Başarılı Bir Hayat için Benimsemeniz Gereken 5 Felsefe


85 paylaşım
  Nesrin Bayraktar

Aranızda başarılı olmak istemeyen birileri yok, öyle değil mi? Sonuçta hepimiz bir şekilde başarılı olmak için çalışıyoruz. Bazılarımız ilişkilerinde başarılı olmak için bazılarımız iş hayatında daha iyi yerlere gelmek için bazılarımız daha güzel görünmek için bazılarımızsa herhangi başka bir amaca ulaşmak için uğraşıyoruz. Sonuçta; hedef farklı olsa da hepimiz başarılı olma hususunda ortak bir noktada buluşuyoruz. Ama ne yazık ki hepimiz o ortak noktaya vardığımızda gülümseyemiyoruz. Neden mi?

Çünkü hepimiz isteklerimize ulaşma konusunda aynı başarıyı gösteremiyoruz. Tıpkı uzun bir maraton koşusuna çıkan atletler gibi. Yarışmacıların bir kısmı daha yolun başındayken havlu atarken bir kısmı ise karşısına çıkan aksiliklerde pes ediyor. Çoğunluğu ise bitiş çizgisinden hemen önce koşmaktan vazgeçiyor. Ya tükendikleri için ya da aslında birkaç adım ötede olan kırmızı çizgi onlara kilometrelerce uzaklıktaymış gibi göründüğü için. Nedeni her ne olsa da sonuç hep aynı kalıyor. Sadece yarışın sonuna kadar vazgeçmeyenler bitiş çizgisine ulaşabiliyor. Yalnızca gözünü hedefe dikip ona ulaşmaya odaklananlar sonunda zafer kupasını kaldırabiliyor. Oysaki en başta herkesin amacı kazanmaktı. Ayrım yapılmaksızın her bir yarışmacının düşündüğü tek şey başarmak, parkuru tamamlayan en hızlı kişi olmaktı. Tıpkı hayat gibi!

Yani hepimiz başarılı olma amacıyla yaşam yolculuğumuzu sürdürüyor ama pek azımız istediğimizi elde edebiliyoruz. Bazen korkakça davrandığımız için çıktığımız yoldan geri dönüyor, bazen tükenmişlikten sıkılıp önümüze sunulana razı oluyor, bazen de tam da bitiş çizgisine ramak kalmışken yenilgiyi kabul ediyoruz. Evet, hemen hepimiz bu dediğim durumları yaşıyoruz. Bir şey yapmaya karar veriyor sonra en ufak bir aksilik karşısında ondan vazgeçiyoruz.

Hayaller kuruyor sonra da kendi kendimizi onların sadece hayal olduğuna inandırıyoruz. Sık sık “denedim ama olmadı” diyoruz. Başarılı insanların parmakla gösterilecek seçilmiş insanlar olduğunu düşünüyoruz. Ne yazık ki birçoğumuz böyle şeyler yapıyoruz. Onlarla aramızda hiçbir fark olmadığını göremiyor sadece düşünce tarzlarıyla bizden bir adım öne geçmeyi başardıklarını anlamıyoruz. İşte bunun için sizlere onların düşünce tarzlarından bahsetmek istedim. Başarılı bir hayat için benimsemeniz gereken bu felsefelerin ne kadar işinize yarayacağını kısa süre içinde göreceğinizden emin olabilirsiniz.

Yenilgiden Korkmamak!

Yenilgiden Korkmamak!Birçoğumuz başarısız olmaktan korktuğumuz için kendimizi mutsuzluğa mahkum etmiyor muyuz? Peşin hükümlü davranıp kendimize daha bir kez bile deneme yapmadan “başarısız” damgasını vurmuyor muyuz? Evet, bilerek ya da bilmeyerek bu dediğimi pek çoğumuz yapıyoruz. Oysaki yapmamız gereken şey yenilgilerden korkmamak. Onların bizi biraz daha güçlü kılacak faktörler olduğunun farkına varmak. Her başarısızlığımızdan ders alarak bir sonraki adımımızda aynı hataya düşmemek.

