İşi Bırakma Zamanınızın Geldiğini Gösteren 7 İşaret


92 paylaşım
  Nesrin Bayraktar

İşe gitmek konusunda zorlandığınız zamanlar oluyor, değil mi? Hani böyle parmağınızı bile kıpırdatamayacak kadar halsiz hissettiğiniz, içinizden hiçbir şey gelmediği günler oluyor değil mi? İşe gitmenin işkence gibi geldiği, sabah çalan alarmın size sıkıntılı bir iş gününe daha başlamak üzere olduğunuzu hatırlatmaktan başka hiçbir şey ifade etmediği günler… Tamam, hepimizin böyle zor dönemleri olabilir. Ama bu dönemlerin geçici olduğunu ve kısa süre içinde toparlanacağımızı biliriz. Peki, ya aynı işe devam ettiği sürece hiçbir şekilde toparlanamayacak olanlar?

Çalışma isteksizliğinin hiç de öyle akut olarak tanımlanamayacağı, bunun tam anlamıyla kronik hale geldiği insanlar! Her günü bir sonrakinin aynı olan, aynı suratsızlıkla masasına oturup aynı düşük enerjiyle işe başlayan insanlar! Para kazanmak zorunda olmasa fazladan bir dakika daha orada bulunmaya katlanamayacak olanlar! Mesai saatlerini gözü ikide bir saate takılarak geçirenler! İstisnasız her gününü “bitse de gitsem” diye diye geçirenler! İsteksizce çalışıp, hem kendine hem de işverenine zarar verenler!

Kısacası; tabiri caizse o iş yerinde vadesi çoktan dolmuş, mutsuzlukla mücadele etmeye çalışanlar! Aslına bakarsanız, iş hayatında o kadar fazla mutsuz çalışan var ki! Bazıları bunun farkında bile değil, bazıları ise bütün işlerin sıkıcı olduğunu düşündüğü için durumu umursamıyor. Yani işini değiştirse de aynı sorunlarla yüzleşmek zorunda kalacağını düşündüğü için aşina olduğu düzene devam etmeyi tercih ediyor. Bazıları da mutsuzluk nedeninin her gün yaptığı iş olduğunu bilmiyor.

Peki, siz de onlardan biri olabilir misiniz? Sabahları işe gitmek için verdiğiniz mücadele dönemsel değil de sürekli olabilir mi? Yaşadığınız stresin tek kaynağı şu andaki ekmek kapınız olabilir mi? Belki de işi bırakma vaktiniz çoktan gelmiştir, ama henüz bunu bilmiyorsunuzdur. Belki de daha iyi bir hayat yaşamak için yapmanız gereken tek şey istifa mektubunuzun altına imzanızı atmak ve severek yapacağınız işlere yönelmektir. Ne dersiniz? Ama durun, kararınızı vermeden önce yanlış seçim yapmadığınızdan emin olmalısınız. İşte bunun için de aşağıdaki işaretlere bakmalı ve gerçekten işinizi bırakmanız gerekip gerekmediği hakkında pişman olmayacağınız bir karar vermelisiniz.

İşte istifa mektubunuzu yazmanız için başka hiçbir nedene ihtiyacınız olmadığını gösteren 7 işaret:

Sabahları Alarmınızı Erteleyebileceğiniz Kadar Erteliyorsunuz!

Sabahları Alarmınızı Erteleyebileceğiniz Kadar Erteliyorsunuz!İşinizi bırakma vaktinizin çoktan geldiğini gösteren işaretlerden bir tanesi bu olabilir. Ama tabii sadece alarm erteleme alışkanlığınız var diye de işi bırakmamalısınız. Bunun altında yatan sorunlara bakmalı ve sizi hep aceleyle hazırlanmak zorunda bırakan bu kötü alışkanlığınızın asıl nedenini bulmalısınız. Yani sadece sabah uykusuna düşkün olduğunuz için mi yataktan geç kalkıyorsunuz yoksa “yine iş başlıyor” düşüncesiyle mi kafanızı yastığın altına gömüyorsunuz? Hafta sonlarında erken saatte kalkmak sizin için hiç problem değilken, mesai günlerinizde bu sizin için işkence haline mi geliyor?

Peki ya yataktan kalktıktan sonra? Öylece elinize ilk geçen kıyafetleri mi üzerinize geçiriyorsunuz, yoksa akşamdan hazırladığınız ve içinize sinen kıyafetlerinizi mi giyiyorsunuz? Yola çıktığınızda yapılacak işleri düşünerek radyoda çalan şarkıya keyifle eşlik edebiliyor musunuz, yoksa bütün gün yapacağınız işleri düşünerek tırnaklarınızı mı kemiriyorsunuz? Anlatmak istediğim, burada canınızı asıl sıkan problemin ne olduğunu bilmeli ve asıl sorunun işinizden mi, yoksa sizden mi kaynaklandığını çözmelisiniz. Şayet plansız yaşam tarzınız yüzünden bu tip sorunlarla karşılaşıyorsanız, o zaman onları çözmek için alışkanlıklarınızı değiştirmeli ve işinizden keyif almayı öğrenmelisiniz.

