Freelance Çalışanların Kulak Vermesi Gereken Üretkenlik Tüyoları


92 paylaşım
  Nesrin Bayraktar

Neredeyse herkesin hayalidir değil mi, istediği saatte işe başlayıp istediği saatte paydos vermek? Kendi belirlediği zaman dilimleri içerisinde çalışıp, keyifle yaptığı işten para kazanmak! Zaten bu nedenle değil mi “ben serbest çalışıyorum” diyenlere karşı duyduğumuz hayranlıkla karışık kıskançlığımız? Gayet iyi para kazandığını bildiğimiz freelancer tanıdıklarımıza olan merakımız? Evet, son zamanların en popüler çalışma şekillerinden biri olan serbest zamanlı çalışma kavramından bahsediyorum. Çağımızdaki gelişmelere bağlı olarak sayıları gittikçe artan freelancer dediğimiz kişilerden dem vuruyorum. Freelance çalışanların sayılarının her geçen gün biraz daha arttığını biliyoruz, öyle değil mi? Özellikle de 1980 ile 1999 yılları arasında doğan Y kuşağının freelancer olmaya karşı duyduğu eğilimi durumun bu hale gelmesine katkı sağladı. Zira Y kuşağı ağırlıklı olarak belirli kalıplar içerisinde çalışmaktan hoşlanmayan, kendi kurallarını kendi koymayı seven ve beyin gücüyle para kazanmayı tercih edenlerden oluşuyor. Bunun için de freelance çalışmayı tercih edenlerin sayısı gittikçe daha da çok artıyor.

Önceden freelance çalışmak denildiğinde aklımıza çok fazla seçenek gelmemesine rağmen şu anda bu alanda yapılabilecek pek çok farklı iş olması da bu alanda iş yapanların sayısının artmasında bir diğer etken. Çünkü eskiden blogcu, web tasarımcısı, proje yönetimcisi, bilişim uzmanı ve bunlar gibi daha bir sürü iş yoktu ya da tanımı bugünden daha farklıydı. Ayrıca iletişim bugünkü kadar kolay bir şekilde kurulamıyordu. Günümüzde ise öyle mi? Şu anda insanlar koltuklarından bile kalmadan dünyanın bir diğer ucundaki insanlar için iş yapabiliyorlar. Müşteriler ile internetten kolaylıkla iletişime geçilip, sipariş alınıyor, aynı şekilde iş teslimi internet üzerinden yapılıyor ve ücrette telefonunuzun ekranında yanan “şu kadar miktar para hesabınıza yatırılmıştır” tarzı bildirimlerle elinize geçiyor. Evet, işte bu nedenlerden dolayı frelance çalışanların sayısı her geçen gün biraz daha artıyor. Çoğu kişi istediği her yerden çalışabilmenin keyfini sürüyor. Tabii, serbest zamanlı çalışanlar için durum her zaman bu kadar parlak değil. Her işte olduğu gibi bu sistemde de zaman zaman aksamalar olabiliyor. Nasıl aksamalar mı?

Mesela; bir sürü freelancer işe heyecanla başlıyor ama daha sonra serbest çalışma sisteminde umut ettiğini bulamayarak standart işlere geri dönme eğilimi gösteriyor. Yani bu alana atılan kişilerin sayısının çokluğunun yanında freelancer kimliğinden vazgeçenler de var. Çünkü çoğu kişi freelancer olmanın hiç çalışmamak anlamına geldiğini falan düşünüyor. Ya da iş yapmak için gereken motivasyonunu kaybederek kendini tembelliğe alıştırıyor. Hep daha sonraya bırakılıp zamanında teslim edilemeyen işler de freelancer için caydırıcı nitelikte oluyor. Para kazanamama, müşteri bulamama, tatminsizlik ve daha pek çok olumsuz faktör freelance çalışanları kötü etkiliyor. İşte bu nedenle sizlerle konuşmak istediğim konu nasıl başarılı bir freelancer olunabileceği üzerine. Daha doğrusu; olumsuz sonuçlarla karşılaşmak istemeyen freelance çalışanlar için üretkenlik arttıracak taktiklerden bahsedeceğiz diyelim. Çünkü her freelancer’ın karşılaştığı bir problemdir üretkenlik sorunsalı! Bir freelancer mısınız ya da freelance çalışmayı düşünüyor musunuz bilemiyorum. Ama her iki durumda da yolunuza aşağıdaki noktalara özen göstererek dikkat etmenizi öneririm.

Planlı Çalışın!