Sonuçta; dünyanın en başarılı kişileri bile birçok kez yenilgiye uğramış, birçok kez başarısız sonuçlarla karşılaşmış kişilerken, nedense biz bu gerçeği görmemekte ısrar ediyoruz. Yeri geldiğinde başkalarına akıl veriyor, başarısızlığa uğramış yakınlarımızı bir akıl hocası gibi teselli ediyor, ama bir başkasına yaptığımız bu şeyleri her ne hikmetse kendimize yapamıyoruz. Kısacası, kendimizden başka herkese başarı için başarısızlığın gerekli olduğunu söyleyebiliyor ancak sıra kendimize geldiğinde dilimiz lal olmuş gibi öylece kalakalıyoruz. İşte bu gerçeğin farkına varmalı ve ayağınız her takıldığında bunun size biraz daha deneyim kazandıracağını unutmamalısınız.

Sorumluluk Almak!

Sorumluluk Almak!Başarılı bir hayat için benimsememiz gereken felsefelerden bir diğeri de bu! Yani artık şımarık bir çocuk gibi davranıp, her şeyi başkalarının üstüne yıkmaktan vazgeçmeliyiz. Sorumluluk almayı öğrenmeli, yaptığımız hataları inkar etmek yerine onları kabullenmeliyiz. Çünkü yanlışlarımızı ne kadar çok inkar edersek, gerçeklere karşı gözlerimizi o kadar çok kapatır ve bir o kadar çok da kendimizi kandırırız. Doğal olarak da aynı yanlışları yapar, kabullenmeyi bilmediğimiz için her defasında “her şey beni buluyor, ne kadar da şanssızım” gibi bahanelerle savunmayı geçeriz.

İşte bunun için sorumluluk bilincimizi geliştirmemiz gerekiyor. Ayağımız takıldığında bizi düşüren şeyin aslında önümüzdeki taş olmadığını itiraf edebilmeliyiz. Çünkü o taşa takılan biziz. Göz göre göre hata yapmaya sürüklenen de taşın bizi düşürebileceği gerçeğini göremeyen de biziz. Ama nedense yine de taşı suçluyoruz. Bizden kaynaklanan olumsuz sonuçları birilerinin üzerine yıkmakta üzerimize kimseyi tanımıyor, bahane üretme konusunda gösterdiğimiz başarıyı sorumluluk alma konusunda gösteremiyoruz.

Gerçekten Ne istediğinizi Bilmek!

Gerçekten Ne istediğinizi Bilmek!Sahiden istediğiniz hayatı yaşadığınızdan emin misiniz? Ya da sizin için doğru olan hedefin peşinde ilerlediğinizden? Çünkü başarılı olmak istiyorsanız, ilk olarak yapmanız gereken şey istediğiniz şeyin sahiden istediğiniz şey olup olmadığına karar vermek. Başkalarının düşüncelerinden etkilenerek mi yoksa sahiden isteyerek mi o yola çıktığınızı düşünmek. Eğer bu soruların cevabından emin olamıyorsanız, başarılı olmak için uğraşmanız boşa kürek çekmekten farksız olacaktır. Bu nedenle ulaşmak istediğiniz hayatı zihninizde canlandırdığınızda içinizde en ufak bir tereddüt bile olmamalı.

Bunu da İnceleyebilirsiniz:
İstediğiniz Hayata Kavuşabilmek için Kendinize Sormanız Gerekenler

Yükselmek istediğiniz işinizle ilgili gelecek planları kurduğunuzda, aklınıza başkaları tarafından takdir edilmek, istediğiniz saygıyı görmek ya da daha çok para kazanmak gibi düşünceler gelmemeli. İşinizde gerçekten başarılı olmak için yükselmeyi hedeflemelisiniz. Yaptığınız şeyden keyif aldığınız ve onu kendinizden bir parça olarak gördüğünüz için yükselmeyi planlamalısınız. Yani hedefinize ulaşmak sizin için yalnızca anne-babanızın beklentilerini karşılamak, birileri tarafından daha çok sevilmek, toplumda saygı gören biri olmak gibi şeyler ifade ediyorsa, orada bir durmalısınız. Çünkü büyük ihtimalle o hedefinize ulaştığınızda da kendinizi tatmin olmuş hissetmeyeceksiniz. İşte böyle sonuçlarla karşılaşmamak için kendinize dürüstçe cevap vereceğiniz bazı sorular sormalı ve istediğiniz şeyden gerçekten emin olduğunuzda harekete geçmelisiniz.

