İçinden Çıkamadığınız Durumlarla Nasıl Baş Etmelisiniz?


50 paylaşım
  Nesrin Bayraktar

Hani olur ya bazen! Bütün dünya üzerinize geliyormuş gibi hissedersiniz. Evrendeki her şeyin size karşı savaş açtığını düşünürsünüz. Birbiri ardına gelen dertler içinde boğulmamak için tüm gücünüzle çırpınır, çırpındıkça daha da çok dibe batarsınız. Evet, hepimiz bazen ”hayatımın en kötü dönemi” diyebileceğimiz zamanlar yaşarız. Dertlerin bir türlü bitmek bilmediği, problemlerin adeta çığ gibi büyüdüğü, sorunların bir tanesinin düşmesiyle hepsinin arka arkaya yıkıldığı domino taşları misali hayatımızı alt üst ettiği zamanlar… Bir başkasının gözünde belki küçük bizim gözümüzde ise haddinden fazla büyük olan dertlerle başa çıkmak zorunda kaldığımız zamanlar.

Sanki dünyanın bütün yükünü sırtlanmışız gibi hissettiğimiz zamanlar. Ufacık bir rüzgar karşısında devrilebileceğimiz, bir parça fazla yük ile un ufak olabileceğimiz zor mu zor zamanlar. Kimi sevdiği birini kaybetme acısıyla, kimi altından kalkamadığı borçlarla, kimi biten giden ilişkisinin üzüntüsüyle, kimi sağlık sorunlarıyla, kimi de bambaşka problemlerle cebelleştiği için hayatının en zor zamanlarını yaşamanın nasıl bir şey olduğunu anlar. Hani kişiye hissettiği acıya 1’den 10’a kadar bir rakam vermesi söylense, hiç düşünmeden 10’u seçecek gibidir. Çünkü katlanılmazdır yaşadığı şey. Düştüğü durum ne yapsa da içinden çıkılamayacak gibi görünmektedir. Evet, ne yazık ki bazen hepimiz böyle durumlarla karşılaşır, aynı olmasa bile benzer duygulara kapılırız.

Sonuçta; yalnızca mutluluk değil aynı zamanda keder de bizim içindir. Bazen hayatımızın en aydınlık, en güzel günlerini yaşar, bazen de arkası kesilmeyen dertler içinde kayboluruz. Yaşamak böyle bir şeydir çünkü! Mutluluğu da acıyı da en derinden hissedebilmektir nefes almak. İçinden çıkamadığımız durumlar yaşadığımız hayata isyan etmek istesek de, acıyı yaşamak kadar değişmeyecek bazı gerçekler vardır. İşte bu yüzden, hepimiz zor durumlar karşısında nasıl hareket etmemiz gerektiğini bilmeliyiz. O an dünya gözümüze kapkaranlık görünse de bize tekrar güç kazandıracak o umut ışığını fark edebilmeli, içinden çıkamayacağımızı düşündüğümüz durumlardan kendimizi nasıl kurtaracağımızı öğrenmeliyiz.

Daha Önce Yaşamış Olduğunuz Benzer Durumları Düşünün!

Daha Önce Yaşamış Olduğunuz Benzer Durumları Düşünün!Diyelim ki, üst üste binen borçlarınız yüzünden hayatınızın en zor dönemlerinden birini belki de en zorunu yaşıyorsunuz. Ne kadar çalışsanız da o kadar borcun üstesinden gelemeyeceğinizi düşünüyor, kısa süre önce her şey ne kadar iyiyken aniden tepetaklak olan hayatınızı ne yapsanız da düzeltemeyeceğinizi zannediyorsunuz. Peki, ama bu düşüncelerinizle kendinize ne kadar haksızlık ettiğinizi biliyor musunuz? Tamam, sizden ya da başkasından kaynaklı olan bir olay yüzünden çok zor bir durum içine düşmüş olabilirsiniz. Ancak karaları bağlayıp, bir bunalımdan diğerine geçmek size hiçbir şey kazandırmıyor, değil mi? Hiçbir şey yapmadan öylece oturmak sorunlarınızı ortadan kaldırmıyor? Neticede; dertleriniz öyle durduğu yerde zaman aşımına uğrayıp hükümsüz sayılacak şeyler değiller!

