Daha Tatminkar Bir Hayat İsteyenler için 20 Küçük Öneri


92 paylaşım
  Nesrin Bayraktar

Bugünlerde mutlu insan görmek ne kadar da zor değil mi? Dünyamız nasıl ki beton yığınlarıyla doldu, gözümüzün gördüğü çoğu yer gri ve soğuk oldu, insanlar da bu yönde evrim geçirdi. Tıpkı bulunduğu yerin rengini alabilen bukalemunlar gibi biz de gittikçe daha da soğuklaşıp grileştik. 21. yüzyıla ayak uydurarak monotonlaştık. Yaşayışlarımız o kadar tekdüzeleşti ki artık her şeyi komut almış makineler gibi yapmaya başladık. Bazıları bu durumun farkında, bazıları ise ne olup bittiğinin farkında bile değil. En kötüsü de bu aslında. Dünyada yaşanan değişimlere alıştığımız için bunlar bize normalmiş gibi geliyor. Sonra da psikologların, danışmanların kapısında uzun kuyruklar oluşuyor. Bir de durumun neden bu kadar vahim olduğu sorulup duruyor! Neden o kadar açık ki! Çünkü mutlu olma yeteneğimizi gün geçtikçe daha çok kaybediyoruz. İnsana doğuştan verilen bu lütfu, bize dayatılan baskılar neticesinde hiç olmadık yerlerde arıyoruz.

Daha iyi işler, daha güzel evler, daha yakışıklı sevgililer de aranan mutluluk, doğal olarak kısa süreliğine elde edilebiliyor. Sonra yine bir arayış, yine bir hüsran. Mutluluğu o kadar çok somutlaştırdık ki, asıl mutluluk veren şeylerin neler olduğunu unuttuk. Mutluluğun hiçbir şeyde değil de kendi içimizde saklı olduğunu unuttuk. Bir ağaç yaprağının insanı gülümsetebileceğini, bir çocuk kahkahasının dünyanın en güzel arabalarından daha değerli olduğunu unuttuk. Bu durumun acı sonuçlarıyla her dakika yüzleşiyoruz. Artan boşanma oranları, sürdürülemeyen ilişkiler, yaşanan cinayetler, katliamlar, kavgalar… Tüm bunlar birey mutsuzluğundan kaynaklanıyor aslında. Sonuç? Sonuç işte bu tür yazıları yazma gereksinimi. Sonuç, insanlara aslında içlerinde olan; ama göremedikleri şeyleri gösterme eğilimi. Sonuç işte bu aşağıdaki yazı!

Gelin, daha tatminkar bir hayat isteyenler için hazırladığım listeyi birlikte inceleyelim. Aslına bakarsanız bu liste daha çok uzatılabilir, ama işin püf noktasını anladıktan sonra listeyi uzatmayı size bırakıyorum. Aklınıza ne gelirse bu listeye ekleyebilirsiniz. Daha doyurucu bir hayat için yapılabilecek bu 20 küçük öneri, sizin için bir başlangıç noktası olsun. Anlaştıysak, haydi hemen başlayalım:

Her Gün En Az 3 Kişinin Gülümsemesini Sağlayın!

Her Gün En Az 3 Kişinin Gülümsemesini Sağlayın!Evet, bunu aklınızın bir köşesine yazmalısınız. Çünkü başkalarının gülümsemesine yardımcı olurken aslında kendi mutluluğunuz için de bir şeyler yapmış oluyorsunuz. Etrafınızdaki insanları mutlu edin. Eğer bu dediğimi yaparsanız, gülümsemenin ne kadar bulaşıcı bir şey olduğunu görecek ve gün içinde çok daha fazla kişiyi mutlu etmeye çalışacaksınız.

Her Gün En Az 10 Dakika Sessiz Bir Yerde Oturmayı Alışkanlık Haline Getirin!