Her Defasında Biraz Daha İleriye Gitmek!

Her Defasında Biraz Daha İleriye Gitmek!Evet, başarılı bir hayat istiyorsak her seferinde biraz daha ileriye gitmemiz gerektiğini de öğrenmeliyiz. Her konuda bunu yapmalı, geriye bakmak yerine ufka doğru bakabilmeliyiz. Hedeflediğimiz bir şeye ulaştık diye hemen bir kenara çekilmemeli, her zaman yeni hedefler peşinde koşmalıyız. Mesela; kendi işimizin patronu olma hayaliyle bir yola çıktık ve amacımıza ulaştık. Şirketimizi kurduk diye uğraşmaktan vaz mı geçeceğiz? Elbette, hayır!

Bu kez aylık gelirimiz ne kadar olsun istiyorsak, onun için uğraşmaya başlamalı, 5 tane müşterimiz varsa bu sayıyı 2’ye katlamayı hedef edinmeli ya da 3 çalışanı olan küçük şirketi daha çok personeli olan bir şirkete dönüştürmeliyiz. Kısacası, her defasında biraz daha çoğunu başarmak için uğraşmalıyız. Çünkü önümüzde izleyecek hedefler olursa, hayata çok daha sıkı tutunur, kendimizi çok daha iyi hissederiz. Sonuçta; başarılı bir hayat için bunun bir varış noktası değil, keyif alınması gereken bir süreç olduğunu anlamamız gerekiyor.

Planlı Hareket Etmek!

Planlı Hareket Etmek!Planlı hareket etmek! Başarılı bir hayat için benimsemeniz gereken yaklaşımlardan bir diğeri de kesinlikle bu! Çünkü başarılı bir hayat için sahip olmanız gereken tüm niteliklere sahip olsanız da planlı hareket etmeyi bilmiyorsanız, istediğiniz tatminkar yaşama asla ulaşamazsınız demektir. İşte tam da bu nedenle, akıllıca plan yapmayı ve yaptığınız plana sadık kalmayı adet edinmelisiniz. Bir tek uzun vadeli hedeflerinizde değil kısa vadeli hedeflerinizde de hatta günlük yaşamınızda da adımlarınızı planınıza göre atmalısınız. Sonuçta; nereye nasıl varacağınızı bilmezseniz, bunun için daha önceden bir plan hazırlamazsanız, doğal olarak beklenmedik sonuçlarla karşılaşır ve kendinizi bile isteye ateşe atmış olursunuz. Ama siz bunu istemiyorsunuz, öyle değil mi? Beklenmedik sonuçlarla karşılamayı, kendinizi başa çıkamayacağınız durumlar içine sürüklemeyi istiyor olamazsınız, değil mi?

O halde hemen şimdi planlı davranmaya başlamalısınız. Nereye gittiğinizi bilerek hareket etmenin size ne kadar çok şey katacağını anlamalı, ne için yürüdüğünü bilmenin üzerinizde yaratacağı o müthiş kendinden emin olma duygusunu kesinlikle yaşamalısınız. Çünkü bunu öğrendiğinizde size mutsuzluk ve başarısızlıktan başka bir şey getirmeyecek olan o başıboşluktan da kurtulur, ne yapacağını bilemez halde yaşamaya çalışan kişiler arasından kendinizi çekip kurtarmış olursunuz.

Habere Kim Ne Dedi?

0       0

Yorumları görmek için ;

Giriş yap!



Facebook'ta Paratic :

Benzer yazılar