Annelerimizden Öğrenmemiz Gereken Tasarruf Yöntemleri


99 paylaşım
  Nesrin Bayraktar

Annelerimizin 3 kuruş pazar parasından arttırarak ne kadar çok yere yetiştiğini hepimiz hatırlıyoruz, değil mi? Yani belki hepimiz değil, ama en azından 20’li yaşlarını çoktan geçmiş olanlar ne demek istediğimi gayet iyi anlayacaklardır. Evet, 20-25 sene önce zaman böyle değildi. Annelerin çoğu çalışmıyor, ev işleri ve çocuklarla ilgileniyorlardı. Sonuçta kadının iş hayatında yer alması eskiden şu andaki kadar normal ve gerekli bir durum değildi. Her neyse, öyle ya da böyle! Çoğu kişinin annesi öyle söylenilmese de evin direği rolünü üstleniyor, çalışmamasına rağmen para konularında kontrolü sağlayan kişi oluyordu.

Eşinin verdiği alışveriş paralarından arttırıyor, evdeki hiçbir şeyi ziyan etmiyor, kıyafetleri tekrar kullanılır hale getiriyor, kısacası hemen her yerden tasarruf ediyorlardı. Kenarda köşede hep bir miktar parası olan, gerektiği zaman çocuğuna, gerektiği zaman eşine yardım eden annelerimiz tasarruflu olmanın gerçekten hakkını veriyorlardı. Peki, neredeyse bütün anneler para yönetimi ve tasarruf konusunda nasıl bu kadar başarılı olabiliyorlardı?

Anne olmakla birlikte kadına bahşedilen gizli bir yetenek miydi bu acaba? Ama hiç sanmıyorum. Yoksa zamane annelerinin de tasarruf konusunda gereken başarıyı göstermeleri gerekirdi. Gördüğümüz gibi, zamane annelerinin bizim annelerimizle pek benzerliği yok. Peki, o zaman neden? Bence ya eski toprak olmaktan ya yokluk çekmekten ya da onların şimdiki nesil gibi tüketmekten yana olmamasından kaynaklanıyor bu başarıları!

Anlayacağınız bugünkü yazımın ilham kaynağı eli öpülesi annelerimiz. Sihirli değnekleriyle her soruna bir çare bulan, paramızın bittiğini anladığında avcumuza gizlice para sıkıştıran, davetsiz gelen misafirlere bile anında sadece kuş sütünün eksik olduğu sofralar hazırlayan, hayatı boyunca çalışmamış olmasına rağmen nasıl para harcanacağını eşinden çok daha iyi bilen annelerimiz! Evet, bugünkü yazıda sizlere annelerimizden öğrenmemiz gereken tasarruf yöntemlerinden bahsedeceğim. Bu yöntemleri kesinlikle dikkate almalısınız derim. Neden mi? Çünkü siz elinize geçen para miktarının belki farkında değilsiniz. Belki annelerimiz gibi tasarruf yapmayı bilseniz, evinizi arabanızı rahatlıkla alır üstüne bir de kenara para atarsınız. İşte bu nedenle diyorum, aşağıdaki unutulmuş tasarruf yöntemlerini öğrenmelisiniz. Eğer geçmişe yolculuk yapmaya ve unuttuklarınızı hatırlamaya hazırsanız, hemen başlayabiliriz.

Kesin, Biçin, Yama Yapın!

Kesin, Biçin, Yama Yapın!Çocukluk günlerinizi düşündüğünüzde, aklınıza gelen klişe görüntülerden birinin de elinde iğne iplik olan anneleriniz olduğuna eminim. Hani şu patates çıkmış çoraplarımızı görüp de “çıkar da dikeyim” diyen, kenarda koca bir iğne iplik düğme kutusu olan, bir terzinin ihtiyacı olabilecek bilimum malzemeyi elinde bulunduran anneleriniz. Düşüp de dizini yırttığınız pantolonu siz sevin diye çizgi kahramanlı yamalarla dolduran, bir kazağı küçükten büyüğe her çocuğuna giydiren tutumlu anneleriniz. Tamam, siz belki onlar kadar becerikli değilsiniz. Belki çorabınızı bile kendi başınıza dikemiyorsunuz. Ama bu sizin kıyafetleriniz konusunda tasarruflu olamayacağınız anlamına gelmiyor. Mesela, eski pantolonlarınızı kesip biçebilirsiniz.

