Daha Mutlu Olmak için Veda Etmeniz Gereken 10 Düşünce Tarzı


100 paylaşım
  Nesrin Bayraktar

Siz de herkes gibi mutlu olmak istiyorsunuz, değil mi? Hayattan zevk alabilmek, bir kuş sesiyle gülümseyebilmek, bulutlardan adam yapıp hayallere dalabilmek istiyorsunuz. İşten eve döndüğünüzde yemeğinizi neşe içinde yiyebilmek, eşinizle o gün yaptıklarınız hakkında konuştuktan sonra çocuklarınızla kahkahalara boğulmak istiyorsunuz. O kadar çok şey istiyorsunuz ki aslında, bütün gününüz tam anlamıyla bir şey yapmayıp hayallere dalmak ya da umutsuzca istemekle geçiyor. Peki, bunun karşılığında kazancınız ne oluyor? Büyük ihtimalle hayal kırıklıkları ve hüsran…

Çoğu kişinin bu kadar kötü olmasa bile aynı durumu yaşadığını biliyorum. Zaten bu nedenle artmadı mı psikologluk ve danışmanlık alanında hizmet verenlerin sayıları? Kitapçılarda rafları dolduran cilt cilt kişisel gelişim kitapları! Mutluluk uzmanları, yaşam koçları… İnsanlar ihtiyaç duymasaydı söylediklerim bu kadar önemli bir yer tutabilir miydi hayatımızda? Birine gidip, “bana mutlu olmayı öğretir misin?” dememize gerek kalır mıydı? Elbette, hayır. Zaten mutluluk başkasından öğrenilecek bir şey de değil. Her insan mutlu olabilme yeteneğiyle geliyor çünkü dünyaya. Bir bebek nasıl ki daha önce hiç yapmadığı halde annesinin memesini kavrayıp karnını doyuruyor, işte biz de öyle güdülü bir şekilde biliyoruz mutlu olmayı!

Şimdi diyeceksiniz ki, o zaman neden bu kadar mutsuz insan var? Nitekim böyle düşünmekte haklısınız da! Çünkü insan en insani duygulardan biri olan mutlu olmayı bir türlü beceremiyorsa, bu hayatta başka ne yapabilir ki? Aslına bakarsanız, hiçbir şey yapamaz. Yani gerçekten mutlu olmayan insanlar, bu hayatta hiçbir şeyi tam olarak yapamazlar. Ne iyi bir çalışan olabilir ne çocuklarına iyi ebeveynlik yapabilir ne de bir köpeğin bakımını üstlenebilir. Hiçbir şey yapamaz belki; ama iş olumsuz düşüncelere geldiği zaman, bu konuda kendilerine rakip tanımazlar. Diğer bir deyişle mutlu olamayan insanların en iyi yaptığı şey aynı anda binlerce negatif düşünce üretebilmeleridir. Sakın şaka yaptığımı zannetmeyin. Bu konuda gayet ciddiyim. Hatta sürekli melankolik takılan bir arkadaşımın fikirlerini dinlediğimde, bir kişinin nasıl olup da bu yaratıcı zekayı olumsuz şeyler düşünmek için heba ettiğine şaşırıp kalmıştım. Tüm bunları anlatarak nereye gelmek istiyorum biliyor musunuz? İnsanların mutluluk arayışlarındaki çözümü belki yanlış yerde aradıklarına değinmek istiyorum.

Mutlu olmak için yapılması gerekenleri değil de yapılmaması gerekenleri düşünmekten bahsediyorum. Hani biz hep psikologların tavsiyelerine uyup bir takım girişimlerde bulunuyoruz ya! Spor yapıyor, daha çok gülümsüyor, seyahatlere çıkıyor, ailemizle vakit geçiriyor, yıllardır ertelediğimiz planları hayata geçiriyoruz ya! Belki burada eksik olan bir şeyi gözden geçiriyoruz. Belki sadece mutlu olmak için yapılması gerekenleri değil, uzak durulması gereken davranışları da hesaba katmalıyız. Belki düşünce şeklimizi değiştirmeli, tüm karamsarlıklarımızdan kurtularak tamamen pozitif bir yaklaşımla hayata yeniden başlamalıyız. Zira insanın mutluluğunun önündeki en büyük engellerden bir tanesi de kişinin aklındaki kötü bir hastalık kadar bulaşıcı kara düşüncelerdir. İşte bu nedenlerden dolayı, aşağıdaki listeyi hazırlamanın uygun olduğunu düşündüm ve büyük ihtimalle sizin de aklınızdan geçen bu düşünceleri görmenizi ve yüzünüzün gülümsememesinde ne kadar etkili olabileceklerini görmenizi istedim. İsterseniz; bir an önce bu kötü düşüncelere bakalım ve kesip atmamız gereken hastalıklı fikirlerimizden bir bir kurtulmaya başlayalım.