Her Gün En Az 10 Dakika Sessiz Bir Yerde Oturmayı Alışkanlık Haline Getirin!Okul, ev, iş, çocuklar, borçlar, arkadaşlar derken gün büyük bir hengame içerisinde sona eriyor, değil mi? Elbette çoğu kişinin içinde olduğu durum bu! Dolayısıyla daha tatminkar bir hayat isteyenlere verebileceğim bir diğer tavsiye de her gün en az 10 dakika sessiz bir yerde inzivaya çekilmek olacaktır. Emin olun ki sessizliğin huşusu size huzur verecek ve aklınızdaki dünyevi problemlerden uzaklaşmanızı sağlayacaktır. Durun ve düşünün. Bulunduğunuz yerdeki (burası mutlaka açık hava olmalı) güzellikleri görmeye çalışın. Bir kedinin miskin yatışından bir yaprağın düşüşüne, saçınıza vuran güneş ışınlarından çimenlerin üzerindeki çiğ tanelerine varana kadar her şeyde mutluluğun izlerini görebilirsiniz. Tabii görmeyi bilirseniz!

Hayatı Çok Ciddiye Almayın!

Hayatı Çok Ciddiye Almayın!Unutmayın ki hayat öyle çok ciddiye alınacak kadar uzun değil. Göz açıp kapayıncaya kadar bitiyor ömür. Daha lüks bir arabaymış, bahçeli kocaman bir villaymış, çocukların geleceğiymiş, kılmış tüymüş derken ömür bitiveriyor. Her anınızın kıymetini bilerek yaşayın ve her şeyden önemlisi hayatla dalga geçmeyi bilin. Eğer siz onunla dalga geçmezseniz, bu hakkı hayata vermiş olursunuz.

Daha Çok Hayal Kurun!

Daha Çok Hayal Kurun!Hayaller insana ilham veren en önemli unsurlar arasındadır. Etrafınıza bir bakın, uçaklar, son model arabalar, internet, diğer teknolojik aletler bir zamanlar başkalarının hayalleri değil miydi? Sonuçta bunların hepsi bir fikirden doğarak hayat buldu. Bu nedenle, hayaller ve rüyalarınızı asla küçümsemeyin. Unutmayın ki ileride tüm dünyanın konuşacağı bir şey şu an sizin düşlerinizin başkahramanı olabilir.

Her Tartışmayı Kazanmak Zorunda Olmadığınızı Bilin!

Her Tartışmayı Kazanmak Zorunda Olmadığınızı Bilin!Her tartışmayı kazanmak zorunda olmadığınızı bilin ve bunu hayatınızın her alanında aklınızdan çıkarmayın. Örneğin; iş hayatında yaşanan bir anlaşmazlık sonucunda kendinizi kaybeden ya da kazanan taraf olarak hissetmemelisiniz. Çünkü ortada bir yarış yoktur. Sadece kişiler arası yaşanan fikir ayrılıkları vardır. Öncelikle karşı tarafın düşüncesini iyice anladığınızdan emin olun ve sonra kendi düşüncenizi belirtin. Ortada doğru ya da yanlış diye bir şey olmadığını bilin. Unutmayın ki kimse kimsenin düşüncesini benimsemek zorunda değil.

70 Yaş Üstü ve 6 Yaş Altı Kişilerle Zaman Geçirin!

70 Yaş Üstü ve 6 Yaş Altı Kişilerle Zaman Geçirin!Neden böyle dediğimi merak ediyor olabilirsiniz. Ancak daha tatminkar bir hayat isteyenler için bu madde gerçekten dikkate alınması gerekenlerden biridir. Çünkü her iki yaş grubunun da hayata bakış açıları sıradan insanlara göre çok daha farklıdır. Onlar kıskançlık, hırs, öfke gibi duygulardan uzaktırlar. Küçük şeylerden mutlu olabilmekte, dünyaya çok daha farklı bir gözle bakabilmektedirler. Sonuçta nasıl daha mutlu olurum sorusunu onların yaşayışlarına bakarak rahatlıkla öğrenebilirsiniz.