Sık Sık Tükenmiş Hissediyorsunuz!

Sık Sık Tükenmiş Hissediyorsunuz!İşi bırakma zamanınızı gösteren işaretlerden bir tanesi de sık sık tükenmiş gibi hissetmeniz! Mesai saatleri içindeki sıkkınlığınız hayatınızı her geçen gün biraz daha fazla işgal ediyorsa, o vakit istifa mektubu yazmayı bir kez daha düşünmelisiniz. Hayattan genel olarak keyif alamamaya başladıysanız ve işinizdeki sorunları özel hayatınıza da yansıtıyorsanız, ya iş hayatınızı düzene oturtmalı ya da başka bir işe yönelmelisiniz. Ancak bu tükenmişlik durumunun geçici olduğunu düşünüyorsanız, biraz daha beklemeyi tercih etmeli; bu sırada kendinizi iyi hissetmek için neler yapabileceğinizi araştırmalısınız.

Örneğin, işinizi daha eğlenceli hale getirmek için yapabilecekleriniz açısından çalışma şeklinizde bir takım farklılıklar yapmayı deneyebilirsiniz. Ya da bu tükenmişlik durumunuzun plansızlık, zaman yönetimindeki başarısızlık gibi problemlerden kaynaklandığını düşünüyorsanız; o zaman da bu problemlerinizi nasıl aşabileceğinize odaklanmalı, gerekiyorsa size akıl hocalığı yapabilecek güvendiğiniz insanlardan yardım almalısınız. Sonuç olarak; yaptığınız hiçbir şey iş saatlerinizdeki tükenmişlik hissinizin önüne geçemiyorsa ve bundan tam olarak eminseniz, işte ancak o zaman “işi bırakma vakti gelmiş” diyebilirsiniz.

Genel Olarak Streslisiniz ve Kendinize Baktığınızda Bunun Etkilerini Açıkça Görebiliyorsunuz!

Genel Olarak Streslisiniz ve Kendinize Baktığınızda Bunun Etkilerini Açıkça Görebiliyorsunuz!Tamam, günümüzde stres yaşamak gayet olağan bir durum! Hatta o kadar olağan ki artık çocukların ağzından bile “bu aralar çok stresliyim” gibi laflar duyar olduk. Ancak benim burada değinmek istediğim nokta işiniz yüzünden kendinizi gereksiz ve aşırı derecede baskı altında hissetmeniz! Sürekli olumsuz düşünceler içinde boğulup, henüz olmamış ve belki de asla olmayacak karamsar tahminlerinizle kendi kendinizi yiyip bitirmeniz! Eğer siz de bu dediğim durumlardan muzdaripseniz, o zaman işi bırakma konusunu masaya yatırabilirsiniz. Sonuçta hiçbir şey sizin mutluluğunuzdan ve sağlığınızdan daha önemli değil! Yaşadığınız stresin etkilerini kendinize baktığınızda açıkça görebiliyorsanız, o iş için kendinizi daha fazla yıpratmamalısınız. Örneğin; sık sık uykusuzluk çekiyor, kendinizi kronik olarak yorgun hissediyor, panik atak gibi rahatsızlıklar yaşıyor, sıra dışı bir biçimde kilo alıp veriyor ve benzer durumlardan yakınıyorsanız, işten kaynaklanan stres sizi tüketiyor demektir. İşte bu nedenle, bir an önce araştırmalarınıza başlamalı ve kendinizi iyi hissedeceğiniz yeni bir işe doğru ilk adımınızı atmalısınız.

Ne Yaparsanız Yapın Kendinize Vakit Ayıramıyorsunuz!

Ne Yaparsanız Yapın Kendinize Vakit Ayıramıyorsunuz!İşinizin sizi gittikçe daralan bir çemberin içinde sıkıştırdığını düşünüyorsanız, bundan da bir şeylerin vaktinin geldiğini çıkarabilirsiniz. Mesela, planınızı programınızı ne kadar iyi yapsanız da yine de kendinize vakit ayıramıyor olabilirsiniz. Sık sık mesai yapmanız, büyük küçük her türlü nedenden dolayı saatler süren toplantılara katılmanız, tatil günlerinde bile işe dair bir şeyler yapmak zorunda kalmanız size kaldırabileceğinizden çok daha fazla sorumluluk yüklüyor olabilir. Bunlar da doğal olarak aileniz ve sevdiklerinizle yeterince vakit geçirememenize, hatta başkaları şöyle bir kenara dursun kendinize bile vakit ayıramamanıza neden olacaktır. Sonuçta; verdiğiniz bütün uğraşlara rağmen yine de iş yaşam arasındaki dengeyi sağlayamıyorsanız, o zaman elinizden daha fazla bir şey gelmiyor demektir. Bu da kazandığınız paranın sizin için bir öneminin kalmamasına ve işten giderek nefret etmenize yol açacaktır. Uzun lafın kısası, siz de böyle bir durum içindeyseniz, önünde sonunda kaçınılmaz sonuç olan istifa olayını hayata geçireceksiniz demektir.

Çalışma Ortamınızı Sevmiyorsunuz!