Planlı Çalışın!Başarılı bir freelancer olmak istiyorsanız; planlı çalışmaya özen göstermelisiniz. Bu işin ciddiyetini anlamalı ve ancak planlı programlı çalıştığınızda istediğiniz tatmin seviyesine ulaşabileceğinizi bilmelisiniz. Mesela; bir ay sonunda teslim edilmek üzere bir iş aldınız diyelim. “Nasıl olsa daha çok zamanım var” diyerek işi umursamazlık yapmamalı, anlaşmayı ilk yaptığınız anda kafanızda hemen bir çalışma sistemi oluşturmalısınız. O ay içinde başka işleriniz olup olmadığını düşünmeli, yeni işinizin diğerleriyle çakışmaması için zamanınızı doğru yönetmeli, bu sırada özel hayatınızdaki programlarınızı da hesaba katmayı unutmamalısınız.

Diyelim ki; o ay içinde arkadaşlarınızla bir haftalığına tatile çıkacaksınız. Peki, ama işi aldığınız anda “daha çok zamanım var” diye düşünürken, bu seyahatinizi de plana dahil etmiş miydiniz? Bu örneklerle ne demek istediğimi anlamış olmalısınız. Sonuçta freelance çalışmak, kafanıza göre çalışmak demek değildir. Evet, belirlediğiniz zaman dilimleri içerisinde çalışabildiğiniz doğru ama planınızı programınızı doğru bir şekilde yapmazsanız, bir süre sonra canınız istediğinde çalışmanın keyfini de yaşayamazsınız. İşte bunun bilincinde olarak, her zaman sistemli çalışmaya dikkat etmelisiniz. Sonuçta; dikkat etmeniz gereken zaten birkaç önemli nokta var. Bir zahmet onlara da gereken özeni gösteriverin ama değil mi?

Çalışmadığınız Zamanları Akıllıca Değerlendirin!

Çalışmadığınız Zamanları Akıllıca Değerlendirin!Üretkenliğinizi arttırmak için kulak vermeniz gereken bir diğer tüyo da bu. İş planlamanızı doğru yaptığınızı düşünerek diyorum ki iş dışında kalan zamanlarınızı akıllıca değerlendirmelisiniz. Bu vakitlerinizi daha sonra çalışırken harcayacağınız enerjiyi depolayarak geçirmeli, performansınızı arttıracak aktivitelere yönelmelisiniz. Mesela; aileniz ve sevdikleriniz için zaman ayırmalı, bu süreyi belki daha sonra birkaç hafta boyunca sürecek yoğunluğunuzun bir nevi telafisini yaparak geçirmelisiniz. Tüm bunların yanı sıra, çalışmadığınız zamanlarda kendinizi geliştirme konusuna da dikkat etmelisiniz.

Sonuçta; iş yapmıyor olmanız daha sonra yapmayacağınız anlamına gelmiyor. İşte bunu düşünerek, sözde boş vakitlerinizi iş ağınızı genişletmek gibi çalışmalar ile geçirmelisiniz. Çalışmalarınıza farklılık katacak araştırmalar yapabilir, alanınız hakkında verilen seminerlere, konferanslara katılabilir, kısacası çalışmadığınız zamanlarda vaktinizi kendinize yatırım yaparak geçirebilirsiniz. Tabii, bu dediklerimi çalışmadığınız tüm zamanlarınızı işle ilgilenerek geçirmeniz gerektiğine de yormamalısınız. Demek istediğim, hem kişisel zevkleriniz için vakit ayırmalı hem de iş hayatında size yardımı dokunacak aktivitelere yönelmelisiniz.

Sonunda Kazanacağınızı Düşünün!

Sonunda Kazanacağınızı Düşünün!Frelance çalışanları başarısızlığa sürükleyen nedenlerden biri de nedir biliyor musunuz? Düzenli bir gelire sahip olmamalarıdır. 2 ay çok kazanmaları sonraki 2 ay boyunca boşta kalabilme ihtimalleridir. İşte bu durum onların zaman zaman umutsuzluğa kapılmalarına ve kendilerini maddi anlamda güvensiz hissetmelerine neden olmaktadır. Eğer siz başarılı olmak istiyorsanız, karşılaşabileceğiniz bu engellere karşı hazırlıklı olmanız gerektiğini bilmelisiniz.