O halde içinden çıkılamayacak kadar kötü olduğunu düşündüğünüz vaziyetten kurtulmak için harekete geçmeyi denemelisiniz. Mesela; bunun için daha önceki tecrübelerinizden faydalanabilirsiniz. Evet, size tam olarak bir zamanlar yaşadığınız kötü olayları hatırlamanızı öneriyorum. Gözünüze devasa boyutlardaymış gibi görünen sorunlarınızı ve onları nasıl çözdüğünüzü hatırlamanızı öneriyorum. Böylelikle sorununuzu çözmek için ihtiyacınız olan umut ışığınıza ulaşabilir, şimdiye kadar neler başardığınızı, isterseniz içinde olduğunuz durumdan da pekala çıkabileceğinize düşünerek yolunuza inançla devam edebilirsiniz.

Ortamınızı Değiştirin!

Ortamınızı Değiştirin!Evet, içinden çıkamadığınız durumlarla baş etmek için yapabileceğiniz bir diğer şey de ortamınızı değiştirmek. Ama burada size bulunduğunuz yerden arkanıza bile bakmadan kaçıp gitmeniz gerektiğini falan söylemediğimi bilmelisiniz. Çünkü bu şekilde düşünerek ortamınızı değiştirirseniz, tahmin ettiğiniz o olumlu sonuçlarla karşılaşamazsınız. Yani belki bir süreliğine dertlerinizi unutursunuz ama daha sonra yine aynı şeyleri yaşamaya başlarsınız. Zira sadece sorunlarınızdan kaçma fikriyle bir yere giderseniz sonunda hissedeceğiniz duygu tıpkı uyuşukluğun geçmesiyle birlikte geri dönen acının verdiği his gibi bir şey olacaktır. İşte bunu farkında olarak, kaçma fikriyle değil de düşüncelerinizi berraklaştırma fikriyle ortamınızı değiştirmelisiniz.

Sizi mutlu edecek bir yerlere gitmeli, belki de kendinizle baş başa kalabileceğiniz bir yolculuğa çıkmalısınız. Sonuçta; bazen bulunduğumuz yerden sadece birkaç adım öteye gitmek bile bize iyi gelir, öyle değil mi? Ne bileyim, sıkılıp bunaldığımızda ufak yürüyüşler yapmak bile kafamızdaki düşünceleri netleştirmemize yardımcı olur. İşte aynı şeyi burada da yaşayabilirsiniz. Kısa süreliğine olsa da ortamınızı değiştirerek etrafınızı kuşatan kısır döngüden kurtulmanın yolunu bulabilir, daha açık hale gelecek fikirlerinizle bir çözüm yolu bulabilirsiniz. Emin olun, tebdil-i mekanda ferahlık vardır diyenler, bu lafı boşuna etmemişlerdir.

Fikirlerine Güvendiğiniz İnsanlara Başvurun!

Fikirlerine Güvendiğiniz İnsanlara Başvurun!Fikirlerine güvendiğiniz insanlara başvurmanız gerektiğini söylüyorum. Yıllardır yanınızda duran yakın arkadaşınıza, her sıkıntınızda yardımınıza koşan anne-babanıza ya da fikirlerine güvendiğiniz herhangi başka birine hissettiğiniz her şeyi anlatın. Nasıl bir durum içinde olduğunuzu, olaya karşı bakış açınızı, kısacası her şeyi bütün ayrıntılarıyla anlatın. Bu aşamadan sonra ise o kişinin fikrini alın. Ne yapmanız gerektiği konusundaki önerilerini dikkatle dinleyin, gerekiyorsa tartışın ama karşınızdaki kişinin size söylemek istediği şeyi gerçekten anlayana kadar konuşmayı bitirmeyin. Sonuçta; atalarımız akıl akıldan üstündür diye boşuna dememişler, öyle değil mi? Yardım istediğiniz kişi belki de sizin gözden kaçırdığınız bir noktayı görmenizi sağlayacaktır.

İçine düştüğünüz zor durumun teşvikiyle gerçekleri görmenizi engelleyen olumsuz düşünceler belki de bu şekilde yakanızı bırakacaktır. Sonuçta; insan etrafını kuşatan sıkıntılar yüzünden çoğu zaman çıkış kapısını öremez. Bu nokta da bir pusulaya ihtiyaç duyar. Siz de fikirlerine güvendiğiniz ve danıştığınız insanları bir pusula olarak düşünerek doğru yolu bulabilirsiniz. Emin olun ki, bu yaklaşımınızla kazanan kesinlikle siz olacaksınız. En kötü ihtimalle, danıştığınız kişi size akıllıca bir yol sunamasa bile hissettiklerinizi paylaştığınız için rahatlayacak, kendinizi daha hafif hissetmeye başlayacaksınız.

Habere Kim Ne Dedi?

0       0

Yorumları görmek için ;

Giriş yap!



Facebook'ta Paratic :

Benzer yazılar