İş Hayatındaki Zor Kişilikler ve Onlarla Uğraşma Yöntemleri


94 paylaşım
  Nesrin Bayraktar

Hemen her iş yerinde rastlayabileceğimiz zor kişilikler onlar! Farklı farklı özellikleriyle bizi yiyip bitiren, çeşit çeşit tavırlarıyla enerjimizden çalan o zor mu zor kişiler! Evet, bu sözlerim sonucunda sizin zihninizde de birkaç zor kişi figürü oluştuğunu düşünüyorum. Sonuçta şu andaki ya da daha önceki iş ortamlarınızda böyle özelliklere sahip insanlarla tanışma fırsatı bulmuş olmalısınız. Kaldı ki onlarla tanışmaya nail olamayacak kadar şanssız (!) hissetseniz bile, iş yerlerinden farklı ortamlarda zor kişilikler hakkında az çok bilgi edinebilmişsinizdir diye düşünüyorum.

İnceleyebilirsiniz:
İş Arkadaşlarınız Tarafından Sevilmediğiniz Gösteren 12 İşaret

Neticede; onlardan her yerde var, öyle değil mi? Yani zor kişiliklere sadece iş hayatında rastlamıyoruz. Özel hayatımızda da onlarla başa çıkmak zorunda kalıyor, çocukluktan başlayarak hayatımızın her döneminde onlarla karşı karşıya geliyoruz. Zira elimizde iyi insanları kendimize çıkan tılsımlı bir mıknatıs falan yok. Edindiğimiz arkadaşlar arasında da kurduğumuz profesyonel ilişkiler içerisinde de onlarla bol bol muhatap oluyoruz. Kısacası, zor kişilikler tam anlamıyla her yerdeler. Keza iş hayatında da ekseriyetle varlıklarını koruyorlar. Elbette, söz konusu iş hayatı olduğunda zor kişiliklerle uğraşmak bizi yorabiliyor. Çünkü özel hayatımızda onlarla karşılaşma durumunda ne zaman istersek o zaman iletişimizi kopartabiliyoruz. Kararımızı verdiğimiz an arkamızı dönüp bizi tüketecek kişilerden uzaklaşabiliyor, ortamımızı değiştirerek kendimizi onlara karşı koruyabiliyoruz. Nitekim hayatımız hususunda istediğimiz kişiyi içeri alma ya da istediğimiz kişiyi çıkartma özgürlüğüne sahibiz. Fakat ne yazık ki iş hayatında o kadar özgür değiliz.

Demek istiyorum ki, iş hayatında karşılaştığımız zor kişiliklerden özel hayatımızdaki gibi kaçamıyoruz. Onlara karşı istediğimiz gibi sırtımızı dönemiyor, söylediklerine dilediğimiz gibi kulaklarımızı tıkayamıyoruz. Kaçmayı bir kenara bırakın, çoğunlukla nefret ettiğimiz o kişilerle dip dibe çalışmak zorunda kalıyoruz. Aynı masalarda yemekler yiyor, aynı kafeteryalarda aynı kahve makinelerini paylaşıyor, aynı ortamlarda aynı oksijeni teneffüs ediyoruz. Evet, maalesef pek çoğumuz bu dediğim durumları yaşıyoruz. Çünkü istisnası her iş yerinde kibar tabirle “zor” denilebilecek kişilerden var.

Peki, iş hayatında onlarla başa çıkmanın hiç mi yolu yok? Hiçbir şekilde mi kendimizi onlara karşı korumaya alamayız? Üzerimizde yarattıkları negatif etkilere karşı hiç mi kalkan kullanamayız? Aslına bakarsanız, iş hayatındaki zor kişiler konusunda o kadar da çaresiz sayılmayız. Tamam, belki onları hayatımızdan tam anlamıyla çıkartamayız, belki onları her gün görme işkencesinden kesin olarak kurtulamayız, ancak bütün bunlar elimiz kolumuz bağlı oturmamız gerektiği anlamına gelmiyor, öyle değil mi? Her konuda olduğu gibi bu konuda da yapılacak bir şeyler olduğunu bilmeliyiz. Mesela hemen şimdi öğrenecekleriniz! Evet, siz de iş yerinizdeki o katlanılmaz tiplerle başa çıkmak istiyorsanız, aşağıdaki başlıkları incelemelisiniz derim. Hatta ne yapın biliyor musunuz? Bu yazıyı birkaç kişiyi etiketleyerek paylaşın (zira bir kişiyi etiketlerseniz renginizi çok belli edersiniz) ve onlara hatalarını gösterin.