“Artık Bunun için Çok Geç!”

"Artık Bunun İçin Çok Geç!"İster gençliğinizin baharında olun ,ister ömrünüzün son çeyreğinde! Hangi yaşta olduğunuz fark etmez. Eğer mutlu bir birey olmak istiyorsanız, hiçbir şey için “artık bunun için çok geç” dememelisiniz. Çünkü bunun sizi derin bir mutsuzluğa ve başarısızlığa sürüklemekten başka hiçbir etkisi olmaz. Öte yandan “artık bunun için çok geç” denilen şeylere baktığımızda neredeyse hepsinin halledilebilecek sorunlar olduğunu görürüz. Mesela arkadaşınız için dünyanın sonuymuş gibi görünen bir problem size göre küçük bir sorundan ibaret olabilir. Ya da biri için halledilmesi imkansız olarak görülen bir sorun, bir başkasına imkansız gibi gözükmeyebilir. Uzun lafın kısası; hayatta hiçbir zaman, hiçbir şey için geç olmadığını bilin ve bu negatif düşünceden bir an önce vazgeçin.

“Benim Hatam Değildi!”

"Benim Hatam Değildi!"Evet, başkalarını suçlamak her zaman kolay olandır. Çoğu kişinin düştüğü hatalardan biri de başarısızlıkları başkalarına mal etmektir. Atıyorum, okulu uzatmanıza neden olan bir dersten geçemediniz. Büyük ihtimalle bu, o dersin hocasının başarısızlığıdır. Ya da son hafta yakalandığınız soğuk algılığı veya tartıştığınız sevgilinizdir. Yani başarısızlığınızın nedeni sizin haricinizdeki hemen her şey ya da herkes olabilir. Olaya etki etmeyen tek şey eminim siz olmuşsunuzdur. İşte “benim hatam değildi” demek tam da bu durum gibi bir şey. Tıpkı kötü olan bir senaryoda Oscar ödüllü bir oyuncunun yer alması ve hayatındaki en kötü performansı sergilemesi gibi! Adam ne yapsın ki sahne kötü, partner kötü, yönetmen kötü, değil mi? Değil işte! O kadar basit olsaydı, başarı ve mutluluğun hiçbir önemi kalmazdı. Sonuçta bu durumu düşünün ve ne kadar kabul edilebilir olduğuna siz karar verin derim.

“Keşke Daha Komik, Daha Güzel, Daha Akıllı… Olsaydım!”

"Keşke Daha Komik, Daha Güzel, Daha Akıllı... Olsaydım!"Daha başarılı ve daha mutlu bir hayat için vazgeçmeniz gereken bir diğer düşünce ise “keşke şöyle olsaydım…” tarzındaki yaklaşımlar. Eğer aklınızdan bu gibi düşünceler geçiyorsa, bunlardan bir an önce vazgeçmelisiniz. Çünkü bu sizin özgüveninizi yerle bir edecek, kendinizi başarısız hissetmenize neden olacaktır. Her zaman en iyinin siz olduğunu düşünün ve kendinizi şımartın. Pohpohlanacak özelliklerinizi öne çıkartın ve insanların size imrenerek bakmasını sağlayın. Unutmayın ki siz değerinizin farkında olmazsanız, başkalarının olmasını da bekleyemezsiniz.

“Şu Günler Bir Bitse!”

"Şu Günler Bir Bitse!"Evet, eminim siz de bu düşünceyi en az bir kere dile getirmişsinizdir. Zor geçirilen zamanların bir an önce bitmesini dilemiş ve o günlerin geride kalmasını istemişsinizdir. Çünkü hepimiz biliyoruz ki insan kendisini üzen veya zora sokan hiçbir şeyden hoşlanmaz. O günlerin geride kalmasını isteyerek her zaman yaptığı gibi kolaya kaçar. Oysaki yapmamız gereken şey bunun tam tersidir. İçinde olduğumuz anın acısını içine çekmeli, eğer gerekiyorsa yas tutmalı; ama hiçbir zaman “bitse de gitsek” dememeliyiz. Uzun lafın kısası; geçmiş üzüntülerimizin gelecekteki güzel olaylar için bir başlangıç olabileceğini düşünerek, bu melankolik düşüncelerden vazgeçmeli ve yaşadığımız hiçbir andan pişmanlık duymamalıyız.

“Ona Danışmam Lazım!”

"Ona Danışmam Lazım!"Aslına bakarsanız, iş haricinde hiçbir yerde kimseye danışmaya ihtiyacınız yok. Bu nedenle başkaları tarafından onaylanmaktan vazgeçmelisiniz. Bu kişi ister eşiniz olsun ister aileniz. Size bir şey sorulduğunda korkak bir ifade takınarak “bir danışayım” diyenlerden olmayın. Hedeflerinizi etrafınızdaki kişilerin fikirlerine göre belirlemeyin. İçinizden gelen en doğru şeyin ne olduğunu düşünün ve adımlarınızı özgürce atın.