Değerli Zamanınızı Dedikodu Yapmak İçin Harcamayın!

Değerli Zamanınızı Dedikodu Yapmak İçin Harcamayın!Emin olun ki hem enerjinizi hem de zamanınızı dedikodudan çok daha önemli şeyler için harcamalısınız. Düşünsenize, saçma sapan teoriler kurularak yapılan dedikoduları harcamak için ne kadar vaktinizi harcıyorsunuz? Bu teoriler üzerine fikir üretmeye çalışırken ne kadar enerjinizi heba ediyorsunuz? Sizce zamanınız ve enerjiniz bu kadar kıymetsiz mi? Umuyorum ki değildir. Eğer hemfikirsek, dedikodu için harcadığınız zamanı bundan sonra kitap okuyarak, eğitici videolar izleyerek, haber dinleyerek değerlendirmenizi öneririm.

Hayat Bir Kişiden Nefret Etmek için Çok Kısa, Unutmayın!

Hayat Bir Kişiden Nefret Etmek İçin Çok Kısa, Unutmayın!Hayatınızın geri kalanını bir kişiden nefret ederek harcayabilirsiniz. Ancak ona duyduğunuz nefret size sadece zarar getirecektir. Nefret o kadar hastalıklı bir duygudur ki diğer kötü hislerin kalbinize yerleşmesi için elverişli bir ortam hazırlar. Bu nedenle, kimseden nefret etmeyin. Şu güzel dünyayı bu kara duygu için cehenneme çevirmek istemezsiniz.

Başkalarının Ne Düşündüğünü Umursamayın!

Başkalarının Ne Düşündüğünü Umursamayın!Ne kadar uğraşırsanız uğraşın, başkalarının düşüncelerini istediğiniz gibi şekillendiremezsiniz. Bu nedenle, başkalarının düşüncelerini umursamaktan vazgeçin. Sizin işiniz kendi düşünceleriniz olmalı. Yani kendinizi ne kadar yeterli, başarılı, iyi, güzel ya da mutlu hissediyorsunuz? Unutmayın ki sizi en iyi tanıyan kişi yine sizsiniz. Gerektiği zaman kendinizi eleştirebilmeli, gerektiği zaman ise kendinizi göklere yükseltebilmelisiniz.

Günde 8 Saat Uyuyun!

Günde 8 Saat Uyuyun!Bazıları daha fazla çalışmak için günde 4-5 saat uyumayı tercih ediyor. Bazıları da uyuduğu zaman hayatı kaçırdığını söyleyerek günde 3-4 saat uyuyor. Peki, bu ne kadar doğru bir tutum? Aslına bakarsanız normalden çok daha az uyuyarak kendinize kötülük yapıyorsunuz. Bu ne sizin daha çok çalışmanıza ne de hayatı dolu dolu yaşamanızı sağlar. Uzun vadede karşılaşabileceğiniz sağlık sorunlarından bahsetmiyorum bile! Sonuçta günde 8 saat ve düzenli uyumaya özen gösterirseniz, güne çok daha enerjik başlar ve hayattan çok daha fazla keyif alırsınız.

Daha Çok Kahkaha Atın!

Daha Çok Kahkaha Atın!Evet, bulduğunuz her fırsatta gülümseyin ya da daha iyisi kahkaha atın. Siz güldükçe endorfin hormonu salgılanacak ve bu sizi stresten uzaklaştırırken mutlu olmanızı sağlayacak. Etrafa yaydığınız pozitif enerjiyle insanları da gülümsetecek ve bu enerji size çok daha fazla olarak geri dönecektir. Bu nedenle içinizden geliyorsa gülün! Bolca kahkaha, neşe, mutluluk uzun bir hayatın sırrıdır.

Geçmişe Dair Konuları Gün Yüzüne Çıkarmayın!