İlginizi Çekebilir:
Kullanmadığınız Eşyaları Satarak Para Kazanmak

Birkaç küçük yırtık, birkaç metal zımba ve farlı aksesuarlar kullanarak kendinize gayet güzel ve yeni kıyafetler yapabilirsiniz. Hem bu şekilde modaya da uymuş olursunuz. Görmüyor musunuz, herkesin altında yırtık ve eski görünümlü pantolonlar var! Yalnızca pantolonlar olarak da düşünmeyin. Tişörtlerinizi, ceketlerinizi, modası geçti diye bir kenara attığınız paltoları boyayarak, üzerinde minik değişiklikler yaparak gayet tarz kıyafetlere sahip olabilirsiniz. İnternette bu konuda fikir alabileceğiniz binlerce püf nokta var. Kaldı ki hiçbir şey yapmayı istemiyorsanız, o zaman da kullanmadığınız eşyaları satarak para kazanmayı deneyebilirsiniz. Tıpkı annelerimiz gibi sizde de çareler hiç tükenmemeli ve bunu alışkanlık haline getirmelisiniz.

Aynı Anda Fırında Birkaç Çeşit Yemek Pişirin!

Aynı Anda Fırında Birkaç Çeşit Yemek Pişirin!Davul fırınlarında ya da soba kuzinelerinde mis gibi pişen yemekleri hatırlıyorsunuz değil mi? Hiç unutulur mu, eminim hatırlıyorsunuz. Annelerimiz yemekleri küçük küçük tavalarda yapar ve bunları aynı anda pişirirlerdi. Bizim gibi kokusu birbirine karışacak diye fırına aynı anda iki farklı şey atmamazlık yapmazlardı. İşte bundan sonra kullanacağınız bir diğer tasarruf yönetiminiz de bu olabilir.

Yani fırınınızda güvenle hem kek hem de börek yapabilirsiniz. Ya da hem patates hem de eti aynı anda pişirebilirsiniz. Hem isterseniz tepsilerinizin üzerini folyoyla kapatabilirsiniz. Fırınınızın havalandırma düğmesini çalıştırmanız da bu konuda oldukça işinize yarayacaktır. Sonuçta annelerimizin kullandığı bu basit tasarruf yöntemi sayesinde hem elektrik faturasından hem de zamandan kazanmış olacaksınız. Sizce de denemeye değer değil mi?

Bir Şeyler Yetiştirmeyi Deneyin!

Bir Şeyler Yetiştirmeyi Deneyin!Belki kocaman bir bahçeniz olmayabilir, ama büyük ihtimalle küçük bir balkonunuz vardır. O da mı yok? Pencerelerinizin önünü kullanın. Bir şeyler yetiştirmek için diyorum, evinizin bir yerlerine saksı yerleştirin. Maydanoz, dereotu, tere, yeşil soğan gibi yeşillikler için evinizde biraz yer açın. Tıpkı annelerimiz gibi ihtiyacınız olduğunda markete gitmenize gerek kalmadan mis gibi kokan yeşillikleri kullanabilir, bu eğlenceli tasarruf yöntemi sayesinde sık sık markete gitmekten kurtulabilirsiniz.

Sakın burada maydanoz kaç para ki ne kadar tasarruf edeyim diye düşünmeyin. Çünkü sürekli ihtiyaç duyulan bu faydalı yeşillik için markete her gittiğimizde genellikle hiç aklımızda olmayan malzemeleri de satın alarak eve geri dönebiliyoruz. Anlayacağınız, bu şekilde hem yeşillik masrafından hem markete gel git yapmaktan hem de gereksiz yere yapılacak harcamalardan kurtulmuş olacaksınız. Üstelik bir de kendi ellerinizle yetiştirdiğiniz bitkileri dalından koparmanın keyfini yaşayacaksınız. Bu yöntemin neresi kötü olabilir ki değil mi?

