Dünyanın En Kötü Çalışanı Olduğunuzu Gösteren İşaretler


72 paylaşım
  Nesrin Bayraktar

Başarılı çalışanların sahip olduğu özellikleri hepiniz tahmin edebilirsiniz, değil mi? Verilen her işi yerine getiren, sorumluluk sahibi olan, işini benimseyen ve aynı zamanda bunu belli eden kişiler için rahatlıkla başarılı sıfatını kullanabilirsiniz. Peki, ya kötüleri için ne düşünüyorsunuz? Başarılı çalışanların tam tersi nitelikleri taşıdıklarını mı? Yani kötü çalışanların belli başlı özellikleri deyince, aklınıza ilk olarak ne gibi şeyler geliyor? Büyük ihtimalle sizin aklınıza da ilk olarak sorumluluklarını yerine getirmeyen, iş ortamında gerginlik yaratan, takım çalışmasına uyum sağlayamayan ve bunlar gibi daha pek çok olumsuz özelliğe sahip olanlar geliyordur. Tamam, bunlarda hemfikiriz. Ya size dünyanın en kötü çalışanın hakkında fikir yürütür müsünüz, desem? Zihninizde dünyanın en kötü çalışanın nasıl olabileceği üzerine temsili bir figür oluşturabilir misiniz?

Tamam tamam, işinizi biraz daha kolaylaştırayım. Dünyanın değil de kendi iş yerinizin en kötü çalışanını düşünmeye çalışın. Kendisi nasıl özelliklere sahip? Ona karşı nasıl duygular besliyorsunuz? Siz çalışırken onun aylak aylak ortalıkta dolaşmasını, üstelik bir de çalışıyormuş numarası yapmasını nasıl karşılıyorsunuz? Görmezden gelerek mi, onu uyarma yoluna giderek mi yoksa kendi kendinize sinir olarak mı? Her neyse, iş yerinizin kötü çalışanına karşı nasıl yaklaştığınızı başka bir yazıda konuşuruz. Şimdi asıl konuya dönelim. Evet, ne diyorduk? Dünyanın en kötü çalışanı!

Etrafınızda bu “hayran olunası” unvanı taşıyabilecek birileri var mı bilemiyorum ama hemen şimdi “en kötü çalışan” olmayı alın teriyle hak etmiş olan bu kişilerin özelliklerini inceleyeceğiz. Ve aşağıdaki özellikleri kesinlikle incelemenizi öneririm. Çünkü bu yazıyı okumak size hem iş hayatında yapmamanız gereken hataları hatırlatacak hem de etrafınızdaki kötü çalışanlara gizli mesajlar vermenizi sağlayacak. Sonuçta; sosyal medya denilen çılgın bir mecra var ve herkes dilediği gibi paylaşım yapıp dilediğini etiketlemekte özgür, değil mi? O halde haydi, lafı daha fazla uzatmadan bu seçilmiş özelliklerin hepsini kendinde toplamayı başarmış çalışanlar hakkında daha detaylı bilgi sahibi olalım.

İşte dünyanın en kötü çalışanı olduğunu “henüz” bilmeyen kişilerin taşıdığı genel özellikler:

Sık Sık “Arazi” Olursunuz!

Sık Sık “Arazi” Olursunuz!Ne zaman size ihtiyaç duyulsa, ortalıktan kaybolursunuz. Yani diğer bir deyişle; iş yerinizde en iyi yaptığınız işlerin başında “arazi olma” eylemi gelir. Ya bir arkadaşınızın odasına kaçar, ya çay kahve almaya kalkar ya da uzun uzun lavaboda durursunuz. Tabii, bu sırada yanınıza artık bir uzvunuz haline gelmiş akıllı telefonunuzu almayı da unutmazsınız. Kısacası, mesai saatleri içerisinde en çok bulunduğunuz yer aslında olmanız gereken yer dışındaki her yerdir. Yakınlardaki market, mutfak, lavabo, teras, yan tarafınızdaki iş yeri ya da başka bir yerde olmanız işten bile değildir.

Her Şeyden Şikayet Edersiniz!