Çalışma Ortamınızı Sevmiyorsunuz!İşi bırakmanızı gerektiren işaretlerden bir tanesi de çalışma ortamınızı sevmemeniz, hatta ondan nefret etmeniz! Evet, siz de çalışma ortamınızdan nefret ediyor olabilir misiniz? İşe gitmenin sizin için bir işkenceye dönüşmesi çalışma ortamını sevmemenizden kaynaklanabilir mi? Belki de yaptığınız işle ilgili hiçbir sıkıntı yoktur; ama o ortam yok mu, işte o ortam sizi sizden alıyordur. Takım arkadaşlarınız, odanız, koltuğunuz, kulağınıza gelen dedikodular ve dahası işinizden nefret etmenize, doğal olarak da mesai bitiş saatini iple çekmenize neden oluyordur. İş ortamınızdaki insanlarla konuşmak bile istemiyor, uğraşmış olmanıza rağmen onlara uyum sağlamıyorsunuzdur. Hem kişilik özellikleri hem de iş ahlaklarıyla benimseyemediğiniz bu insanlar canınızı fazlasıyla sıkıyorsa, o zaman katlanmaya bir son vermenizi ve size kendinize uygun olan yeni bir çalışma ortamı seçmenizi öneririm.

Yaptığınız İş Sizi Hiç Mutlu Etmiyor!

Yaptığınız İş Sizi Hiç Mutlu Etmiyor!Hani bir fırsatınız olsa bir daha bu işi asla yapmayacaksınız. İşinizden o kadar keyif almıyorsunuz ki bu her hareketinize yansıyor. Mesela; birileri size ne iş yaptığınızı sorduğunda, cevap bile vermek istemiyorsunuz. Kısa kelimelerle ne iş yaptığınızı söylüyor, hemen konuyu başka bir yere çekmeye çalışıyorsunuz. Çünkü değil işinizden konuşmak, onu düşünmeye bile katlanamıyorsunuz. Zaten haftanın 5-6 günü istemeye istemeye yaptığınız bir işe tüm zamanınızı ve enerjinizi veriyorsunuz, işten arta kalan zamanınızda elinizden geldiğince onu düşünmemeye çalışıyorsunuz. Bir zamanlar belki de hevesle yaptığınız şeyler, heyecanla katıldığınız toplantılar, seminerler artık gözünüzde zerre kadar eğlenceli değiller! Sonuçta, eğer siz de böyle durumlar yaşıyorsanız; o zaman ya yeni bir alana yönelme ya da yeni bir işe girme vakti gelmiş demektir. Zira para kazanırken mutsuz oluyorsanız, hayattan genel olarak keyif alamamaya başlar ve kendinizi her geçen gün biraz daha kötü hissedersiniz.

Yöneticinizle Anlaşamıyorsunuz!

Yöneticinizle Anlaşamıyorsunuz!İşi bırakmanızı gerektiren en açık işaretlerden bir tanesi de budur. Eğer yöneticinizle iyi iletişim kurabilmek için yapabilecekleriniz tükenmiş; ama yine de aranızdaki buzları eritemediyseniz, o zaman istifa etmeyi kesinlikle düşünmelisiniz. Tabii burada aranızdaki buzlar dediysem de bunun yalnızca iki kişi arasındaki soğukluk, elektrik alamama gibi bir sorun olduğunu falan da düşünmeyin. Yani yöneticinizi sevmiyorsunuz diye hemen öyle işi falan bırakmayın. Ancak yöneticinizle aranızdaki sorun adaletsiz yönetim biçimi, yanlış iş ahlakı, çalışanlarına karşı saygısız davranışları ve bunlar gibi hareketleri yüzünden çıkıyorsa, işte o zaman gönül rahatlığıyla işi bırakabilirsiniz. Karşınızda verdiğiniz emekleri görmeyen, sizden daha az başarılı olan birine terfi vermekten çekinmeyen, çalışanlarına saygı duymayan, işini yeterince benimsemeyen bir yönetici varsa; o iş yerinde daha fazla durmanıza gereke de yok demektir. Sevmediğiniz yöneticinin karşısına çıkıp gözlerinin içine bakarak istifa mektubunuzu verebilirsiniz. Nitekim işten ayrıldıktan sonra derin bir “oh” çekeceğinizden emin olabilirsiniz.

Evet, ne diyorsunuz? Yukarıdaki durumlar size ne kadar tanıdık? İşi bırakma vaktiniz çoktan gelmiş olabilir mi? Tamam, siz de çoğu kişi gibi iş bulmanın zorluğundan çekinerek istifa etmeyi her gün birazcık daha erteliyor olabilirsiniz. Ancak emin olun ki hiç sevmediğiniz bir işi yapmak, yeni bir iş bulmaktan çok daha zordur. Diğer bir deyişle her sabah ayaklarınızın geri geri gittiği bir işe gitmek, sizi o işi bırakmaktan çok daha fazla korkutmalıdır.

Habere Kim Ne Dedi?

0       0

Yorumları görmek için ;

Giriş yap!



Facebook'ta Paratic :

Benzer yazılar