Dürtüsel Alışverişlerden Kaçınmak için Yapmanız Gerekenler


95 paylaşım
  Nesrin Bayraktar

Elinizi cebinize atarken, kaç kez düşünüyorsunuz? Ya da şöyle sorayım, acaba düşünüyor musunuz? Yani vitrinde gördüğünüz bir şeyi almak için hemen o mağazaya dalıyor ve denemeye bile gerek duymadan ilk görüşte aşk yaşadığınız ürünü almak için kasaya mı koşuyorsunuz? Canınızın sıkkın olduğu anlarda en çok yaptığınız şey alışveriş merkezlerini talan etmek mi? Mutsuz olduğunuzda ve doğal olarak kendinizi çirkin hissettiğinizde para harcayarak mutlu, güzel olmaya mı çalışıyorsunuz? Eğer bu sorulara vereceğiniz cevaplar genel olarak evetse, o zaman finansal alışkanlıklarınızda acilen değişiklik yapmaya ihtiyacınız var demektir. Çünkü bu şekilde devam ederseniz, para yönetimi konusunda başarı olmanız pek mümkün değildir.

Gereksiz yaptığınız bu harcamalar sizi sadece o an için mutlu eder. Ancak uzun vadede düşündüğünüzde yanlış yapılan bu alışverişler sizi içinden çıkamayacağınız zor durumlar içine sürükler. Aslında bunun farkındasınızdır, ama yine de iradenize bir türlü söz geçiremezsiniz. Bakmamaya çalışsanız da gözünüz o ayakkabıya, o çantaya, o cekete, o yeni telefona kayar. Kalbinizi çalan o ürünle karşı karşıya geldiğinizde hipnotize olmuş gibi davranır, istemsizce elinizi cüzdanınıza atarak bilmem kaçıncı kez daha aynı hatayı yaparsınız. Belki bu konuda kendinize yüzlerce kez söz vermişsinizdir, ama her seferinde nefsinize yenilerek o dürtüsel alışverişi yaparsınız.

Saniyeler içinde gerçekleşen bu alışveriş, ilk başta sizi mutlu etse de ertesi gün o mutluluğunuzdan eser kalmadığını görürsünüz. Mutluluğu bir kenara bırakın; ödenmeyi bekleyen borç listenizle karşılaştığınızda kendinize kızar, o kadar çok para harcadığınız için büyük bir pişmanlık yaşarsınız. Belki bir süre kendinizi tutarak borçlarınızı kapatır, ama eliniz rahatlar rahatlamaz yine aynı hataları yapmaya başlarsınız. Bu durum, kısır bir döngü olarak size hayatınız boyunca zarar verir.

Peki, bir insan aynı hatayı neden zibilyon kere yapar? Hem maddi hem de manevi olarak daha mutlu olmak varken, neden yanlış olan seçeneği tercih eder? Ya gerçek bir alışveriş bağımlısı olduğu için ya da dürtüsel alışverişlerden nasıl kurtulacağını bilmediği için! Tamam, alışveriş bağımlılarına pek bir şey söyleyemem. Çünkü alışveriş bağımlılığı (onyomi olarak da biliniyor) olan kişilerin büyük ihtimalle bir uzmandan destek almaları gerekir. Ancak henüz bir alışveriş bağımlısı olmayan kişilerin aşağıdaki önerilere kulak vermeleri gerektiğini rahatlıkla söyleyebilirim.

İşte dürtüsel alışverişlerden kaçınmak için yapmanız gerekenler:

Yanınızda Kredi Kartı Taşımayın!

Yanınızda Kredi Kartı Taşımayın!Mümkünse hiç kredi kartı kullanmayın, diyeceğim; ama çoğu kişinin bunu yapmayacağını biliyorum. Tamam, kredi kartı kullanın, ama en azından bunları yanınızda taşımayın. Hani diyorsunuz ya “büyük alışverişlerde, ihtiyaç durumunda, kötü günlerde kredi kartı kullanıyorum” diye, işte gerçekten o dediğinizi yapın. Sonuçta büyük bir alışveriş yapacaksanız, bunu zaten önceden planlamış olursunuz. Sadece alışveriş yapacağınız zamanlarda kredi kartı taşırsanız, gereksiz harcamalarınızda ciddi oranda bir azalma görürsünüz. Örneğin; öğle aranızda gördüğünüz bir parfümü satın alamaz, akşam eve giderken gözünüze takılan mağazaya şöyle bir bakınamazsınız. Bunu alışkanlık haline getirdiğinizde dürtüsel alışverişlerinizin bir hayli önüne geçmiş olacaksınız. Sadece deneyip, görmelisiniz.