Her Şeyden Şikayet Edersiniz!Siz aslında kafilenizin somurtkan şirini olma rolünü de üstlenmişsiniz. Her şeyden şikayetçi olan tavrınızla, etrafınızdaki insanları darlar, bunaltır, buhrandan buhrana sokarsınız. Herkes işini yaparken siz size verilmiş görevin çok zor olduğundan dert yanar, neden hep en kötüsünü yapmak zorunda olduğunuzu düşünerek mırıl mırıl mırıldanırsınız. Zaten hava da kötüdür. Yağmur bulutları sanki üzerinize üzerinize geliyordur. Bu hafta da mı mesai yapılacaktır. Artık çok yorulmuşsunuzdur. İş çıkışında toplantı yapmaktan nefret ediyorsunuzdur. Kısacası, her şeyden şikayet edersiniz. Sizin için güneş açsa bir dert yağmur yağsa başka bir derttir. Ve bu yaklaşımınızla hem kendiniz hem de iş yerinizdekileri içten içe yer bitirirsiniz.

Hiçbir Şey Sizin Hatanız Değildir!

Hiçbir Şey Sizin Hatanız Değildir!Tabii ki öyle! Sonuçta; işinizi zamanında yetiştiremediyseniz bunun sorumlusu siz olamazsınız. 1356565 kez geç kalma nedeniniz tabii ki sizin sorumsuzluğunuz değil. Raporunuzu eksik vermeniz başınıza gelen talihsizlikler silsilesinin gayet tabii olan bir sonucu. Hatta şirketinizin başarısızlığında da en ufak bir payınız yok. Onu bırakın bir bardak kırdığınızda bile sorumluluğu üstlenmiyorsunuz. O bardağı oraya koyana hesap soruyor ya da abartıp bardağın kendisine kızıyorsunuz. E, o da kırılmasaymış ama değil mi? Tamam tamam, siz böyle devam edin. Her şey için bir bahane üretmeyi ve hiçbir şekilde sorumluluk almamayı ısrarla sürdürün. Belki gerçekten de dünyanın en kötü çalışanı olduğu içi bir ödül falan alırsınız.

Sık Sık Patronunuzun Ayrımcılık Yaptığını Dile Getirirsiniz!

Sık Sık Patronunuzun Ayrımcılık Yaptığını Dile Getirirsiniz!Evet, yöneticiniz hep yan masanızdaki arkadaşınızı kolluyor. Özel hayatında onunla görüştüğü için hep sizi arka plana atıyor. Başkalarına hiçbir şekilde laf edilmezken zılgıtı yiyen nedense hep siz oluyorsunuz. Uzun zamandır aynı iş yerinde çalışmanıza rağmen pozisyonunuzda ufacık bir değişiklik bile olmamasının nedeni ancak bu olabilir çünkü. Terfi alan kişi siz olmalıyken, bir başkasının kademe atlaması, yöneticinin taraf tutmasından kaynaklanıyordur. Sorun sizin yeterince çaba göstermemeniz ya da iş ortamındaki diğer hareketleriniz değildir.

Hadi ama siz dünyanın en kötü çalışanı olma yolunda ilerlerken yöneticinizin sizin tarafınızı tutmaması gayet normal değil mi? Ya da bu söylediklerinizde haklı olsanız bile, iş yerinizde ayrımcılık yapıldığını dile getirerek ne kadar doğru davranıyorsunuz? Yani bu düşüncelerinizde haklı olabilirsiniz. Belki iş yerinizde gerçekten de ayrımcılık yapılıyordur. Ama yine de bunu belli etmemelisiniz. İş hayatında başarı olmak için bazen olan bitene göz yummak gerektiğini unutmamalı, yöneticinizin birilerini kolladığını dile getirmekten kaçınmalısınız.

Yumurta Kapıya Dayanana Kadar İşlerinizi Halletmezsiniz!

Yumurta Kapıya Dayanana Kadar İşlerinizi Halletmezsiniz!Çünkü daha son gün gelmemiştir. Pazartesi teslim edilmesi gereken raporu hazırlamak için önünüzde daha kocaman bir 3 gününüz vardır. Nasıl olsa birkaç saate halledilebilecek bir iştir. Hem siz son anda iş yaptığınızda daha çok verim alıyorsunuzdur. Kısacası; siz, aylar boyunca kitap yüzü açmayıp sınav gününden bir önceki sabaha kadar çalışanlar arasındasınız. Çünkü tam olarak onlar gibi davranıyorsunuz. Yumurta kapıya dayanana kadar sorumluluklarınızı görmezden geliyor, sonra da yöneticinizin karşısına çıkarak saçma sapan bahanelerle çoktan teslim etmiş olmanız gereken işi neden hala teslim edemediğinizi açıklamaya çalışıyorsunuz.