Geçmişe Dair Konuları Gün Yüzüne Çıkarmayın!Demek istiyorum ki bir yemeği ısıtıp ısıtıp kişinin önüne koymayın. Örneğin, eşinizle kavga ediyorsunuz. Aylar, hatta yıllar önce yapılmış bir hatayı eşinizin yüzüne vurmayın. Aynı şey kendi hatalarınız için de geçerli. Geçmişe dair olayları günümüze uyarlamaktan vazgeçin. Uzun lafın kısası, geçmişi geçmişte bırakın ve bugünün sorununa odaklanın.

Günde En Az 2 Litre Su İçin!

Günde En Az 2 Litre Su İçin!Günde en az 2 litre su içmeye özen gösterin. Bu sizin hem fiziksel hem de mental sağlığınız için gereklidir. Vücudunuzdaki dengeyi sağlayabilmek ve toksinlerden arınmak için yeterli miktarda su tüketmeyi alışkanlık haline getirmelisiniz. Eğer gün içinde su içmeyi unutuyorsanız; evinizin ya da iş yerinizin belli başlı noktalarına sürahiler, su şişeleri yerleştirin. Bu şekilde su içme alışkanlığı kazanabilirsiniz.

Geçen Aykinden Daha Fazla Kitap Okuyun!

Geçen Aykinden Daha Fazla Kitap Okuyun!Okuduğunuz kitap sayısını her ay düzenli olarak arttırın ve bunu bir başarı olarak görün. Mesela geçen ay 500 sayfalık 2 tane kitap mı bitirdiniz, bu ayki sınırınız 600 sayfa olsun. Miktarı ne kadar arttıracağınız tamamen size bağlı. İsterseniz 10 sayfa arttırın, ama mutlaka arttırın.

Mutsuzluğunuzun Sorumluluğunu Kimseye Yüklemeyin!

Mutsuzluğunuzun Sorumluluğunu Kimseye Yüklemeyin!Eğer mutlu olamıyorsanız bu başkalarının değil sizin hatanızdır. Demek ki bir yerlerde doğru olarak yapmadığınız bir şeyler var. Atıyorum işiniz sizi mutsuz ediyorsa, mutsuzluğunuzu patronunuza bağlayamazsınız. Ya da sürekli tartıştığınız eşinizse, mutsuzluk kaynağınız bunu ona mal edemezsiniz. Kimse kimseyi zorla bir yerlerde tutmuyor ya da kafasına silah dayayıp iş yaptırmıyor değil mi? Unutmayın ki mutlu olmak tamamen sizin elinizde. Bunu ne sevgilinizden, ne patronunuzdan, ne de psikologunuzdan bekleyemezsiniz. Hayatınızdan ve kişisel mutluluğunuzdan % 100 siz sorumlusunuz.

Eski Arkadaşlarınızın Değerini Bilin!

Eski Arkadaşlarınızın Değerini Bilin!Hayattaki her şeyin iş ve para olduğunu düşünmekten vazgeçin. Belirli aralıklarla kendinize zaman yaratmayı ihmal etmeyin. Mesela, eski arkadaşlarınızla görüşün. Biliyorsunuz ki çocukluk arkadaşlıkları her zaman çok önemlidir. Eee zamanımızın olanakları sayesinde istediğimiz herkese ulaşabiliyoruz da. O zaman eski arkadaşlarınıza ulaşın ve onlarla görüşün. Emin olun bu size eski sizin nasıl biri olduğunu hatırlatacak ve ayrıca bir zamanlar saklambaç oynadığınız arkadaşlarınızın hikayelerini duymak size gerçekten farklı duygular yaşatacaktır.

Ailenizi ve Akrabalarınızı Arayın!

