“Halimden Hoşnutum” Diyebilmeniz için Vazgeçmeniz Gereken Yaklaşımlar


88 paylaşım
  Nesrin Bayraktar

Hayatınızdan gerçekten hoşnut musunuz? Olduğunuz kişiden, çalıştığınız işten, görünümünüzden, arkadaşlarınızdan, eşinizden dostunuzdan yani halinizden diyorum; sahiden hoşnut musunuz? Bu soruya gerçekten inanarak “evet” yanıtını verebilir misiniz? Yoksa bir müddet düşündükten sonra, dudaklarınızdan fısıldar gibi “eh işte” gibi sözcükler falan mı dökülür? Zaten bu soruya anında cevap veremiyorsanız, orada bir şüpheye düşmeniz gerekir. Çünkü halinizden gerçekten hoşnut olsanız; cevabınızı anında verir, adınızı söyler gibi açık ve net olursunuz. Ama yok, bu soru karşısında duraksıyorsanız; ya yaşamınızdan memnun değilsinizdir ya da belki de daha kötüsü memnun olduğunuzun farkında değilsinizdir. Nitekim her ikisinde de “hoşnut olunacak” bir taraf bulunmamaktadır.

İyi hoş da neden halinizden hoşnut değilsiniz? Sonuçta; bu hoşnutsuzluğun en azından bir tane nedeni olmalı, öyle değil mi? Halinizden hoşnut olmamak için öne sürebileceğiniz bir takım sebepler olmalı ki bir kez yaşama hakkınız olan hayatınızdan memnun olmayasınız! Peki, bunun nedenlerini daha önce hiç düşündünüz mü? Neden mutsuz olduğunuzu, bu hoşnutsuzluğunuzun neden kaynaklandığını biliyor musunuz? Çünkü bunun nedenini bilirseniz, içinde bulunduğunuz bu hoşnutsuzluktan çıkış yolunu da bulabilirsiniz demektir. İşte tam da bu nedenlerden dolayı, bugün sizlerle hatalı olabileceğiniz bazı noktalar üzerine konuşmak istiyorum. Hoşnutsuzluğunuzun nedenini ya da nedenlerini görebilmenizi sağlamak için sizin de yapıyor olabileceğiniz bazı yanlış yaklaşımlardan bahsedeceğim. Umarım bu yazı, “halimden hoşnutum!” diyebilmeniz için atacağınız ilk adımlardan bir tanesi olur.

Kendinizi Tanımamak!

Kendinizi Tanımamak!Kendinizi tanımıyor olabilir misiniz? Şimdi hemen öyle “yok artık, tabii ki kendimi tanıyorum” diye savunmaya geçmeyin. Biraz durun ve düşünün. Kendinizi tanımak derken ne demek istediğimi anlamaya çalışın. Bu hayattaki amacınızı, tutkularınızı, güçlü ve zayıf yönlerinizi, arzularınızı ve dahasını ne kadar iyi bildiğiniz üzerine kafa yorun. İçinde olduğunuz hayatın gerçekten sizin kararlarınız sonucunda mı, yoksa birilerinin itip kakalamasıyla mı ortaya çıktığını anlamaya uğraşın. Çünkü hoşnutsuzluğun en büyük nedenlerinden bir tanesi budur! Çoğu insan kendisini yeterince tanımadığı için yanlış seçimler yaparak yanlış hayatlar içine sürüklenir. Bunun sonucunda ise yanlış hayatların içinde eğreti eğreti yaşamaya çalışan insanların hoşnutsuzluğu ortaya çıkar. Belki siz de kendinizi yeterince tanımadığınız için sizi yiyip bitiren hoşnutsuzluğunuzdan muzdaripsinizdir. Belki de “ben kimim ve ne istiyorum?” sorusunu cevaplandırsanız, bütün hayatınızı değiştirecek kararlar alacak ve sil baştan yaparak hayatı yeniden keşfedeceksinizdir. Kim bilebilir ki öyle değil mi?

Olumsuz Bakış Açısına Sahip Olmak!

Olumsuz Bakış Açısına Sahip Olmak!Yaşamınızdan genel olarak hoşnut olmak için aklınızdaki bütün o olumsuz düşünce tarzlarına veda etmelisiniz. Kıyaslamalar, başarısızlık korkusu, öfke, endişe, kin, kıskançlık ve daha başka negatif düşünceleri aklınızdan def etmeli, yerine yeni ve olumlu olanları koymalısınız. Özellikle de kendinizle ilgili olan olumsuz yargılarınızdan bir an önce kurtulmalısınız. “Mutlu değilim, çünkü mutlu olacak bir nedenim yok. Başarılı değilim, çünkü ne yapsam da olamıyorum” gibi düşüncelerden vazgeçmeli, kendinize inanmalısınız. Daha önceki başarılarınızı düşünerek başkalarının hayatına kattığınız güzellikleri, insanları güldürdüğünüz anları anımsayarak kendinize olan inancınızı geri kazanabilirsiniz. Sonuçta, önünüzde iki seçenek olduğunu hiçbir zaman unutmamalısınız. Ya olumsuz düşüncelerle elinizdeki yarım bardak sudan da olursunuz ya da olaylara olumlu yaklaşarak yarısı dolu olan bardağın tamamını doldurmak için uğraşırsınız.