Altın Alıp Satın!

Altın Alıp Satın!Annelerimizin kullandığı bir diğer tasarruf yöntemi de fiyatları takip ederek, yollu düştüğünde kuyumculara uğrayarak piyasanın uygun olduğu dönemlerde altın almaktı, değil mi? Bu altınları kötü zamanlar için biriktirirler ya da büyük alışverişlerde kullanmak üzere yastığın, yorganın arasında saklarlardı. İşte siz de bu yöntemi, günümüzün koşullarına uyarlayarak rahatlıkla kullanabilirsiniz. Telefonlarınızdan, bilgisayarlarınızdan piyasaları takip edebilir, altın fiyatlarının düşüşte olduğu zamanlarda alım yaparak tasarruf edebilirsiniz. Üstelik artık bunun için kuyumcuya kadar gitmenize de gerek yok. İstediğiniz takdirde, İnternet ortamında 7 gün 24 saat boyunca altın alım-satım işlemleri yapabiliyorsunuz.

İnternetten altın alım-satımı yapmak için tıklayın!

Sadece Yürümeye Devam Edin!

Sadece Yürümeye Devam Edin!Şimdi sizi yine geçmişe götüreceğim. Annelerimizin kolumuzdan çekiştirerek bizi yürümeye zorladığı günlerden bahsediyorum. Hani “azıcık kaldı, hemen şu köşeyi dönünce, geldik geldik, şurayı da geçelim…” diyerek bizi biraz daha yürümek için cesaretlenmeye çalışan annelerimiz. Evet, otobüse ya da taksiye binmek yerine her yere yürüyerek giden tasarrufu bilen sevgili annelerimiz. Peki, biz ne yapıyoruz? Vara yoğa arabayı alıyor, 15 dakika bile yürüyemiyoruz.

Yok hava soğuk, yok yağmur yağıyor, yok çok sıcak, yok yorgunum diye bahaneler üretiyor; cüzdanımıza, sağlığımıza ve çevremize sürekli zarar veriyoruz. Eğer gerçekten annelerimiz gibi tasarruf yapmak istiyorsanız, yürüyüş mesafesinde olan her yere ayaklarınızı kullanarak gitmelisiniz. Belki ilk birkaç gün ayaklarınız azıcık ağrır, ama kısa zamanda yürümeye alışacağınızdan emin olabilirsiniz. Kaldı ki zaten doğanıza uygun olan ve yapmanız gereken bu!

Hiçbir Şeyi Çöpe Atmayın!

Hiçbir Şeyi Çöpe Atmayın!Günümüzde yapılan en büyük para hatalarından bir tanesi de insanların paralarını hiç düşünmeden çöpe atmaları! Ama efendim ekşimiş, bozulmuş, bayatlamış, bu artık yenmez diyerek bir sürü yiyeceği çöpe atıyoruz. Atmayın! Annelerimizin yaptığı gibi her şeyi kullanmayı bilin. Mesela, yemekleriniz ekşiyor diye çöpe atıyorsunuz diyelim. O zaman ekşitmeyin. Zaten hiçbirinizin kazanlarla yemek pişirdiğini düşünmüyorum. Muhtemelen küçük kaplar kullanıyorsunuz. Yemeğinizi yapıp yedikten sonra, tenceresini değiştirerek hemen buzdolabına atarsanız ekşimez. Aynı şekilde ısıtacağınız zaman iyice kaynattığınız zaman, yemeğinizi bir sonraki gün için de saklayabilirsiniz. Veya aynı yemeği üst üste yemekten hoşlanmıyorsanız, o zaman daha küçük porsiyonlar pişirmeyi denemelisiniz.