Size taa 2 hafta önceden verilmiş bir işi “dün gece rahatsızlandım” diyerek yapamadığınızı söylüyor, adamla dalga geçer gibi sorumsuzluğunuzu açıklamaya çalışıyorsunuz. Sonra bir de durumdan şikayet ediyorsunuz. “Vay efendim, niye bütün aksilikler sizi buluyormuş, niye hiçbir işte dikiş tutturamıyor muşsunuz, neden hiç zam ya da terfi alamıyor muşsunuz” gibi şaşılacak derecede yüzsüz suallerle başarısızlığınızı sorguluyorsunuz. Üzgünüm ama siz sahiden dünyanın en kötü çalışanı olduğunuzu bile bilmiyorsunuz.

Telefonunuzu Elinizden Düşürmezsiniz!

Telefonunuzu Elinizden Düşürmezsiniz!Değil mi? Telefonunuzdan o kadar çok ayrılmazsınız ki sizi gören telefonunuzla uğraşmanız için para alıyor zanneder. Gün boyunca sosyal medya mecralarından çıkmaz, grup mesajlarından gözünüzü ayırmaz, kim nerede ne yapmış bir bir incelersiniz. Sık sık telefonla konuşmak için ayağa kalkar ya da artık ayağa kalmaya bile ihtiyaç duymayarak öyle masanızın başında dakikalarca konuşursunuz. En fazla 15 dakika telefonunuza bakmadan çalışmaya çalışabilir, onu elinizde tutmadığınız anlarda en fazla bir adım uzağınızda tutarsınız. Araya daha fazla mesafe koymaya katlanamaz, mesainin büyük bir bölümünü sevgili akıllı telefonunuzla haşır neşir olarak doldurursunuz.

Dedikodu Kazanının Altını Yakmak Asli Görevinizdir!

Dedikodu Kazanının Altını Yakmak Asli Görevinizdir!Nerede dedikodu, hop, orada siz! Sonuçta dedikodu yapmak sizin asli göreviniz. Yani iş yerinizde dedikodu yapmaya yatkın kim varsa seçiyor ve onlarla sık sık kulis yapıyorsunuz. Biri kahve almaya mı kalktı? Hemen arkasından mutfağa gidiyor, sadece dakikalar içerisinde akla hayale gelmeyecek senaryolar yazıp çiziyorsunuz. İş yerinizdeki herkes hakkında çeşitli teoriler üretiyor, yalan ya da doğru bunlar için zihninizi gerçekten yoracak kadar çalıştırıyorsunuz.

Köşe başlarındaki konuşmaları hiç ama hiç kaçırmıyor, yöneticinizin toplantıda söylediklerinden yola çıkarak farklı farklı sonucalar ulaşıyorsunuz. Başarılı çalışanların kıyafetlerini bir moda eleştirmeni misali çekiştiriyor, “neydi o kıyafetin altındaki ayakkabılar” gibi cümlelerle gıybetin dibine vuruyorsunuz. Kısacası, iş yerinizin ayaklı gazetesi olarak nerede malzeme varsa anında orada bitiyorsunuz.

Her Ne Hikmetse Bütün Aksilikleri Üzerinize Çekersiniz!

Her Ne Hikmetse Bütün Aksilikleri Üzerinize Çekersiniz!Sabah işe giderken trafiğe takılan tek kişi nedense hep siz olursunuz. Telefonunuzun şarjı bittiği için vaktinde uyanamaz, lastiğiniz patladığı için toplantılara geç kalır, başınız çok ağrıdığı için işinizi tam yapamazsınız. Kahve makinesi bozulduğu için mutfakta o kadar uzun süre kalır, kırk yılda bir merdiven kullanmaya karar vermişken ayağınızı burkar, hazırladığınız o kadar raporu küçük yeğeniniz yırttığı için teslim edemez ve daha bilimum aksilikle karşılaşırsınız.

Sanki dünyanın en şanssız insanıymışsınız gibi yaşanabilecek her aksilik sizi buluyordur çünkü. Ama gerçekte olan şey bu değil sizin sorumsuz davranışlarınız yüzünden hep hesapsız işlerle karşılaşmanızdır. Ya da sadece bahane üretme konusundaki sınır tanımaz yaratıcılığınızdır sizi bu kadar şanssız kılan. Hayır hayır, elbette size uyduruyorsunuz falan demiyorum. Yalnızca elektrikler kesildiği için ödevini yapamamış bir öğrenci kadar masum olabileceğinizi anlatmaya çalışıyorum.

Habere Kim Ne Dedi?

0       0

Yorumları görmek için ;

Giriş yap!



Facebook'ta Paratic :

Benzer yazılar