Bir Kadının Yapmak için Hiçbir Mecburiyetinin Olmadığı 6 Şey


86 paylaşım
  Nesrin Bayraktar

Kadınlar ve imrenilesi, hayran olunası bazen de acınası yaşamları! Kadınlar ve binlerce asırdır üzerlerine yüklenen ağır rolleri! Kadınlar ve 21. yüzyılda olmamıza rağmen hala süren, hem gizli hem de aşikar mahkumiyetleri! Evet, kadınlar!

Yani hemcinslerim! Attığınız adımlardan aldığınız kararlardan ne kadar memnunsunuz, ne kadar özgür bir hayat yaşıyorsunuz orasını bilemem. Ama çok özgür olduğunu düşünen kadınların bile farkına varmadan kendisini bir takım mecburiyetler içine soktuğunu biliyorum. İstemeyerek de olsa o meşhur kadın olmanın gerektirdiklerini yapan çok sayıda hemcinsim olduğunu adım kadar iyi biliyorum. Dışarıdan bakıldığında gayet özgür görünen pek çok kadının etrafta görünmez zincirleriyle dolaştığını biliyorum. Siz de biliyorsunuz!
Kadınları arka plana atan, onların asli görevlerinin çocuk doğurup ev işi yapmaktan başka bir şey olmadığını düşünen o kadar fazla insan var ki! Ve ne yazık ki bu insanların arasında erkekler kadar kadınlar da yer alıyor. Yani kadınlar kendilerini bazı şeyleri yapmak zorunda hissediyor ve aynı düşünceyi; doğan, doğacak kız çocuklarına da aşılıyor.

Tamam, geçmiş yıllara göre bu konuda büyük adımlar attığımız doğru. Ama bu adımların hala çok yetersiz olduğunu etrafımızdaki sayısız örneğe ya da doğrudan kendimize bakarak rahatlıkla anlayabiliriz. Sonuçta bu konuda söylenecek, söylenmesi gereken çok fazla şey var; ama ben bugün lafı fazla dolandırmadan kadınlar ve yapmak zorunda olmadıkları şeyler hakkında konuşmak istiyorum. Sonuçta başkalarının da inanması için, bize verilen her öğüdü dinlememiz gerekmediğine, istiyorsak alışılmışın dışına pekala çıkabileceğimize ve beklentileri karşılamak için istemediğimiz şeyleri kabullenmenin ne kadar saçma olduğuna önce bizim inanmamız lazım, öyle değil mi? O zaman hadi başlayalım!

İş Dünyasının Ataerkil Olduğunu Kabul Etmek!

İş Dünyasının Ataerkil Olduğunu Kabul Etmek!Evet, sevgili kadınlar! İlk olarak bu konuyu incelemek istedim. Yani iş dünyasının ataerkil olduğunu kabul etmekten vazgeçmeliyiz. Tamam, bu noktada atılan birçok adım var; ama çoğumuz hala bazı işlerin erkeklere has olduğunu düşünüyor ve bu düşüncemizle aynı doğrultuda davranıyoruz. Pilotluğa, mühendisliğe, bilim insanlığına ve daha pek çok farklı işe bir nevi erkek işi olarak bakıyoruz. Kızlarımıza “öğretmen ol, hemşire ol” diyor, farklı bir meslek isteğiyle karşılaştığımızda “aman ne o öyle erkek işi gibi” diyoruz. Artık erkek işi her neyse! Ama tabii böyle düşünmeyen insanların olduğunu da biliyoruz.

Örneğin, dünyanın en başarılı ve en zengin iş adamlarından biri olan Richard Branson! Ünlü kişilik 9 yaşındaki kızı Annie Branson’a yazdığı bir mektupta erkeklerin hakim olduğu bir iş alanına ilgi göstermesinin mükemmel olduğunu ve bunun için uğraşmaya karar verirse her zaman onu destekleyeceğini belirtmiş. Aslında her bilinçli babanın kızına söylemesi gerektiğini söyleyen Branson’un bu sözlerinin önemini anlamalıyız. Zira iş dünyasında erkeklere olduğu kadar kadınlara da yer var ve yapmamız gereken şey, kendi yerimizi bulup onun bize ait olduğunu sonuna kadar savunmak.

Evlenme Vaktinin Geldiğini Düşünerek Dünya Evine Girmek!

Evlenme Vaktinin Geldiğini Düşünerek Dünya Evine Girmek!“Yaşın kaç oldu hala evlenmiyorsun, acaba neyi bekliyorsun, bak yaşıtlarının hepsi evlendi, yuva kurmadan nasıl yaşayacaksın…” Acaba siz de bu sözlerle karşı karşıya kalıyor musunuz? “Evlen” tavsiyesine diyorum, sürekli maruz kalıyor olabilir misiniz? Eğer böyle bir durum içerisindeyseniz, evlenmek zorunda olmadığınızı başkalarına göğsünüzü gere gere söyleyebilmelisiniz. Ailenizin “bir mürüvvetini görseydim” isteğini kıramayarak kendinizi gereksiz bir eş arayışına sokmamalısınız.

Sonuçta zamanı gelmişse, doğru kişiyi bulmuşsanız ve onunla hayatınızı birleştirmek isterseniz; ailenizin isteği zaten gerçek olacaktır. Ancak aklınızda hiçbir şekilde evlilik düşüncesi yokken başkalarının zoruyla yanlış bir karar vermemelisiniz. Unutmayın, evlenmek tamamen size ait bir seçim olmalı! Kendinizi hazır hissetmeden böyle bir karar almamalı, asla ve asla başkalarının baskıları yüzünden hayatınızı değiştirecek bir imza atmamalısınız.

Ne Olursa Olsun İlişkiyi Sürdürmeye Çalışmak!