Mesela; haftalar boyunca boşta kaldıktan sonra bir iş teklifi aldığınızda daha önce yaşadığınız zor sürecin işi tamamlayamamanıza neden olmasına izin vermemelisiniz. Aksine çalışmadığınız dönemlerdeki açığı kapatmak amacıyla normalden daha fazla çalışmalı, sonunda kazanacağınızı düşünerek kendinizi motive etmeyi öğrenmelisiniz. Kısacası, her ay elinize düzenli olarak para geçmiyor diye negatif düşüncelere yenik düşmemeli, sevdiğiniz işi yaptığınıza ve başarılı olacağınıza inanarak istediğiniz başarı için sabırlı davranmayı bilmelisiniz.

Odaklanın!

Odaklanın!Freelance çalışıyorum, diye öyle boş boş oturmak yok. Eğer planınızda o gün çalışmanız gerektiği yazıyorsa, o zaman çalışmalısınız demektir. Canınız istemese bile kendinizi zorlamalı, zaten belirli saatler içinde verimli çalışmanız gerektiğini düşünerek, planınızı sekteye uğratmamalısınız. Kafanızı toplayamıyorsanız, tıpkı diğerleri gibi siz de odaklanmak için bir şeyler yapmalı ama asla “nasıl olsa istediğim zaman çalışabilirim” diye düşünerek işinizi ertelememelisiniz.

Konsantre olabilmek için bir şeyler yapmalı, hedeflerinizi düşünerek gücünüzü toparlamalı, eğer şimdi ertelerseniz daha sonra başka işlerinizi de ertelemeniz gerektiğini hesaba katarak sorumluluklarınızın farkına varmalısınız. Çünkü odaklanamadığınızı bir kez kabul ettiğinizde, gerisinin çorap söküğü gibi geleceğinden emin olabilirsiniz. Ki bu alışkanlık da size başarısızlıktan başka hiçbir şey katmayacaktır. Sonuç olarak, odaklanmayı öğrenmelisiniz. Zihninizi nasıl kontrol edeceğinizi bilmeli ve freelance çalışsanız da kafanıza göre hareket edemeyeceğinizin farkına varmalısınız.

Ertelemeye Yeltendiğinizde Kendinizi Durdurmayı Bilin!

Ertelemeye Yeltendiğinizde Kendinizi Durdurmayı Bilin!Serbest zamanlı çalışanların sıklıkla yaptığı bu hataya da dikkat etmelisiniz. “Nasıl olsa işi istediğim zaman yapma özgürlüğüne sahibim” diye düşünmemeli, bu düşüncenin size en kötü iş alışkanlıklarından biri olan erteleme alışkanlığını kazandıracağını bilmelisiniz. Zaten en başında planlı çalışmanız gerektiğinden bahsetmiştik. İşte bu planınıza sadık kalmalı ve ertelemeye yeltendiğinizde kendinizi durdurmayı bilmelisiniz. Mesela; tam da işin başına geçmişken, arkadaşlarınızdan bir yemek teklifi aldınız diyelim.

İşte böyle durumlarda “hayır” demeyi bilmelisiniz. Ya da sadece sizin canınız istemiyor diye o günkü çalışmanızı bir sonraki güne ertelediniz. Emin olun zamanla o ertelediklerinizin sayısı artacak ve zamanla yapılması gereken işlerinizin devasa boyutlara ulaştığını göreceksiniz. İşte bu nedenle; ertelemekten şiddetle kaçınmalısınız. Çok ekstrem durumlar dışında, plana sadık kalmalı, atalarımızın da söylediği gibi bugünün işini hiçbir zaman yarına bırakmamalısınız.

Çalışma Ortamınıza Dikkat Edin!

Çalışma Ortamınıza Dikkat Edin!Motivasyonunuz düştüğünde ya da canınız çalışmak istemediğinde yapabileceğiniz bir diğer şey de bu! Demek istediğim şu ki, çalışma ortamınızı düzgün bir biçimde ayarlayarak da üretkenliğinizi arttırabilirsiniz. Odaklanamadığınızda, yoğun çalışma günleri yaşadığınızda kesinlikle bu yöntemi kullanmalısınız. İsterseniz ev ortamınızda isterseniz de dışarıda bu taktikle performansınızı yükseltebilirsiniz. Mesela; ev ortamınızı çalışmak için en uygun hale getirerek, etrafınıza size güç verecek motivasyon araçları asarak üretkenliğinizi arttırabilirsiniz.

