Canlı Tarihin Ev Sahibi Dünyanın En Lüks Müzeleri


63 paylaşım
  Merve Tanrıkulu

Müzeler şüphe yok ki tarihin yaşayan yüzleridir. Burada bulunan tek bir kalıntı bile bize birçok şey anlatabilir. İçlerinde ise tarihle dolu hem maddi hem manevi bir hazine yatar. Bu derece önemli bir özelliği olan binaların da gerçekten özel olması gerekir. Şehirlerimizdeki müzeler maalesef bu özelliğe pek uymuyor. Özellikle küçük şehirlerdeki müzeler bakımsız, korunaksız halleriyle göze çarpıyor. Dünya, tarihe bizden biraz daha farklı bakıyor. Sahip oldukları tarihi, oldukça lüks müzelerde muhafaza ediyorlar.

Yunanca “mouseion” kelimesi, perilere adanmış tapınak anlamına gelir ve müze sözcüğünün kökenidir. Tarihin bilinen ilk müzesi ise Atina’da bulunan Platon Müzesi’dir. Aslına bakılırsa bu tarihi, çok daha eskiye de çekebiliriz. Antik Yunan Tapınakları, Roma Tapınakları, Mısır’da bulunan piramitler birer müze örneğidir. Modern müzecilik ise 1793 yılında herkesin tanıdığı Louvre Müzesi’nin açılmasıyla başlar. Günümüzde en çok ziyaret edilen müze de yine burasıdır. Aslında bu müzenin kendisi başlı başına bir tarihtir.

Müzeler insanlık tarihinin somut ifadeleridir. Tarihin şanlı ve çalkantılı hikayesini anlamak için görmeniz gerekiyorsa, müzeleri mutlaka ziyaret etmelisiniz. Bir ülkenin geçmişi, gelenekleri ve görenekleri hakkında bilgi edinmek için bundan daha iyi bir yol yoktur. Listemizde büyük koleksiyonları ve son derece nadir sergileri ile övünen dünyanın en muhteşem müzelerini bulacaksınız. Bazılarını ziyaret etmek oldukça pahalı, ama yine de değeceğini düşünüyorum. Bazıları ise bir giriş ücreti talep etmiyor. Dilerseniz bu görkemli müzelere birlikte göz atalım.

İşte karşınızda canlı tarihin ev sahibi dünyanın en lüks müzeleri:

5 British Müzesi

British MüzesiBig Ben ve Buckingham Sarayı ile birlikte Londra’nın simgelerinden biri olan British Müzesi, kendi türünde dünyanın en eski ve en değerli yerlerinden biri olma özelliğine sahip. 1753 yılında kurulan müze kurulduğu ilk günden beri ihtişamını korumaktadır. Tarihe ve kültüre adanmış bu müze; Eski Mısır, Sudan, Antik Yunan, Eski Roma İmparatorluğu, Asya, Afrika, Okyanusya, Amerika, Ortadoğu ve Avrupa gibi dünyanın her köşesinden bir araya getirdiği 13 milyon eseri sergilemektedir.

Resim, heykel ve arkeolojik eserlerin yanında; madeni paralar, madalyalar ve Antik Dönem’in Edebiyatı’ndan etkileyici koleksiyonlara sahiptir. Bu müze sadece 2012 yılında 5.5 milyon ziyaretçiyi ağırladı. Miraslarından gurur duyan İngilizler, sahip oldukları varlıkları nasıl koruyacaklarını biliyor ve en son teknolojiyle güvenlik önlemleri alıyorlar. Louvre’den sonra dünyanın 2. en çok ziyaret edilen müzesine giriş ücretsizdir.

4 Vatikan

VatikanDünyanın en büyük müzesi olan Vatikan Müzesi 2012 yılında 5.06 milyon ziyaretçiyi ağırladı. Eyalet nüfusunun 900 kişinin biraz üzerinde olduğunu düşünecek olursak bu rakam, gerçekten inanılmazdır. Vatikan kentinin sınırları içinde yer alan müze, şehrin en seçkin binalarından birindedir. Müze, devlet eserleri barındıran bir komplekstir. Sergilenen koleksiyonların en eskisi 1506 yılında II Papa Julius tarafından başka yerden satın alınmıştır. Bu eser Borgia Sarayı’nda sergilenmektedir.

Gezilecek kompleks; Ulusal Antik Sanat Galerisi, Antik Heykel Müzesi, Aziz Petrus mezarı, San Pietro Katedrali ve Vatikan’ın merkezinde bulunan Rafael ve Michelangelo’nun freskleri ile süslü Barberini Sarayı’nı içerir. Şehir ve tüm müzenin muhteşem görünümü için San Pietro Cathedral’s Dome’e tırmanmayı ve lüks Vatikan Bahçeleri’nde dolaşmayı sakın unutmayın. Vatikan Müzesi, dünyanın en lüks ve en pahalı müzelerinden biridir. Bir yetişkin için giriş ücreti 20 dolardır.

