İş Hayatında Tükenmişlik Sendromu


99 paylaşım
  Aysun Bayhan

İş hayatı ile ilgili açılan herhangi bir konuşmada, hemen herkesin işinden bıktığını, sıkıldığını, yorulduğunu ve karmaşayı bırakıp daha düz bir hayat yaşamak istediğini duyabiliriz. Birçok profesyonelin bile bu nedenle mevcut işlerini bırakarak iş aramaya başladığı biliniyor. İşte bu duruma iş hayatında tükenmişlik deniyor. Bu tükenmişlik, basit Pazartesi sendromundan ise çok daha fazlası.

“Tükenmişlik Sendromu” kelimesiyle Muhteşem Yüzyıl dizisini bırakıp giden Hürrem Sultan yani Meryem Uzerli aracılığıyla tanıştık. Bir anda tüm sevenlerini hayrete düşüren bir hareketle “tükenmişlik sendromu yaşıyorum” açıklaması yaparak ekrana veda etmişti. İnsan kaynakları literatürüne de girmiş olan bu kavram, 1998 yılında Dünya Sağlık Örgütü tarafından yayınlanan Dünya Sağlık Raporu’nda tanımlanmıştır. Bu tanıma göre tükenmişlik sendromu, fazla çalışma ile ortaya çıkan aşırı duygusal yorgunluk ve buna bağlı olarak iş ile diğer sorumluluklarını yerine getirememektir.

Alman kökenli Amerikalı bir psikolog olan Freudenberger tarafından tükenmişlik sendromu, “başarısız olma, yıpranma, aşırı yüklenme sonucu güç ve enerji kaybı veya karşılanamayan istekler sonucu bireyin iç kaynaklarında tükenme durumu,” olarak tanımlanmıştır. Bu tanımı incelediğiniz zaman aslında açık ve net bir biçimde ne olduğunu anlayabiliyorsunuz. İş hayatında tüm bu durumlarla hemen herkes karşılaşabilir. Yani Meryem Uzerli’nin yaptığını şımarıklık olarak nitelendirenlerin haksızlık ettiği ortada.

Tükenmişlik sendromunun en büyük belirtisi, işe gitmeme isteğidir. Zoraki bir şekilde işe ayaklarınızı sürükleyerek gidiyorsanız, siz de tükenmişlik sendromu yaşıyor olabilirsiniz. Bunu sabah yataktan kalkmamak veya Pazartesi sendromu ile karıştırmayın. Çünkü tükenmişlik, daha çok ruhen yaşanıyor ve yolun sonuna geldiğinizi hissetmenize neden oluyor. Bununla birlikte hayal kırıklığının artması, takdir edilmeme ve anlaşılmama hissi de kendini gösterir. Hayatta yaptığınız ve attığınız her adım boş gelmeye başlar, doğru yerde olmadığınız düşüncesiyle mutsuzluk ve tatminsizlik yaşarsınız.

Zorunluluklar ve sorumluluklar arasında gidip gelen bir ruh haliyle çevrenizdeki insanlarla iletişim kurmakta da sorun yaşamaya başlarsınız. Karşılaştığınız basit problemler yüzünden bile iş arkadaşlarınıza sinirli davranabilir ve etrafınızdaki kişilerin size rahatsız edici bir baskı uyguladığını hissedersiniz. Çalışanların işyerinde dikkat etmesi gereken davranışlar vardır ve bu noktada yaşanan sorunlar da sizi tüketebilir. Aynı zamanda kaliteli işler çıkaramadığınızı da düşünürsünüz.

Gelelim tükenmişlik sendromunda nelerin etken olduğuna…

İş Hayatı ve Tükenmişlik SendromuStresli meslek gruplarının ve muhasebe, sağlık sektörü, çağrı merkezi gibi yerlerde çalışan kişilerin tükenmişlik sendromuna, diğer meslek gruplarına göre daha yüksek oranda yakalandığı görülüyor. Nedenleri ise bireysel ve örgütsel olarak ikiye ayırmak mümkündür. Bireysel nedenlere baktığımızda ilk örneği, çalışan, evli ve çocuklu bir kadın ile verebiliriz. Bu şekilde hayatını devam ettiren kadınların, erkeklere oranla daha fazla tükenmişlik yaşadıkları biliniyor. Çocuk sayısı, iş yükü ve sorumluluk arttıkça, tükenmişliğin de arttığı biliniyor. Ayrıca bu durum ilerleyen süreçlerde aile bireylerini yıpratan bir hal almaktadır.

Bir kişi kendisinden ve ondan beklenen yüksek performansın yarattığı baskı altında da tükenmişlik yaşayabilir. Bu baskı, kişinin beklentileri, hedefleri ve strese yatkın kişiliği ile yıpranma payını daha da arttırıyor.

Tükenmişlik sendromunun örgütsel nedenleri ise işyerine eksik personel ile çalışılması veya performansın etkin bir şekilde yönetilmemesinden kaynaklanıyor. Bu şekilde çalışıldığı zaman çalışan üzerinde aşırı bir iş yükü oluşuyor ve iş – özel hayat dengesi bozuluyor. İş hayatınızı sosyal hayatınızdan ayıramamanızın sonucunu öğrenmek için bu yazıya bakabilirsiniz. Bunlarla birlikte kurum içinde takdir ve ödüllendirmenin yeterli olmaması, yönetici ile yaşanan problemlerin göz ardı edilmesi ve adil bir yönetim anlayışının olmaması, tükenmişlik sendromunu tetikleyen örgütsel etkenlerdendir.

Aynı zamanda kişinin kendini ifade edememesi, değerlerine saldıran bir yönetim anlayışı ve hakaret gibi durumlar da tükenmişliğe neden oluyor. İş hayatında ağzınıza almamanız gereken sözler için buraya tıklayın. Bunun sonucunda ise işe geç gelme, rapor alma, iş kalitesinde düşüş yaşanacaktır.

Çözüm ise kendinize anlattıklarımıza benzer belirtiler görüyorsanız ve bu durumu örtmek istiyorsanız, bir an önce vazgeçmelisiniz. Bu durum sizi depresyona sürükleyebilir. Bahsettiğimiz ruh hallerini yaratan bireysel ve örgütsel faktörleri baz alarak yazmalısınız. Yöneticinizle bu durumu konuşabilir veya insan kaynakları biriminden destek alabilirsiniz. Bu şekilde hareket ederseniz, iş hayatınız için oldukça güzel bir adım atmış olursunuz.

Habere Kim Ne Dedi?

0       0

Yorumları görmek için ;

Giriş yap!



Facebook'ta Paratic :

Benzer yazılar