Yapabileceğiniz bir diğer şey de pişmiş yemeklerinizi saklama kaplarına alarak buzluğa atmak olabilir. Bitiremediğiniz kekler, börekleri, kurabiyeleri de güzelce poşetleyerek derin dondurucunuzda muhafaza edebilirsiniz. Ekmeğinizi buzdolabında saklayabilir, bayat olanları kullanarak hem pratik hem de leziz yemekler yapabilirsiniz. Ya da yeşillikleri yıkadığınız suyu çiçeklerinizi sulamak için kullanabilirsiniz. Masada kalan ekmek kırıntılarını camın önüne koyabilir, kuşların karnını doyurmasına yardımcı olabilirsiniz. Yani tasarruf edebileceğiniz bir sürü farklı yer var. Siz sadece çöpe atmak yerine önce nasıl değerlendirebileceğinizi düşünmeye çalışın.

Pazarlık Yapmayı ve İndirimleri Takip Etmeyi Öğrenin!

Pazarlık Yapmayı ve İndirimleri Takip Etmeyi Öğrenin!Eminim, hepinizin annesi pazarlık yapma konusunda guru mertebesine erişecek kadar kendisini geliştirmiştir. Çarşıda pazarda söylenilen fiyatın mutlaka bir miktar altında para ödeyerek alışveriş yapmış, siz de yapılan bu pazarlıklara şahit olmuşsunuzdur. Peki, siz pazarlık yapmayı biliyor musunuz? Tamam, belki büyük mağazalarda değil; ama küçük dükkanlarda veya pazarlarda hala pazarlık yapma şansınız var.

Diğer taraftan, alışveriş yapmadan önce araştırma yapmak kampanyaları incelemek ve en uygun fiyatlısını almak da aslında bir nevi pazarlıktır. İşte bu nedenle; annelerimiz gibi pazarlık yapma yeteneklerinizi geliştirmek için çabalayın. Gördüğünüz ilk ürünü almak yerine, başka mağazaları dolaşın. Eğer dolaşmak için vaktiniz yoksa, o zaman alışveriş yapmayı başka bir zamana erteleyin. Sonuçta kimse hemen alışveriş yapacaksınız diye boğazınızı sıkmıyor, öyle değil mi?

Banyoyu Paylaşın!

Banyoyu Paylaşın!Tek çocuk değilseniz, eminim siz de küçükken kardeşiniz ya da kardeşinizle banyoyu paylaşmışsınızdır. Evet, günümüzde de bu yöntemi uygulayabilirsiniz. Yani küçük çocuklarınız varsa onları aynı anda yıkabilir ya da çocuğunuzla birlikte banyo yapabilirsiniz. Bu şekilde biriniz şampuanlanırken biriniz durulanabilir, boşa giden su masrafından kurtulabilirsiniz. Mesela 2-3 yaşlarında bir çocuğunuz var. Onu küçük bir küvete oturtabilir, çocuğunuz oyuncaklarıyla meşgulken siz banyonuzu rahat rahat yapabilirsiniz. İşiniz bittikten sonra çocuğunuzu da yıkayarak hem su hem de zamandan tasarruf edebilirsiniz. Emin olun bu eski ve klişe yöntem cüzdanınız için gerçekten faydalı olacaktır.

Arkadaş Edinin!

Arkadaş Edinin!Annelerimizden öğrenmemiz gereken bir diğer tasarruf önerisi de arkadaş edinmek. Nasıl mı? Hemen açıklayayım. Hani evin bir yeri bozulduğunda ya da herhangi bir ihtiyaç olduğunda annelerimiz hemen bir arkadaşından yardım isterdi. Badana mı yapılacak? Hemen bir tanıdık bulunurdu. Bir şey mi alınacak, arkadaşların dükkanından alınırdı. Mahallenin sütçüsü bile annemizin arkadaşıydı. Sizler de farklı farklı arkadaşlar edinerek, tasarruf yapmayı öğrenebilirsiniz. Örneğin, evinizde tamirat işleri yaptıracaksınız. Belki bu işleri yapan bir arkadaşınız olmayabilir, ama arkadaşlarınızın tanıdıkları olması bile işinize yarayacaktır. İşte bu nedenle; geniş bir çevreniz olması sadece sosyalleşmek açısından değil, tasarruf yapmak açısından da epey faydalı olacaktır.