Her Zaman Nakit Kullanın!

Her Zaman Nakit Kullanın!Yanınızda kredi kartı taşımayarak, gereksiz harcamalarınızdan zaten büyük oranda kurtulmuş olursunuz. Ama ben yine de “harcamalarınızda nakit kullanın” önerisini yapmak istedim. Büyük harcamalarınız dışında her zaman ama her zaman nakit olarak ödeme yapın. Markette, mağazada, fatura ödeme noktalarında kısacası her yerde para kullanın. Elinizden çıkan şeyin alnınızın teriyle kazanılmış para olduğunu bilin. Plastik kartlar yerine, “canlı” kullandığınızda gereksiz harcama yapmamak için kendinizi daha çok kısıtlamaya başlayacaksınız.

Ruh Halinize Göre Alışverişe Gitmeyin!

Ruh Halinize Göre Alışverişe Gitmeyin!Çok mutlu, çok mutsuz, hasta, aç, sıkıntılı ya da endişeli olduğunuz zamanlarda alışveriş yapmaktan kaçının. Çünkü bu durumlarda doğru alışverişler yapamazsınız. Sonradan giymeyeceğiniz kıyafetler satın alır, çok daha ucuzu bulunabilecek ürünlere çuvalla para harcar, ihtiyaçlarınıza değil de sadece isteklerinize yoğunlaşırsınız. İşte bu nedenle; alışverişleriniz her zaman planlı yapın. Mutsuz musunuz? Keyfinizin yerine gelmesi için para harcamak yerine farklı şeyler yapın. Sinemaya gidin, güzel bir banyo yapın, kulaklıklarınızı takın ve yürüyüş yapın. Artık alışveriş dışında mutlu olduğunuz ne varsa onu yapın. Kaldı ki sizin mutluluğunuz alışverişe bağlı olacak kadar değersiz olmamalı, diye düşünüyorum! Yanılmıyorum sanırım, değil mi?

Kalabalık Gruplar Halinde Alışverişe Gitmeyin!

Kalabalık Gruplar Halinde Alışverişe Gitmeyin!Aslına bakarsanız, grup da değil, iki kişi olarak bile alışverişe gitmeyin. Ama tabii yanınıza gereksiz alışverişlerinizi engelleyebilecek birilerini almanız, yararlı olur. Yani burada kararı verecek kişi sizsiniz. Etrafınızda sizin alışveriş çılgınlığınızı bilen ve iyiliğinizi isteyen birileri varsa, onlardan size eşlik etmelerini isteyebilirsiniz. Bunun dışında öyle kalabalık arkadaş grupları halinde alışveriş yapmaktan kesinlikle kaçınmalısınız. Çünkü bu şekilde birbirinizi goygoylayacak “aa, ne güzelmiş bence al, sana çok yakıştı kesinlikle almalısın, al canım ne olacak elbet ödenir” gibi sözlerle birbirinizle para harcama yarışına girersiniz.

Görür Görmez Satın Almayın ve Biraz Zaman Geçmesini Bekleyin!

Görür Görmez Satın Almayın ve Biraz Zaman Geçmesini Bekleyin!Diyelim ki işten eve dönüyorsunuz. En sevdiğiniz mağazalardan birinin vitrininde duran ayakkabıya gözünüz kaydı ve o an olan oldu. Aklınızdan anında binlerce düşünce geçti. “Ne kadar pahalı olabilir ki, mavi elbisemin altında ne güzel dururdu, param yok ama alsam mı, hem bunu alırsam bir ay boyunca başka hiçbir şey almam” gibi! İşte tam da bu anlarda yapmanız gereken şey, o mağazaya girmeyip yolunuza devam etmenizdir. Çünkü hevesiniz kısa bir süre sonra geçip gidecek, siz de o ayakkabıyı almadığınız için bir şey kaybetmemiş olacaksınız. Eğer ertesi gün aynı mağazanın önünden geçerken gözünüz yine ayakkabıya takılıyorsa, bu kez kendinize 3 gün daha beklemeniz gerektiğini söyleyin. Oldu da 3 gün sonra ayakkabıyı hala istediğinizi görürseniz, işte o zaman bütçenizi ayarlayarak istediğiniz alışverişi yapabilirsiniz. Ama genellikle isteklerin kısa bir süre sonra kaybolacağını ve üzerinden bir süre geçtikten sonra “iyi ki de almamışım” dediğinizi göreceksiniz.

