Doların Tarihi – Dolar Nasıl Ortaya Çıktı?


71 paylaşım
  Aysun Bayhan

Günümüzün en güçlü para birimi olarak değerlendirilen dolar, finans piyasalarının da vazgeçilmez yatırım aracıdır. Amerika, dünyanın en büyük ekonomisidir ve doğal olarak dolar da ticari işlemlerde en büyük yere sahip para birimidir. Günümüzde 20’den fazla dolar çeşidi olduğu bilinmektedir. Bunlardan Amerikan doları, Kanada doları ve Avustralya doları majör para birimi olarak kabul edilir.

Dolar karşısında işlem gören para birimleri, genel olarak seyirlerini dolara karşı belirler ve altın, petrol gibi birçok emtia, Amerikan doları üzerinden işlem görür. Peki, dolar nasıl ortaya çıktı, nasıl bu kadar güçlü bir para birimi oldu?

Doların İlk Ortaya Çıkması

Doların İlk Ortaya ÇıkmasıDoların ilk olarak ortaya çıkması 1500’lü yıllara işaret etmektedir ve kökenleri bugün Çek Cumhuriyeti’ne giden bir imparatorluğa kadar uzanıyor. Aynı tarihlerde Avrupa’da ise gümüş patlaması olduğu biliniyor. Almanya’da keşfedilen gümüş, Almanya, Avusturya ve Çek Cumhuriyeti para birimlerini altın sikkeden gümüş sikkeye geçmelerini sağlamıştır.

Altından gümüşe geçilmesi ise bazı sorunları getirmiştir. Bunların başında da altının, gümüşten daha değerli bir maden olması geliyor. Altın ve gümüş para birimleri arasındaki değer farkı ise gümüş sikkelerin altından daha büyük üretilmesi ile çözülmüştür. Bugün Almanya – Çek Cumhuriyeti sınırında olan St. Joachimsthal kasabasında bu gümüş sikkeler çok popüler hale gelmiştir ve kasaba, gümüşün isim babası olmuştur.

St. Joachimsthal kasabasında kullanılmaya başlayan gümüş sikkelere, Joachimsthaler kısaltması olan “thaler” ismi verilmiştir. Gümüş sikkelere bu isim verildikten sonra daha da popülerlik kazandı ve her ülke kendi dilinde telaffuz etmeye çalıştı. Hollandalılar “daaler”, Slovenler “tolar”, Eritreliler “tallero”, İngilizler “dollar” adını verdiler.

“Thaler” isminin verildiği dönemde İspanyollar, yeni kıta olan Amerika’yı keşfetmekle meşguldü ve kıtada büyük ölçüde gümüş bulmayı başardılar. Bu nedenle de İspanya’nın kontrolü altında bulunan Bolivya, Peru, Meksika toprakları, 1500 – 1800 yılları arasında gümüş sektörüne %85 oranında hakim olmuştur. Bu dönemde İspanya kendi para birimi olan “peso de ocho”yu ortaya çıkardılar.

İspanya’nın elinde bulunan güç ise diğer kolonilerin dikkatini çekmeye başladı. Kuzey Amerika’daki İngiliz koloniler, İspanyollarla iş birliği yapmaya başladılar ve kendi para birimleri ile İspanyol para birimi üzerinden ticaret yapmakta zorluk yaşanmaya başladı. 1776 yılına gelindiği zaman İngiliz koloniler bağımsızlıklarını ilan etti ve kendi para birimlerini kullanmak istediler. Kullanacakları para birimi ise ya İngiliz para birimi olan sterlin olacaktı ya da birçok vatandaşın kullanmaya başladığı dolar olacaktı.

Koloniler tercihlerini dolandan yana kullanmaya karar verdiler ve Amerikan doları adı altında yeni bir para birimi ortaya çıkardılar. Bu şekilde 1792 yılına gelindiğinde yapılan Coinage Antlaşması ile dolar kullanımı resmileştirilmiş oldu.

İlk Dolarların Basımı

İlk Dolarların BasımıAmerika kıtasında kağıt paranın ilk defa 1600’lü yıllarda İngiliz kolonisinin askeri masraflarının karşılanması amacıyla basıldığı bilinmektedir. İlk banknotun ise 1690 yılında Massachusetts Körfezi Kolonisi’nde basılıp kullanıldığı da bilinmektedir. 1739 yılında Benjamin Franklin’in Philadelphia’da bulunan matbaasında doğa manzaralı dolarlar basılmıştır. Bu dönemde sahte para basımının önlenmesi için paralarda özel bir kabartma kullanılmıştır.

Basılan paralarda kullanılan kabartma sistemi 1764 yılına kadar devam etmiştir. 1775 yılında Kıta Kongresi, Amerikan Özgürlük Savaşı’nı finanse etmek için kağıt para basmaya başlamıştır ve bu paralar tırtıklı İspanyol dolarına benzetilmiştir. Bir süre sonra bu para birimleri, yeterli karşılığı olmaması, kolay taklit edilebilmesi gibi nedenlerle değer kaybetmiştir. “1 Kontinental bile etmez” deyimi de buradan gelmektedir.

Günümüzdeki Dolara İlk Adımlar

Günümüzdeki Dolara İlk Adımlarİlk ulusal banka olan “The Bank of North America”, 1781 yılında ABD Kongresi tarafından hükümetin mali operasyonlarının desteklenmesi için ilan edilmiştir. 1785 yılına gelindiğinde ise ABD Kongresi, doları ABD resmi para birimi olarak kabul eder. “The Bank of United States” ise 1791 yılında ilk merkez bankası olarak kurulur ve merkez bankasının 20 yıllık bir süre için ABD Hazinesi’nin mali temsilcisi ilan edilir. Bu bankanın bir diğer önemi ise hükümet adına görev yapan ilk banka olmasıdır. 5 yıllık bir kopukluk dışında 1913 yılına kadar bu banka hizmet verir.