İhtiyaç ve İstek Ayrımını Yapabilin!

İhtiyaç ve İstek Ayrımını Yapabilin!Şöyle bir düşünün. Kaçınızın annesi haftada bir kez eve eli kolu alışveriş poşetleriyle dolu olarak geliyordu? Her gün farklı bir şeyler giyiyor, alışveriş denilince kendini kaybediyordu? Peki, biz ne yapıyoruz? Alışverişe para harcamayı marifet sayıyor, borca girerek pahalı eşyalar aldığımızda mutlu olduğumuzu sanıyoruz. Oysaki annelerimiz yıllarca aynı kıyafeti giymiş, ama hiçbir zaman “kıyafetim yok!” diye bunalıma girmemişlerdi. İşte zamanın getirilerinden biri olan bu para tuzağına düşmemeniz gerekiyor.

Kendinizi durdurmayı bilmeniz, ihtiyaçlar ve istekler arasındaki ayrımı yapabilmeniz lazım. Eğer çocuğunuzun bir monta ihtiyacı varsa onu almanız, ama sadece hoşunuza gittiği için süslü kıyafetlere para harcamamanız lazım. Zaten bir tane çizmeniz varken, her renkle olmuyor diye bir yenisini daha almamalı, kendinizi bir moda yarışmasındaymış gibi hissetmemelisiniz. Unutmayı ki anlık dürtülerle alınan şeyler size uzun vadede mutluluk değil, mutsuzluk getirir.

Eşyalarınızın Kıymetini Bilin!

Eşyalarınızın Kıymetini Bilin!Annelerimizin malı ne kadar kıymetlidir, değil mi? 20 yıl öncesinde alınan sehpayı hala kullanır, çeyizlerinden kalmış masa örtülerine hala titizlikle muhafaza ederler. Peki, biz ne yaparız? Birkaç sene önce alınan eşyaları kırıp döker, üstüne bir de tamir etmeye çalışmak yerine çöpe atarak hemen yenisini almaya koşarız. Modaya uygun değil diye halıları değiştirir, iki sene sonra modanın yine değişeceğini nedense hep göz ardı ederiz. Elimizden düşmeyen telefonlara binlerce lira harcar, sonra da bunları ya düşürür ya da bir yerlerde unuturuz. Hoşumuza giden ayakkabılar için bir sürü para harcar, sonra da arkalarına basar, kötü kullanır ve hemen eskidi diye çöpe atarız. Anlayacağınız biz gerçekten tüketmeye alışmışız. Yeri geliyor eşek gibi çalışıyor, ama alnımızın teriyle aldığımız eşyaların kıymetini hiç bilmiyoruz. İşte bunu yapmamalıyız. Eşyalarımızın kıymetini bilmeli, diğer bir deyişle emeklerimizi çöpe atmamalıyız.

Evet, büyük ihtimalle yukarıdaki listeye eklenecek sayısız farklı tasarruf yöntemi daha var. Zira burada annelerimizden bahsediyoruz. Şu anda aklımıza gelmeyen, ama onların sürekli kullandığı onlarca, yüzlerce farklı tasarruf taktiği olmalı. Ama siz bu yöntemlerin temelinde yatan düşünce tarzını anlamış olmalısınız. Kaldı ki sadece yukarıdaki anne tavsiyelerini dikkate alsanız bile, bütçenizde ciddi oranda fark yaratırsınız. İşte bunu istiyorsanız, alışkanlıklarınızda değişiklik yapmaya bir an önce başlamalısınız.

Habere Kim Ne Dedi?

0       0

Yorumları görmek için ;

Giriş yap!



Facebook'ta Paratic :

Benzer yazılar