Ekonomi Dünyasının İlk Spekülatif Balonu: Lale Çılgınlığı


73 paylaşım
  Aysun Bayhan

Bir mal veya hizmetin fiyatının, olması gereken fiyatından daha hızlı bir şekilde yükselmesi ve en az 5 yıl boyunca sürekli artması bir ekonomik balona işarettir. Şişkin fiyatlara bakacak olursanız, tam bir çılgınlık olduğunu görürsünüz. Bu değerler üzerinden alınıp satılmaya devam edildiği için fiyatlar da yükselmeye devam eder. Ama bildiğiniz gibi fazla şişen balon mutlaka patlar ve fiyatlar normale döner. Hollanda’nın Altın Çağı’nda meydana gelen Lale Çılgınlığı da tam olarak böyledir.

Lale Çılgınlığı, Lale Balonu, Lale Spekülasyonu gibi isimlerle anılan bu balon; Hollanda Altın Çağı‘nda lale soğanı fiyatlarının aniden ve aşırı derecede yükselip çöküşe geçmesidir. Tarihteki ilk balon olarak bilinir ve günümüzde lale çılgınlığı, varlık fiyatlarının gerçek fiyatlardan sapmasını ifade eden bir benzetme halini almıştır. 1637 yılında Lale Çılgınlığı hat safhaya ulaşmıştır ve laleye dayalı sözleşmeler yetenekli bir ustanın yıllık gelirinin 10 katına satılmaya başlamıştır.

1841 yılında İngiliz gazeteci Charles Mackay‘ın kaleme aldığı “Olağanüstü Kitlesel Yanılgılar ve Kalabalıkların Çılgınlığı” isimli kitap ile Lale Çılgınlığı popüler hale gelmiştir. Mackay, oldukça ilginç noktalara değinmiştir ve tepki de almıştır. Dilerseniz, Lale Çılgınlığı’nı gelişim sırasına göre detaylı bir şekilde ele alalım:

Lalenin Avrupa’ya Girmesi ve Popülerlik Kazanması

Lalenin Avrupa'ya Girmesi ve Popülerlik KazanmasıBildiğiniz gibi Osmanlı İmparatorluğu’nda lale oldukça sembolik bir çiçektir. Özellikle Osmanlı’nın çöküş döneminde, en gösterişli zamanlarda bir tutku haline gelmiştir. Halk ve saray, bu çiçeğe ayrı bir sevgi beslemekte, Lale Devri’ne de ismini vermektedir. 16. Yüzyılın ortalarında Osmanlı İmparatorluğu’ndan Kanuni Sultan Süleyman döneminde Avrupa’ya yayılmıştır ve özellikle Hollanda’da çok rağbet görmüştür. Birleşik Vilayetler’de lale dikimi, Flaman botanist Charles de l’Ecluse tarafından oluşturulan botanik bahçesi ile başladığı düşünülüyor. Botanist, imparator I. Ferdinand’ın elçisi Ogier de Busbecq tarafından Sultan’a gönderilen ve kötü iklim koşullarına dayanabilen lale soğanlarının dikimine başlamıştır. Böylece lale popüler hale gelmiştir.

Lüks bir eşya ve statü göstergesi haline gelen lale, birçok farklı renk ve çeşitte dikilmeye başlanmıştır. Renk ve desenlerine göre çeşitli isimler verilmiştir. Çeşitli virüslerle çizgili ve desenli laleler üretilmeye başlanmıştır. Yetiştiriciler ise üretilen çeşitlere abartılı isimler vermiştir. Amirallerin amirali, generallerin generali gibi önemli isimler yakıştırılan laleler; bu kadar farklılığın kurbanı olmuştur. Günümüzde birçok türü yok olmuştur; ama hatalı laleler hala ticarete konu olmaktadır.