Ne Olursa Olsun İlişkiyi Sürdürmeye Çalışmak!Uzun yıllardır süren bir ilişkiniz olabilir! Herkes size evlenecek gözüyle bakıyor da olabilir! Ama bu sorunlu olan ilişkinizi devam ettirmek zorunda olduğunuz anlamına gelmiyor. Eğer inişli çıkışlı bir ilişkiniz varsa ve siz kendinizi o ilişkiyi sürdürmek zorunda hissediyorsanız, bu tutumunuzdan bir an önce vazgeçmelisiniz. Arkadaşlarınızın ya da ailenizin “ne zamandır berabersiniz, bu saatten sonra kimi bulacaksın, idare etmeyi öğren her ilişki biraz fedakarlık ister” gibi sözlerine aldırış etmemeli, yürümeyen bir ilişkiyi ite kaka ilerletmeye çalışmamalısınız. Unutmayın ki ilişkininizi devam ettirmek için tek çaba gösteren kişi siz olmak zorunda değilsiniz. Şayet karşınızdaki kişi ilişkiniz için hiçbir şekilde emek vermiyorsa; ama siz etraftan hala “birazcık alttan al” tavsiyeleri duyuyorsanız, birlikteliğinize nokta koymanın vakti gelmiş de geçiyor demektir.

Çocuk Doğurmak!

Çocuk Doğurmak!Tamam, öyle ya da böyle evlenip yuvanızı kurdunuz. Tam rahata kavuştum derken, bir bakıyorsunuz birileri yine başınızın etini yemeye başlamış. “Daha ne bekliyorsunuz, çocuk yapsanıza, bak yaşın geçiyor sonra anne olamazsın, yaşıtlarına bak milletin çocukları evlilik çağına geldi…” gibi sözlerle sizi daraltan insanlar hızla çoğalmaya başlamış. Hatta bu tavsiyeleri verenler arasında çocuğu olan arkadaşlarınız bile olabilir. Sonuçta; etraftan duyduklarınız ne olursa olsun, onları dinlemek zorunda olmadığınızı bilmelisiniz. Hem çocuk doğurmak sadece beklentileri karşılamak için yapılacak bir şey değil! Şayet eşinizin, ailenizin beklentilerini karşılamak amacıyla çocuk doğurursanız, işte o zaman mutsuz bir anne olur ve hem çocuğunuza hem de kendinize kötülük edersiniz. Uzun lafın kısası, her kadının anne olmak zorunda olmadığını ve çocuk doğurmak istemeyişinizin gayet normal bir durum olduğunu aklınızdan hiçbir zaman çıkarmamalısınız.

Fedakarlık Yapan Kadın Olmak!

Fedakarlık Yapan Kadın Olmak!Yapmak için hiçbir mecburiyetinizin olmadığı bir diğer şey de fedakarlık! Yani hayatınızın hiçbir döneminde kadın olduğunuz için bazı şeylerden fedakarlık yapmak zorunda hissetmemelisiniz. Meslek seçiminizde, iş hayatınızda, evliliğinizde, ailenizde, anneliğinizde kısacası yaşamınızda hiçbir zaman istemediğiniz şeyler yapmamalısınız. Eğer özgür bir kadın olmak istiyorsanız, başkalarının düşüncelerini umursamaktan vazgeçmeli ve sizin isteklerinizin her şeyin ötesinde olduğunu bilmelisiniz. Uzun lafın kısası; evlenmek istemiyorsanız, evlenmeyin! Anne olmak istemiyorsanız, olmayın! Tam da kadın mesleği denen işlerde çalışmak istemiyorsanız, çalışmayın! Ya da bunları yapın. Ama ne olursa olsun, hayatınızı yöneten kişi sadece ve sadece siz olun.

Anne Olduğunda Kendi Hayallerinden Hatta Kendinden Vazgeçmek!

Anne Olduğunda Kendi Hayallerinden Hatta Kendinden Vazgeçmek!Kendi seçiminizle anne oldunuz diyelim ve hayatınız aniden bambaşka bir hal aldı! Önceden yaptığınız hiçbir şeyi yapamaz oldunuz. Öncelikleriniz tamamen değişti. Küçücük bir bebek hayatınızın tam da orta yerine düştü ve duygusal açıdan gelgitler yaşamanıza neden oldu. Zaman zaman “acaba anne olmakla hata mı yaptım, belki de anne olmak bana göre değildir” gibi düşünceler içine girdiniz. Ama zamanla bu duruma alışmaya başladınız. Bebeğiniz büyüdükçe kendinizi daha iyi hissetmeye başladınız. Kendinizi hazır hissettiğinizde yeniden hayallerinizin peşine düştünüz. Ya da düştünüz mü?

Evet, bahsettiğim durumları veya benzerlerini yaşayan pek çok kadın olduğunu biliyorum. Anne olduğunda bütün dünyası değişen ve çocuğu için kendi hayallerinden vazgeçen sayısız kadın var. Ama bu böyle olmamalı! Anne oldunuz diye kendinizden vazgeçmemelisiniz. Hem bunu yaparsanız asla tam anlamıyla mutlu olamaz, doğal olarak da çocuğunuza gereken sevgiyi veremezsiniz. İşte bu nedenle etraftan; “sen artık annesin, eskisi gibi yaşamazsın, eski yaptığın şeyleri yapamazsın…” gibi sözler duyduğunuzda, bunlara gülüp geçmelisiniz. Çünkü anne olmanız hiçbir şekilde kendinizden ve hayallerinizden vazgeçmenizi gerektirmiyor.

Habere Kim Ne Dedi?

0       0

Yorumları görmek için ;

Giriş yap!



Facebook'ta Paratic :

Benzer yazılar