Şikayetçi Tipler!

Şikayetçi Tipler!“Yine mi iş, hava da ne kadar kötü, bu şartlarda daha ne kadar çalışabilirim ki, keşke tatil olsak, en çok işi hep ben yapıyorum, neden her şey beni buluyor, bla bla bla” gibi cümleleriyle tanınan şikayetçi kişiler de listemizin gözdeleri arasında. Şikayet etmek için her zaman bir nedeni olan ve bu tavırlarıyla resmen sizi sizden alan kişiler, mızmızlıklarıyla ön plana çıkarlar. Memnuniyetsiz davranışlarıyla etrafında bulunanları da negatif etkileyen şikayetçiler, sanki dünyaya bu ulvi görevi yerine getirmek için gelmiş gibidirler.

Onlarla başa çıkmanın en iyi yolu ise, sözlerine karşı kulaklarınızı tıkamaktır. Yani sakın ola o şikayetçi tipleri teselli etmek gibi hatalara düşmeyin. Yoksa bu zayıf yönünüzü fırsat bilir ve hemen yakanıza yapışırlar. İyisi mi siz elinizden geldiği kadarıyla onları görmemeye çalışın. Diyelim ki, yine şikayet saatleri geldi. Yine ağzını açtı ve bir türlü susmak bilmiyor. İmkanınız varsa ortamınızı değiştirin yoksa da kulaklıklarınızı takın ve müziğin sesini açın. Emin olun, işe yarayacaktır.

Müzevir Müzeyyen’ler!

Müzevir Müzeyyen’ler!İşte bir diğer zor kişilik daha! İş ortamının müzevir Müzeyyen’leri de diyebileceğimiz bu karakterler, çalışmaktan daha ziyade oradan oraya laf taşıma görevini üstlenmişlerdir. Köşe başlarının, kuytu köşelerin, kısacası dedikodu kazanlarının kaynatıldığı mekanların müdavimi olan müzevirler, bir kişiden diğerine laf taşıma konusunda tam anlamıyla arı gibi çalışırlar. Hatta işinde daha da profesyonelleşmeyi başaranlar kişiden kişiye değil gruptan gruba aktarmalar yaparak, dedikodu konusunda daha üst seviyelere yükselirler.

Yanında konuşmaktan çekindiğiniz hatta bu tavırları yüzünden belki de görmek bile istemediğiniz ayaklı çeneler, iş hayatını olduğundan çok daha zor hale getirebilirler. Peki, bu kişilerle uğraşmak için ne yapmalısınız? Aslına bakarsanız dedikoducu tiplerle uğraşmanın en mantıklı yolu onlardan olabildiğince uzak durmaktır. Eğer böyle bir şansınız yoksa, yani onlarla sürekli iletişim halinde olmak zorundaysanız, o zaman da özel hayatınız konusunda bir sır küpü kadar ketum davranmalı, onların eline hiçbir şekilde koz vermemelisiniz.

Kıskançlığın Canlı Örneği Olanlar!

Kıskançlığın Canlı Örneği Olanlar!Başarınızı, paranızı, giydiğinizi, yediğinizi, kullandığınızı, mutluluğunuzu kısacası kendisinde olmayıp sizde olan her şeyi ama her şeyi kıskanan tipler! Başta bakışları olmak üzere her hareketiyle kıskançlığını belli eden bu zor kişilikler de sizi sizden alan çalışan tipleri arasında. Hele de dikkat çeken biriyseniz, işte o zaman kıskanç kişiliklerden çekeceğiniz var demektir. Çünkü bu kişiler kendisinden iyi olan her şeye karşı negatif duygularla yaklaşırlar. Terfi almanızdan tutun da dış görünüşünüze mutluluğunuzdan özel hayatınıza varana kadar her şey onlar için bir kıskançlık konusu olabilir.