Bir Şeyler için Değil Deneyimler için Para Harcamayın!

Bir Şeyler için Değil Deneyimler için Para Harcamayın!Bir yıl içinde yaptığınız gereksiz harcamalarla hayatınıza ne kadar çok renk katabileceğinizi biliyor musunuz? Yani abur cuburlar, marka kıyafetler, en yeni teknolojik aletler, pahalı takılar ve diğer elle tutulur şeyler yerine deneyimler için para harcamayı neden düşünmüyorsunuz? Deneyimler derken ne kastettiğimi hemen açıklayayım. Mesela; hemen şu andan başlayarak ihtiyaçlarınız dışında alışveriş yapmayı bırakarak, yurt dışına seyahat etmek için para biriktirebilirsiniz.

Her sene bir tane yabancı ülkeye gitmek sizce üzerinize giydiğiniz kıyafetlerden daha değerli değil mi? Ya da birkaç ay boyunca para harcamayarak, yabancı bir dil öğrenmek için kursa yazılabilirsiniz. Eşinize sürpriz yaparak küçük hafta sonu turları düzenleyebilir, arkadaşlarınızla şehir dışı gezileri yapabilirsiniz. Emin olun, elle tutulabilir şeyler yerine tutulamayanlar için harcamak size kendinizi çok daha mutlu hissettirecektir. Düşünsenize; Paris, Venedik, Las Vegas sizi bekliyor. Yapmanız gereken şey ise sadece dürtüsel alışverişlerinizden vazgeçmek ve gereksiz şeyler için harcayacağınız parayı yeni deneyimler yaşamanıza olanak sağlayacak kumbaranıza atmak!

İhtiyaç Listesi Yapmadan Alışverişe Çıkmayın!

İhtiyaç Listesi Yapmadan Alışverişe Çıkmayın!Tamam, ihtiyaçlarınızın ne olduğunu biliyorsunuz diyelim. Ama gereksiz harcamaların önüne geçebilmek için yine de bir liste yapmalısınız. Mesela; kazağa, monta ve ayakkabıya ihtiyacınız var. Önce dolabınızı detaylıca gözden geçirdiğinizden emin olmalısınız. Bunu yaptıktan sonra da genel bir bütçe oluşturmalısınız. Toplamda ne kadar para harcayacağınızı belirlemeli, her ürün için bir miktar belirlemeli, alışverişlerinizi bu sınırlar dahilinde yapmalısınız. Örneğin; bir kazak için verebileceğiniz maksimum tutar 50 liraysa, 60’a çıkmamalısınız. Bu şekilde yaptığınız plana sadık kaldığınız için hem kendinizi çok daha iyi hissedecek hem de akıllı alışveriş yapma bilinci kazanış olacaksınız.

Bilinçli Tüketici Olun!

Bilinçli Tüketici Olun!Alışverişlerinizdeki tüm faturaları ve fişleri saklamaya özen gösterin. Bir şey satın alırken onun sadece şık görünmesine değil, aynı zamanda ne kadar kullanışlı olduğuna da bakın. Kullanım talimatlarını dikkatlice okuyun. Sadece kuru temizleme yapılan ürünleri tercih etmemeye çalışın. Eve gittiğinizde, satın aldığınız ürünün defolu olduğunu görürseniz, hemen mağazaya geri dönün ve paranızın karşılığını almaktan çekinmeyin. Gerekiyorsa şikayetçi olun. Ülkemizde pek çok insan bunu yapmıyor, ama siz hakkınızı aramaktan asa çekinmeyin. Müşterinin her zaman haklı olduğunu ve bir şeye para ödüyorsanız, onun karşılığını almanız gerektiğini asla unutmayın.

Yukarıdaki önerileri gerçekten dikkate aldığınızda, anlık heveslerle yaptığınız harcamalarınızın büyük oranda azaldığını göreceksiniz. Bütçenizi zorlamamanın, isteklerinizi değil ihtiyaçlarınızı almanın, kısacası akıllı alışveriş yapmanın hiç de düşündüğünüz kadar imkansız olmadığını anlayacaksınız. Unutmayın, dürtüsel alışverişlerden kaçınarak uzun vadede çok daha mutlu olacak ve bu yeni alışkanlığınızdan düşündüğünüzden daha kazançlı çıkacaksınız.

Habere Kim Ne Dedi?

0       0

Yorumları görmek için ;

Giriş yap!



Facebook'ta Paratic :

Benzer yazılar