3 Louvre

LouvreParis’in tam kalbinde, Seine Bankası’nın sağ kıyısında yer alan Louvre, dünyanın en büyük ve en ünlü müzelerinden biridir. Bir zamanlar bir kale olarak hizmet veren muhteşem binanın kökeni, 12 yüzyıl geriye gitmektedir. Louvre, 1789 Fransız Devrimi’nden sonra, müze olarak tasarlandı. 10 Ağustos 1793 tarihinde açıldı. Açıldığında sadece 537 resim sergiliyordu. Şimdi Louvre, neredeyse 185 metrekarelik bir toplam yüzey üzerinde sergilenen müzede 35.000 den fazla sanat eseri bulunmaktadır.

En değerli eseri olan Mona Lisa, müze çalışanı tarafından çalındıktan sonra kırılmaz cam ile korunmaya başlandı. Ziyaretçiler ayrıca 2. Yüzyılın sonlarına doğru Paros mermerinden yapılan Yunan dönemine ait antik bir Yunan heykel Paolo Veronese’in Wedding at Cana ,Rembrandt ve Titian eserlerine hayran kalmaktadır. Louvre tüm dünyadan eserlere ev sahipliği yapmaktadır. Müze 2012 yılında, 9.7 milyon ziyaretçi ağırladı ve dünyanın en çok ziyaret edilen müze sıralamasında birinci oldu. Dünyanın en ünlü müzesi olmasına rağmen, müzeyi ziyaret etmek diğerlerinden daha ucuzdur. Giriş ücreti 12 dolar, geçici sergilerdeki giriş ücreti ise 15 dolardır.

Leonardo da Vinci’nin ünlü tablasunun başından geçen bu hırsızlık olayı, gerçekten ilginç bir hikayeyi de içinde barındırıyor. Bu olayla ilgili ayrıntıları merak ediyorsanız Tarihin En Büyük 10 Soygunu isimli yazımıza göz atabilirsiniz.

2 Metropolitan Sanat Müzesi

Metropolitan Sanat MüzesiAmerika Birleşik Devletleri Manhattan’daki 5.-6. Caddesi’nin köşesinde bulunan Metropolitan Sanat Müzesi, yıllardır modern sanatın sergisine ev sahipliği yapıyor. Aslında burası, dünyada kendi türünde en etkili müze olarak kabul edilir. 2 milyon sanat eserlerinin içerisinde; mimarlık koleksiyonları, tasarım sergiler, çizimler, resimler, fotoğraflar, baskılar, resimli kitaplar ve filmler de dahil olmak üzere; modern ve çağdaş sanat içinde ilginç bir tarza sahip.

Müzenin büyük kütüphanesinde 300.000 kitap ve 70.000 sanatçının bireysel rafı bulunuyor. Burası, modern tarihsel kaynakları ile övünen dünyanın en büyük kütüphanesinden biridir. Aynı zamanda burası, ünlü şef Gabriel Kreuther tarafından işletilen ve 5 yıldız ödüllü otele ev sahipliği yapıyor. New York’un bir numaralı müzesi, her yıl 6 milyondan fazla ziyaretçiyi kendine çekmeyi başarıyor. Giriş ücreti yetişkin için 25 dolardır.

1 Buehrle

BuehrleBuehrle; Cezanne, Degas, Vincent van Gogh ve Monet imzalı paha biçilmez sanat eserleriyle ünlüdür. Ayrıca yetişkin başına 29 dolar giriş ücretiyle dünyanın en pahalı müzesidir. Zürih’in kalbinde yer alan müze, 1960 yılında 20. yüzyılın en büyük özel sanat koleksiyonlarından birinin sahibi olan Emil Georg Buhrle’ın koleksiyonunu göstererek açıldı. Bu müze, klasik ve modern sanatta Avrupa’nın en iyi resimlerinden bazılarının yanı sıra, Fransız Empresyonizm ve Post Empresyonizm temsilcilerinden kalma eserleri de sergiler. Matisse, Pablo Picasso, Paul Gauguin, Edouard Manet, Claude Monet, Camille Pissarro, Renoir, Vincent van Gogh gibi Avrupa’nın en büyük ressamlardan nadir tablolar bu müzede yer alır.

İsviçre aynı zamanda miras hazinelerini korumada oldukça iyidir. Ancak 2008 yılı Şubat ayında 3 silahlı adam, Buehrle Müzesi’ne girdi, korumaları etkisiz hale getirerek tahmini tutarı 160 milyon dolar değerinde olan Cezanne, Degas, Van Gogh ve Monet imzalı 4 resim çaldı. Olaydan kısa bir süre sonra sanat eserleri ele geçirildi ve müze güvenlik sistemlerini tekrar geliştirdi.

Tarihle ilgili herhangi bir durumu seven herkesin müzeleri de seveceğini düşünüyorum. Aslında millet olarak da tarihimizle övünmeyi iyi biliriz, fakat onu korumakta o kadar da iyi değiliz. Etrafımız define avcıları adı altında sanat katilleriyle dolu. Sayısız medeniyete ev sahipliği yapmış olan yurdumuzu daha iyi koruyabilirsek tüm olumsuzluklara rağmen hala büyük bir hazinenin sahibiyiz diye düşünüyorum, siz ne dersiniz?

Habere Kim Ne Dedi?

0       0

Yorumları görmek için ;

Giriş yap!



Facebook'ta Paratic :

Benzer yazılar