Lalelerin Üretimi ve Ticaretin Başlaması

Lalelerin Üretimi ve Ticaretin BaşlamasıBirbirinden farklı isimlerle üretilen laleler, farklı kaliteler göstermeye başlamıştır. Lale üretimi, soğanlarından yapılmaktadır ve hem tohumları hem de tomurcukları tüketilmektedir. Soğandan elde edilen tohumların, çiçek veren bir soğana dönüşmesi için 7 – 12 yıl geçmesi gerekir. Soğan, çiçeğe dönüştüğünde kaybolur; ama yerine yeni tomurcukla birlikte soğanın bir kopyasını bırakmış olur. Bu tohumlar kültürlenerek yeni soğanlar oluşturulur. Çizgili desenlere sahip lalelerin oluşmasını sağlayan Mozaik virüsü tohumlarla değil, tomurcuklarla yayılır ve yıllar sonra benzersiz güzellikteki laleler oluşur.

Nisan ve Mayıs aylarında 1 haftalığına çiçek veren ikincil tomurcuklar ise kısa bir süre sonra çıkar. Haziran ayından Eylül ayına kadar sökülüp satılabilirler ve bu nedenle spot piyasada fiyatların oluşumu da bu döneme denk gelmektedir. Yılın geri kalan kısmında ise tüccarlar, noter huzurunda sezon bitiminde lale satın alacaklarını öngören sözleşmeler imzalarlar. Böylece dayanıklı bir mal olarak görülen lale soğanları için bir piyasa oluşturulmuş olur. Zaten Hollanda, Modern Finans yöntemlerinin birçoğunu geliştirmesiyle bilinmektedir.

Lale Spekülasyonlarının Başlaması

Lale Spekülasyonlarının BaşlamasıLaleye olan talep arttıkça, profesyonel yetiştiriciler virüslü soğanlara daha fazla para ödemeye başlamıştır. 1634 yılında Fransa’dan gelen taleple birlikte piyasaya spekülatörler girmeye başlamıştır. Yıl 1636’ya geldiğinde ise Hollanda sezon sonunda lale alımını öngören sözleşmelerin işlem gördüğü formel bir future piyasa oluşturmuştur. Ticareti yapacak kişiler, hanlarda bir araya gelmekte ve alıcılar işlem başına % 2,5 oranında 3 florini geçmemek şartıyla şarap parası adı altında ücret ödemektedir. Başlangıç marjı ödenmeksizin, taraflar doğrudan birbiri ile sözleşme yapıyorlardı. Sözleşme şartlarının gerektirdiği teslimat ise 1637 yılında piyasanın çökmesiyle birlikte hiçbir zaman gerçekleşmemiştir.

Nadide olan lalelerin sözleşme fiyatları 1636 yılında da devam etmiştir. Kasım ayı geldiğinde mozaik virüsü içermeyen adi lalelerin de fiyatı yükselmeye başlamıştır. Lale sözleşmelerine dayalı ticarette, fiziki bir el değiştirme söz konusu olmadığı için Hollanda halkı tarafından aşağılayıcı bir tavırla rüzgar ticareti (windhandel) olarak adlandırılmıştır. 1637 yılının Şubat ayında ise lale soğanı sözleşmelerinin fiyatı aniden düşmüştür ve lale ticareti durma noktasına gelmiştir.

Charles Mackay’a göre 1600’lü yıllarda lalenin popülerliğinin artması herkesçe dikkat çekmiştir ve nüfusun en alt kesimlerine kadar lale ticareti yapılmıştır. 1635 yılında 40 lale soğanı 100 bin florine satılmıştır. Bu dönemde karşılaştırma yapabilmeniz adına şu bilgileri bilmenizde yarar vardır; 1 ton yağ 100 florine satılırken, kalifiye bir işçi yılda 150 florin kazanmaktaydı. Uluslararası Sosyal Tarih Enstitüsü’ne göre 1 florin, 2002 yılında ortaya atılan verilere göre 10.28 Euro’nun alım gücüne eşittir.