Ailenizi ve Akrabalarınızı Arayın!Biliyor musunuz ki kulağı telefon sesinde olan ve çocuklarının araması ümidiyle günlerce bekleyen nice anne babalar var! Hayatın koşuşturması içinde savrulup giderken, 3 kuruş kazanacağımız işler için ayırdığımız zamanı en yakınlarımıza ayırmıyoruz. Oysaki hasta olduğumuzda, üzüldüğümüzde ilk olarak yanımızda olacaklar onlar. İşiniz, paranız, müşterileriniz sizin için gözyaşı dökmezler. Bu nedenle ailenizi, yakınlarınızı ve sevdiklerinizi sık sık arayın. Onların halini hatırını sorun. Emin olun, sizin edeceğiniz iki çift laf onlar için dünyalardan daha değerli! Bunu onlara çok görmeyin.

Nasıl Hissettiğiniz Mühim Değil! Kalkın, Giyinin ve Boy Gösterin!

Nasıl Hissettiğiniz Mühim Değil, Kalkın, Giyinin ve Boy Gösterin!İşe gitmek istemeyebilirsiniz, söz verdiğiniz bir davet de o an için ilginizi çekmiyor olabilir. Katılmanız gereken toplantılar, partiler, seminerler ya da çocuğunuzla filme gitmek istemeyebilirsiniz. Ama hayatta bazen mutlu olmak için şov yapmanız gerektiğini öğrenmelisiniz. Kendinizi ne kadar kötü hissederseniz hissedin, yerine getirilmesi gereken bir görev varsa onu mutlaka yapmalısınız. Kısacası, kalkın giyinin ve boy gösterin.

Her Gün En Az Yarım Saat Yürüyüş Yapın!

Her Gün En Az Yarım Saat Yürüyüş Yapın!Günümüzde milyonlarca kişinin bilgisayar başında çalıştığını biliyoruz. Eee bu da insanları çok daha asosyal ve sağlıksız bir hayata sürüklüyor. Ama bu duruma engel olmak da bizim elimizde. Her gün en az yarım saat yürüyüş yapmak, kendinizi çok daha iyi hissetmenizi sağlayacaktır. Hatta yapabiliyorsanız koşmayı deneyebilirsiniz. Yürümek ya da koşmak size çok daha berrak bir zihin kazandıracakken, aynı zamanda fit bir görünüm de verecektir. Sanırım yarım saatinizi bu iş için harcayabilirsiniz değil mi?

Meditasyon Yapın ya da Dua Edin!

Meditasyon Yapın ya da Dua Edin!İnanışınızın ne yönde olduğunu bilmiyorum, ama dua etmenin en büyük huzur kaynağı olduğunu içtenlikle söyleyebilirim. Bu dünyada mutlak bir güç olduğunu ve onun sizin yanınızda olduğunu hissederek dua ederseniz, yaptığınız her şeyin anlam kazandığını göreceksiniz. Ya da meditasyon yapabilir, farklı tekniklerle kendinize doğru bir keşif yolculuğuna çıkabilirsiniz. Sonuçta ne yaparsanız yapın, ama günün belirli bir bölümünü bu koca evrende herkesten ve her şeyden daha büyük bir güç olduğunu bilerek harcayın.

Yukarıdaki maddelerin ne kadar da basit olduğunu siz de gördünüz değil mi? Yani aslında bu maddelerin çoğu, insanın normalde yapması gereken şeylerden oluşuyor. Ama ne yazık ki yukarıdaki çoğu şeyi bilerek ya da farkında olmayarak yapmamayı tercih ediyoruz. Kolay olan yolu seçerek etrafımızdaki mutsuz kalabalığa dahil oluyoruz veya oluyorduk! Bu yazıdan sonra hayata bakış açınızı değiştirecek olan sizsiniz. En azından ben öyle umut ediyorum. Hayatın gerçekten yaşamaya değer olduğunu, ama bunun için çok az bir zamanımız kaldığını aklınızdan çıkarmamanız dileğiyle… Sevgi ile kalın.

Habere Kim Ne Dedi?

0       0

Yorumları görmek için ;

Giriş yap!



Facebook'ta Paratic :

Benzer yazılar