkarmaz ve iyilikten maraz doğmayacağının farkına varırsanız, olumlu davranışın size ne kadar çok şey kazandıracağını da yaşayarak tecrübe edebilirsiniz.

Kural 5: Yaşanmış İyi Şeyler Hatrına Kendinizi Durdurun!

Kural 5: Yaşanmış İyi Şeyler Hatrına Kendinizi Durdurun!İşten ayrılmanın, özellikle de rıza olmadan ayrılmanın; kişiyi ne kadar üzebileceğini, sinirlendirebileceği, kısaca zorlayabileceğini biliyorum. Ki siz de biliyor olmalısınız. Yani eminim, aranızda işten ayrılma durumunu tecrübe etmiş sayısız insan vardır. Ama henüz ilk işinde çalışan veya daha iş hayatına başlamamış olanların da işten ayrılmanın (kovulmanın) nasıl bir şey olduğunu anlamasını istiyorum. Düşünsenize; yıllardır çalıştığınız ya da kısa bir süre için bile olsa fazlasıyla benimsediğiniz işinizden kovuluyorsunuz. Ailenizden, arkadaşlarınızdan, evinizden daha çok vakit geçirdiğiniz, ikinci yuvanız olarak düşündüğünüz yerden diyorum! Hayallerinizi onun üzerine kurup, geleceğe dair bir dizi planınızı ona güvenerek yaptığınız işten bahsediyorum! İşte tam da böyle bir yerden kovuluyorsunuz. Hem de doğru düzgün bir açıklama bile yapılmadan! Nasıl hissedersiniz?

Etrafınızdaki her şeyi yakıp yıkmak, karşınıza çıkan herkesi en az sizin kırıldığınız kadar kırmak istersiniz, değil mi? Böyle bir anda siz de içinizdeki öfkeyi dindirmek için benzeri şeyler yapmaz mısınız? Elbette, yaparsınız. Daha iyi ihtimalle yapmayı düşünürsünüz. Ama yapmanız gereken şey, bu değil. Eğer siz de günün birinde işten ayrılma ya da kovulma durumunu yaşarsanız sakın böyle şeyler yapmayın. Bunun yerine durup biraz düşünün. O an çok sinirli olsanız bile bir adım sonra eski işyeriniz olacak yerde yaşadığınız güzel şeyleri hatırlayın.

Edilmiş sohbetleri, deliler gibi çalışılarak kazanılmış zaferleri, tamamlanmış görevleri, içilmiş çayları – kahveleri, kurulmuş güzel dostlukları, kısaca hatırlanası yaşanmışlıkları! Evet, tüm bunları düşünmeli ve işten ayrılırken açık kapı bırakmanın ne kadar gerekli olduğunu anlamalısınız. Hem kim bilir, belki günün birinde üzülerek ayrıldığınız iş yerinize geri döner ve kariyerinize kaldığınız yerden devam etme şansı bulursunuz.

DİPNOT: Kısa bir aradan sonra, yeniden merhaba!

Habere Kim Ne Dedi?

0       0

Yorumları görmek için ;

Giriş yap!



Facebook'ta Paratic :

Benzer yazılar