1792 yılında Tedavüle Para Çıkarma Kanunu çıkarılır ve ABD Darphanesi kurulur. Darphanede, federal para sistemi çerçevesinde değerleri altın, gümüş ve bakır olmak üzere madeni paralar basılmaya başlanır. Federal hükümet ise dolaşıma çıkan ilk kağıt parayı 1861 yılında basar. Çıkan iç savaşı finanse etmede zorluk çeken Kongre, ABD Hazinesi’ne faiz getirisi olmayan vadesiz banknot ihraç etme yetkisini verir. Çıkarılan bu banknotlar yeşil renklidir ve adları da yeşil olur. 1861 yılından günümüze kadar basılan tüm ABD banknotları da geçerli sayılmıştır ve üzerinde yazan değerleri karşılığında kabul edilmektedir.

1862 yılında dolarlara ince gravür, karmaşık geometrik desenler ve Hazine Bakanlığı’na ait mühür ile gravür imza basılmıştır. 1863 yılında Kongre tarafından ulusal bankacılık sistemi kurulur, ulusal banknotların basımının denetlenmesi için hazineye yetki verilir. 1865 yılında da kalpazanlığın kontrol edilmesi için hazineye bağlı olan denetim kurumu Amerikan Gizli Servisi kurulur.

1913 yılına geldiğimiz de ise Amerikan Merkez Bankası Kanunu, Amerikan Merkez Bankası olan Federal Reserve Bank‘ı ülkenin merkez bankası ilan eder. Banka da, Amerikan Merkez Bankası Banknotları adlı yeni paraları dolaşıma sunar. 1929 yılına kadar bu şekilde basıl yapılır ve bu tarihte üretim maliyetinin düşürülmesi için paralar % 30 oranında daha küçük basılır. Aynı zamanda farklı değerlere sahip olan paraların belirli bir deseni de olmaya başlar. Bu şekilde dolaşımda olan dolarların tasarım fazlalığı azaltılmış ve standartlaştırılmış olur.

Amerikan dolarının üzerinde yazan, “In God We Trust” (Tanrıya Güveniyoruz) ifadesi ise 1955 yılında çıkarılan kanunla tüm banknotlara basılır. İlk olarak da 1 dolarlık 1957 serisi Gümüş Sertifikalar tedavüle çıkarıldıktan sonra bu ibare görülmüştür. 1996 yılında ise sahte para üretiminin caydırılması için Amerikan banknotlarının tasarımında 67 yıl sonra ilk defa önemli bir değişiklik yapılmıştır. Bu dönemde basılan ilk yeni banknot, 100 dolarlık banknottur. 1997 yılında 50 dolar; 1998 yılında 20 dolar; 2000 yılında 10 dolar ve 5 dolar banknotlar bu sisteme göre basılmıştır. Gravür ve Baskı Dairesi, sahte para basımını önleyebilmek için her 7 ila 10 yıl içinde tasarımın değişikliğine gidilmesi kararını almıştır.

En son 2010 yılının Nisan ayında FED tarafından 2011 yılı Şubat ayında tedavüle giren yeni 100 dolarlar basılmıştır. Bu dolarların adına da “Yeni Benjaminler” denilmiştir.

Bretton Woods Sistemi’nde Doların Önemi

Bretton Woods Sistemi'nde Doların ÖnemiAmerikan doları Bretton Woods Sistemi ile de anılan bir para birimidir. Hatta sistemin temeli Amerikan dolarına dayanmaktadır. 1944 yılının Temmuz ayında, 2. Dünya Savaşı sırasında ABD’nin küçük bir kasabası olan Bretton Woods’ta Birleşmiş Milletler Para ve Finans Konferansı düzenlenmiştir. Bretton Woods Sistemi de bu şekilde ortaya çıkmıştır. Uluslararası ticaretin yayın hale gelmesiyle birlikte ülkeler arasında yapılan ticari işlemlerde para birimlerinin birbirine çevrilmesinde yaşanan sorunlar bu sistemle birlikte çözüme ulaştırılmıştır.

Bretton Woods Sistemi, dünyanın önde gelen devletleri arasındaki ticari ve finansal işlemlerde uyulması gereken kuralları içerir. Bir diğer önemi ise dünya tarihinde ilk kez bağımsız ulus ve ülkelerin kendi aralarında ortak bir parasal düzen anlaşması yapmasıdır. Parasını ticarette Amerikan dolarına çevirmeyi kabul eden ülkeler, dolar – altın dönüştürülebilirliğini içeren bu sisteme dahil olmuştur. Sisteme göre 1 ons altın = 35 dolar veya 1 dolar = 0,88867 gram altın olarak belirlenmiştir.

Bretton Woods Anlaşması, çok özel ve düzeltilmesi olanaksız dengesizliklerde herhangi bir ülkeye, parasını dolar karşısındaki değerini değiştirme olanağı verir. Bu düzenlemeler için de öngörülmüş devalüasyon ve revalüasyon oranları en fazla %10’dur. Yapılacak düzenleme bu oranı aşacaksa, IMF tarafından izin verilmesi gerekmektedir. Daha sonra ise sistemde yaşanan sorunlar nedeniyle 1 ons altın 38 dolar eşitlenmiştir.

Habere Kim Ne Dedi?

0       0

Yorumları görmek için ;

Giriş yap!



Facebook'ta Paratic :

Benzer yazılar