Daha Mutlu Olmanız için 6 Küçük Alışkanlık


97 paylaşım
  Nesrin Bayraktar

Hayatımızdaki her şeyin ama her şeyin inanılmaz bir hızla değiştiği konusunda hemfikiriz, değil mi? Baksanıza; yaşayış biçimleri, insanlar, meslekler, istekler, ihtiyaçlar, düşünceler, yani aklınıza gelebilecek her şeyde keskin bir değişim söz konusu! Ve tüm bu farklılaşmalar yaşanırken, alışkanlıklarımız nedense hep aynı kalıyor. Zaten alışkanlıkları bu kadar güçlü kılan şey de onların kolay kolay değiştirilemeyecek olması, değil mi? Sonuçta bir kez kazandığınız alışkanlığı bırakmanın zorluğunu hepiniz biliyor olmalısınız. Peki, alışkanlıkların hayatımızdaki yeri bu kadar sağlam iken neden onları lehimize değil de aleyhimize kullanıyoruz.

Bunu da İnceleyebilirsiniz:
Mutlu Olmak için Hayatınızdan % 100 Çıkarmanız Gerekenler

Evet, bizi hem başarıdan hem de mutluluktan alıkoyan kötü alışkanlıklarımızı diyorum. Neden onları değiştirip yenisini kazanabilecek şansa sahipken bunu değerlendirmiyoruz? Hala zamanımız varken neden biz de pek çok kişinin düştüğü hatalara düşüyoruz? Neticede değişmeyen çok az şeyden biri alışkanlıklarımızken neden bunun gücünden faydalanmıyoruz? Efendim? Bu sözlerin sizin alışkanlıklarınızı yansıtmadığını mı düşünüyorsunuz? Yaşamınızı olumlu ya da olumsuz yönden etkileyecek alışkanlıklardan sadece olumlu olanları benimsediğinizi mi düşünüyorsunuz? O zaman ne mutlu size!

Çünkü sizi mutlu eden alışkanlıklarınız varsa gerçekten doğru olanı yapıyorsunuz demektir. Ancak bu konuda çok da emin değilseniz size aşağıdaki başlıkları incelemenizi öneririm. Çünkü hemen şimdi daha mutlu olmanız için sahip olmanız gereken alışkanlıklardan bahsedeceğiz. İyisi mi siz bunların ne olduğunu öğrenin ve hayatınız boyunca sürdüreceğiniz alışkanlıklar arasında olmayanları bir an önce kazanılması gerekenler listenize ekleyin.

İşte daha mutlu bir hayat için kazanmanız gereken 6 küçük alışkanlık:

Erken Kalkmak!

Erken Kalkmak!Erken kalkan yol alır, atasözünün ne kadar doğru olduğunu hepimiz biliyor muyuz? Peki, o zaman neden bildiklerimizle ters düşecek şekilde hareket ediyoruz? Evet, bildiklerimize ters düşecek şekilde dedim çünkü pek çoğumuz alışkanlığımız olduğu için değil de öyle yapmak zorunda olduğumuz için erken kalkıyoruz. Mesela; mesai günlerinizi düşünün. Çoğumuz alarmımızı son dakikaya kadar erteleyip, sonra koştura koştura evden çıkmıyor muyuz?

Neredeyse her gün “yine mi işe geç kalacağım” diye düşünüp gereksiz yere stres yaşamıyor muyuz? Ya da tatil günlerinde öğlene kadar yatıp sonra da “yine bir şey yapamadan geçti tatil” diye üzülmüyor muyuz? Ve bu kötü alışkanlığımız yüzünden de ister istemez mutsuz oluyoruz. Oysaki erken kalkma alışkanlığını bir kazanabilsek, hem başarı hem sağlık hem zenginlik hem de mutluluk yönünden daha kazançlı çıkacağız. Ama ne yazık ki birçoğumuz bu basit alışkanlığın hayatımızı ne kadar değiştirebileceğini görmek istemiyoruz.

Meraklı Olmak!

Meraklı Olmak!Hayatından hoşnut insanları bir düşünün. Ya da en basitinden çocukları düşünün. Sonuçta hepimiz çocuk sevincinin nasıl bir şey olduğunu biliyoruz, eğil mi? İçtenlikle attıkları kahkahaları ve gülen gözleriyle hepimiz çocukların dünyadaki en mutlu varlıklar olduğunu biliyoruz. Peki, sizce çocukların bu kadar mutlu olmasının altında yatan neden nedir? Olumsuz düşüncelerle henüz tanışmamış olmaları! Peki, ya başka? Acaba her şeye karşı sonsuz bir merakla yaklaşmaları ve öğrenme istekleri olabilir mi?

Evet, hiç şüphesiz çocuk mutluluğunda önemli bir yeri olan faktörlerden biri de öğrenmeye karşı sürekli aç olmalarıdır. Hep bir şeyleri keşfetmek istemeleri, sürekli bir arayış içerisinde olmaları onları yeni heyecanlara, yeni şeyler öğrenmenin eğlencesine ulaştırmaktadır. Ve bizim yapmamız gereken şey de budur! Yani çocukların merakından bir nebze olsun esinlenerek sorgulamayı adet edinmeli, böylelikle de daha mutlu hayatların kapılarını aramalıyız.

