FED Faiz İndirmeli mi?


73 paylaşım
  Haber Merkezi

Minneapolis FED'in Eski Başkanı ve aynı zamanda Rochester Üniversitesi Ekonomi Profesörü olan Narayana Kocherlakota, FED’in izlemesi gereken yol haritasıyla ilgili olarak önemli açıklamalarda bulundu. Kocherlakota, FED’in faizleri indirmesi gerektiğini savundu. Ayrıntılar haberimizde;


Bilindiği üzere bu ay içerisinde ABD Merkez Bankası (FED) yılın üçüncü toplantısını gerçekleştirecek. FED’in Nisan ayı toplantısı öncesi piyasalarda faiz artırımı konusunda çeşitli spekülasyonlar dolaşıyor. Hatırlanacağı üzere FED Mart ayı toplantısında faizleri yüzde 0,25 ile 0,50 aralığında sabit tutmuş ve yeni yıl için öngörülen faiz sayısını 4’ten 2’ye indirmişti. FED’in Mart ayında gerçekleştirdiği toplantının detaylarına buradan ulaşabilirsiniz. İlerleyen günlerde açıklanan güncel veriler ve küresel ekonomilerde yaşanan gelişmeler neticesinde FED’in Nisan ayı toplantısında vereceği faiz kararları ayrı bir öneme sahip oldu. Piyasaların merakla bekledikleri FED toplantısı öncesi; Minneapolis FED’in Eski Başkanı ve aynı zamanda Rochester Üniversitesi Ekonomi Profesörü olan Narayana Kocherlakota, konuyla ilgili olarak kişisel görüşlerini bugün kamuoyuyla paylaştı. Kocherlakota’nın açıklamalarından öne çıkan bölümler ise şöyle;

“Parasal teşvikler artırılmalı!”

Kocherlakota açıklamalarının ilk bölümünde istihdam verileriyle ilgili olarak konuştu. İstihdamın nüfusa oranının geçtiğimiz 2,5 yıl içerisinde sert biçimde arttığını belirten Kocherlakota, Mart 2016 tarihinde bu oranın yüzde 78 seviyesine tırmandığını ve istihdamın tekrar toparlanabileceğine dair bir umut ışığının göründüğünü söyledi. Bu verinin olumlu görünmesine rağmen istihdamın nüfusa oranının gelecek 39 ayda yüzde 2 puan daha iyileşse dahi 2007 seviyesinin gerisinde kaldığını belirten Kocherlakota, daha iyi bir iyileşmenin gerçekleşmesi adına parasal teşviklerin artırılması gerektiğinin buradan açıkça görüldüğünü ifade etti.

“FED istihdam ve enflasyonu normale döndürmek için faizleri indirmeli…”

Açıklamalarının ikinci bölümünde ise Kocherlakota, enflasyon verileriyle ilgili olarak görüşlerini belirtti. Şu anki verilere bakıldığı zaman enflasyon konusunda rahatsız edici bir sinyalin bulunmadığını belirten Kocherlakota, geçmiş yıllardan örnekler verdi. 1960 ve 1970 yıllarında gerçek problemin insanların ve işletmelerin enflasyon beklentilerindeki artıştan kaynaklandığını belirten Kocherlakota, şirketlerin fiyatlarının artırmasıyla ve insanların bu artışa karşılık olarak daha yüksek ücret talep etmesiyle birlikte bu beklentilerin kendi kendini tetikleyen bir hal alma eğilimi taşıdığını dile getirdi.

Bugün benzer tehlikelerle karşı karşıya olunmadığını belirten Kocherlakota, finansal piyasa verilerinin buna cevap verdiğini söyledi. Ancak 2014 yılının ortasından bu yana yatırımcıların uzun vadeli enflasyon değerlendirmelerinde kaygı verici bir düşüş olduğunu da belirten Kocherlakota, para politikası yetkililerinin genişlemeci adım arayışında olması gerektiğini ve asla sıkılaştırma tarafında bulunmamaları gerektiğini vurguladı. Açıklamalarının sonunda ise Kocherlakota, FED’in faizleri normalleştiremeye ilişkin hayali bir ihtiyacı tatmin etmek yerine; istihdam ve enflasyonunu tekrar normale döndürmek için gerekeni yapması gerektiğini, bu doğrultuda faizleri indirmesinin uygun olacağını ifade etti.

Habere Kim Ne Dedi?

0       0

Yorumları görmek için ;

Giriş yap!



Facebook'ta Paratic :

Benzer yazılar