Danny Trejo ve Suç Bataklığında Doğan Başarı Hikayesi


91 paylaşım
  Aysun Bayhan

Bu ismi belki bilmiyorsunuz, belki filmlerden sadece yüzünü tanıyorsunuz. Machete, Desperado gibi aksiyon filmlerinde boy gösteren Meksikalı yıldız desek belki bilirsiniz. İnanılmaz bir hikayesi bulunan Danny Trejo, şimdilerde öğretmenlerin yapamadığını 45 dakikada yapan adam olarak da tanınıyor. İşte size suç dünyasında başlayan iyilikle sonlanan başarı hikayesi…


Rol aldığı filmlerin hemen hepsinde kaba, zorba, şiddet uygulayan, kafa kesen bir Meksikalıyı canlandıran Danny Trejo, ilginç bir başarı hikayesine sahip. Aslında rol aldığı filmlerde canlandırdığı karakterin tamamen kendi olduğunu söylemekten de çekinmiyor. Çünkü o gerçekten kaba saba bir Meksikalı. Danny Trejo’nun bir suçlu olduğunu belki duymuşsunuzdur. Ama hapishaneden çıkıp eski hayatına veda ettikten sonra rehabilitasyon merkezlerinde gençlere danışmanlık ettiğini bilmiyorsunuzdur.

Henüz 8 yaşındayken esrarla, 12 yaşındayken kokainle tanışan Danny Trejo, sayısı bilinmeyen soyguna adını yazdırdı. 15 yaşına geldiğinde hapishanelere girip çıkmaya başladı. Bilinen 3 ölüm cezasından kurtuldu ve Kaliforniya’nın cehennem olarak tanımlanan hapishanelerini mesken tuttu. Bunlar, oynadığı bir filmden kesitler değil, onun yaşam hikayesi…

Danny Trejo ve Suç Bataklığında Başlayan Hayatı

Danny Trejo ve Suç Bataklığında Başlayan HayatıAmcasının dayaklarıyla büyüyen Danny Trejo, yaşadığı bu durumdan bile prim yapmayı başaran bir insan. Çünkü bu dayaklar sayesinde, “dayak yememeyi” öğrendi. Azılı katillerle birlikte yaşadığı hapishanelerde boks şampiyonu olmayı başardı ve böylelikle hem hayatta kaldı hem arkadaş edindi hem de para kazandı. Hapishanede kazandığı paralarla annesine yardım edecek dereceye geldi.

Hapishanede edindiği yakın arkadaşlarının hepsi katildi. Yeni gelen mahkumlara korumalık yapıp bu sayede para kazandı. Danny Trejo’nun hapishaneye girme nedenlerinin hepsi de uyuşturucu ticaretiydi. Zaten Meksika denince aklan ilk gelen de bu olmuyor mu? Kendisi de bu durumu, “başıma ne geldiyse alkol ve uyuşturucudan geldi,” sözleriyle özetliyor. “Başıma gelen her iyi şeyse birilerine iyilik yapmak sayesinde geldi,” sözleriyle de şimdiki durumunu açıklıyor.

Hapishane hayatından sonra içki ve uyuşturucuyla olan bağını kesen Danny Trejo, teklif edilen pahalı eşyalara, arabalara, paraya ve amcasına hayır diyerek yeni bir hayat kuruyor. Küçük işlerde çalışmaya ve insanlara rehberlik etmeye başlıyor. Islahevleri ve rehabilitasyon merkezlerinde gençlere, rehberlik ediyor. İşte burada, öğretmenlerin uzun süre boyunca uğraşıp başaramadıkları işi, 45 dakikada hallediyor. Buradaki gençler, Danny’i gördüklerinde pür dikkat kesiliyor, onu dinliyor ve hayata yeni bir merhaba diyor.

Psikologların, danışmanların ve öğretmenlerin sözünü dinlemeyen gençler, Danny’e büyük bir güven duyuyor, kendini açıyor ve onu dinliyor. Gençler ve çocuklar üzerindeki yarattığı etkiyi ise “Çok basit; bırakın ilgisiz, meraksız olmayı onlar aslında öğrenme delisiydi. Yalnızca hayat denen şeyi, kötü yazılmış kitaplardan, heyecanı gitmiş öğretmenlerden, odasından çıkmayan rehberlerden değil, böyle insanlardan öğrenmek istiyorlardı” sözleriyle açıklıyor. Kendi hayatından pay biçtiği bu çocuklara uzattığı el ile hayatını iyiliklere açıyor.