Ne İstediğinizin Farkında Olmamak!

Ne İstediğinizin Farkında Olmamak!“Para kazanmak istiyorum, iş bulmak istiyorum, ev almak istiyorum…” gibi istekleriniz var değil mi? Yani halinizden hoşnut olmasanız bile sizin de bu hayattan birtakım beklentileriniz var. Peki, ama bunlar ne kadar doğru istekler biliyor musunuz? Diğer bir deyişle, neyi nasıl istediğinizin farkında mısınız? Belki de işlerin istediğiniz gibi gitmemesinin tek nedeni belirsiz hayaller peşinde koşmanızdır. Mesela; “para kazanmak istiyorum” yerine “şu işi yapıp şu kadar zamanda şu kadar para kazanmak istiyorum” demelisiniz. Yani net olmayan hayaller peşinde değil, daha elle tutulur hayaller peşinde koşmalısınız.

Hedeflerinize Ulaşmak için Bir Yol Çizmemek!

Hedeflerinize Ulaşmak için Bir Yol Çizmemek!Hoşnutsuzluğunuzun nedenlerinden bir tanesi de bu olabilir. Çünkü hedeflerinize ulaşmak istiyorsanız, bunun için işe yarayacak bir plan yapmalı ve hazırladığınız plandan hiçbir zaman şaşmamalısınız. Yani hedefinizi belirgin hale getirdikten sonra yapmanız gereken şey ona ulaşmak için yine belirgin olan bir plana uymaktır. Çünkü plansızlık başarısızlığa, başarısızlık da doğal olarak mutsuzluğa yol açacaktır. İşte bütün bunların önüne geçmek için sizi hedeflerinize ulaştıracak bir yol çizmeli ve bu yolda düşseniz de kalksanız da hiç durmadan ilerlemeye devam etmelisiniz. Zira doğru yolda doğru hedefe doğru ilerliyorsanız, varmak istediğiniz noktaya önünde sonunda ulaşırsınız.

Etrafınızda Doğru Değil Yanlış İnsanlara Yer Vermek!

Etrafınızda Doğru Değil Yanlış İnsanlara Yer Vermek!Zamanınızın çoğunu geçirdiğiniz insanları düşünün. Nasıllar? Hayattaki duruşları ve olaylar karşısında takındıkları tavırlarla diyorum nasıl insanlar? Hayat dolu, başarılı ve pozitifler mi? Yoksa bir öyle bir böyle, genel olarak endişeli, güçsüz ve hayalleri olmayan sıradan insanlar mı? Evet, dürüstçe düşündüğünüzde bu soruya nasıl cevap verirsiniz? Hayatınızda yer alan insanların size kattığı şeyler ne kadar olumlu ya da ne kadar olumsuz, bunun farkında mısınız? Büyük ihtimalle değilsiniz. Ya da farkındasınız, ama bu gerçeği görmezden geliyorsunuz. Sonuçta; mutlu olmak ve “evet, halimden gayet hoşnutum” diyebilmek istiyorsanız, o zaman çevrenizdeki insanlara da çeki düzen vermeniz gerektiğini bilmelisiniz. Çünkü siz kabul etseniz de etmeseniz de etrafınızdaki insanlar düşünce tarzları ve yaşayışlarıyla üzerinizde büyük bir etki bırakıyorlar. İşte bu etkinin olumlu olması için de hayatınızdaki negatif insanlardan bir bir uzaklaşmanız gerektiğini kabul etmelisiniz.

Evet, ne düşünüyorsunuz? Yukarıda bahsettiğimiz noktalar arasından hoşnutsuzluğunuzun nedenini bulabildiniz mi? Sonuçta, bunlar ya da başka şeyler… Hoşnutsuzluğunuzun nedeni her ne ise onu bulmalı ve hayattan keyif almak için o sorunu ortadan kaldırmaya odaklanmalısınız. Çünkü yaşantınızdan memnun olmayarak geçirdiğiniz her bir dakika sizi azaltarak, gücünüzün gittikçe azalmasına neden oluyor. Kısacası, bu duruma katlanmaktan vazgeçin ve hayatınıza yeni renkler katmak için üzerinize yapışıp kalan şu hoşnutsuzluktan bir an önce kurtulmaya çalışın derim.

Habere Kim Ne Dedi?

0       0

Yorumları görmek için ;

Giriş yap!



Facebook'ta Paratic :

Benzer yazılar