Kendine İnanmak!

Kendine İnanmak!Evet, isterseniz bunu da alışkanlık haline getirebilirsiniz. Her sabah kalktığınızda aynanın karşısına geçip, kendinize inandığınızı söyleyebilir, kararlarınızı bu yaklaşımla daha cesur bir şekilde verebilirsiniz. Şimdiye kadar göstermiş olduğunuz cesaretsizliği bir kenara atabilir, hep içinizde olan ama başarısızlıktan korktuğunu için bir türlü adım atamadığınız yeni yollara çıkabilirsiniz.

Örneğin; sizi mutsuz eden işten hiç korkmadan çıkabilir, hayatınızı severek yapacağınız bir işte çalışarak geçirebilirsiniz. Ya da “onsuz yapamam” diye düşündüğünüz ama sizi üzmekten başka bir şey yapmayan sevgilinizden ayrılabilir, onsuz da iyi olabileceğinize pekala kendinizi inandırabilirsiniz. Sonuçta; hayatımız inandığımız doğrultuda akıp gitmiyor mu? O halde kendinize ne kadar çok inanırsanız başarılı olma ihtimalinizi de o kadar arttıracağınızdan rahatlıkla emin olabilirsiniz.

Başkalarının Değil Kendi Hayatınıza Odaklanmak!

Başkalarının Değil Kendi Hayatınıza Odaklanmak!Daha mutlu mu olmak istiyorsunuz? O zaman hemen şimdi kendi hayatınıza odaklanın. Başkalarının başarılarına değil kendi başarılarınıza göre hareket etmeye başlayın. Takım arkadaşınız terfi aldı diye üzülmekten vazgeçin. Komşunuz yeni bir ev satın aldı diye kendi evinize lanetler yağdırmayın. Sizinle aynı yaşta çocuğu olan dostunuz manken gibi bir vücuda sahip diye bedeninizden nefret etmeyin.

Arkadaşınızın eşi sizinkinden daha yakışıklı veya daha zengin diye yoldaşınıza kötü davranmayın. Sizden daha sonra iş hayatına atılmış ama sizinkinden çok daha iyi bir arabası olan kardeşinize kıskançlıkla bakmayın. Kısacası, ne biliyor musunuz? Herkesin birbirinin yaşamından haberdar olduğu şu zamanda ömrünüzü başkalarının hayatlarını izleyerek geçirmeyin. Çünkü bir başkasının sahip olduklarıyla kendinizinkileri kıyaslamak size sadece ama sadece yetersiz hissettirecektir.

Affetmek!

Affetmek!Affetmenin mutluluğunuz üzerinde ne kadar etkili olacağını biliyor musunuz? Bu büyük erdemin size ne kadar iyi hissettireceğinin, affettiğinizde ne kadar hafifleyeceğinizin sahiden farkında mısınız? Evet, diyorum ki daha mutlu bir hayata ulaşmak için yapmanız gereken bir diğer şey de affetmeyi öğrenmek! Affetmek derken bir tek başkalarını değil aynı zamanda kendinizi affetmeniz gerektiğini de söylüyorum. Yani şimdiye kadar yapmış olduğunuz hatalardan dolayı, vermiş olduğunuz yanlış kararlardan dolayı kendinizi affetmelisiniz. Affetmenin hayatınıza katacağı olumlu etkileri düşünerek bunu içtenlikle yapmalı, yolculuğunuza kin, nefret ve intikam gibi olumsuz duygulardan arınmış bir şekilde devam etmenin keyfini yaşamalısınız.

Harekete Geçmek!

Harekete Geçmek!Daha mutlu olmak için benimsemeniz gereken alışkanlıklardan bir tanesi de bu! Aslında şöyle de söyleyebilirim. Başarılı ve mutlu bir hayat için pek çok kişinin sahip olduğu erteleme alışkanlığından vazgeçmeli ve istediğiniz şeyi yapmak için harekete geçme alışkanlığı kazanmalısınız. Çünkü pek çoğumuzu mutsuzluğa sürükleyen erteleme alışkanlığı bize en büyük hazinemiz olan zamanımızdan kaybettirmektedir.

İsteklerimizi ertelemek, hayatımızın yoğunluğunu bahane edip hayallerimizi hep bir sonraya bırakmak bizden sadece zamanımızı değil, bunun yanında paramızı, gücümüzü, inancımızı ve daha bir sürü değerli şeyimizi de çalmaktadır. Neticede her ne mazeretle olursa olsun hayat hiçbir şekilde ertelenebilecek bir şey değildir. İşte bunu anlamalı ve aklımızda olanları yapmak için uygun zamanı kollamak yerine hemen o an harekete geçmeyi öğrenmeliyiz. Yoksa daha sonra yaparım diye düşündüğümüz şeyleri yapacak fırsatı hiçbir zaman bulamayız.

Habere Kim Ne Dedi?

0       0

Yorumları görmek için ;

Giriş yap!



Facebook'ta Paratic :

Benzer yazılar