Lale Balonu Hakkında Ortaya Atılan Görüşler

Lale Balonu Hakkında Ortaya Atılan Görüşler1630’lu yıllarda tutarlı olarak kaydedilen fiyat verilerinin yokluğu nedeniyle lale çılgınlığının boyutu hakkında net bir veri bulunamamaktadır. Ekonomist Peter Garber, 1633 – 1637 yılları arasında satışı yapılan 39 çeşide ait 161 soğandan veri toplamayı başarmıştır. 53 tanesinin kaydı “Gaergoedt and Warmondt” tarafından yapılmıştır. 5 Şubat 1637 lale spekülasyonunun son günüdür ve değişken 98 fiyat verisi kaydedilmiştir. Satışların birden fazla piyasa mekanizması ile gerçekleştiği, loncalarda future sözleşmelerinin satıldığı, yetiştiricilerin ise kendi spot satışlarını yaparken bir taraftan noter onaylı future sözleşmesi yaptıkları bilinmektedir.

Charles Mackay tarafından ortaya açıklan iddialar sürekli eleştirilmiş ve birkaç farklı isim de bu çılgınlığı farklı yorumlamıştır. Anna Goldgar isimli bir araştırmacının çalışmalarında, Mackay’ın bahsettiği kadar büyük bir grup olmadığından bahsedilmiş ve birkaç propagandanın söz konusu olduğunu dile getirmiştir. Peter Garber ise çalkantılı lale piyasasından faydalanmak isteyen birkaç ayyaşın oyunundan başka bir şey olmadığını söylemektedir.

Goldgar, lale piyasasının alıcı ve satıcılarının önde gelenlerini tanımlayabilmiştir ve finansal sıkıntı yaşayanların yarım düzineden az olduğunu söylemiştir. Buna rağmen onların bile lale yüzünden sıkıntı yaşadığına dair kesin bilgiler elde edilememiştir. Fiyatların yükselmiş olması, alıcı ile satıcı arasında para değişimi olmadığı için ciddi bir etki yaratmamış olabileceğini öne sürmektedir. Ayrıca hiçbir zaman kar, realize olmamıştır. Satıcı kar beklentisiyle kredi kullanmış ve başka alımlar yapmadığı sürece fiyatlardaki düşüş kimseye para kaybettirmemiştir.

Peter Garber ise lalenin yerini zambağa bırakmasını ele almıştır. Mevcut fiyatların, 19. yüzyılın başlarında zambak fiyatları ile karşılaştırıldığı ve benzerlikler tespit edildiği bilinmektedir. Zambağın ilk defa yaygınlık gösterdiği zamanda güçlü bir talep olduğu ve bütün üreticilerin zambak üretmeye başladığı görülmüştür. Zambağın da fiyatı başta yükselmiş ve aşinalık kazanmasıyla düşüşe geçmiştir. En pahalı soğanlar, 30 yıl içinde değerlerini % 1’e kadar indirmiştir. Buradan yola çıkan Garber, bugün bile çiçek fiyatlarının aşırı derecede yükselmesinin söz konusu olduğuna değinmektedir.

Lale Ticareti Nasıl Yapılmıştır?

Lale Ticareti Nasıl Yapılmıştır?Oluşturulan lale piyasasında işlem gören sözleşmelerin, alıcısı tarafından yasal olarak soğanları alma yükümlülüğü vardı. Ardından 24 Şubat 1637 yılında Müstakil Hollanda Çiçekçiler Loncası, parlamento tarafından çıkarılan karar ile 30 Kasım 1636’dan sonra ve bahar nakit piyasasının açılışı öncesinde bütün future sözleşmeleri, opsiyon olarak değiştirdi. Bunun için alıcıları, laleyi sözleşme fiyatından alma zorunluluğundan kurtardı ve satıcıya az bir oranda sabit bir yüzde tazmin etme şartı koydu.

Yaşanan fiyat çılgınlığı sonrasında yayınlanan kararnamelerle sözleşmeler değiştirilmiştir. Spot piyasada lale fiyatı düşerse alıcı, sözleşme tutarının tamamını ödemek yerine bir ceza ödeyerek soğanları almaktan vazgeçebilecekti. Bu değişiklikte, modern terminoloji ile karşılaştırıldığında future sözleşmelerinin opsiyon sözleşmelerine dönüştürüldüğü görülecektir. 1636 yılının sonbaharında çıkan bu kararlar, yatırımcıların teklifin yasalaşacağını öngörüldükleri için fiyatların artmış olabileceği tezini ortaya çıkarmaktadır.