“Sınırlarımın Dışına Çıkamam!”

"Sınırlarımın Dışına Çıkamam!"Eğer bu şekilde düşünüyorsanız, büyük ihtimalle hayatınızı hep belirli çerçeveler içinde yaşayacak ve hiçbir zaman tam anlamıyla mutlu olamayacaksınız. Çünkü siz risk almaktan ölesiye korkuyorsunuz. Kendi küçük dünyanızın dışına çıkarsanız, başınıza kötü şeyler geleceğini düşünüyor ve bu yüzden hayatı korunaklı bir camekandan izliyorsunuz. Oysaki dışarıya adım atmanın size ne kadar iyi geleceğini bilseniz, zincirlerinizden kurtulmak için canınızı dişinize takarak mücadele ederdiniz.

“Bu Savaştan En Az Yarayla Çıkmak İstiyorum!”

"Bu Savaştan En Az Yarayla Çıkmak İstiyorum!"Sizi başarısızlığa mahkum edecek düşüncelerden biri de hayattan yara almamak için hep saklanarak yaşamaktır. Tahmin edeceğiniz gibi hayata karşı ne kadar garantici yaklaşırsanız o da size öyle davranacaktır. Belki kötü olan yüzünü size göstermeyecektir, ama bu cimri yaklaşımında güzel olan tarafları da yer alacaktır. Yani sizin de istediğiniz gibi inişli çıkışlı bir hayat yaşamazsınız. Ama şunu da bilmenizi isterim ki hayattan korkarak yaşamak ile hiç yaşamamak arasında, çok ama çok küçük bir fark vardır.

“Benim Düşüncelerim Önemli Değil!”

"Benim Düşüncelerim Önemli Değil!"Eğer böyle düşünüyorsanız, başkalarını nasıl ikna edeceksiniz merak ediyorum. Yani siz kendi düşüncelerinizin önemli olduğuna inanmazsanız, etrafınızdaki insanlar nasıl inansın değil mi? Bu nedenle siz siz olun, düşüncelerinizin değersiz olduğunu akılınızdan bile geçirmeyin. Unutmayın ki fikirleriniz herkes tarafından dinlenilecek kadar değerli!

“Tükendim!”

"Tükendim!"Bazen kendinizi çok yetersiz hissedebilirsiniz, problemler üst üste gelebilir, ne yaparsanız yapın işin içinden çıkamayacakmışsınız gibi düşünebilirsiniz. Ama her ne olursa olsun asla “tükendim, bittim, yolun sonu” gibi sözler sarf etmeyin. Yani öyle olsanız bile kendinize güçsüz olduğunuzu itiraf etmeyin. Çünkü buna bir kez inanırsanız, toparlanıp hayata geri dönmenin sizin için çok zor olacağını söyleyebilirim. Unutmayın ki her zaman yapılacak bir şeyler vardır. Durun, dinlenin, gerekiyorsa günlerce hiçbir şey yapmayın ama asla tükendim demeyin.

“Her Şey Onların Mutluluğu için!”

Her Şey Onların Mutluluğu için!Bu sözü genellikle anne babaların söylediği düşünülse de çoğu kişi aslında başkaları için yaşamaktadır. Kardeşini koruyup kollamak için uğraşan bir abla da çocuğu için evliliğini sürdürmeye çalışan bir anne de arkadaşının mutluluğu için kendi isteklerini göz ardı eden bir dost da aynı hatayı yapmaktadır. Genellikle bu, hayattaki en değerli şeyin kişinin kendisi olduğunu unutturmaktadır.

Hep başka hayatlar yaşanılmakta, başka hayaller içine girerek mutlu olmaya çalışılmakta ve değer önceliklerimizde hep bir karmaşaya neden olunmaktadır. Oysaki ne işiniz ne çevreniz ne arkadaşlarınız ne de çocuklarınız için kendi değerlerinizden vazgeçmelisiniz. Bunu bir bencillik olarak görmeyi sonlandırmalı, siz mutlu olursanız başkalarını da mutlu edeceğinizi bilerek hareket etmelisiniz. Kendinize hiçbir zaman “her şey onların mutluluğu için” dememelisiniz.

Daha mutlu bir siz istiyorsanız eğer, yukarıdaki düşünceleri kafanızdan tamamen çıkarmalı ve sizi esir etmelerine hiçbir zaman izin vermemelisiniz. Çünkü olumsuz düşüncelere bir kez esir olduğunuz zaman, sizi ele geçirmelerinin çok uzak bir ihtimal olmadığını söyleyebilirsiniz.

Habere Kim Ne Dedi?

0       0

Yorumları görmek için ;

Giriş yap!



Facebook'ta Paratic :

Benzer yazılar