Danny Trejo’nun Oyunculuğa Başlaması

Danny Trejo'nun Oyunculuğa BaşlamasıDanny Trejo, danışmanlık ettiği gençlerden birinin yardım istemesi ile oyunculuğa adım atıyor. Gencin yardım etmesi için çağırdığı “Runaway Train” isimli filmin setinde, dikkatleri çekmeyi başarıyor ve işe filmin yıldızına boks dersi vererek başlıyor. Karizmatik duruşu ile yönetmenlerin dikkatinden kaçmayan Danny, hemen bir rol kapıyor. 1985 yılında tanıştığı bu genç arkadaşı sayesinde film sektörüne giren Danny, önce Runaway Train filminde rol alıyor ve ardından birçok Hollywood filminin aranan sert karakteri olmayı başarıyor.

Keskin yüz hatları, Meksikalı bıyığı, dövmeleri ve uzun saçları ile tanıdığımız Danny Trejo, Jean-Claude Van Damme, Al Pacino, Nicolas Cage, Harrison Ford gibi birçok ünlü isimle kamera karşısına geçmiştir. 1995 yılının unutulmaz filmlerinden olan Desperado‘da oynadığı rol ile ilk defa Robert Rodriguez ile beraber çalışmıştır. Bu sırada ise oldukça ilginç bir gerçekle karşı karşıya gelmiştir. Tesadüf eseri, Rodriguez ile kuzen olduklarını öğrenmişlerdir. Desperado sonrasında sürekli Rodriguez ile çalışan Danny Trejo, fırlatma bıçakları, usturası ve diğer kesici aletleri ile filmlerde boy göstermiştir.

200’den fazla filmde rol alan Danny Trejo, suç bataklığında başlayan hikayesine güzel başarılar katmayı başarmıştır. Hollywood’un birçok başarılı ismiyle aynı filmde yer almıştır. Boş durmayı sevmeyen Danny, rehberlik ettiği öğrencilerin filmlerinde bile oynamayı kabul etmiştir. Birçok oyuncunun istemediği yan rollerde bile oynamaktan şikayet etmemiştir.

Danny Trejo bir röportaj sırasında sorulan, “hep kaba saba, dövmeli, pis Meksikalıyı oynamaktan rahatsız değil misiniz?” sorusuna, vücudunu gösterip şu sözlerle ağzının payını vermiştir; “sen ne diyorsun, ben işte o kaba saba, dövmeli Meksikalıyım!”

Danny Trejo’yu Başarıya Götüren 10 Prensip

Danny Trejo'yu Başarıya Götüren 10 PrensipDanny Trejo verdiği röportajlarda hayatını anlatmaktan hiç çekinmemiş ve hatalarını nasıl düzelttiğinden hep bahsetmiştir. Bu başarıda edindiği ilk ve en önemli prensibinin, ayık kafayla düşünmeye başlamak olduğunu söylemektedir. İkinci prensibi ise pes etmemektir.

İnsanlarla çok iyi iletişim kurmanın önemini sürekli belirten Danny, rehberlik ettiği çocuklarla da bunu kanıtlıyor. Üçüncü prensibi de bundan oluşuyor; insanlarla çok iyi iletişim kurmak. İyi iletişim kurmanın ise yardım ederek başladığına dikkat çekiyor.

Dördüncü prensibinin ise işe yarar bir şeyler bilmek olduğunu söylüyor. Dayak yiyerek çok iyi boks öğrenmesini ve hapishanede bir yer edinmesini, bu prensiple anlayabilirsiniz. Öğrendiği boksun, onu film setlerine taşıyan bir özelliği olduğunu da unutmayın.

Beşinci prensibi de asla gururuna yenik düşmemektir. Oynadığı yan roller, öğrenci filmleri ile bu prensibini uyguladığını görebilirsiniz. Günlüğü 30 bin dolarken bile düşük bütçeli öğrenci filmlerinde oynamaktan çekinmemiştir.

Altıncı prensibi, samimiyet. Rehabilitasyon ve ıslahevlerindeki gençlerle kurduğu iletişimin bir göstergesi olduğunu anlamak hiç de zor değil.

Yedinci prensibi, hayatın her anını dolu dolu yaşamak. Bilindiği üzere Danny Trejo, boş durmaktan hiç hoşlanmaz ve sürekli bir iş kovalar.

Sekizinci prensibi, kararlar alıp sonuna kadar uygulamak. Hapishaneden çıktıktan sonra sunulan olanaklara, lüks yaşama ve amcasına hayır demesinin, alkol ile uyuşturucudan uzaklaşmasının göstergesi bir prensip.

Dokuzuncu prensibi, idealler edinmek ve onuncu prensibi de deli gibi çalışıp başkalarına da çalışma şevki vermektir.

Habere Kim Ne Dedi?

0       0

Yorumları görmek için ;

Giriş yap!



Facebook'ta Paratic :

Benzer yazılar