Lale sözleşmelerini satın alan birisinin, sözleşme fiyatının yalnızca 1/30’una sözleşmeyi iptal edebilme imkanı verilmiştir. Bu nedenle yatırımcılar, gün geçtikçe pahalı hale gelen sözleşmeleri satın almıştır. Bir spekülatörün 100 Hollanda guldeni tutarında alım sözleşmesi yaparak fiyatlar 100 Hollanda gulderinin üzerine çıktığı zaman aradaki farktan kar edebilmesi veya fiyat düştüğünde yalnızca 1/30’unu ödeyerek sözleşmeyi iptal edebilmesi sağlanmıştır. Bu nedenle 100 Hollanda guldeni nominal fiyata sahip bir sözleşme, aslında 1/30 Hollanda Guldeni ediyordu. Şubat ayı sözleşmeleri tavana ulaştığında, Hollanda otoriteleri devreye girerek bu sözleşmelerin ticaretine bu şekilde son vermiştir.

Lale Balonunun Patlaması

Lale Balonunun Patlaması1636 yılında Hollanda’nın çeşitli kentlerinde ve kasabalardaki borsalarda lale ticareti yapılmıştır. Toplumun bütün üyeleri tarafından lale ticaretinin yapılması teşvik edilmiştir. Piyasada spekülasyon yapmak için mülklerini satmaya veya takas etmeye çalışan kişilerden bahsedilmektedir. Mesela, Semper Augustus soğanlarından birini almak için 12 akre (yaklaşık 5 hektar) veren ve Viceroy soğanı için 2500 florin değerinde bir mal sepetini veren kişilerden söz ediliyor.

Gazeteci spekülasyonların artmasıyla birlikte birçok kişinin zengin olduğundan ve herkesin lale dükkanlarına koştuğundan bahsediliyor. Lale tutkusu sanki sonsuza kadar devam edecekmiş gibi davrandıkları ve dünyanın her yerinden zenginlerin Hollanda’ya gelerek ne fiyat istenirse verdikleri görüşmüştür. Yoksulluğun Hollanda topraklarından silinip atılacağı düşünülmüş ve eskicisinden soylusuna kadar herkes lale ticareti yapmıştır.

Aldıkları lale soğanlarını yüksek fiyattan satmayı planlayan halk, her seferinde bu amacına ulaşmıştır. Bu şekilde lale fiyatları şişmeye başlamıştır. 1637 yılında lale tüccarları iyice artan fiyatlar nedeniyle alıcı bulamaz hale gelmiştir. Piyasada bu gerçeklikle lale talebi çöküşe geçmiştir ve spekülatif balon patladığı için fiyatlar bir anda düşmüştür. Elinde piyasadakinin 10 katı fazlasına alınmış sözleşmeler bulunan halk, zor durumda kalmıştır. Birçok tüccar suçlanmıştır ve panikleyen spekülatörler hükümetten yardım istemiştir. Bu talep sayesinde lale alım sözleşmelerinin % 10 fiyatla iptali sağlanabilmiştir. Bütün tarafları tatmin edecek çözümler üretilmeye çalışılmış, ama sonuçsuz kalmıştır.

Çılgınlık bitmiştir ve çöküş sonrası elinde laleyle kalan bireylere hiçbir mahkeme sözleşme tutarının ödenmesi yönünde karar vermemiştir. Yargıçlara göre kumar yoluyla oluştuğuna karar verilmiş ve bu nedenle ödenmemesi emredilmiştir. Yalnızca Hollanda değil, diğer Avrupa ülkelerinde de lale vakalarının yaşandığı; ama hiçbirinin Hollanda kadar büyük boyutlara ulaşmadığı belirtilmiştir. Lalede yaşanan fiyat düşüşlerinin ise uzun yıllar boyunca geniş bir ekonomik dalgalanmaya sebep olduğu öne sürülmektedir.

Habere Kim Ne Dedi?

0       0

Yorumları görmek için ;

Giriş yap!



Facebook'ta Paratic :

Benzer yazılar