Ev ortamından sıkıldığınızda ise freelance çalışmanın en büyük avantajlarından biri olan esneklik faktöründen faydalanabilirsiniz. Yani gerekli eşyalarınızı yanınıza alarak iç açıcı mekanlarda çalışmayı deneyebilirsiniz. Çantanızı sırtınıza alıp sahile inebilir, sakin bir kafeteryada kahvenizi yudumlayarak işinize devam edebilir ya da yemyeşil bir alanda akşam güneşinin keyfini çıkartarak sorumluluklarınızı yerine getirebilirsiniz. Sonuçta; böyle bir avantajınzı varken onu kullanmamak gerçekten saçma olur, öyle değil mi? Yani başkaları gibi bir yere kapalı kalarak iş yapmak zorunda olmadığınızı bilin ve bu durumu lehinize kullanmayı öğrenin diyorum.

Sağlıklı Yaşam Tarzını Benimseyin!

Sağlıklı Yaşam Tarzını Benimseyin!Sağlıklı yaşamak da üretkenliğinizi arttırmak için dikkat etmeniz gereken noktalar arasında. Özellikle de freelancer’lar için. Çünkü freelance çalışanlar genellikle düzenli bir yaşam tarzını benimsemezler. Çalışmadıkları zamanlarda sabahlara kadar oturur, sonra da akşama kadar yatarlar. Yoğun çalıştıkları günlerde kahveyle beslenir, bazen günlerce evden çıkmazlar. Hazır yiyeceklerle beslenir, hareket etmeyi unuturlar. Yani en başta da dediğim gibi, freelance çalışmanın göz ardı edilen bir sürü dezavantajı da vardır.

İşte bahsettiğim bu durumlar da serbest çalışma şekline verilebilecek en iyi örnekler arasında. Eğer siz başarılı bir freelancer olmak istiyorsanız, kendiniz için sağlıklı bir yaşam tarzını tercih etmelisiniz. Mesela; sadece çalıştığınız günlerde değil çalışmadığınız zamanlarda da erken kalkmayı alışkanlık haline getirmelisiniz. Bir uyku düzeni oluşturmalı, beslenmenize dikkat etmeli ve egzersiz yapmaya çalışmalısınız. Çünkü ne kadar sağlıklı olduğunuz, performansınızın ne kadar yüksek olacağı üzerinde de önemli bir belirleyicidir.

Müzik Seçiminize Dikkat Edin!

Müzik Seçiminize Dikkat Edin!Tabii, bu sözüm çalışırken müzik dinlemeyi sevenlere! Zira hepimizin bildiği gibi bazıları çalışırken etraflarında çıt çıksın bile istemezler. Ancak müzikle çalışabilenleri de düşünmek lazım öyle değil mi? Sonuçta; siz de çalışırken müzik dinlemekten hoşlanıyor ve bu şekilde çok daha iyi performans sergilediğinizi düşünüyorsanız müzik seçiminize kesinlikle dikkat etmelisiniz. Çünkü freelancer kimliğini benimseyenler genellikle müzikle çalışmayı seven ve aynı zamanda rahatlıkla çalışabilen kişilerdir. Siz de kendinizi müzikle çalışabilen kişilerden biri olarak görüyorsanız, daha çok rahatlatıcı müzikler dinlemeyi tercih etmelisiniz.

Tamam, belki fonda bangır bangır bir şarkı çalsın istiyorsunuzdur ama her ne kadar farkında olmasanız da bu bir süre sonra dikkatinizi dağıtacak, aynı zamanda beyninizin daha çok yorulmasına neden olacaktır. Kısacası, çalışırken hafif ve dinlendirici müzikler dinlemeyi tercih etmelisiniz. En azından bir kez olsun bunu deneyip, performansınızda değişiklik olup olmadığına karar verin derim. Gözle görülür bir fark olmadığını anlarsanız, o zaman gönül rahatlığıyla eski alışkanlıklarınıza geri dönebilirsiniz.

Freelance çalışanlar için üretkenlik tüyolarından böylece bahsetmiş olduk. Eğer siz de başarılı bir freelancer olmak istiyorsanız, yukarıda incelemiş olduğumuz noktalara dikkat ederek yola çıkmalı ve önünüze hangi engellerin çıkabileceğini bilerek önleminizi önceden almalısınız. Çünkü ancak bu şekilde istediğiniz hayat tarzının keyfini çıkartabilir, başarılı bir freelancer olmanın gururunu yaşayabilirsiniz. Evet, ne diyorsunuz? Ayağınıza takılabilecek bu taşlara dikkat edecek misiniz, yoksa pek çok freelancer’ın yaptığı hataları siz de mi yapacaksınız?

Habere Kim Ne Dedi?

0       0

Yorumları görmek için ;

Giriş yap!



Facebook'ta Paratic :

Benzer yazılar