Açıkça söylemeseler bile kıskançlıklarını yürekten hisseder ve onların bu davranışına acımayla alay karışımı duygularla yaklaşırsınız. Oysaki yapmanız gereken şey onlardan uzak durmaktır. Çünkü böyle özelliklere sahip olanlar, size tahmin edemeyeceğiniz kadar çok zarar verebilirler. Hatta oklarını üzerinize fazla çekerseniz, entrikalarıyla sizi işinizden bile edebilirler.

Her Şeyi Bilenler!

Her Şeyi Bilenler!Ah o her şeyi bilenler yok mu? Evet evet, hani ortalıkta küçük dağları ben yarattım edasıyla gezinip, karşıt görüşte olanları hiçbir şekilde kabul edemeyen çok bilmişlerden bahsediyorum! Hatalı olsa bile kendi bildiğinden şaşmayan, bununla da yetinmeyip kendisiyle aykırı düşünenlere karşı negatif tavır takınan bu kişiler de iş hayatındaki zor kişilikler arasında. Peki, onların çok bilmişliğine karşı nasıl korunacaksınız?

Öncelikle, her şeyi biliyormuş gibi davranan kişilerle yakın ilişkiler içerisine girmemelisiniz. Yoksa üzerinizde daha çok söz sahibi olup, sizi daha kötü etkilerler. Buna dikkat ettikten sonra ise yapmanız gereken bir diğer şey de çok bilmişlerin katıldığı tartışmalarda sessiz kalmak olmalıdır. Özellikle de karşınızdaki çok bilmiş sizin üstünüz konumunda ise bu noktaya kesinlikle dikkat etmeli, mantıksız sözleriyle sizi sinir krizlerine sokmasına izin vermemelisiniz.

Örnek Çalışan Olma Olayını Abartanlar!

Örnek Çalışan Olma Olayını Abartanlar!Tamam, örnek çalışan olmak elbette ki kötü bir şey değil. Ama benim bahsettiğim kişiler örnek olma olayını gerçekten ama gerçekten abartanlar! Hani her şeyin en doğrusunu yapmak için uğraşanlar. İşi azıcık assanız “cık, cık, cık” benzeri ikaz ünlemleriyle sinirlerinizi bozanlar. Hatta yüzünüze karşı “çalışamıyorum, işini yapar mısın” demekten çekinmeyenler. Yöneticiniz tarafından övgü yağmurlarına tutulup, aşırı örnek davranışlarıyla sizi çileden çıkaranlar!

Diğer bir deyişle; eğitim hayatında kaba tabirle “inek” olarak adlandırdığımız kişiler! İşte onlara karşı yapmanız gereken şey de davranışlarınızı biraz olsun kısıtlamak! Mesela; onlar yanınızdayken, işi asacak nitelikte hareketler yapmamalısınız. O kıymetli konsantrelerini bozacak şekilde konuşmamalı, hatta yapabiliyorsanız örnek çalışan olmak için uğraşıyormuş gibi davranmalısınız. Ya da onu tamamen görmezden gelmeli, sinir bozucu tavırlarına karşı üç maymunu oynamalısınız.

Algılama Sorunları Olanlar!

Algılama Sorunları Olanlar!“Efendim, bir şeyi mi kaçırdım, ya ben şunu anlamadım ama, bunu nasıl yapacağım acaba, bana biraz yardım edebilir misin, toplantı ne zamanmış, patron mu gelmiş” gibi sorularıyla sizi hem güldüren hem de sinirlendiren saf denilebilecek kişiler. Evet, iş hayatında yer alan zor kişiler arasında onlar da yer alıyor. Hani o algılamada sürekli sıkıntı yaşayanlar! Anlamsız gözlerle ortalıkta dolaşıp, çoğu zaman ne yapacağını bilemeyenler. Peki, onlara karşı kendinizi nasıl korumalısınız?

Aslına bakarsanız, bu kişiler sizden daha ziyade kendilerine zarar verirler. Ama yine de bitmek bilmeyen soruları bazen çileden çıkmanıza neden olabilir. Hatta kötü bir gün geçiriyorsanız, ona algılayamama konusunda nasıl bu kadar başarılı olabildiğini sormak, belki de hakaret etmek istersiniz. Fakat işte dediğim gibi, yapmanız gereken şey sabır çekmek, çok rahatsız oluyorsanız da sorularını duymazdan gelmektir.

Habere Kim Ne Dedi?

0       0

Yorumları görmek için ;

Giriş yap!



Facebook'ta Paratic :

Benzer yazılar